Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

HAMİLELİĞİN RUTİNLERİNDEN BİRİ: BEL AĞRILARI

HAMİLELİĞİN RUTİNLERİNDEN BİRİ: BEL AĞRILARI

Sürekli bel ağrınız mı var? Ne yaptıysanız bu ağrıları geçiremiyor musunuz? Bel ağrıları hamileliğin getirdiği sonuçlardan. Yine de bu ağrılardan kurtulmak elinizde. Nasıl mı?..


Hamilelik sürecinde değişen bedeniniz, büyüyen karnınız sizi günlük yaşamda zora sokabilir. Bu olumsuzlukların başında da bel ağrıları gelir. Lohusalık döneminde de görülebilen bel ağrıları, doğum sonrası annenin bebek bakımında zorlanmasına da neden olabilir, Op. Dr. Gökhan Özçınar’ın verdiği bilgiler ışığında, hamilelikte ve doğum sonrasında bel sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Hamileliğin ilerlemesiyle ağrı semptomları artar. Özellikle 4 ve 5. aydan itibaren şikayetler daha da belirginleşir. Hamile kalan kişinin genel yaşam alışkanlıkları, başlangıç kilosu, beslenmesi ve daha bir sürü etken ağrı durumunu belirler. Ayrıca, hiç sıkıntı yaşamadan hamileliğini geçiren ve ikinci hamileliğinde bu tür sorunlar yaşayan hamileler de vardır.

NEDEN BELİMİZ AĞRIYOR?
Hamileliğin kadının bedeninde yol açtığı değişimlerden bazıları bel ağrılarının ortaya çıkmasında etkin rol oynar. En önemli sebeplerin başında, elbette ki hamileliğin ilerlemesiyle birlikte karnın büyümesi gelir. Karındaki büyüme vücudun ağırlık merkezinin yer değiştirmesine neden olur. Omurgamız bu değişimi dengeleyebilmek için geriye doğru çekilir ve ağırlığı topuklara vererek yürümeyi kolaylaştırmaya çalışır. Bu geriye çekilme hareketi sırtın arkasındaki kasların sürekli gerilmesine ve bu noktalarda laktik asit birikmesine neden olur. Ayrıca hamilelikte regl döneminin olmaması nedeniyle vücut, östrojen hormonunu salgılamaz. Vücutta salgılanan tek hormon progesterondur ve kas gevşetici bir etkiye sahiptir. Aslında esas görevi leğen kaslarını yumuşatarak vücudu doğuma hazırlamaktır. Aynı zamanda bel kaslarının gevşemesine de yardımcı olur. Kasların gevşemiş olması da vücut ağırlığını taşımak için daha fazla kasılmasını gerektirir.

FAZLA KİLOLARA DİKKAT!
Hamilelikte, ideal olan her ay için 1 kilo almaktır. Hamileliğin sonunda başlangıçtaki döneme göre 9-10 kiloluk bir vücut ağırlığı artışı olur. Bazı hamilelerde bu artış 20, hatta 30 kiloya kadar çıkabilir. Hamileliğine 50 kiloyla başlayan bir anne adayı, 9 ayın sonuna kadar 10 kilo almış olsa, aynı vücuda yüzde 20 daha fazla ağırlık yüklenmiş olur. Yani 9 ay boyunca anne adayının fazladan aldığı her kilo, bel bölgesi için de ilave bir yük ve ağrıların artma sebebidir.

NE YAPMALI?
Rahat bir hamilelik dönemi geçirmek isteyen anne adaylarının, bel ağrılarını önlemek için ayakta uzun süre sabit kalmamaları gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca işlerini yürüyerek yapmaları önerilir. Özellikle hamileliğin son 1-2 ayını da istirahat ederek geçirmelidirler. Günlük iş yükünde bir azaltma yapmadan hayatını sürdürmeye çalışan hamilelerin ağrı sorunları daha da belirgin olabilir. Ayrıca kaslarda meydana gelen kasılmaları yumuşatmak için ilaç yerine; sıcak su uygulaması, sıcak duş alınması, küvete su doldurup içine girilmesi gibi ufak önlemler rahatlatıcı olacaktır.

DÜZENLİ OLARAK YÜRÜYÜN
Hamilelik döneminde yapılabilen en güzel egzersiz yürümektir. Yürüyüş çok ağır tempoda değil de orta-hızlı, ritmik ve düzenli olmalıdır, ideali haftada en az 3 gün 20 dakikadan başlayarak 40-60 dakikaya kadar çıkarak aynı tempoda yürümektir. Bir hafta 5, diğer hafta 1 kez yürümek gibi ritmik olmayan egzersizler, bel ağrılarının sebebi olacaktır. Bu nedenle hamileliğin en başından başlayarak yürüyüş egzersizlerini programlı hale getirmek ve buna harfiyen uymak gerekir. Böylesi bir egzersiz, doğum ve sonrasının da rahat geçmesini sağlar. Aslında en ideali anne adayının hamile kalmayı planladığı dönemin 3-4 ay öncesinden; yüzme, pedal çevirme ve yürüme egzersizlerine başlamış olmasıdır. Yüzmeye hijyenik endişelerle, pedal çevirmeyi de hamilenin bir sele üzerinde uzun süre oturması çok arzu edilmediği için çok tavsiye edilmez.

 

NASIL BİR AĞRI?
Asıl önemli olan halk arasında siyatik denilen, kalçadan dize oradan topuğa doğru inen bir gerilme ve çekilme tarzı ağrıların olup olmadığıdır. Bel ağrısı olsun ya da olmasın; kalçada oyulma, bacakta gerilme, baldırda kramp türü bir ağrı var ise fazla vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek en doğrusudur.


Op. Dr. Kaan Kocatepe:
“BEL AĞRISINI AZALTACAK ÖNLEMLER”

Aşağıdaki önlemler sizin bel ağrınızı azaltmada yardımcı olabilir:
- Yerden birşey almak için eğilirken bacaklarınızı bükerek eğilin.
- Yüksek topuklu ayakkabı kullanmayın.
- Çok uzun süre oturmaktan ve çok uzun süre ayakta durmaktan kaçının.
- Otururken ve yürürken dik durmaya dikkat edin. Ancak dik durmaya çalışırken bunu bazı kas gruplarınızı kasarak değil, en doğal şekilde yapmaya çalışın.
- “Pelvik tilt” adı verilen egzersizi sık sık uygulayın. Bu egzersiz sizin bel kaslarınızı güçlendirerek daha az bel ağrısı duymanıza yardımcı olmada oldukça etkilidir: Diziniz ve elleriniz üzerine çökmüş bir konumdayken bir kedinin öfkelendiğinde belini kabartmasına benzer bir şekilde belinizi yukarıya doğru kaldırın, bir süre bu pozisyonda bekleyin ve sonra yine kendinizi gevşetin. Bu egzersizde deneyim kazandıktan sonra aynı işlemi sırtüstü yatarken belinizi yere tam yaslayıp gevşemek şeklinde de uygulayabilirsiniz.


HAMİLELİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.