Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

DOĞUM KONTROL HAPLARI DOSYASI

DOĞUM KONTROL HAPLARI DOSYASI

En etkin ve güvenilir korunma yöntemlerden biri olan doğum kontrol hapları ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeyi uzmanlardan aldığımız bilgiler ve son yapılan araştırmalar ışığında bu yazıda bulabilirsiniz.


Doğum kontrol hapları kolay kulanım özellikleri ve korunma dışında sunduğu ekstra yararlar nedeniyle kadınların bir numaralı tercihi. 15 ülkede 11 bin kadın üzerinde yeni nesil doğum kontrol hapları ile ilgili gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre; uzun zamandır doğum kontrol hapı kullanan kadınların yüzde 51’i, yeni kullanmaya başlayanların ise yüzde 56’sı bu yöntemle korunmaktan “çok memnun”.


DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR
Son araştırmalara göre, Türk kadınların ideal bir korunma yönteminde aradığı en önemli özellik “yöntemin güvenilirliği”. Ancak “güvenilirliği” en yüksek modern korunma yöntemlerden biri olan doğum kontrol haplarının ülkemizdeki kullanım oranını oldukça düşük. Doğum kontrol haplarının Avrupa’daki kullaFnım oranı yüzde 60‘lara çıkarken, son yıllardaki artışa rağmen bu oran Türkiye’de sadece yüzde 8.

Ülkemizde pek çok kadın, haplarla ilgili kulaktan dolma yanlış ve eski bilgilerden kaynaklanan önyargılar nedeniyle bu yöntemi kullanmaktan çekiniyor. Peki, bu önyargılar ne kadar doğru derseniz, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr.Faruk Buyru doğum kontrol hapları hakkında doğru bilinen yanlışları anlatıyor.


- Doğum kontrol haplar kilo aldırır mı?
Yeni ve modern doğum kontrol hapları bırakın kilo almayı, adet öncesi dönemde su tutulumu şikayeti olan hastalarda tedavi edici amaçlı kullanılıyor. Yeni geliştirilen bazı haplar kilo aldırmadığı gibi şişkinliği de önlüyor. Şişkinlik ve dolgunluk hissi progesteronun yan etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Yüksek doz hormon içeren, özellikle progesteronu değişik olan ilaçlarda belki su tutulumuna bağlı çok az bir kilo artışı söz konusu olabilir. Ancak doğum kontrol hapı kullananlarda kilo alma önyargısının altında yatan esas sebep bu ilaçların bazen iştah artışına yol açabilmesidir. Yani ilacın direkt etkisinden çok iştah açılması sonucunda fazla yemeden kilo alma görülebilir.


- Haplar depresyon ve sinirlilik yapar mı?
Hapların depresyon ve sinirlilik yapan bir yan etkisi yoktur. Aksine östrojen ve progesteron içeren ilaçlar, menopoza bağlı ortaya çıkan depresyon ve sinirlilik gibi şikayetlerin tedavisinde kullanılır.


- Haplar tüylenmeye yol açar mı?
Hayır. Bugün tüylenme artışının tedavisinde en etkin ve yaygın olarak kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Özellikle içindeki progesteronun erkeklik hormonuna zıt etki yaptığı antiandrojenik dediğimiz haplar tercih edilir. Tüylenme şikayeti olan birinde yeni kıl oluşumunu engellemek için antiandrojenik progesteron içeren doğum kontrol hapları tedavi seçeneği olarak kullanılır. Doğum kontrol haplarının tüylenme yapması kulaktan kulağa yayılan yanlış bir bilgidir.


- Doğum kontrol haplarının içindeki hormonlar sağlığa zararlı mıdır? Örneğin, kansere yol açar mı?
Doğum kontrol haplarının sağlık sistemi üzerine bir çok olumlu etkisi var. Adet kanamasının miktarını azaltır, dolayısıyla kansızlığı engeller. Adet ağrısını yüzde 80 civarı azaltır. Bazı haplar adet öncesi gerginliği ortadan kaldırır. Hapı yaşamının belli bir döneminde kullanan kadınlarda daha ileride karşılaşabileceği rahim ve yumurtalık kanseri riskleri azalır. Hapı bir sene kullanıp bırakan kadında bile hiç kullanmayan kadına oranla rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür. Meme kanseri üzerine olumlu ya da olumsuz etkisi bulunmaz. Ayrıca haplar dış gebelik riskini de azaltır.


- Haplar adet düzensizliği yaratır mı?
Doğum kontrol hapları adet düzensizliği yapmaz, aksine tedavi eder. Adet düzensizliğinin altında miyom gibi organik bir neden yoksa, yani adet düzensizliği hormonal nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyorsa, doğum kontrol hapları tedavi amacıyla kullanılır. Üstelik ilk tedavi seçeneği olarak kullanılır. Bu önyargının altındaki yanlış bilgi şu olabilir: Düşük dozlu hapların kullanımın ilk aylarında zaman zaman leke tarzında kanamalar olabilir. Bunlar görüldüğü takdirde doktorun tavsiyesi ile daha yüksek doz içeren haplara geçilebilir.


- Haplar kısırlığa yol açar mı?
Hayır. Aksine doğum kontrol hapı bırakıldıktan sonraki  ilk 3 ay içerisinde başka bir sorun yoksa gebelik oluşur. Doğum kontrol hapı kesinikle geri dönüşümü olan bir yöntemdir.


- Haplar cinsel isteği azaltır mı?

Hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Aksine gebelik korkusu olmadığı için kadın ve erkek cinsel yaşamdan daha fazla zevk alır hale geleceklerdir.


GÜVENLE KORUNMAK MÜMKÜN…
Tıbbın pek çok alanında olduğu gibi doğum kontrol hapları konusunda da son yıllarda önemli gelişmeler var. 40 yıl öncesinin eski jenerasyon haplarıyla günümüzün yeni jenerasyon hapları karşılaştırıldığında, hormonların cinslerinin değişerek vücudun doğal olarak ürettiği hormonlara çok benzetildi ve dozları da önemli ölçüde azaldı. Doğum kontrol haplarındaki gelişimi ve değişimi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Bülent Baysal’a sorduk.


- Doğum kontrol hapları ilk çıktıkları zamandan bu zamana nasıl bir gelişim gösterdi?
Doğum kontrol hapları ilk kez 60’lı yıllarda kullanılmaya başlandı. Haplar da modern teknolojiye uyum sağlayarak, yıllar içinde daha iyiye ulaşmak için geliştirildi. Dozlar ilk çıktığı yıllara oranla azaldı. Şimdi neredeyse yüzde 50-60 oranında daha düşük östrojen içeren haplar var. Olası yan etkileri azaltmak ve kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla günümüzde pek çok farklı progesteron hormonu geliştirilmiştir. Böylece, hastada ara kanama, gerginlik, depresif ruh hali yapmayan, vücutta su tutulumu gibi yan etkilere yol açmayan progesterona ulaşılmaya çalışılıyor. Son zamanlarda drospirenon ve benzeri progesteronlarla bu konuda oldukça iyi gelişmeler elde edildi. Bu yeni hapları kullanan hastalar eskisine oranla daha memnun.


- Yapılan araştırmalara göre kadınların hap kullanmama nedenlerinin başında kilo alma korkusu geliyor. Yeni haplar bu konuda da bir değişim sağladı mı?
Bilimsel araştırmalara göre, doğum kontrol hapı kullanırken gittikçe kilonun yükselmesi gibi bir risk yok. Haplarla ilgili, her yıl şu kadar kilo aldırır gibi kanıtlanmış bir bilgi yok. Aslında bu daha çok kullanıcıların algısı. Geçmişte kullanılan doğum kontrol hapları bir miktar iştah artışına yol açabiliyordu. Bu nedenle daha fazla yemek yenmesine bağlı olarak bazı kadınlarda kilo değişimi gözlenebilmekteydi. Ancak yeni jenerasyon doğum kontrol hapları, içerdikleri yeni progesteronlar sayesinde hem iştah artışına yol açmıyor, hem de vücutta su tutulumunu engelledikleri için kilo artışına neden olmuyor.


- Yeni hapların ekstra faydaları var mı?
Doğum kontrol haplarının korunma dışında sağladığı genel yararlar elbette var. Avrupa’da uzun süredir kullanan çok sayıda kadından elde edilen bilgilere göre yumurtalık, kalın bağırsak kanseri gibi bazı kanser türlerini azaltıyor. Rahim ağzı salgısının geçirgenliğini azalttığı için doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklara da daha az rastlandığını biliyoruz.


- Doğum kontrol hapları kimler için uygundur?
Herkes için en iyisi olan standart bir hap yok. Güvenilir ve etkin bir yöntem isteyen kadınlara, özellikle doğum yapmamış genç kadınlara doğum kontrol haplarını öneriyoruz. Kullanımında o kişi için bir engel ya da risk faktörü yoksa rahatlıkla kullanabilir.


- Araştırmalara göre kadınlar bilgiyi en çok arkadaş çevresinden alıyor. Bir kadın komşusunun kullandığı bir hapı doktora başvurmadan kullanabilir mi?
Önemli olan kişinin kendisidir. Kadının, kendisinde, geçmişinde, ailesinde hapı kullanmasına engel olabilecek bir problem var mı, diye bakılmalıdır. Bu konudaki en iyi değerlendirmeyi doktor yapar. Almanya’da kadınların yüzde 60’ı doğum kontrol hapıyla korunuyor. Ancak ne yazık ki ülkemizde önyargılar sebebiyle bu oran yüzde 8 civarında. Bu konuda gelişme sağlamanın en önemli yolu kadınlarımızın sağlık konularında arkadaş çevresi yerine hekimlerine danışmalarıdır.


ARAŞTIRMA SONUÇLARINA GÖRE:

• Doğum kontrol hapı ile korunmaya tercih eden kadınlara bu yönteme ilişkin görüşleri sorulduğunda uzun zamandır kullanların yüzde 51’i, yeni kullanmaya başlayanların ise yüzde 56’sı “çok memnun” olduğunu belirtmiş.


• Kullandıkları yöntemi değiştirme ihtimalleri sorulduğunda ise eski kullanıcıların yüzde 53’ü, yeni kullanmaya başlayanların yüzde 49’u tercihlerini değiştirmeyecekleri yönünde yanıt vermiş.


• Doğum kontrol hapı kullanmayı arkadaşlarına tavsiye edip etmeyecekleri sorulduğunda yeni kullanmaya başlayanların yüzde 84’ü, eski kullanıcıların ise yüzde 82’si olumlu yanıt vermiş.


• Kadınların yüzde 79’u “gebeliği önlemek”, yüzde 28’i “adet dönemini düzene sokmak”, yüzde 17’si ise “cilt ve saç problemleri” nedeniyle hap kullanmayı tercih ediyor.  

• Doğum kontrol hapı kullanmadan önce cilt sorunu yaşadığını söyleyen kadınların oranı yüzde 37 iken, bu kadınların yüzde 74’ü hap kullanmaya başladıktan sonra cilt problemlerinin azaldığını belirtiyor.


• Katılımcılara hapı kullanmaya başladıktan sonra kilo artışı yaşayıp yaşamadıkları sorulduğunda; eski kullanıcıların yüzde 44’ü, yeni başlayanların ise yüzde 49’u kilolarında bir değişiklik olmadığını; eski kullanıcıların yüzde 34’ü, yeni kullanıcıların ise yüzde 24’ü kilo verdiğini söylemiş.


• Kadınların yüzde 62’si doğum kontrol hapı kullanmaya başladıktan sonra eskiye oranla kendilerini daha iyi hissettiğini söylüyor.


• Araştırmaya katılan kadınların yüzde 66’sı adet öncesi dönemde (PMS) “asabiyet” ve “karın şişliği”, yüzde 65’i “göğüs ağrısı ya da sancısı”, yüzde 57’si “depresyon”,                 yüzde 52’si “cilt ve saç problemleri” yaşadıklarını belirtmiş. Doğum kontrol hapı kullanmaya başladıktan sonra ise  “asabiyet” şikayeti yüzde 74’ten yüzde 67’ye, “karın bölgesindeki şişkinlik” yüzde 74’ten yüzde 61’e, “göğüs hassasiyeti” yüzde 65’ten yüzde 60’a, “depresyon” yüzde 66’dan yüzde 60’a, “cilt ve saç problemleri” yüzde 61’den yüzde 51’e ve “genel şişkinlik hissinin” yüzde 46’dan yüzde 37’ ye gerilediği gözlenmiş.


• Doğum kontrol hapı kullanımı sonrası kadınların yüzde 65’i adet dönemlerinde bir gecikme yaşamadıklarını belirtiyor.


• Kadınların yüzde 46’sı doğum kontrol hapı kullanmadan önce selülit sorunu olduğunu söylerken, bu gruptaki kadınların yüzde 18’i hap kullanımının ardından selülit sorunlarının azaldığını dile getirmiştir.


DOĞRU KORUNUYOR MUSUNUZ?
Modern korunma yöntemlerinin risk oranlarının çok düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Şatıroğlu’nun ise konuyla ilgili görüşleri şöyle:
“Doğum kontrol hapları düzenli kullanıldığında yüzde 99.8 oranında bir koruma sağlıyor. 1000’de 2’lik risk, genelde hap saatinin gecikmesi veya unutulması gibi kullanım hatalarından kaynaklanıyor. Spiral, rahim içi araçlar ve rahim içi sistemlerde ise, 5 ila 10 yıl boyunca yüzde 99.7 oranında koruma gerçekleşiyor. Ancak toplumda modern yöntemler ile ilgili maalesef önyargılar ve korkular var. Tekrar gebe kalamama korkusu ya da yan etkiler dolayısıyla bu yöntemlere ön yargı ile yaklaşılıyor. Örneğin; haplar yüzde 90 oranında bilinmesine rağmen, kullanım oranı sadece yüzde 8. Bu oran az gelişmiş ülkelerden bile daha düşük. Örneğin; İran’da doğum kontrol hapı kullanımı %21, Mısır’da %10, Cezayir’de ise 44.


HAPLAR İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

- Doğum kontrol hapı nasıl korur?
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresi ile birleşip, döllenmesi sonucu meydana gelir. Doğum kontrol hapı, gebelik sırasında vücudunuzda bulunan hormonlar gibi çalışır. Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler. Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermi ile yumurtanın birleşmesi gerçekleşemez ve böylece gebelik önlenir.


- Doğum kontrol hapının kullanırken nelere dikkat edilmelidir?
Hap ile korunmaya başlamadan önce adetinizin başlamasını bekleyin ve ilk doğum kontrol hapı tabletini adet kanamanızın ilk günü alın. Doğum kontrol hapınızı değiştiriyorsanız, daha önceki ilacınızın kutusunu bitirin ve bir sonraki adet kanamanızın ilk günü doğum kontrol hapına başlayın. Bulunduğunuz güne denk düşen günün karşısındaki tableti bastırarak çıkartın ve yutun. Paket bitene kadar, ok istikametinde her gün bir draje almaya devam edin. Drajeleri alacağınız zamanı kendiniz seçebilirsiniz. Kadınların çoğu, drajeleri sabah ya da gece yatmadan hemen önce alırlar. Doğum kontrol haplarını düzenli olarak alıp almadığınızı, takvim gününün her draje için belirtilen gün ile tutup tutmadığına bakarak kontrol edebilirsiniz.Adet döneminizin ilk günü başlamakla, o adet döneminizde ilk günden itibaren gebeliğe karşı korunma sağlamış olursunuz.


- Bir sonraki doğum kontrol hapı kutusuna devam ederken nelere dikkat etmeli?
Bir kutuyu bitirdiğinizde yedi gün ara verin ve sonra diğer kutuya başlayın.  Daha sonra her yeni doğum kontrol hapı kutusu haftanın aynı gününde başlayacaktır. Genellikle bir kutunun son tabletini aldıktan birkaç gün sonra adetiniz başlar. Adet kanamanız öncekilerden daha hafif ve kısa olursa telaşlanmayın, hap kullanırken bu doğaldır.


- Kullanımda nelere dikkat edilmelidir?
Haplar her zaman aynı saatte alınmalıdır. Eğer unutulursa, takip eden 12 saat içinde alındığında güvenirlikleri azalmaz. Her gün hap almayı asla unutmayın. Bir kutu bittiğinde normal olarak 7 gün sonra diğer kutuya başlanır. Böylece ritmik olarak 21 gün ilaç ve 7 gün ara şeklinde devam etmektedir. Hap kullanımının bırakılmasından (örneğin çocuk yapmaya karar verildiğinde) sonra ilk önce beklenen kanama olur. Daha sonra genellikle 4-6 hafta içinde ovulasyonlu (yumurtalama) ilk adet kanaması meydana gelir ve tekrar hamile kalınabilir. Genellikle hapın bırakılmasından sonra hemen ilk ayda kadın hamile kalabilir.


- Hapın alınması unutulursa ne olur?
Hapı zamanında almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz. Ancak bu durum alınması gereken saatten sonra ki 12 saat içinde farkedilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalıdır. O günün hapı her günkü saatinde alınmalıdır. İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar ek tedbirler kullanılmalıdır.

SAĞLIK & GÜZELLİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.