Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

İÇERİDE ÇOCUK KALMASIN!

İÇERİDE ÇOCUK KALMASIN!

Araştırmalara göre; doğal ortamlarda düzenli ve sürekli olarak tekrarlanan pozitif deneyimler, sürdürülebilir davranışlar ve yaşam tarzı edinmede etkili oluyor. Minik TEMA oluşumu, 5-6 yaş grubunda ana sınıflarına devam eden çocuklara çevreyi koruma, toprak, erozyon, ağaçlandırma vb. konularda bilinç kazandırmayı amaçlıyor.


TEMA Vakfı, çocukların açıkhavada öğrenmesinin ve aktivitelerinin onlara doğa sevgisi kazandırmak için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, öğretmenlerin derslerinde açıkhavayı değerlendirmeleri konusunda teşvik edilmeleri gerektiğini belirtiyor ve anne babaları uyarıyor:

Milyonlarca çocuğun oyundan ve doğadan mahrum bir şekilde büyümesinin sonucu; neşeden, yaratıcılıktan, eleştirel düşünceden, bireysellikten ve anlamdan yani insan olmayı değerli kılan pek çok şeyden yoksun bir dünyadır. Çocuklarımızın doğada daha fazla vakit geçirmesine ve oyun oynamalarına izin vermeliyiz.

Araştırmalara göre, insan beyni ve biyolojik süreçleri hızla gelişir ve çocukların ilkokula başlamadan önceki deneyimleri, ömür boyu sahip olacakları yaklaşımları, değer yargılarını, davranışları, alışkanlıkları, becerileri ve kimliği belirler. Dolayısıyla hayatın ilk yılları, çocukların doğa sevgisini ve sürdürülebilirliğe yönelik alışkanlıklarını, pratiklerini ve yaşam tarzlarını beslemek için iyi bir fırsattır.

Çocukların çevre dostu bir yaşam tarzını benimsemesinde en önemli etkenlerden biri de açık havanın bir öğretim aracı olarak kullanılmasıdır. Araştırmalara göre; doğal ortamlarda düzenli ve sürekli olarak tekrarlanan pozitif deneyimler, sürdürülebilir davranışlar ve yaşam tarzı edinmede etkili olmaktadır. Yani çocuklara yaşatılacak açıkhava deneyimleri, resmi bazlı sınıf eğitimlerinden çok daha etkili olabilir. Bu kapsamda öğretmenler okul bahçelerinde ve yerel yeşil alanlarda ders yapmaya teşvik edilmelidir.

BU YAKLAŞIMLAR HER ÇOCUĞA ÖĞRETİLMELİ
Çocuklar “okuma, yazma ve aritmetik” yaklaşım yerine “azalt, tekrar kullan, geri dönüşümlü kullan, saygı duy, üzerinde düşün, onar ve sorumuluk sahibi ol” yaklaşımını benimsemelidir:
- Azalt: Besin, materyal ve kaynak kullanımını azaltmakla ilgilidir ve çocukların sonsuz tüketime sevk eden reklamlara maruz kalmaları problemi konusunda ebeveynlerle birlikte çalışmayı gerektirebilir.
- Tekrar kullan: Çocuklara anaokulundaki ve evdeki materyallerin çeşitli hedefler için defalarca kullanılabileceğini göstermekle ilgilidir.
- Geridönüşümlü kullan: Çocuklardan okula geri dönüşümlü materyaller getirmelerini istemekte ve bunları bir dizi aktivitede kullanmakla teşvik edilebilecek bir ilkedir.
- Saygı duy: Doğayı ve doğal süreleri anlayıp onlara saygı duymaya ve kötüye kullanılmalarını azaltmaya sevk etmekle ilgilidir.
- Üzerinde düşün: Sürdürülebilirlik için çalışan herkese fayda sağlayacak bir alışkanlık ve yetiyi kast eder.
- Onar: Kırık oyuncakları ve başka nesneleri özenli kullanmakla ve onarmakla ilgilidir.
- Sorumluluk sahibi ol: Çocuklara birşeyi korumaları veya gurur duyabilecekleri birşey yapmaları konusunda güvenmekle ilgilidir.

OYUNLARIN DA NESLİ TÜKENİYOR
Yaratıcı oyun yetisi, insanoğlunun deney yapma, tepki vermekten çok, eylemde bulunma ve kendini çevreden ayrı tutma kapasitesinde merkezi önem taşır. Çocuklar hayata bu şekilde yapışır ve onu anlamlı kılarlar. Ruhaniliğin ve bilimsel ve sanatsal ilerlemelerin hepsinin kökeninde oyun yatar. Oyun, demokratik bir toplum için hayati olan merak, mantık, empati, paylaşım, işbirliği ve beceriklilik hissi bireyin dünyada bir fark yaratabileceği inancı gibi nitelikleri geliştirir. Yapıcı problem çözümü, farklı düşünme ve kendini ayarlama kapasitesi, yaratıcı oyun sayesinde gelişir. Oyun oynayan çocuklar, şevkle yoktan çörekler varedebilirler veya başka kimsenin göremediği yaratıklarla konuşabilirler ama “gerçek” dünyada kalmayı sürdürürler.


 

Önceki nesiller, çocuklarının boş vakitlerinde oyun oynayacaklarını farz ederlerdi. Ancak artık durum değişti. Çocukların sokaktan, doğadan uzaklaşması, birbirleriyle gerçek oyunlar oynamamaları bildiğimiz anlamda yaratıcı oyunların neslini tüketmektedir.

MİNİK TEMA’LAR DOĞAYI TANISIN, SEVSİN, KORUSUN...
TEMA Vakfı, 2010 yılında başlattığı Minik TEMA oluşumu kapsamında, 5-6 yaş grubunda ana sınıflarına devam eden çocuklara çevreyi koruma, toprak, erozyon, ağaçlandırma vb. konularda bilinç kazandırmayı amaçlıyor. Ülke genelinde okul öncesi kurumlarında 1 yıl süreyle uygulanacak projede fidan dikimi, alan gezisi, bitki yetiştirme, oyun ve deneyler, proje sergisi gibi etkinlikler yer alıyor ve proje bitiminde bu aşamaları tamamlayan öğrencilere çeşitli ödüller verilmesi hedefleniyor. Vakıf  2011 yılında Minik TEMA oluşumunu pilot proje olarak uygulamaya koyacak ve sonrasında ülke genelinde yaygınlaştıracak.



 

 

 

BİLGİLİ ÇOCUK & SÜPER ANNE BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2012 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.