Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

ANNE, BEBEĞİNE NE YEDİRMELİ, NE YEDİRMEMELİ?

ANNE, BEBEĞİNE NE YEDİRMELİ, NE YEDİRMEMELİ?

Bebeğin beslenmesi annenin en çok düşündüğü konuların başında gelir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek 6. aydan itibaren katı gıdalarla tanışır ve menüsünde değişiklikler olur. 1 yaşından küçük bebeklerin öğünlerini hazırlarken dikkat edilmesi gereken noktaları, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier açıklıyor.


Bebek beslenmesine her zaman olduğu gibi anne sütünün önemini vurgulayarak başlamak gerekir. İlk 6 ay, su dahil hiçbir ek besine gerek olmaksızın anne sütü yeterlidir. Bebeğin ihtiyaç duyduğu besini, suyu, meyveyi, sebzeyi, vitamini ve daha ne isterseniz hepsini karşılar.

D vitamini anne sütünde en az olan vitamindir. Bebeklere 15 günlükten itibaren günlük D vitamini desteği yapmak gerekir. Sağlıklı olup kanla ilgili bir hastalığı, prematürelik gibi özel durumu olmayan bebeklerde, 4. aydan itibaren de demir desteği verilebilir.

NEDEN 6. AYDA EK GIDALARA BAŞLANIR?
6. aydan sonra, tek başına anne sütünün yetmeyeceği göz önüne alınarak ek gıdalara başlanır. Ek gıdaya başlamak daha ileriye bırakılırsa; bebekler yemeyi reddedip, sadece anne sütü ile devam etmek isteyebilir ve ileride beslenme yetersizliği riski ortaya çıkar.

AİLEDE ALERJİ ÖYKÜSÜ VARSA...
Ek gıda verirken belli bir kalıp çıkarıp, tüm bebekleri o kalıba sokmak yerine, doktorun da uygun göreceği biçimde ek gıdalara başlanır. Örneğin, ailede alerji öyküsü olan atopik bir bebekte katı gıdaların başlanması, diğer bebeklere göre daha ileri aylara kaydırılır. Bebek, yeni başlanan bir ek gıdayı sindiremez ve aşırı gaz, karın ağrısı ağlamaları, kusma, ishal gibi belirtiler olursa, bu duruma yol açan gıdanın verilmesi de daha sonraya ertelenebilir. İlk sıralarda başlanacak olan meyve suyu, meyve püresi, sebze püresi, kaşık mamaları, yoğurt gibi gıdalar için bile denemelere göre gerekli ertelemeler yapılabilir.

Bebeğin besin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamak önemlidir. Ancak bunu sağlarken bebeğin gelişimine ve yaşına uygun olmayan gıdalara erken başlamak başka riskleri de beraberinde getirir. Mutlaka doktor denetiminde, gerektiğinde diyetisyen desteği de alarak beslenme planı çıkarılmalıdır.

BEBEKLERE BU GIDALARI VERMEK RİSKLİ
İnek sütünün bebeklere verilmemesi gerekir. Nedeni, bebekte oluşabilecek hem süt alerjisi riski,  hem de yeterince sindirilemeyen süt proteinlerinin bağırsakta gizli kanamaya yol açma endişesidir. Bu durumlarla çok sık karşılaşılmasa da dikkatli olmak ve zaten anne sütü alan, böylece süt proteinini alabilen sağlıklı bir bebek için süte hemen doğrudan başlamak için beklenebilir. Bu süre 9 ay, 1 yaş gibi çok kesin olmayan bir süredir. Ama 6. aydan itibaren eklenen ek gıdalar arasında, süt proteini içeren peynir, yoğurt gibi gıdalar da bulunmalıdır. Eğer inek sütü alerjisi varsa; mutlaka anne sütünü olabilecek en uzun süre vermeye çabalamak gerekir. Bu durumda süt ürünleri hazır normal mamalar dahil verilmez. Hangi mamanın, hangi ek gıdanın başlanacağı, mutlaka uzmanının kontrolünde ayarlanır. 

Yumurtaya başlanırken önce daha besleyici ve sindirimi daha kolay olan, alerji riski daha az olan yumurta sarısı ile başlanır. Yumurta beyazına başlamak, 1 yaştan sonraya bırakılır.

TUZDAN UZAK DURUN!
Tuz verilmesi de tartışılan konulardandır. Bebeklere 1 yaşına kadar tuz verilmez. Ancak; normalde sadece bebeklerin değil, erişkinlerin de tuz ihtiyacı sebze, et ve diğer gıdalardan karşılanabileceği için hiç kimsenin tuz yememesi gerekir. Ancak damak tadını da göz önüne alarak hepimiz yiyoruz. Bebekleri tuzun zararından korumak için, en azından böbreklerin zarar görmeden temizleyebileceği döneme kadar tuz vermemek gerekir. İlk 6 ay zaten sadece anne sütü veriyoruz. Daha sonra ise çorba, sebze püresi gibi yemekleri verirken tam tuzsuz olana alıştıramayıp tamamen reddediyorsa; az miktarda eklenebilir.

Bebeğe sakatat, yani beyin, böbrek, dalak, ciğer gibi hayvansal proteinleri vermek de doğru değildir. Bu gıdaların, hayvanlardaki bazı hastalıkların insana taşınmasında aracılık yapma riski vardır. Bazı “sakat virüs”ler, bu gıdalar aracılığı ile vücuda girip uzun yıllar sonra canlanıp hastalık yapabilir. Et proteini olarak; kırmızı et, tavuk eti, uygun yaşta eklenen balık eti beslenme için yeterlidir.

1 YAŞINA KADAR BAL VERMEYİN
Bal konusu da önemlidir. 1 yaşına kadar bal verilmemesi önerilir. Aslında bunun en önemli riski; konserve edilen balda üreme riski olan, tetanos veya benzeri hastalık yapabilen “Clostridium” cinsi özel mikroplardır. Bal, sadece basit bir şeker olup, beslenmede şart olan bir gıda değildir. Bizim toplumumuzda çocuklara bal yedirme isteği çok yaygındır. Sabah aç çocuğa 1 kaşık bal içirilmeye çalışılır. Pek çok çocukta da hemen sindirilen bu gıda, kan şekerini hemen yükselterek tokluk hissi yapar, iştahını kapatır. İlle de verilecekse, 1 yaşından sonra ve yemekten sonra tatlı niyetine verilmesi daha uygundur.

Sütün ve pek çok karbonhidrat türü gıdanın yapısında olan şeker, bebeğin ihtiyacını karşılamaya yeter. Onun için ek gıdalara koyulacak aşırı şeker, bebeğin hoşuna giderek diğer gıdaları reddedip, sadece şekerli gıdaları alma; dengesiz beslenme riski taşır. Bu nedenle ilk 1 yaşında şeker, dikkatle ve az verilmelidir. Bazı doktorlar, şekerin ilk yıl hiç verilmemesini de savunmaktadır. Ancak bu da tuzda olduğu gibi tamamen tatsız tuzsuz bir gıdayı reddetmeye yol açabilir. Pekmez gibi tatlandırıcılar, kontrollü olarak verilebilir.

HANGİ SEBZELERDEN UZAK DURMALI?
Bazı sebzeler bebeğe verilmemelidir. Nikotin içeren patlıcan, gaz yapma riski olan karnıbahar, lahana gibi sebzeler, püre haline getirildiği zaman yenmesi sorun olabilecek bamya, pırasa gibi sebzelerin verilmemesi daha uygun olur. Kabak, ıspanak, patates, havuç gibi kolayca ve lezzetli püre olacak sebzeler öncelikle seçilmelidir. 
 
YENİ BESİNDEN SONRA ETKİLERİNİ İZLEYİN
Bebeklere meyve verirken, ilk deneme mutlaka gündüz yapılmalıdır. Her yeni gıdayı eklemeden önce, bir öncekine alışabilmesi için 2-3 gün zaman tanınmalıdır. Bir de verilen bu meyve suyu veya püreye bebeğin gaz, ağlama, kusma, pişik gibi tepkiler verip vermediğine bakarak devamına karar verilmelidir. Verilen meyve istenmeyen etkilere yol açıyorsa daha sonraya ertelenir.

BEBEĞİN KABIZLIK SORUNU VARSA...
Ezilerek posa oluşturan ve bağırsak çalışmasına katkıda bulunan ıspanak, kabak gibi sebzeler, kayısı püresi gibi meyveler tercih edilmelidir. Muz, patates, muhallebi gibi posası az olan  veya nişasta içeren gıdalar denendiğinde kabızlığa yol açıyor veya sorunu artırıyorsa, yine daha sonraya ertelenir.

SULU KAKA YAPAN BEBEKLERDE NE YAPMALI?
Özellikle yasaklanması gereken bir besin yoktur. Ancak kakayı sertleştirsin diye alışık olmadığı ve ona zarar verebilecek olan çay içirilmemelidir. Yemekte zorlanacağı haşlanmış pirinç, patates püresi gibi gıdalara zorlanmamalıdır. Eğer aldığı herhangi bir gıda ishale yol açmışsa, o gıdaya ara vermek gerekir. Su kaybının da mutlaka karşılanması gerekir.

BEBEKLER NE ZAMAN EVDEKİ YEMEKLERDEN YEMELİLER?
Bebeğin ek gıdaya alışma hızı, tepkileri ve aldığı gıdayı sindirme özelliğine göre bebeğe evdeki yemeklerden verilip verilmeyeceğine karar verilir. Unutulmaması gereken konu; bir kalıp çıkarıp tüm bebekleri o kalıba sokmak değil, bebeğe özel davranmaktır. Erişkinlerin yemeği derken de çok dikkat etmeli! Örneğin, 2 yaşındaki bir bebeğe de acılı Adana Kebabı veya az pişmiş biftek veremezsiniz. Ama 8 aylık bir bebek, tuzu ve baharatı çok az olan kabak, biber dolması, iyi pişmiş pilav, sulu patates yemeği gibi ezilerek verilebilecek yemeklerden yiyebilir.

 

 

BEBEĞİM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.