Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

Bebek cildi özen ister...
BEBEKLERDE GÖRÜLEN CİLT SORUNLARI

BEBEKLERDE GÖRÜLEN CİLT SORUNLARI

Bebek cildinin erişkinlere göre farklılıklar göstermesi, ince ve hassas olması; isilikten konağa, pişikten egzamaya birçok cilt hastalığına neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; “Bebeklerin cildini kurutmamak, güneşten korumak, kremlerini, şampuanlarını ve deterjanlarını bilinçli seçmek gerekir” diyerek,, çocuklarda görülen cilt problemleri ve tedavi yolları hakkında bilgiler verdi.


Bebek cildi çok hassastır, erişkinlere göre daha incedir ve daha az yağ salgısı üretir. Derinin ince olması, yaralanmalara karşı savunmasız kalmasına zemin hazırlar. Cildin inceliği, dışarıdan harici olarak kullanılacak ürünlerin deriden emilip kana geçmesine neden olabilir. Geniş yüzeye uygulanacak ürünlerde bu yüzden dikkatli olmak önemlidir.

Bebeklerin bağışıklık sisteminin az gelişmesi onları enfeksiyonlara karşı da daha duyarlı hale getirir. Deri enfeksiyonları bebeklerde sık görülür. Yeni doğan döneminde bebeklere bakan kişilerin elleri enfeksiyon teması açısından risk oluşturur. Bu yüzden bebekle temas eden kişilerin ellerini sık sık yıkaması, bebeklerin enfeksiyon kapmasını önler.

BEBEKLERDE GÖRÜLEN GEÇİCİ CİLT SORUNLARI:
- Cilt Soyulması: Bebeğin ana rahmindeyken üzerini örten koruyucu tabakanın doğum sonrası dökülerek atılmasından kaynaklanan bir durumdur. Doğum sonrası birkaç haftada ortadan kalkar. Tedavisi, bebeği hafifçe tahriş etmeden yıkamak ve banyo sonrası nemlendirmek şeklindedir.
- Cilt Kuruluğu: Bebek cildinin yağ hücrelerinin az yağ salgısı üretmesi kuruluğun ana nedenidir. Zaman içinde yağ salgısının artmasıyla ortadan kalkabileceği gibi bazen devam ederek egzama gelişimine zemin hazırlayabilir. Kuruluk, dış faktörlerden çok etkilenir. Kuruluğu engellemek için birtakım önlemler alınmalıdır. Bebeklerin kıyafetleri hassas deterjanlarla yıkanmalıdır. Yıkanmadan asla bebeklere kıyafet giydirilmemelidir. Kıyafetlerin yüzde 100 pamuklu olmasına dikkat edilmelidir. Kıyafetler az deterjanla, bol durulama suyuyla yıkanmalıdır. Yanlış deterjan kullanımı deride kızarıklık ve kaşıntı şeklinde kendini belli eden alerjik reaksiyonların gelişmesine neden olur.

KALIN GİYDİRMEYİN, TERLETMEYİN
- İsilik: Bebeklerin ter bezleri erişkinlere göre farklıdır. Ter kanalları daha az çalışır. Isıları zor tolere ederler ve yoğun sıcaklık ile nem bebeklerde sıkıntılı isiliklere neden olur. En sık yüz, boyun ve gövdede görülebilmekle birlikte vücudun her yerinde gözlenebilir. Küçük sivilce başı gibi kabarıklar şeklinde belirir. Tedavisinde bebeklere sık duş aldırmak, kalın giydirmemek, terletmemek ve serin ortamlarda bulundurmak önemlidir.
- Milia: Yüze ve saçlı deriye yerleşen minik beyaz kabarıklar şeklinde kendini belli ederler. İçleri keratinle dolu minik kistik oluşumlardır. Doğumda oluşabilecekleri gibi sonradan da gelişebilirler. Tedavi edilmeden kendiliğinden sönerler.
- Toksik Eritem: Ciltte güneş yanığı gibi kızarıklarla çevrelenmiş kabartılar şeklinde kendini belli eder. Tek tek ya da gruplar halinde olabilir. Kendiliğinden sönerler. 
- Yeni Doğan Aknesi: Anneden geçen gebelik hormonlarının etkisiyle gözlenen bir durumdur. Yanaklardan başlarlar, alına doğru ilerleyebilirler. Kısa sürede sönerler. Tedavisinde iltihabi lezyonlar varsa harici antibiyotikler kullanılır. İlerlemesi durumunda bebekte olası hormonal bozukluk araştırılır.

BEZİNİ SIK DEĞİŞTİRİN, KREMİ İHMAL ETMEYİN
- Konak: Saçlı deride sık gözlenen, alın, kaş ve dış kulak yoluna da yerleşebilen bir durumdur. Bebeklerde yağ hücrelerinin düzensiz çalışmasından dolayı gelişir. Saçta yağlı sarı kabuklar ve kepeklerle kendini belli eder. Kendiliğinden sönebilir, bazen ileri yaşlarda da devam edebilir. Tedavisinde zeytinyağıyla saçı yumuşatmak, konak giderici şampuanlar ve yulaf özlü banyo yağlarına başvurulur. İlerlemiş durumlarda kortizon içeren ilaçlar kullanılır.
- Pişik: Yaşamın ilk yılarında sık görülen bir durumdur. Kasık bölgesinde görülür. Bu bölgenin nemli ortamı, idrar ve dışkıyla temasıyla tahriş ederek pişiğe neden olur. Antibiyotik kullanımı, diş çıkarma ve ishal durumu pişiğin oluşmasına ortam hazırlar. Bazı durumlarda pişik üzerine ikincil olarak Candida mantarı eklenebilir. Mantar enfeksiyonu gelişimi kendini iltihabi sivilceler şeklinde belli eder. Pişik tedavisinde bebeğin bezlerinin sık değiştirilmesi çok önemlidir. Derinin, idrar ve dışkıyla temas etmesine fırsat verilmemelidir. Bebeklerin bez bölgeleri ılık su ile ya da deriyi tahriş etmeyen temizleyicilerle temizlenmelidir. Her bez değiştirme sonrası pişik önleyici kremler ve bariyer kremler kullanılmalıdır. Özellikle yaz mevsiminde terin de etkisiyle tahriş fazlalaşacağından bez değiştirme sıklığı ve pişik önleyici krem kullanma sıklığı daha fazla olmalıdır. İçeriğinde çinko oksit bulunan bariyer kremler pişik önleme açısından önemlidir. Mantar enfeksiyonu eklendiği durumlarda antifungal kremler kullanmak gerekir.

EV TOZLARI EGZAMA NEDENİ
- Egzama: Kızarıklık, pullanma, sulantı ve kepeklenmeyle kendini belli eden bir cilt rahatsızlığıdır. Vücudun her yerinde görülebilmekle birlikte bebeklerde alın, yanaklar ve eklem bölgeleri sık başladığı alanlardır. Genetiksel alerjiye yatkın olan bebeklerde daha sık görülür. 2-3 aylıkken başlar. Çevresel faktörlerden etkilenir. Tedavisinde öncelikli tahriş edici sebeplerin tespit edilip kaçınılması gerekir. Cildi kurutucu temizleyicilerden uzak durmak ve sık nemlendirmek önemlidir. Bazı durumlarda gıdalar, evcil hayvanlar ve ev tozları egzamayı alevlendirebilir. Bu durumlarda diyet listesi, evcil hayvanı ortamdan uzaklaştırma ya da akarların ortamdaki miktarını azaltmaya yönelik tedaviler uygulanır. Hastalığın tedavisinde kortizon içeren kremler ya da bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi olan kortizon dışı kremlere başvurulur. Kaşıntıyı baskılamak amacıyla antihistaminik şuruplar kullanılır. Egzama kısa sürede ortadan kalkabileceği gibi bazen kronik bir durum kazanabilir. 

NEMLENDİRİCİSİ YULAF ÖZLÜ OLSUN
Bebeklerin banyosuna dikkat edilmeli, yıkarken ılık su kullanılmalıdır. Göbek bağı düşene kadar, göbeğin su seviyesinin altına indirilmemesine özen gösterilmelidir. Kullanılacak sabunların yumuşak, nötr Ph’a sahip olmasına ve katkı maddesi içermemesine de dikkat etmek gerekir. Nötr sabun kullanımı önemlidir. Sabunlar yumuşak olarak fazla ovalamadan sürülmelidir. Bebeğin saçlı derisi haftada 1 veya 2 kez gözleri yakmayan bebek şampuanıyla yıkanmalıdır. Banyo sonrası mutlaka nemlendirici kremler sürülmelidir. Kullanılacak olan nemlendiricinin katkı maddesi içermeyen, kokusuz ve parfümsüz ürünler olması yerindedir. Yulaf özlü nemlendiriciler, alerji yapmama özelliklerinden dolayı tercih edilebilir. Hafif ıslak tene nemlendirici sürülüp ardından kıyafetler giydirilmelidir. 

Bebek Hemşiresi Ayşe Öner uyarıyor:
“BEBEĞİN İLK BANYOSU ŞAMPUANSIZ OLMALI!”

Bebeğiniz doğumhaneden bebek odasına alınır ve çocuk doktoru tarafından ilk muayenesi yapılır. Boyu, kilosu, baş çevresi ölçülür, yeni doğanlarda K vitamini enjeksiyon şeklinde bir kanamaya karşı korumak amacıyla rutin olarak uygulanır. Gözlere dış dünyadaki mikroplardan zarar görmemesi için damla damlatılır. Doğum sırasında vücuduna bulaşan, kan ve sıvıları gidermek üzere akan suyun altında şampuan ve sabun kullanmadan yıkanır. Çünkü bebekler anne karnından steril (hastalık yapan ve yapmayan mikropların olmadığı yer) bir suyun içinden doğduklarından, ciltlerinde koruyucu bakteriler henüz oluşmamıştır. Şampuan kullanılması, bu koruyucu bakterilerin oluşumunu geçiktirir. Bu sebeple 48 saat sonra şampuan kullanmak ilk banyosunu sadece su ile yapmak önerilir.

Göbek bağı bakımı: Yeni doğmuş bebeğinizin henüz göbeği düşmemiş ise kuruyarak göbek derisinden ayrılacak olan, ucu mandallı ölü dokuyu daha çabuk kuruması ve mikroplardan korunması için 0/070’lik alkol ile pansuman yapabilirsiniz. Göbek bağı düşmeye başlarken ve düştükten sonraki birkaç gün bebeğinizi yıkamayın. Çünkü tam bu zaman açık yara halindedir. Küçük kanamalar olabilir, eğer kanama fazla, göbek çevresinde kızarıklık, kötü bir koku varsa, bebeğinizi hemen çocuk doktorunun görmesi gerekir.

Gözlerin temizliği: Serum fizyolojik veya iyi kaynatılmış su ile yapılmalıdır. Gazlı bez veya ince bir emici bez/tülbent, hazırlanan solüsyon ile ıslatılır ve gözler içten dışa doğru bir kerede silinir.

Kulakların temizliği: Banyolardan sonra kulak arkalarını nemli kalmamasına dikkat etmeliyiz, mantar oluşabilir, kulak kepçesinin içini de iyi kurulamalıyız. Kulak yoluna hiçbir şey sokulmamalı. Kulak zarı hasar görebilir. Bebekler suyun içinden kuru bir dünyaya doğarlar ve bebeğe banyo yaptırılırken sürekli kulaklarına su kaçacak endişesi yaşanır. Oysa ki bebeklerin kulaklarına su kaçmaz: Çünkü kulak yolları düz ve dış kulağın bitiminde de kulak zarı vardır. Ayrıca kulak içinde kalın ve orayı kaygan yapan bir kulak sekresyonu bulunur, dış kulağı biz yetişkinler gibi olmadığından kulak içinde su kalmaz dışarı çıkar. Bu yaşanan endişeler gereksizdir.

Burun temizliği: Bebeğin burun yolları açık olmalıdır, emzirme sırasında eğer burnu tıkalı ise ememez, ayrıca burunda oluşan sekresyon genzine akarak yapışır. Bebekler öksürerek veya elleri ile bizim gibi burnunu ve genzini temizleyemez; bu sebeple burun deliğine ihtiyaç duyulduğunda bir iki damla serum fizyolojik (tuzlu su) uygulamak ve burun pompası ile  temizlemek sureti ile rahat nefes almasını sağlayabilir ve genzine yapışan sekresyonun giderilerek, hırıltılı nefes almasını önleyebilirsiniz. Bebeğinizin nezle olması durumunda burun akıntısının koyulaşmasına izin verilmemeli, sık sık serum fizyolojik (tuzlu su) ile sümük akışkan hale getirilip pompa ile temizlenmelidir. Eğer sümük koyulaşır ve kulak yoluna da geçerse, burada mikropların çoğalmasına ve kulak iltihabına sebep olabilir.

Ağız temizliği: İlk aylarda bebeğin ağzında bir tür mantar oluşabilir. Halk arasında buna pamukçuk denir. Günlük temizlik sırasında bebeğin ağzını parmağa temiz bir tülbent veya gazlı bez sarılarak, ıslatılıp temizlemeliyiz. Eğer dil üstü, yanak içi ve diş etlerinde beyazlıklar görmüşseniz bu temizliği karbonatlı su ile yapıp doktorunuzun size vereceği bir ilaç kullanmalısınız.

Genital organların temizliği: Kız bebeklerde genital organları temizlerken, vulvayı yukarıdan aşağı doğru bir kerede silin, bastırmadan yumuşak şekilde, sonra etrafını ve en son anüs çevresini silin. Erkek bebeklerin penisini de yukarıdan aşağı doğru bir kerede ardından yumurtalıkları içine alan torbaların kıvrmlı derisini ve en sonda anüs çevresini silin.


BEBEĞE ELDİVEN TAKMAYIN!
Tırnak Bakımı: Bebekler dünyaya geldiklerinde, eğer zamanında doğmuş iseler, tırnakları parmak seviyesine ulaşmış hatta biraz sivri ve keskincedir. Bebekler doğduklarında büyük bir ısı kaybı yaşadıklarından ilk 24 saat içinde, ki bu hastanedeki ilk gündür, ellerinde eldiven ve başlarında şapka ile tutulurlar. Bebeklerin o yumuşak tırnakları ile yüzlerini nasıl çizdiklerine anneler çok şaşırırlar. Bu güçlü bir yaşama tutunma iç güdüsüdür. Bebekler yakaladığı şeyi öylesine güçlü kavrar ve tırnaklarını geçirir ki, yakaladığı şey bazen de kendi yüzü olabilir. Bu içgüdüsel davranış “yakalama refleksi”dir.

Ayrıca bebeklerin el ve ayakları vücuduna göre daha soğuktur ve cildinin mermere benzeyen hareli mor görünmesinin nedeni yeni doğanların kılcal damar dolaşımının iyi gelişmemiş olmasına bağlıdır. Ama bu görüntü ebeveynlere küçük bebeklerinin çok üşüdüğünü düşündürür. Bebeğin üşüyüp üşümediğine karar vermek için sırtına veya ensesine bakın.

Yeni bebek sahibi olan anneler, bebeğinin yüzünü tırnakları ile çizmemesi ve ısınması için
ellerine uzunca bir süre eldiven takar. Ne yazık... Oysa bebeklerin ilk tanıdığı, kullandığı ve çevresini algılayarak, beyninin repertuarını oluşturduğu organı elleridir. Eldivenle kapatarak algılamasını, motor gelişimini yavaşlattığımızı belki de hiç bilmiyorduk.

Dünyaya geldikten bir gün sonra tırnaklar kolaylıkla kesilebilir. Eğer korkup makas kullanmaya cesaret edemiyorsanız, kağıt tırnak törpüsü veya dişlerinizle tırnağın sivri kısımlarını temizleyebilirsiniz. Tırnak kesilirken ilk 6 ay çıtçıt makas kullanmak bazen tehlikeli olabiliyor, ucu küt makasları kullanmak daha kolaydır. Çünkü fazla keskin değildirler ve ucunun batma riski yoktur.

Bebeğinizi sırtı göğsünüze yaslanmış şekilde kucağınıza alın, rahat şekilde oturun, tırnağı keseceğiniz eli kavrayın ve parmağı tutun, makası açın tırnağın altına yerleştirin, makası kapayın ve tırnak kesildi. Düz kestiğiniz için kenarlar keskin olabilir, törpü kullanarak giderebilirsiniz. Bebeğiniz ellerini sürekli ağzına soktuğundan, ıslaklık tırnakların çabuk uzamasına sebep olur. Tırnakları haftada iki kere kesmeniz gerekebilir. Ayak tırnaklarını kesmek için acele etmeyin, ayak tırnaklarının yüzünü çizme ihtimali yok! İlk günlerde ayak tırnakları ete gömülmüş gibi görülürse de bir süre sonra uzayıp kesmeniz gerektiğinde aynen el tırnaklarında olduğu gibi düz şekilde keserek kenarlarının sivri kısımlarını törpüleyin. Böylece tırnağın batmasını da önlemiş olursunuz.

Patik ve sıkan çoraplarda bebeğinizin ayak formunun oluşumunu engelleyebilir. Ev içinde patik kullanmayın, yaz ayaklarında bebeklerin ayaklarının çıplak olması onun için en
doğalı, ayak sağlığı için de en iyisidir.


BEBEĞİM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.