Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

ÇOCUKLARDA ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN BELİRTİLER

ÇOCUKLARDA ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN BELİRTİLER

Çocuk doktorları, bazı çocuk hastalıkları için "bekleyelim görelim" yaklaşımını izlerler. Fakat bazı durumlar için bu geçerli değildir ve çok da risklidir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman Ayataç çocuklarda görmezden gelmemiz gereken ve acil müdahale gerektiren belirtiler hakkında önemli bilgiler verdi.


YÜKSEK ATEŞ
Üç aylıktan küçük bebeklerde 38 derece veya daha yüksek, üç-altı ay arası bebeklerde 38,3 veya altı aylık ile iki yaş arası çocuklarda 39,4 derece ateş...


Bebeklerde yenidoğan döneminde (ilk 21 gün) ve üç aylıkken oluşan ateşlenmeler önemlidir. Bebeğin gebelik sürecinde yaşadıkları ve sonrasında bebeğin kilo, boy, baş çevresi ve diğer bulguları bağışıklık sistemini etkiler. Anne rahmindeki dönemde bebeğin herhangi bir mikrop alması ciddi kan zehirlenmeleri ve zatürre ve menenjitlere sebep olabilir. Bu ciddi hastalıklar bazen ateş yükselmeden oluşabilir, bu nedenle yüksek ateşlenme ilk 3 ve 6 ayda mutlaka bu ciddi olasılıklar düşünülerek değerlendirilmelidir. Ayrıca yenidoğan bebeklerin ısı ve su kayıpları çok çabuk ve değişkendir, böbrekler de tam gelişmediği için bu durumlarda ilk üç ve altı ayda ateşlenmeler de önemlidir.

ATEŞE DERİ DÖKÜNTÜSÜNÜN EŞLİK ETMESİ
Ateş, boyun tutulması, baş ağrısı ve ciltte çürüğe benzer ya da küçük kırmızı noktalar halinde beliren deri döküntüsü eşlik ettiğinde...


Çocuklarda ateş olması genellikle mikrobik bir enfeksiyon düşündürse de sıcak bir ortamda sıkı bir giysi, az su içme, diş çıkarma süreci, periyodik uygulanan aşılamalar sonrası ve buna benzer birçok durumlarda ateşin sebebi enfeksiyon olmayabilir.

Aileden alınan hastalık öyküsü, çocuğun doğum öncesi ve sonrası durumu, aşı tablosu, geçirdiği önemli hastalıklar, genetik özellikli hastalıklar, teşhis için laboratuar tetkikleri ile tıbbi görüntüleme (USG, Röntgen, MRI) metotlarından önce gelir.

Özellikle çocuk hastalıkları söz konusu olduğunda, mevcut hastalık belirtilerinin ne şekilde seyrettiğini değerlendirmek gerekir. Örneğin; baş ağrısı, ateş, kusma, ense sertliği ile beraber ise menenjitler gözden kaçırılmamalıdır, bu bulgulara cilt ve mukozalarda kanama ve morlukların ilavesi durumunda daha ciddi bir enfeksiyon araştırılmalı, çocuk hekimi ve hastaneye başvurulmalıdır.

ALERJİK REAKSİYON
Ciltte bir nokta ve çevresinde bir halka şeklinde beliren ya da birçok minik noktadan oluşan ve bastırdığınız zaman yok olmayan alerjik reaksiyon veya ciddi miktarda çürüme...

Çocuklarda özellikle travma yani çarpma tarif edilmeden ve vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli büyüklükte morlukların tespiti önemlidir. Bunun yanında sebepsiz ve sık tekrar eden burun kanamalarının oluşması, yine bastırınca kaybolmayan çeşitli büyüklükte döküntüler, renk solukluğu, iştahsızlık, vücudun çeşitli bölgelerinde lenf bezi büyümeleri son derece önemlidir. Çeşitli kan hastalıkları (lösemiler, kemik iliği hastalıkları, henoch schönlein purpurası, hemofili gibi) düşünülerek ciddi ve acil tetkikler için çocuk hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

KARINDA AĞRI
Karnın sağ alt tarafında beliren, aniden kramp şeklinde giren ve gelip giden ağrı...



Çocuklar genellikle ağrılarını iki yaşından sonra ifade ederler, bu ifade şekli ve bunun doğru olarak ifade edilmesi her çocukta farklıdır. Ayrıca iki ila beş yaş arası bir çocuk karnının belirli bölgelerinin ağrısını tüm karın ağrısı şeklinde ifade edebilir, bazen bizler bile kendi karın ağrımızı tam olarak tanımlayamayız. Elimizin ısısı, çocuk ile iletişimimiz, karın muayenesi sırasında uyguladığımız baskı ağrının tanımlanmasında önemlidir. Bu muayenenin çok sabırlı, çocuk ile uyum içinde yapılması gereklidir; bu ağrının kusma, ishal ile beraber olması, ateşin varlığı, vücutta herhangi bir döküntü, kızarıklık ve kaşıntı ile beraber olması, öksürüğün varlığı, daha önce aile fertleriyle veya ayrı yenilen yemeklerin, içeceklerin sorgulanması, kullandığı ilaçlar ve özellikle antibiyotikler sorgulanmalıdır.

Karın muayenesinin yanında kan tetkikleri, idrar tetkikleri, ateşin değerlendirilmesi, gaita (büyük aptes) tetkiki, ultrasonografi ve röntgen çekimi gereklidir. Çocuğun belirli süreçte gözlemi önemlidir.

Bazen basit üst solunum yolları hastalıkları bile karın ağrısı yapabilir (karın içi lenf bezlerinde büyüme yaptığı için).

Akut bronşit, tonsillit, geniz eti, zatürre gibi hastalıklar da karın ağrısı yaparlar.

İdrar yolları enfeksiyonları özellikle kız çocuklarında karın ağrılarına sebep olabilir, özellikle yazın çocuklarda görülen (akut agstro-enteriler) karın ağrısı ile beraber kusma ve ishallere sebep olur. Geçici bağırsak gazlanmaları da ciddi karın ağrılarına sebep olabilir. Çok çeşitli nedenlerle oluşan bağırsak ve safra yolları hastalıkları özellikle karnın sağ alt bölgesinde ağrı yapan akut apandisitler önemli ağrı nedenleridir.

YÜZDE ŞİŞME
Dil, dudak ya da gözlerde şişme... Özellikle de buna kusma ve kaşıntı eşlik ediyorsa...


Çocuklarda hastalık belirtileri genel olarak erişkinlerden farklıdır. Özellikle ateş, vücutta kaşıntı, dil ve dudakların şişmesi, ses kısıklığı, gözlerde şişme ve kızarıklık ile ani gelişen kusma çok acil bir hastalık tablosudur ve tedavisine bekletilmeden başlamak gerekir.

Bu, çeşitli nedenlerle oluşan bir (anaflaksi-alerjik şok) tablosudur; acilen solunum yollarının açılması, oksijen verilmesi, damar yolu açılması ve adrenalin ile diğer ilaçların uygulanması gereken bir durumdur. Acil ve etkin bir tedavi uygulanmaz ise çocuk kaybedilebilir. Çeşitli enfeksiyonlar, alerjenler, toksinler, uygulanan ilaçlar özellikle antibiyotikler buna sebep olabilir, çok acil olarak hastane şartlarında tedavi edilmeldir.

NÖROLOJİK DEĞİŞİKLİKLER
Çocuğunuz altı aylıktan küçükken düşerse ya da şaşkınlık veya bilinç kaybı gibi çok belirgin nörolojik değişiklikler gösterirse, ayrıca durum kusmaya ya da vücutta kemik hasarına yol açarsa...


Çocukların ve özellikle bebeklerin (0-1) yaş periyodik kontrolleri yapılırken hekimlerin özellikle bebeğin nörolojik gelişimini değerlendirmesi önemlidir. Örneğin; bir aylık bir bebek sırt üstü yatarken ellerinden tutularak oturtulmaya çalışılırken kısa sürelide olsa başını tutmalıdır. Altı aylık bir bebek çok az destekle veya desteksiz oturmalı, sırt üstü yatarken sağa ve sola dönmelidir. Bu hareketler her bebekte değişkendir, ancak nörolojik (beyin) gelişimi iyi ise biraz erken veya biraz geç bebek tarafından yapılmalıdır. Doğum öncesi, doğum esnasında ve doğum sonrasında çeşitli sebeplerden (konjenital, metabolik, genetik ve yüksek sarılık oluşması ile beynin yetersiz oksijen alması durumları vb.) bebek başını tutamıyor, oturamıyor, yürüyemiyor ise acilen hekime başvurulmalıdır.

Bu dönemde geçirilen ateşli hastalık ve havale sonucu çocuklarda zeka ile ilgili gerilikler, kol ve bacaklarda felçler oluşabilir.

Çocuklarda doğumdan itibaren, oyun ve okul döneminde düşmelere sıkça rastlanır. Genelde altı aylıktan küçük çocuklarda tabii ki düşmenin şiddeti önemli olmakla beraber kafa yapısı özellikle kafa çarpması ve beyin kanamalarını önleyici (genellikle kıkırdak özellikli) özelliklidir. Tam benzemese de pingpong topu gibidir, ancak düşme ve çarpma sonucu sürekli kusma, dalgınlık, şuur kaybı, kol ve bacaklarda hareketsizlik, dokununca çok ağrı duyulması, kafa içi kanamaları ile kemik kırıklarını düşündürdüğünden çocuklar acilen hastaneye götürülmelidir.

BEBEĞİM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.