Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

ÇOCUĞUN CİNSEL EĞİTİMİ İÇİN GEÇ KALMAYIN!

ÇOCUĞUN CİNSEL EĞİTİMİ İÇİN GEÇ KALMAYIN!

Cinselliğin çocuk gelişimindeki önemini göz ardı etmemek gerekir. Ve çocuğunuz er geç“Anne ben nasıl oldum?” sorusunu soracaktır. Şaşırıp paniklemeyin... Bu ve benzeri soruları sormasını fırsat bilin ve cevaplarınıza çok önceden hazırlanın. Unutmayın, bu konuşmayı siz yapmazsanız çocuğunuz yalan yanlış bilgilerle büyüyerek pek çok sorun yaşayabilir.


Belki de çocuğunuzla daha önce cinsellik konusunda ufak bir konuşma yaptınız. Malum, 2 yaşında “Ben kız mıyım anne, neden ben kızım”, ya da “Ben erkek miyim anne, neden ben erkeğim” diye sormaya başlıyorlar… Ama anaokulundan bu yana çok zaman geçti ve yavrunuz cinsellik konusunda sandığınızdan daha fazla şey biliyor olabilir. Özellikle 7-8 yaş dönemi, çocuklarla seks ve cinsellik üzerine detaylı olarak konuşmak için en uygun zamandır. Çocuklar bu yaşlarda pek çok şeyi anlayabilecek olgunluğa erişirler. 7 yaşına gelen bir çocuk, bu konuyu genel hatlarıyla biliyor olabilir. “Bir kadının yumurtasıyla erkeğin spermi bir araya gelerek bir bebek meydana getirirler. Bebek 9 ay boyunca kadının rahminde büyür, sonra da kadının vajinasından çıkarak onun vücudunu terk eder.” İşte bu noktada çocuğunuzun yaşı ve gelişimine uygun bir anlatım bulmak için çeşitli kaynaklardan ve uzmanlardan yardım alabilirsiniz.

Uzmanlar, çocuklarla cinsellik konusunda konuşmanın üreme sürecini açıklamaktan daha zor olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu, kendi tecrübeleriniz ve değerleriniz ile dokunmuş son derece kişisel ve özel bir meseledir.

Bir konu açıldı ve kapandı. Malum sizin için de oldukça sıkıntılı bir konu. Ama bu konuyu  sır gibi saklamayın. Ara ara farklı ayrıntıları çocuğunuzla paylaşın ve size tekrar sorduğunda tepki göstermeyin. Yaptığınız konuşmanın en etkili şekilde sonuç vermesini istiyorsanız, bu konuşmaları tek bir seferle kısıtlamak yerine, çocuğunuz sordukça onun sorularına ve yaşına  uygun bir şekilde cevaplandırın.

Psikolog Serap Duygulu:
“NET OLUN VE AYRINTILARA FAZLA GİRMEYİN”
Bilindiği gibi çocuklar her yaş döneminde meraklıdırlar, çok soru sorarlar ve her şeyin nedenini bilmek isterler. Anne babalar da genellikle bu sorulara yanıt vermekten yorulurlar. Ama ebeveynleri en çok bunaltan sorular cinsellikle ilgili olanlardır ve verilecek cevaplar konusunda tam bir karmaşa yaşanır. Çocuğa açıklanacak bilgilerin neler içermesi ve ne kadar detaylı olması gibi konuların sınırlarını belirlemek zordur. Çünkü sonuç olarak çocuğa domates çorbasının nasıl yapıldığı anlatılmıyordur. Dünyaya nasıl geldiği gibi konular gündemdedir. Bu yüzden böylesine hassas bir konuda çocuğa bilgi verilirken net bir ifade biçimi seçilmeli, fakat fazla ayrıntıya girilmemelidir.


CİNSEL EĞİTİM DE EN AZ DİĞER GELİŞİM KONULARI KADAR ÖNEMLİ
Cinsel eğitimde amaç; çocukların cinsellik konusunda olumlu ve sağlıklı bilgiler kazanmasına yönelik bakış açıları geliştirerek gelecekte sağlıklı bir cinsel yaşama sahip olmalarını sağlamak olmalıdır. Sağlıklı cinsel yaşamın ve cinsel kimliğin oluşması ise bu konuda gerçek anlamda doğru bilgilere ulaşarak sağlıklarını koruyacak bilgi ve donanıma sahip olmakla mümkün olabilir. Anne babaların cinsel eğitimin de çocukların hayatlanndaki en önemili konulardan olduğunun farkında olmaları ve bilginin ancak kendileri tarafından verileceğini unutmadan bu yönde tutumlar almaları gerekiyor. Cinsel konularda karşılaşılan sorulardan korkan, konuyu konuşulması yasak olan konular arasında gören anne babalar aslında çocuklarıyla sağlıklı bir ilişki kurma fırsatını kaçırdıklarının farkında olmalıdırlar. Üstelik çocukların gelecekte yaşayacakları bazı sapkın, tutarsız ilişkilerin, her türlü istenmeyen durumun önünü açarlar.

GENÇLERİN CİNSEL HAKLARI
Uluslarası Aile Planlaması Federasyonu, gençler için cinsellik konusunda sahip olmaları gereken hakları şu şekilde tanımlamıştır:
Kendin olma hakkı: Kendi kararlarını verme, kendini ifade edebildiği cinsellikten zevk alma, güvenli olma, evlenme ya da evlenmemeyi seçme ve aile planlamasında özgür olma durumu.

Bilme hakkı: Seks, cinsel yolla bulaşan hastalıklar. AIDS, üreme ve cinsel haklar konusunda ve doğru bilgiye ulaşma durumu.

Kendini koruma ve başkası tarafından korunma hakkı: İstenmeyen hamilelik, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HIV-AIDS ve cinsel istismara karşı korunma durumu.

Sağlık hizmetlerine sahip olma: Sır saklayan, sağlık ihtiyaçları karşılanabilen, iyi kalitede ve saygıyla sunulan sağlık hizmetlerine ulaşabilme durumu.

Katılma hakkı: Gençler için planlanan programlara katılabilme, planlamalarda yer alabilme, vb. gibi çalışmalara katılma hakkı ve durumu.


Sonuç olarak; ilk cinsel eğitim anne babalar tarafından verilmekle beraber bu konu sadece anne babanın insiyatifine bırakılmayacak kadar önemli ve geniş tabanlı bir eğitimdir. Hem eğitim kurumlan hem de sağlık, aile, çocuk konularında uzman diğer devlet kurumları tarafından da sahiplenilmelidir. Cinsellik konusu, toplumun yapısıyla ve gelecekteki durumuyla da yakından ilgili bir konu olduğundan öncelikle anne babaların bu eğitim konusunda bilinçlendirilmesi ve bir devlet politikası olarak ele alınması gereken bir eğitimdir.


HER ÇOCUĞUN BİLGİSİ VE MERAKI FARKLIDIR

Çocuklar her yaşta her tür soruyu sorabilirler. “Şu yaşta şu sorular sorulur!” gibi kesin yargılarda bulunmak mümkün değildir. Bir çocuğun 5-6 yaşlanndayken sahip olduğu bilgiye diğer çocuk 8-9 yaşına geldiği halde sahip olmayabilir ve aynı soru farklı yaş dilimlerinde defalarca sorulabilir. Günümüzde teknoloji hızla geliştikçe ve bilgisayarlar küçük çocukların bile oyuncağı haline geldikçe çocuklann cinsel bilgileri doğru ya da yanlış olarak 9-10 yaş civarında öğrendiklerini görüyoruz. Çocuklar cinsel ilişkinin ne olduğunu 11 yaş civarında anlıyorlar ve bu yaşlarda sorulacak soruların daha ciddi ele alınması gerekiyor. Bu nedenle bu yaşlardaki sorularda daha çok gerçek anlamı öğrenmek istedikleri için çocuklara açıklama yaparken bilimsel kaynaklardan yararlanmakta fayda var.

Açıklamalarda zorlanılıyorsa çocukla birlikte bir kitaptan araştırma yapmak ve çocuğun doğru bilgiyi bu yolla edinmesini sağlamak en sağlıklı yol olacaktır. Özellikle ergenlik çağına gelen gençlerin ailelerine bu yönde soru sorma gereği bile duymadıkları bir gerçek. Onlar ihtiyaçları olan bilgileri ve malzemeyi ellerinin altındaki bllgisayarları sayesinde bazen gereğinden de önce elde edebiliyorlar. Bu nedenle çocuklara soru sormaya başladıkları ilk andan itibaren doğru ve tutarlı yanıtlar vermek çok önemli. Çocuk ilk bilgileri ailesinden almalı ve sorular “Ayıp”  ya da “Yasak” diye geçiştirilmemeli. Çocuklar için ayıp kavramı yoktur. Bizler, doğru olanı çocuğun yaşına uygun kelimelerle ve mümkün olan en basit haliyle anlatmak zorundayız.

HER ÇOCUĞUN SAĞLIKLI BİR CİNSEL EĞİTİME İHTİYACI VAR!
Çocuklar cinsellikle ilgili sorular sormaya başladığında yanıt vermeye başlamadan önce bazı kuralları dikkate almakta fayda var. İlk sorular genellikle çok küçük yaşlarda başlar. “Ben nasıl oldum?” gibi... Soru ne olursa olsun önce, “Hangi yaş aralıklarında çocuklar bu tip sorular sorarlar?” sorusunun yanıtını bilmek gerekir. Özellikle bizim gibi kapalı ve cinselliğin ayıp ya da yasak olarak görüldüğü toplumlarda yetişkinlerde görülen pek çok rahatsızlığın ve psikolojik bozukluğun arkasında cinsel bilgi eksikliğinin yattığı yapılan araştırmaların net sonucu olarak gözükür. Zamanında, yeterli, sağlıklı ve yaşına uygun cinsel bilgilerle büyüyen çocukların yetişkinlikte cinsel kaynaklı sorunlar yaşama olasılıkları neredeyse yok denecek kadar azdır. Artık her yaşta, o yaşın gerektirdiği biçimde cinsel eğitim verilmesinin gerekliliği kesin olarak anlaşıldığından okullarda da bu tip bir eğitim uygulamasına geçilmiştir. Bu bir ölçüde anne babaların işini kolaylaştırmış görünse de, henüz okula başlamamış çocukların da cinsel eğitime ihtiyaçları olduğunu unutmamak gerekir.

KARŞI CİNSİN BEDENİNİ MERAK EDERLER
Çocuklar sordukları sorulara anında yanıt almak isterler bu da anne babalan çok zor durumda bırakır. Özellikle sorular toplum içinde sorulmuşsa veya anne baba bu sorular karşısında hazırlıksızsa... İlk çocukluk döneminde ve genellikle 3-4 yaş civarında bu tip sorular görülürken kız çocukların babaya, erkek çocukların da anneye olan düşkünlükleri dikkat çekicidir. Başkalarının bedenlerine karşı meraklıdırlar. Farklı cinsiyetteki
arkadaşlarını ve büyükleri izlemeye bayılırlar. Çocukların merakları ve soruları 5-7 yaşlar arası yön değiştirir ve genellikle konuşmalara cinsellik içeren küfürler eklenebilir. Kullandığı kelimelerin anlamını bilmez ama anne babanın tepkilerini ölçerek bir anlamda sınırlarını öğrenmeye çalışır. Kadın ve erkek ayrımının bilincindedirler. Kendi mahremiyet duygularının temelleri bu yaşlarda atılmaya başlar ve örneğin; tuvalete kendi kendilerine gitmek, kendi başına banyo yapmak isteyebilirler. Bu yaşlarda sıklıkla arkadaşının bedenini keşfetmeye yönelik oyunlar da başlar, doktorculuk ve evcilik oyunu içindeki anne baba rolleri içinde diğerlerinin bedenini tanımaya ve anlamaya çalışırlar.

YAŞLARA GÖRE SORULAR
Çocukların hangi yaşta ne tip sorularla karşımıza geleceklerini bilemediğimiz için bazen çok hazırlıksız yakalanıyoruz. Oysa bilinmelidir ki, cinsiyet farkıyla ilgili sorular yaklaşık 2 yaş civarında sorulmaya başlarken, doğumla ilgili olanlar 3-4 yaşlarında başlar. Çocuklardaki cinsel ilginin 7-8 yaşlara doğru kaybolduğu, ergenlikle beraber tekrar arttığı görülür. Ergenlikte artık hormonal faaliyetler ve bedensel değişiklikler başlamıştır. Bu nedenle ilgi ve dikkat tekrar cinselliğe kayar ve özellikle karşı cinsi de kapsayan sorular gelir.

 

ÇOCUĞUM MASTÜRBASYON YAPIYOR?
İlk çocukluk yaşlarına denk gelen 3-6 yaşlar mastürbasyonun da görüldüğü yaşlardır ve aileler bu durumu gördüklerinde ciddi olarak paniğe kapılırlar. Yaklaşık olarak 1,5-2 yaş civarı başlayan tuvalet eğitimi, çocuğun cinsel organlarının farkına varmasına yol açar ve bu organları vasıtasıyla tesadüfen haz duyduğunu da fark eder. Zaman içinde bilinçli olarak cinsel organlarına dokunarak ya da bir yerlere sürtünerek aldığı hazzı artırmaya yönelik davranışlar sergiler. Bu davranışları gören anne babaların büyük çoğunluğu, çocuğu bu davranıştan uzaklaştırmak için korkutmak, yasaklamak ya da çocuğu küçük düşürmek yolunu seçmekte ve bu durum da zaman içinde çocukta kötü bir şey yapmış düşüncesine yol açmaktadır. Oysa istenen asla bu değildir.

;
Çocuğun kendi kimliğini ve kişiliğini keşfetmesi ne kadar doğalsa ve gelişim sürecinin bir parçasıysa, bedenini keşfetmesi ve haz aldığı cinsel organlarını fark etmesi de o kadar doğal bir gelişim evresidir. Mastürbasyon yapan bir çocuğu cezalandırmak, bir anlamda cinsel kimliği cezalandırmaktır ve çocukta cinselliğin yanlış ve kötü bir eylem olduğu izlenimi uyandırır. Kendi bedenini keşfeden çocuğa, yaptığının ayıp olduğunu söylemek ve onu utandırmak çözüm değildir. Yapılması gereken, bu davranışı herkesin içinde yapmaması gerektiğini yumuşak bir dille anlatmaktır. “İnsanların senin bedenini ve ne yaptığını görmelerine gerek yok, odanda yapabilirsin ama herkesin içinde yapma” demek yeterlidir. Bir süre sonra zaten çocuk bu davranışa son verecek ve ilgisi başka yerlere yönelecektir.


ÇOCUK SAĞLIKLI BİLGİYE ULAŞAMAZSA...
İlk çocukluk döneminde sağlıklı bir cinsel bilgiye ulaşamamış çocuğun ergenlik dönemine geldiğinde öğrenmek istediklerini anne babasına sormayacağı kesindir. Merak duyguları durdurulmuş, ilk soruları baştan savılmış ve yanlış bilgilerle geçiştirilmiş olan çocuk, öğrenmek istediği konulara dışandan cevaplar arayacaktır ve muhtemelen öğrenecekleri de sağlıklı ve doğru olmayacaktır. Üstelik ergenlik yaşında çocuklar gelişmiş mahremiyet duyguları nedeniyle ve ailelerinden tepki görecekleri korkusuyla birçok duyguyu paylaşmaktan çekinirler ve daha içe kapanık bir görüntü çizerler; dolayısıyla da cinselliğe daha mesafeli yaklaşırlar. Ergenlikteki çocuğun ailesiyle cinsel konularda konuşup, sorularına cevap alabilmesinin yolu, erken çocukluk döneminde kurulmuş sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisinden geçer. Bu yaşlar özellikle karşı cinsle ilk yakınlaşmaların, ilk duygusal ilişkilerin yaşandığı dönem olması sebebiyle önem verilmesi gerekir.

“AYIP” VE “GÜNAH” YOK!
Yaşı kaç olursa olsun, bir çocuğun cinsellik üzerine gelişen merakı ve ilgisi, bütün diğer meraklar ve ilgi çekici konular kadar doğal ve sağlıklıdır. Kendisini, çevresini, kimliğini keşfetme yolculuğundaki temel taşlardan biri de cinselliktir. Üstelik merak ettiği cinsel konular üzerinde yeteri kadar doğru bilgiye ulaşamayan ve sağlıklı bilgiyi, zamanında öğrenemeyen, merak duygusu doyurulmamış çocukların bu meraklarının saplantı ya da takıntı haline geleceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Yaş gruplanna göre bilgilendirme içeriğini sınıflandırdığımızda çok net bir tablo belirlenebilir. Yaklaşık olarak 5-6 yaş grubunda resimli kitaplardan yararlanma yoluna gidilerek, çocukları merak ettikleri konularda soru sormaya teşvik etmek en doğru yöntemdir.  Ön ergenlik olarak tanımlayacağımız 10-14 yaşlarda, cinsel ilişkiyi tanımlama ve cinsel ilişki hakkında açıklayıcı bilgiler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, hamilelik ve hamilelikten korunma konularında bilgi verilmelidir. Ergenlik ve 15-17 yaş gibi daha ileri yaşlarda tek eşlilik, eş seçimi, istenmeyen sonuçlardan korunma ve korunma yöntemleri gibi konular anlatılarak kendini kontrol etme, bir ilişkiyi kontrol etme, ilişkide korunmanın önemi, sağlıklı kararlar alabilme becerisi kazandırma, cinsel saldırı ve istismara karşı koyma, “Hayır” diyebilme becerilerinin önemi açıklanmalıdır. Cinsel kimlik gelişimi üzerinde durularak, cinsel kimliğin oluşmasını etkileyen faktörler ve sağlıklı bir cinsel kimliğin gelişimi hakkında doğru yaklaşımlar konularında aydınlatıcı açıklamalar yapılmalıdır.

 

BAZI SORULAR VE CEVAPLARI
Soru: Kızların niye pipisi yok?
Cevap: Kızlarla erkekler ayrı yaratılmışlardır. Kızların pipisi olmaz, çünkü büyüyünce kızlar anne olurlar. Pipisi olsaydı anne olamazlardı.


Soru: Annelerin niye memesi olur?
Cevap: Anneler bebeklerini beslesinler diye göğüsleri vardır ve orada bebekleri beslemek için süt olur.

Soru: Ben nasıl oldum?
Cevap: Annenin içindeki yumurtayla (ya da tohumla), babanın yumurtası birleşince bebek oluşur. Bebekler de annelerinin karnındaki yuvada büyürler.

Soru: Annelerin karnı neden şişer, karnında ne var?
Cevap: Çocuklar annelerinin karnında büyürler. Annenin karnında seni koruyacak bir yuva var, sen büyüyüp geliştiğinde hastaneye gittik ve doktorlar seni oradan çıkardılar.   


Soru:
Çocuk anneden nasıl çıkar? (Ya da doğmak ne demek?)
Cevap: Annelerde çocuğun dışarı çıkması için bir delik vardır. Bebekler çok küçüktür ve annedeki o delikten kolayca dışarı çıkabilirler.

Soru: Bu balonu şişirebilir miyim? Bu ne işe yarar? (Prezervatif için)
Cevap: O balon değil ve şişmez. Biz şu an başka bir çocuk sahibi olmayı düşünmüyoruz. Bu yüzden babanla beraber yatarken, tohumlarımız birbirine karışmasın ve bebek olmasın diye baban bunu kullanıyor.

Soru: Eğer bebek yapmayacaksanız neden birlikte yatıyorsunuz?
Cevap: Anne babalar sadece bebek yapmak için birlikte yatmazlar. Biz birbirimize sarılarak uyumayı seviyoruz.

Soru: Bu kadın ve adam ne yapıyorlar? (Televizyonda bir sevişme sahnesini gören çocuğun sorusu).
Cevap: Birbirlerine sarılmak ve kucaklamak istemişler. Kucaklaşıp öpüşüyorlar.

Soru: Benim vücudum niye büyüklerinki gibi değil?
Cevap: Çünkü henüz küçüksün. Büyüdüğünde vücudun da büyüyecek ve büyüklerin vücudu gibi olacak. (Bu tip sorularda çok ayrıntıya girmeye gerek yok).

Soru: Doğum yaparken annenin canı acır mı?
Cevap: Doğum yaparken anneler acı duyabilirler, canları yanabilir. Ama bu kısa sürer ve anne bebeğini kucağına alınca biter. Doğum yapmak güzel bir olaydır, herkes çok mutlu olur.

Soru: Cinsel ilişki ne demek?
Bu çok önemli ve anne babayı zorlayan bir sorudur. Çocuklar genel olarak 6-7 yaş civarındayken bu tip sorular sorarlar. 3-4 yaşındaki bir çocuk sorsa da ayrıntılı açıklamak yaşını ve anlama düzeyini aşacağı için gereksizdir. Yaşı daha büyük olanlar artık cinselliğin ne olduğu konusunda düşüncelere sahiptir. Bu düşüncelerinin doğru ya da yanlış olduğunu test etmek amacıyla bu tür soruları sormaya başlayan çocuklar konuyu gerçekten öğrenmek isterler. O nedenle cinsel ilişki doğru olarak anlatılmalıdır. Böyle değerlendirildiğinde yaş düzeyleri göz önüne alınarak ayrı cevap verilebilir.
Cevap 1 (Küçük yaş grubu için): Kadın ve erkek ya da anne ve baba birlikte oldukları zaman birbirlerine dokunmak ve kucaklaşmak isteyebilirler. Birbirlerini öpebilirler. Birbirlerine sarılarak ve dokunarak yatabilirler. Cinsel ilişki böyle bir şeydir.
Cevap 2 (Büyük yaş grubu için): Kadın ve erkek ya da anne ve baba birbirlerini sevdikleri zaman birbirlerine dokunmak ve sarılmak isterler. Beraber olduklan zaman babanın penisi annenin vajinasına girer. Bu seks yapmaktır. Sadece anne babalar yapabilirler.


KONUŞMAYI YAPARKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
- Öncelikle bugünün geleceğini ve bu sorulara cevap vereceğinizi bildiğinizi düşünerek, mümkünse öncesinde konuyla ilgili bilgilenin. Çünkü bilginiz paniklemenizi ve utanmanızı önleyecek, tüm bu olumsuz duyguları çocuğunuza yansıtmamanıza yardımcı olacaktır.
- Konuyu aşırı detaya girmeden anlatın. Tahrik olmak, sertleşme ya da korunma gibi konulara değinmenize gerek yok. Yine de çocuğunuzun olgunluk seviyesi ile sorduğu sorulara göre ereksiyon, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve seksin sadece bebek amacıyla yapılmadığı gibi noktalara değinebilirsiniz.
- Çocuğunuzun sorularına cevap vermeden önce, ne sorduğunu net olarak anladığınızdan emin olun. Ardından dürüstçe cevabınızı verin ve durun.
- Eğer onunla ilk kez yaptığınız cinsellik konuşması çok başarılı geçmediyse, bu sizi üzmesin. Cinsellik de dahil her konuda olduğu gibi, sağlıklı konuşmalar yapabilmek biraz da pratik ister.

 

Psikiyatri Uzmanı Dr. Özlem Mestçioğlu:
“CİNSEL EĞİTİM TUVALET EĞİTİMİYLE BİRLİKTE BAŞLAMALI”

18-24. aydan itibaren tuvalet eğitiminin başlamasıyla çocuğun ilgisi yeniden cinsel alanlara yönelmiş olur. Çocuk çişini nereden yaptığına dikkat etmeye başlar, erkek çocuklar pipilerini tutmaktan hoşlanırlar, kız çocuklar ise tuvalet kağıdıyla silmeyi severler. Erkek çocuklar tuvalete oturduklarında yumurta torbalarının büzüştüğünü ve yukarı çekildiğini gördüklerinden tuvalete oturmaktan hoşlanmayabilirler. Onlara her şeyin yolunda olduğunu, endişelenecek bir şey olmadığını anlatmak önemlidir; bu dönemde daha fazla ayrıntı yalnızca çocuğun kafasını karıştırır. Tuvalete oturmak istemeyen çocuğunun derdini anlamadan onu oturtmaya zorlamak, hem çocuğa anlaşılmadığı hissini verir hem de tuvalet eğitiminde inatlaşmanın başlangıcının temelleri böylece atılmış olur.

2 yaşından sonra çocuklar iki ayrı cinsiyet olduğunu fark etmeye başlar ve bu konuda sorular sorarak ve kendince incelemeler yaparak durumu anlamaya çalışırlar.

3 yaşından itibaren çocuklar bebeklerin nasıl olduğunu, nasıl dünyaya geldiğini merak etmeye başlarlar. Bu sorularına tatminkar yanıtlar alan çocuk bu işte babanın rolünü sorgulamaya başlar.

7-8 yaşlarında kız çocuklara adet döneminden bahsetmek gereklidir. Kızlar daha erken ergenliğe girdiklerinden kötü bir sürprizle karşılaşmaları hoş olmaz.

7-8 yaşından ergenliğe kadar geçen dönem cinsel açıdan bir duraklama dönemidir. Çocukların cinsel konulardaki soruları kesilir. Erkekler için kızlar “iğrenç”, kızlar içinse erkekler “salak, canavar, kabadırlar.”

ERGENLİKLE BİRLİKTE...
Ergenlikle birlikte öncelikle hormonal değişiklikler ve bunlara eşlik eden cinsel yapılanmalar ortaya çıkar. Ergen çocuğunuz bunları yaşamadan neler olacağı hakkında doğru bilgileri alabilirse, hem merakı azalacak hem de yanlış şeyler öğrenip cinsel yaşamında sorunlar yaşamayacaktır. Bu yaşlarda çocuğuyla hemcinsi olan ebeveynin iletişime geçmesi daha uygun olur. Gençlere üreme yeteneğini kazandıkları ve bunun çeşitli göstergelerini vücutlarında hissedebilecekleri anlatılmalıdır. Erkeklere gece ıslanmaları ve sonrasında boşalmanın kontrolünün nasıl yapılacağı konusunda bilgi verilirken, kızlara artık hamile kalabilecekleri ve bunun ne zamanlar olabileceği anlatılmalıdır. Doğum kontrol yöntemleri, cinsellikle bulaşan hastalıklar ve korunma yolları gerekli bilgiler arasında yer alır.

CİNSEL İSTİSMARA KARŞI UYARIN!
7-8 yaşından başlayarak çocukları cinsel istismar konusunda uyarmak, ancak bunu yaparken çocukları korkutmamaya dikkat etmek çok önemlidir. Sadece yabancılara değil yakın bildikleri, tanıdıkları kişilere karşı da dikkatli olmaları gerektiği, birisinin -her kim olursa olsun- ona dokunmasından hoşlanmıyorsa, bağırarak oradan uzaklaşması ve bu durumu hemen ailesiyle paylaşması gerektiği anlatılmalıdır.

ÇOCUĞA CİNSELLİĞİ HEMCİNSİ EBEVEYN ANLATSIN...
• Soru size sorulmuşsa çocuğunuz hemcinsiniz olmasa bile sorusunu yanıtlayın, topu başkasına atmayın. Sonrasında da hemcinsi olan ebeveyn, çocukla bu konuları konuşarak, sorusu olursa her zaman yanıtlamaya hazır olduğunu söyleyebilir.
• Bu tür konuları kalabalık, gürültülü yerlerde konuşmak çocuğun dikkatini dağıtabilir, sakin yerleri tercih edin.
• Çocuğunuzla bu konuları (aslında her konuyu) konuşurken gözlerinizi kaçırmayın, aksine sürekli göz teması kurmaya çalışın ve onun seviyesine inmeye gayret edin (boy olarak).
• Cinsel organlara isim takmayın.
• Soruları yanıtlarken başka bir iş ile uğraşmayın.
• Sorular geldikçe “Güzel soru”, “Sanırım arkadaşların da bu tür soruların yanıtlarını merak ediyordur” gibi cesaretlendirici sözler söyleyin.
• Çocuklarınıza başkalarının yanında soyunmamaları gerektiğini sık sık tekrarlayın.
• Yabancıların dokunmasına izin vermemeleri gerektiğini anlatın. Ayrıca tanıdık da olsa dokunulmasından hoşlanmadıkları anda sizi durumdan haberdar etmeleri ve oradan hemen uzaklaşmaları gerektiği üzerinde önemle durun. Cinsel taciz ve istismar yabancılardan geldikleri kadar hatta daha da sıklıkla yakın tanıdıklardan gelmektedir, unutmayın.


EĞİTİCİ KİTAPLARDAN FAYDALANIN
Çocukların cinsel sorularını cevaplarken yanıtından emin olunmayan sorular için bazı kaynaklardan araştırma yapmak en iyi çözümdür. Özellikle bu konuda çocukların sorularına nasıl yanıtlar verilebileceğine dair hazırlanmış çok güzel, eğitici kitaplar var. Anne babalar sıkıntılarını aşmak için bu kitaplardan yararlanabilirler. Böylece bilimsel ve basit cevaplarla çocuklarının meraklarını da en doğru şekilde gidermiş olurlar.


BU KONUYLA İLİŞKİLİ DİĞER KONULAR
ÇOCUĞUM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.