Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

BEN ARTIK ÇOCUK DEĞİLİM!

BEN ARTIK ÇOCUK DEĞİLİM!

Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz (Çocuk-Endoktrin ve Ergenlik Uzmanı) ile ergenlik döneminin özelliklerini, bu dönemde ortaya çıkabilecek sorunları ve çözüm yollarını konuştuk.


Çocuk- Endoktrin ve Ergenlik Uzmanı Atilla Büyükgebiz, “İçinde bulunduğumuz yıllar, Dünya Sağlık Teşkilatı ve Unicef tarafından gelişmekte olan ülkelerde ‘adölesan yılları’ olarak tesbit edildi” diyerek konunun önemini vurguladı. Biz de söyleşimize bu uygulamanın nedenlerini ve içeriğini konuşarak başladık…

- İçinde bulunduğumuz yıllar neden “adölesan yılları olarak tespit edildi?
Bu dönem çocuk ve gençleri, hem fiziksel hem de seksüel olarak çok hızlı değişime uğradıkları için özeldirler. Ancak yeterli ilişki kurulma ve hastalıkları ile ilgilenilmezse birçok tanı atlanabilir. Sağlık Bakanlığı, bu dönem çocuklarının sorunlarını çözebilmek için pilot illerde (Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana) gençlik merkezleri oluşturdu. Poliklinik bazında hizmet veren bu yerlerde ergenlerin muayene ve tedavilerinin yapılaması amaçlandı. Ayrıca, ortaöğretim için, özellikle rehber öğretmenlere yönelik eğitim amaçlı kitaplar basıldı. Amaç, ergenlerin vücutlarını tanıyabilmeleri, sorunlarını daha rahat açabilmeleri, erken tanı ve tedaviye gidilebilmesi. 28 Kasım-1 Aralık 2006 tarihleri arasında da Ankarada 1.Ulusal Adölesan Sağlığı kongresi düzenlenecek.

- Ergenlik çağına gelindiğinde hangi hormonlar devreye giriyor?
Ergenlik çağına gelindiğinde kızlarda östrojen, erkeklerde testesteron hormonu salgılanmaya başlıyor. Ve bu da kızlarda meme büyümesi, erkeklerde genital bölgede gelişmeyle giden bir süreci başlatıyor. Bu dönemde hem cinsel gelişme tamamlanıyor, hem de kızlarda 15-20 cm, erkeklerde ise 20-25 cm’lik boy artımı gözleniyor. Vücut ağırlığının hemen hemen yüzde 50’si de bu dönemde kazanılıyor. Bu ağırlık artışı kızlarda yağ dokusu erkeklerde ise adele dokusu artışı şeklinde gözleniyor.

- Sanırım, ergenlik dönemi ülkemizde genellikle ihmal edilen bir dönem?
Kesinlikle öyle… Fakat, Merkezi’mizde ergenlikle ilgili sorunlar, boy kısalığı ve büyüme gerilikleri, cinsel gelişim sorunları, tiroid sorunları gibi ergenleri ilgilendiren sorunlarla da ilgileniliyor. Ergenlik dönemi, kızlarda 10, erkeklerde 12 yaş civarında başlayıp, 18-19 yaşına kadar devam eder. Ergenlikte fiziksel ve cinsel gelişme olur. Adölesan dediğimiz dönem ise 21-22 yaşına kadar sürebilir ve psikolojik gelişmeyi de içine alır.

- Size yapılan başvurularda boy kısalığı da önemli bir oranı kapsıyor. Boy kısalığının nedeni nedir?
Boy kısalığının birçok nedeni olabilir. Örneğin; büyüme hormonu eksikliği varsa, bunu testlerle tespit ediyoruz. Troid hormonu eksikliği varsa, yine bunu tespit edip tedavi edebiliyoruz. Fakat, aileler bu hormon eksikliği durumlarına bağlı boy kısalığı tespit edilmiş olsa bile, aman çocuğuma hormon mu vereceksiniz, diye korkuyorlar. Oysa, bu korkuları yersiz, vücutta ihtiyaç varsa biz dışarıdan hormon veriyoruz, ihtiyaç yoksa vermiyoruz, zaten bunun için de testler yapıyoruz. Böylece, teşhis ve tedavi sonucu, çocuk boşu boşuna kısa boylu kalmamış oluyor. Ancak bunun mutlaka bir uzman denetiminde ve kontrollü yapılması gerekli.

- Ergenliğe erken girmek de boyun kısa kalmasında bir etken mi?
Evet, kız çocuklarında ergenliğe önce giriş nedeniyle de boy kısa kalabiliyor. Ergenlik, kızlarda 8 yaşından, erkeklerde 9 yaşından önce olursa, biz buna erken ergenlik diyoruz ve hastalık olarak kabul ediyoruz. Çünkü bu çocukların boyları önce yaşıtlarından uzun olur, fakat sonra boyları kısa kalır. Ve bu tür kız çocukları erken adet görürler. Bunları durdurmak için de erken teşhis ve tedavi gerekir. Ayrıca, ergenlik normal zamanda başlayabilir ama adet erken görülebilir. Normalde meme gelişimi ile adet arasındaki dönemde hızlı boy artışı olur, adetten sonra boy artışı azalır. Meme gelişimi ile adet arası kısa olan çocuklarda da boy kısalığı saptanır. Ailelerin uyanık davranması gerekir.

- Boy uzamasını etkileyen başka faktörler de var mı?
Ergenliğe giriş yaşı, ergenliğin ne kadar sürdüğü, çocuğun ergenliğe girişteki boyu, genetik faktörler, beslenme durumu, kızlarda adet görme yaşı ve en önemlisi büyüme hormonu seviyesi, boy uzamasını etkileyen önemli faktörlerdir. Kız çocukları adet görünceye kadar hızlı uzarlar ve adet gördükten sonra boy uzamaları azalır. Erkek çocuklarda ise boy uzaması kızlara göre daha ileri yaşlara kadar devam eder. Kız çocukları erkeklere göre ortalama iki yıl önce ergenliğe girdiklerinden, boyları başlangıçta yaşıtları erkeklerden daha uzundur, ancak daha sonra bu fark kapanır ve erkekler lehine gelişir. Bu dönemde vücut ağırlığına da dikkat etmek gerekir. Çünkü bu dönemde obez olan çocukların yüzde 70-80’nin erişkinlikte de obezitelerinin devam ettiği saptanmıştır.

- Sonuçta, sadece bebeklik ve çocukluk döneminde değil, ergenlik döneminde de çocukların kontrol altında olması gerekiyor?
Evet, ergenlik dönemindeki çocukların da mutlaka kontrol altında olmalarında fayda var. Çünkü, örneğin boy kısalığı ne kadar erken bize başvurulur ve sorun tespit edilirse, çocuğun bu sorunu da o kadar erken yanıt bulur. Yine, örneğin, bu dönemde bazı troid hastalıkları ortaya çıkar guatrla birlikte, sonra kansızlık ortaya çıkabilir, ortopedik bozukluklar olabilir, obezite, aşırı tüylenme, erken ergenlik gibi şikayetler olabilir, bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Yani, bu dönem çok özel bir dönem ve ailelerin çocuklarıyla iletişim halinde olması gereken bir dönem… İlk bir yaştaki hızlı büyümeye benzeyen ergenlik sürecinde, fizyolojik ve psikolojik sorunlarının ihmal edilmesi, gelecekte telafisi güç sonuçlar yaratabiliyor. 13 yaşında hala ergenlik başlamamışsa mutlaka araştırılması gerekir. Gecikmiş ergenlik dediğimiz bu durum özellikle boy kısalığına neden olur.

Babalar anneleri örnek alsın!

Malum, anneler bebekleriyle daha o doğmadan iletişim kurmaya başlıyor. En kötü ihtimalle, doğurduktan hemen sonra, bir anne yavrusunu anlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere paralanmaya da başlıyor. Sonuçta, annelerin çocuklarına adapte olma süreçleri genellikle çok kısa sürüyor. Fakat, yapılan araştırmalar, babaların bebeklerine adaptasyon sürelerinin 6 ay ila 2 yıl arasında değiştiğini gösteriyor. Eh, kimse kusura bakmasın ama, 2 yaşındaki bir canlı da, artık bir kişi olmuş oluyor. Ve o güne kadar bebeğiyle ilişki kurmamış bir baba, bunun için çocuğun ergenlik yaşını da bekleyebiliyor… Benim naçizane önerim, babaların da tıpkı anneler gibi, daha ilk günden çocuklarıyla ilişki kurmaya çalışmaları ve annelerin de bunu heveslendirmesi yönünde. Valla ilişki, iletişim dediğimiz şey de böyle bir şey zaten, öyle ha deyince olmuyor; emek istiyor, süreklilik istiyor, tıpkı bir anne gibi yeri geldiğinde paralanmak istiyor… Babalara duyurulur.

ÇOCUĞUM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.