Kuşaklar boyu eşler birbirini “Sen, bu çocuğu şımarık yaptın, sen şöyle davranmasaydın o da böyle bir huy edinmezdi” şeklinde suçluyor. Bu da bize gösteriyor ki, her türlü karı-koca meselesi farkındalıkla çözülmek yerine, üstü örtülüp anne baba olma rolü oynanıp, dengesiz bir aile ortamında bir ömür yaşanıp gidiliyor. Ve biliyor musunuz, eşinizden ayrılacak bile olsanız, onunla aranızdaki sorunları çözmeniz gerekir! Üstüne anne baba iseniz, bu durum daha da elzemdir! Çünkü anne babalığınız sonsuza kadar sürer ve her çocuk 0-25 yaş boyunca, her gelişim döneminde anne ve babasının koşulsuz sevgi, ilgi ve desteğine ve temel konulardaki karar birliğine ihtiyaç duyar. Bir de, “Biz hiç kavga etmezdik, çocuktan sonra birbirimizi yer olduk” diyen çift çoktur. Çocuktan önce iyi kötü birbirlerine tolerans gösteren çiftler, çocuktan sonra en ufak şeye esneklik göstermez olurlar. Bunun en geçerli birinci nedeni, anne olunca kadının, baba olunca da erkeğin değişmesi ve eşlerin birbirini tanımakta güçlük çekmesidir. İkinci neden ise yorgunluktur! Özellikle ilk zamanlar bebeğe uyum sağlama sürecinde uykusuz geceler eşleri çok yorar! Zaten çocuk denilen varlık, anne babanın enerjisini “Hüüüüüp” diye emmeye odaklı bir varlıktır! Öte yandan çocuk doğurmak anneyi bir atmaca yapar! Çocuğu koruma içgüdüsü özellikle ilk 3 yıl anneyi normal çizgiden çıkarır. Baba ise, toplumun “Sen erkeksin, sen babasın” söyleminin gazına gelir ve genellikle en demokratik eşler bile baba olduktan sonra birdenbire bir ataerkilleşiverirler. ÇOCUĞUN ÖNÜNDE KAVGA! Sonuçta, çocuklarımızı sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetiştirmek için mi eşimizle “çocuğun önünde” kavga edip duruyoruz; yoksa bir şeylerin, daha çok da geçmiş yüklerin, halledemediğimiz ilişki meselelerinin faturasını mı, çocuğu bahane ederek karşı tarafa ödetmeye çalışıyoruz? Bunu ayırt ederek, fark ederek ve meselemiz her ne ise, aile olduğumuzu unutmadan çözüm odaklı yaklaşmamız en sağlıklısı…
|
Çocuk yetiştirmek zor sanat! Özellikle de anne ve baba olarak her daim çocukla ilgili ortak bir çizgide karar almak meselesi yok mu, hemen her ailenin derdi… Farklı aile yapılarından gelen ve cinsiyetleri nedeniyle zaten birbirinden farklı düşünen anne ve baba, çocuk yetiştirirken de birçok konuda çatışıyor. Ancak sıkıntı, bu çatışmaların sürekli yaşanmasıyla başlıyor. Disiplin konusundan, temizlik meselesine kadar pek çok alanda çocuğunu kendi kuralları ile büyütmek isteyen eşler farklı düşündüğünde ise hem çocuğu hem de ilişkilerini olumsuz etkiliyorlar. Peki, ne yapmalı? Bu açmazdan nasıl kurtulmalı? Her anne baba çocuğunu kendi doğruları çerçevesinde yetiştirmek ister. Ancak bunu yaparken eşler arasındaki tutarlılık, çocuğa çifte mesajlar vermemek önemli bir boyut kazanır. Çatışmaların pek çoğu ise çocuğu büyütürken yeterli donanım olmamasından kaynaklanır. Eşlerden biri ya da ikisi birden çocukluk sürecinin hassasiyetini ve çocuğa nasıl ve nerede sınır koyulacağını bilmiyorsa, bu yeterli bir çatışma sebebidir. Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede, anne baba tarafından çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi çok önemlidir. Çocuk yetişkinin küçük bir modeli değildir! Çocuk öncelikle anne babasından, yani yakın çevresinden başlayarak 6 yaşına kadar çevresini gördüğü davranışlarla değerlendirir. Ailenin bir ilişkiler yumağı olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, aile içindeki çatışmalar (kardeşler arası, anne-baba, anne-çocuk veya baba-çocuk çatışması) da aile içindeki her bir bireyi etkiler. Ancak çatışmaları önem sırasına koymak gerekirse, anne baba çatışması ailenin tüm bireylerini diğerlerine oranla çok daha fazla etkiler. Aile için en temel ilişki anne baba ilişkisidir. Çocuğun kişiliğinin oluşumu, karakterinin biçimlenmesi ve benlik saygısının gelişimi, büyük ölçüde özdeşim modelleri olan anne babanın kişilik yapılarına bağlıdır. Çocuğun, ebeveynlerinin davranışlarını benimseyebilmesi için anne, baba ve çocuk arasında sevgi, saygı ve güven olması şarttır. Anne babanın birbirlerine karşı olan ilişkilerinin sevgi ve saygıya dayanması, çocukla ilgili karar alırken ortak davranması, gerek çocuğun cinsiyetine özgü rol benimsemesi, gerekse özdeşleşmesi açısından büyük önem taşır. Anne babanın olumsuz ve tutarsız tutumları ise çocuğun geleceğini olumsuz etkiler. Çocuk sahibi olmaya karar veren her çiftin idealinde bir çocuk tipi vardır. Bu imaj, çocuğu belli bir kalıba sokmamak kaydı ile çocuk yetiştirirken anne babaya rehber olur. Farklı ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olan eşlerin bakış açılarının ve donanımlarının farklılıklar göstermesi doğaldır. Bu durumun sanıldığının aksine olumu yanları da vardır: Çocuğun kişiliğine farklı renkler ve zenginlikler katması gibi. Ama gel gelelim, görüş ayrılıkları ve hatta çatışmalar, uç noktalarda yaşandığında çocuğun benliğine zarar verebilir.
|
|
|