Hamileliğim boyunca seks yaşantımda en ufak bir değişiklik olmadı, hatta performansım iki katına çıktı, doğumdan sonra ise bir seks bombası kıvamında takıldım, türünden gerçek üstü senaryolarla karşınıza dikileceğimi sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Çünkü ben gerçeküstü bir varlık değil, insanım! İnsan dediğinizin de duyguları, düşünceleri, hormonları, psikolojisi, beyni ve akıp giden bir hayatı var, malum. Ve işte, bütün bunların toplamından seksimiz de -maalesef ve iyi ki- etkileniyor.
Bendeniz, hamileliğimin ilk 2 ayında tamamen kendi içime dönmek istedim, seksi de çok arzulamadım açıkçası… Hormonların etkisiyle olacak 3. aydan sonra harika hissediyordum. Fakat, 5. ayın ortalarına doğru da bu kez kocam; "Karnın çok büyüdü, seninle artık cinsel ilişkiye giremem" dedi. Doğumdan sonraki 2 ay ise, ben değil seks yapmak, bunu düşlemedim bile! Seksi bırakın; nerede ve ne zaman uyudum, hatta uyudum mu, yemek yiyecek vaktim oldu mu, olduysa da hangi arada bilemiyorum. Her şey, ama her şey arapsaçına dönmüş gibiydi. O zamanlardan hatırladığım tek şey; Duru'yu emziriyordum, altını değiştiriyordum, uyutuyordum; sonra 15 dakika geçmeden yine emziriyordum, altını değiştiriyordum, uyutuyordum veeee… Hatırlıyorum da, günler bu şekilde gecelere karışırken, kocam da ben de mor göz altlarıyla ama garip bir mutluluk ve haz duygusuyla ortalıkta dolanıyorduk…
Sonraki gün ve aylarda ise, kendimiz ve birbirimize zaman ayırmak için sıkı organizasyona ihtiyacımız olduğunu öğrendik! Ama benim, anne olmayı ilk zamanlar bir ritüele dönüştürmem, emzirme nedeniyle cinsel hazzı zaten dorukta yaşıyor olmam ve eşimle her sevişme girişimimizde göğüslerimden süt fışkırmasıyla konsantrasyonların alt üst olması gibi ilginç deneyimlerle bambaşka şeyler de öğrendik…
Seks periniz geri gelir
Sonuçta, buradan bebek bekleyen ve yeni doğum yapmış çiftlere seslenmeden edemeyeceğim. Eğer birileri size, "Ben hamileyim ama seksim hala harika, hatta eskisinden de harika" derse ya da "Yeni doğum yaptım ama 4 ila 8 hafta bile beklemeden eşimle cinselliğimize kaldığımız yerden devam ettik, hem de ne devam ediş" derse… Sakın ha, komplekse kapılıp, trip yapıp, kendinizi yalnız hissetmeyin! Birincisi, bu arkadaşlar büyük ihtimalle biraz abartarak anlatmayı seviyorlar. İkincisi, abartmasalar da yeryüzünde çok sık rastlanan insan tipinden değiller. Üçüncüsü, yaşam şartları bir elleri yağda bir elleri balda cinsinden ki, hayatlarına bir çocuğun katılması bünyeleri pek sarsmamış. Olabilir…
Fakat, inanın yaşam gibi seks de kaçmıyor, yanıbaşımızda. Siz, eşinizle bir ömür boyu sürmesini dilediğiniz bir yolculuğa çıktınız ve doğumdan önce de malum yeterince seviştiniz! Eh, doğumdan sonra da, birbirinizle o güne kadar sevgili ve karı-koca olmayı öğrenmiş bir çift olarak (o ana kadar öğrendiğinizi varsayıyorum), biraz da anne-babalığı öğrenmeye ve bu duruma bünyelerin adapte olmasına ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu da olabilir…Ve sonuçta, yeni bebek sahibi olma durumundan yaşamınızdaki her şey ne kadar etkileniyora, seksiniz de o kadar etkileniyor işte. Rahat ve güvenli olun…Eğer, eşler arasında karşılıklı sevgi, aşk ve emek baki ise, seks perisi de kısa zamanda yuvaya dönüyor. Kaygılanmayın…
ANNEYİ KAYIRAN KÖŞE Tadilat dolayısıyla kapalıyız! Lohusalık kanaması bittiğinde ( 4 ila 6 hafta) tıbbi açıdan cinsel yaşama dönülmesi için bir sakınca olmayabilir. Fakat, doğum dikişleri, hormonal değişimden kaynaklanan vajina kuruluğu, yine o bölgede ağrı hissedilmesi… Üstüne süt dolu göğüslerinizin ağrı ve ateş yapması… Hamilelik, doğum ve yenidoğanın yarattığı yorgunluk… Kalçada, bacakların üst kısmında toplanan kilolar, şiş bir karın ve çocuğun yanında promosyon olarak kazandığınız çatlaklarla yeni dış görünümünüze alışmaya çalışmak… Bitmedi! Bütüüün bu değişimlerin üstüne taşımak ve becermek zorunda olduğunuz çocuklu yaşam stresi, kadınlarda "Tadilat dolayısıyla kapalıyız" yazılı bir pankartla dolaşmak isteği uyandırabilir. Fakat, buna bile ne vakitleri ve ne de mecalleri kalmamış da olabilir. Ve bu bahsettiklerimizin hiç biri -ne görünüş ne de hissediş olarak- bir kadın için hiç de seksi değildir! Erkekler hemen, "Ama bizim için de bütün bunlar hiç seksi değil" diye ortaya atılmasın, fena olur. Çok enerjileri varsa, (çünkü doğum travması onlar için de az stres kaynağı ve yorgunluk değildir) derhal bebek bakımına yönelsinler de (asla yavrularından başka birine değil!), yeni annenin de kendini daha seksi hissedebilmek ve en yakın tarihte yeniden seks yapabilmek için zamanı ve enerjisi olsun! |
| SEKS PERİNİZ DÖNDÜ MÜ? Hamilelik, doğum travması ve bebekli yaşama geçiş süreci, size, "Daha önce bir seks yaşantım var mıydı?" bile dedirtebilir. Bu süreçte nelerin doğal olduğunu öğrenmenizde fayda var… Evet, artık yuvanızı paylaştığınız bir yabancı var ve ilişkiniz, -buna cinsel yaşamınız da dahil- üçüncü kişinin (bu ilk çocuğunuz değilse daha fazlasının) gölgesinde devam edecek... "Romantizm kayboldu" diye trip yapacak, "Benimle eskisi kadar ilgilenmiyor zaten" diye takacak, "Yoksa beni artık beğenip, istemiyor mu?" diye paniğe kapılacaksınız. Ve muhtemelen, en azından bir süre - bu uzun bir süre olabilir- başka bir şey hissedemeyecek kadar kendinizi yorgun hissedeceksiniz. Üstelik bütün bunlar, doğum yapan siz olsanız bile kocanız için de geçerli olacak... Fakat, hisleriniz ve istekleriniz hangi yönde olursa olsun, gerçekleri bilirseniz, yaşamınızın ve elbet seksinizin de, nasıl ve ne zaman normale döneceğini bilirsiniz. İşte, doğumdan sonra doyurucu bir cinsel yaşam için size ve eşinize kılavuzluk edecek bilgiler... BUNLAR ÇOK DOĞAL! NELER YAPABİLİRSİNİZ? ERKEKTEN BEKLENEN!
|
|
|