Üye Ol   |   Şifremi Unuttum!
 
Ana sayfam yap Favorilerime ekle
Site içi arama
Hamileliğim
Doğum
Bebeğim Büyürken
Çocuğum Büyürken
Röportaj
Görüntülü Röportaj
Video
Dizi & Araştırma
Cinsellik & İlişki
Forum
Benim Hikayem
Sağlık & Güzellik
Astroloji
Yemek Zevki
Yaşam
Bilgili Çocuk & Süper Anne
Anne Olunca Anladım
Ve Çocuklar
Ve Babalar
Ve Yazarlar
Haberler
Basında AOA
Önemli Telefonlar
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ile Ailemin Sağlığı


Prof. Dr. Ateş Karateke

Hormon yerine koyma tedavisi nedir?
Klinik Psikolog
Özden Dandul

Okuldan kaçmasına boyun eğmeyin!
Yrd. Doç. Dr. Mahir Gülcan
Spastik (ileri derecede nörolojik bozukluğu olan) çocuklarda beslenme desteği
KADIN SAĞLIĞI
Prof. Dr. Ateş KARATEKE
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
akarateke@yeditepe.edu.tr

Hormon yerine koyma tedavisi nedir?

Hormon yerine koyma tedavisi, kadınlarda yaşlanma nedeniyle azalan dişilik hormonlarını yerine koymak için uygulanır. Yalnızca östrojen hormonu verilmesi Östrojen yerine koyma tedavisi olarak adlandırılır. Östrojen’in progestin ile kombine olarak verilmesi ise, genellikle, hormon yerine koyma tedavisi olarak adlandırılır. Östrojen, vücudun diğer organlarındaki değişikliklere neden olan bir dişilik hormonudur. Menopoza geçiş döneminde (“perimenopoz”) bu hormonun düzeyi, bazı istenmeyen semptomlar oluşturarak alçalıp yükselmeye başlar. Yumurtalıklar östrojen ve progesteron üretmeyi durdurduklarında, âdet görme dönemi (menstrual periyot) sona erer ve menopoz başlar.


HORMON YERİNE KOYMA TEDAVİSİNİN YARARLARI
Hormon Yerine koyma Tedavisi ateş basması, terleme ve rahatsız uyku gibi kısa-dönem menopoz semptomlarını ortadan kaldırmak için kullanılır. Ayrıca, osteoporoz’a yol açan kemik kaybı oranındaki artışı önlediği ya da durdurduğu bilinmektedir. Yakın geçmişte, hormon yerine koyma tedavisi, kalp hastalıklarını önlemek amacıyla uygulanmaktaydı, ama son dönem kanıtlar kalp sağlığının için Hormon Yerine koyma Tedavisinin faydalı olmadığı hatta şüpheli zararları olabileceği gösterilmiştir. Yeni çalışmaların sonuçları, kalp hastalığı olan kadınlarda Hormon Yerine koyma Tedavisi’nin kalp krizi ve ölüm riskini ortadan kaldırmadığını göstermiştir. Ayrıca, hormon yerine koyma tedavisi’nin sağlıklı menopoz sonrası kadınlarda kalp hastalıklarının başlamasını önleyip önlemediği belirsizdir. İlk kanıtlar, hormon yerine koyma tedavisi’nin Alzheimer hastalığını, kolon kanserini ve maküler dejenerasyonu (yaşlılık nedeniyle görme kaybı) önlemekte yardımcı olabileceğini göstermiştir.

TEDAVİNİN RİSKLERİ NELERDİR?
Kısa-vadeli yan etkiler: Bazı kadınlarda hormon yerine koyma tedavisi’nin olağan dışı vajinal akıntı ve kanama, baş ağrısı, bulantı, sıvı retansiyonu (birikimi) ve memelerde şişme gibi yan etkilere neden olduğu bildirilmiştir. Bazı kadınlar hormon yerine koyma tedavisi sırasında kilo aldıklarını düşünmektedirler, ama araştırmalar bunun doğru olmadığını göstermiştir. Bazı kadınlar menopoz sırasında gerçekten kilo alırlar, ama bunun nedeni yaşlanma nedeniyle metabolizmanın yavaşlaması ve muhtemelen bu kadınların fiziksel aktivitelerinin miktarını ya da düzeyini arttırmamalarıdır. Kısa vadeli yan etkiler ya da yararlar, tedavi başladıktan sonraki haftalar ya da aylar içinde ortaya çıkar.

Uzun-vadeli riskler (Bunlar her kadında hemen ortaya çıkmaz):
Kanser: Hormon yerine koyma tedavisi’nin bazı kanser risklerini arttırdığına ilişkin kaygılar bulunmaktadır. Östrojen tek başına alındığında endometrial (rahim mukozası) kanser riskini yükseltir. Östrojenle birlikte progestin verilmesi bu riski dikkat çekici biçimde azaltır. Progestin rahim mukozasındaki hücrelerin aşırı büyümesini engeller, bu yüzden kadınlara genellikle bu kombine tedavi uygulanır.

Uzun vadede hormon yerine koyma tedavisi uygulanmasının meme kanseri riskini arttırdığını öne süren çalışmalar bulunmaktadır.WHI olarak bilinen çalışmadada hormon yerine koyma tedavisinin meme kanser riskini bir miktar arttırdığı gösterilmiştir. Bu artış bu hormon yerine koyma tedavisini tümden reddederek büyüklükte değildir.
Hormon yerine koyma tedavisi görme kararı yalnızca tek bir çalışmaya bağlı olarak değil, genel anlamda riskleri ve yararları değerlendirilerek ve kişisel sağlık profilinize nasıl uyum sağlayacağına bakılarak alınmalıdır. Tüm bu çalışmaların hormon yerine koyma tedavisi ve meme kanseri konusunda son söz olmadıklarını akıldan çıkarmamak önemlidir.

Meme Yoğunluğu: Hem östrojen hem de progestin tedavisi, aynı zamanda, kadınların meme yoğunluğunu da etkiler. Meme yoğunluğunun artması radyoloğun mamogramı değerlendirmesini zorlaştırır ve izleme mamogramlarına ya da meme biyopsisine ihtiyaç doğurur. Meme yoğunluğundaki artışın, 45 ve üzeri yaşlardaki kadınlarda meme kanseri riskini arttırdığını öne süren diğer çalışmalar bağlamında da bir kaygı oluşturmaktadır. Bununla birlikte, hormon yerine koyma tedavisi’ne bağlı meme yoğunluğu artmasının, doğal olarak yoğun memeli olmakla aynı riski taşıyıp taşımadığı bilinmemektedir. Bir Menopoz Sonrası Östrojen/Progestin çalışmasından alınan bilgiler, kombine hormon yerine koyma tedavisi gören kadınların mamogramlarında, yaklaşık yüzde 25’inde, meme yoğunluğunun arttığını göstermiştir; aynı oran yalnızca östrojen tedavisi gören kadınlarda yüzde 8 olmuştur. Bir çalışma, mamogram yaptırmadan 2 hafta önce hormon yerine koyma tedavisi kesildiğinde, mamogramın daha kolay değerlendirilebildiğini göstermiştir. Bununla birlikte, bu yaklaşımın yararlılığının onaylanması için başka çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Kalp Hastalıkları: 2002 yılında yayınlanan çalışma ile, yerleşik kalp rahatsızlığı olan kadınlarda hormon yerine koyma tedavisi’nin kalp riskini arttırdığı onaylanmıştır. Kadınlara yalnızca ikinci kalp krizi riskini önleme amacıyla hormon yerine koyma tedavisi uygulanmamasını önermektedir. Bu çalışmalarda belirlenen kalp krizi ve ölüm riskine karşın, kalp hastalığı olan kadınların hormon yerine koyma tedavisi’nden tümüyle uzak durmaları gerektiğini gösteren yeterli kanıt vardır.

TEDAVİNİN SÜRESİ MEME KANSERİ RİSKİNİ ETKİLER Mİ?
Bir kadının meme kanseri riski ile hormon yerine koyma tedavisi’nin süresi arasındaki ilişki konusunda önemli belirsizlikler bulunmaktadır. Bazı kadınlar hormon yerine koyma tedavisi’ni, menopoz sonrası semptomların en yoğun olduğu dönem kalkıncaya kadar, yalnızca birkaç yıl uygularlarken, bazıları da bu tedaviyi 10 yıl ya da daha uzun süre görürler. Bazı araştırmacılar kısa süreli (3 yıl ya da daha az) östrojen yerine koyma tedavisi’nin ya da progestin ile birleştirilmiş hormon yerine koyma tedavisi’nin meme kanseri riskini çok az arttırdığına ya da hiç arttırmadığına, ama uzun süreli (10 yıldan fazla) tedavilerin bu riski arttırdığına inanmaktadırlar.
Çok yeni iki çalışma, kısa süreli hormon yerine koyma tedavisi ile sağlanan yararların risklerden daha fazla olduğunu, ama uzun süreli tedavilerde yararlarla risklerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir.

KONUYLA İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR
Yaşlanma süreciyle bağlantılı kalp hastalıklarını, osteoporoz’u ve diğer sorunları gidermek için hormon yerine koyma tedavisi uygulanması üzerinde yapılan araştırmalar, 2002 başlarında açıklanmıştır. ABD’de gerçekleştirilen en büyük klinik çalışma olan ve Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından yapılan “Kadın Sağlığı Girişimi Çalışması Hormon Yerine Koyma Tedavisi” ile meme ve kolon kanseri, kalp hastalıkları ve osteoporoz arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu çalışmanın sonucları 2002 yılında açıklanmıştır. Bu çalışmaya göre, hormon yerine koyma tedavisi meme kanser riskini eski bildiğimiz oranda arttırmaktadır. Bu çalışmada en çarpıcı nokta, daha önceleri 2 çalışmadada vurgulandığı gibi hormon yerine koyma tedavisi kardiovasküler hastalık riskini azaltmamaktadır. Hatta kulanımın başladığı ilk yıllarda bir miktar artırmaktadır. Ama bu çalışmada gösterilmiştir ki, hormon yerine koyma tedavisi kemik kırıklarını kalın bağırsak kanserini, Alzheimer hastalığını azaltmaktadır. Hormon yerine koyma tedavisi menopozda görülen ateş basması, terleme, vajen kuruluğu gibi kadınların yaşam kalitelerini azaltan bir çok bulguyu ortadan kaldırdığı bu çalışma sonucunda yayınlanmıştır.

KANSER RİSKİNE RAĞMEN, MENOPOZ SONRASI HORMON YERİNE KOYMA TEDAVİSİ NEDEN UYGULANIR?
Hormon yerine koyma tedavisi’nin bilinen yararları, rahatsız edici ateş basmalarını, gece terlemelerini ve vajinal kuruluğu azaltarak, birçok kadının yaşam kalitesini iyileştirir. Ayrıca, hormon yerine koyma tedavisi’nin osteoporoz’un önlenmesine ve Alzheimer hastalığı, kolon kanseri ve görme bozukluğu dahil olmak üzere yaşlılıkla bağlantılı diğer sorunların çözülmesine yardımcı olduğunu gösteren kanıtlar vardır. Bu tedaviye progestin eklenmesiyle endometrial kanseri riski dramatik olarak azalır. Meme kanseri ise bir miktar artmaktadır. Bu artış kalın bağırsak kanserindeki azalma ile eş orandadır. Meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülen ve hormon yerine koyma tedavisi’nin riskleri konusunda başka kaygıları olan kadınlar menopozdan kaynaklanan semptomları gidermek için alternatif tedavi yöntemleri uygulamak isteyebilirler. Ailede meme kanseri öyküsü, ilk âdetin erken yaşta görülmesi, geç hamilelik, yağ oranı yüksek diyet, obezite, meme yoğunluğunun yüksek olması ve belirli selim meme lezyonları meme kanseri riskini yükseltir. Hormon yerine koyma tedavisi’ne karar verilirken bu faktörlerin göz önüne alınmaları gerekir. Ayrıca, hormon yerine koyma tedavisi görmeye karar verilirken, ailesel osteoporoz ve kalp hastalığı öyküsü de dikkate alınmalıdır.

MENOPOZ SEMPTOMLARINI ORTADAN KALDIRMAK İÇİN BAŞKA İLAÇ TEDAVİLERİ VAR MIDIR?

SSRI sınıfına dahil olan ilaçlar (Prozac ve Zoloft gibi) menopozla bağlantılı depresyon ya da duygusal değişiklik gibi semptomların giderilmesinde çok etkilidir. E vitamini ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan Clonidine adlı ilaç ateş basmalarını giderebilir. Kemik erimesi riski yüksek olan kadınlarda osteoporoz’u önlemek için biofosfonatlar, Alendronat, Raloksifen ve Kalsitonin kullanılır. Son olarak, HMG-CoA-redüktaz inhibitörleri (statinler) adı verilen kolesterol düşürücü ilaçların kalp hastalıkları riskini azalttıkları kanıtlanmıştır ve bu ilaçlar osteoporoz’un önlenmesi bağlamında araştırılmaktadırlar. Hormon yerine koyma tedavisi’nin yararlı olduğu Alzheimer hastalığı, kolon kanseri ve maküler dejenerasyon (yaşlanmaya bağlı görme bozukluğu) gibi hastalıkların önlenmesinde östrojen tedavisinin alternatifi yoktur.

BİTKİSEL ÇÖZÜMLER HAKKINDA NELER SÖYLENEBİLİR?
Menopozla ilgili semptomların giderilmesine yardımcı olduğu iddia edilen birçok bitkisel ürün vardır. Bu ürünler ilaçları denetleyen yetkili idari sistem tarafından düzenlenmedikleri için, bu iddiaları desteleyecek çok az sayıda araştırma bulunmaktadır. Buna ek olarak, düzenli olarak alınması gereken bu ürünler, sağlık sigortası tarafından karşılanmadıkları için, zaman içinde maliyetleri yüksek olmaktadır. Eğer herhangi bir başka ilaç kullanıyorsanız, bunu doktorunuza bildirmelisiniz, çünkü bazı bitkisel ürünler diğer ilaçlarla zararlı etkileşime girebilirler. Bununla birlikte, bazı bitkisel ürünlerin bazı kadınlarda yardımcı olduğu görülmektedir. Soya ve soya ürünleri, içerdikleri yüksek yoğunluklu fitoöstrojenler (sebze hormonları) sayesinde menopozla ilgili semptomları gidermekte kullanılmaktadırlar. Fitoöstrojenler, östrojen benzeri aktivite gösteren ve bu nedenle hormon yerine koyma tedavisi ile sağlanan bazı etkilerin aynısını yaratan bitki türevi bileşiklerdir, ama bu maddelerin uzun dönem kullanım bağlamındaki güvenlilikleri üzerinde yeterli çalışma yapılmamıştır. Ginseng, Siyah Cohosh (karayılan otu), dong quai (melek otu) ve evening primrose (gece mumu) gibi bitkiler dahil olmak üzere, menopozda yardımcı olacağı öne sürülen diğer birçok popüler bitkisel ürün hakkında, güvenlilik ve etkinlik bağlamında, sınırlı sayıda ve kimileri üzerinde uyuşma sağlanamayan, çalışma vardır.

Menopoz tedavisi için en popüler alternatif ürünler üzerine aşağıda yorumlar yapılmıştır.

Soya ve Isoflavonlar: (Fasulye ve özellikle soya fasulyesinde bulunan bitkisel östrojenler.) Yüksek miktarda isoflavon alımı (günde yaklaşık 50 gram soya proteini) kısa dönemde (2 yıl ya da daha kısa süre ile) ateş basmalarının ve gece terlemelerinin giderilmesinde yardımcı olabilir. Uzun süreli kullanımı halinde, soya proteini kolesterol ve kemikler açısından da yararlı olabilir. Belirli bir diyet doğrultusundaki miktarlarda kullanıldığında güvenli olmasına karşın, soya ve isoflavon ürünlerinin fazla miktarlarda tüketilmesi östrojen ile etkileşime girebilir ve östrojen bağlantılı meme kanseri öyküsü olan kadınlar ve aynı zamanda diğer kadınlar için zararlı olabilir.

St. John’s wort: Kısa dönem (2 yıl ya da daha az) kullanımla kadınlarda hafif ve orta şiddette depresyonun tedavisinde yardımcı olabilir (günde 1.2 mg’dan daha düşük dozlarda verildiğinde). Son dönemde gerçekleştirilen bir çalışma, bu ürünün şiddetli depresyon tedavisinde etkili olmadığını göstermiştir. Ayrıca bu ürün güneşe karşı cildin duyarlılığını arttırır ve diğer antidepresanlarla etkileşime girebilir.

Siyah Cohosh (Karayılan otu): Kısa süreli (6 ay ya da daha az) kullanımı ateş basmalarının ve gece terlemelerinin tedavisinde yardımcı olabilir. Son derece güvenli bir üründür, ama hiçbiri 9 aydan uzun olmayan çalışmalardan geniş kapsamlı sonuçlar alınmamıştır.

Chasteberry (Hayıt meyvesi): (Aynı zamanda keşiş biberi, Hint baharatı, yabani ağaç biberi olarak da bilinir.) Bu ürün, memede etkin olan doğal prolaktin hormonunu baskı altında tutabilir. Meme ağrısı ve adet öncesi sendromlar için kullanılır. Bu ürünle ilgili olarak menopoz geçiren kadınlara yönelik çok az çalışma vardır. Adet öncesi sendromları olan kadınların katıldığı bir çalışmada, bu kadınlarda ruhsal durumda, öfkede, baş ağrısında, meme şişkinliğinde iyileşme görüldüğü bildirilmiştir, ama karın şişkinliğinde ve diğer semptomlarda bir değişim gözlemlenmemiştir.

Evening primrose (Gece mumu): Bu bitkinin, bazı uzmanların insanlar için kusursuz besleyici nitelikte bir yağ asidi olduğuna inandıkları gamma-linolenik asitçe zengin tohumları vardır. Gece mumu kapsülleri meme ağrısı, mesane semptomları ve menopozla ilgili semptomlar için kullanılmakla birlikte, bu bağlamda işe yaradıkları hakkında çok az kanıt vardır ya da hiç kanıt yoktur. Üstün nitelikli bir çalışmada gece mumunun ateş basmaları üzerindeki etkisinin plasebodan daha yüksek olmadığı görülmüştür.

Dong quai (Melek otu): Ateş basmalarını azaltmayı amaçlayan bir çalışmada melek otunun plasebodan daha iyi olmadığı görülmüştür, ne var ki, bu çalışmada kullanılan 4-5 mg. doz Çin’de tipik olarak verilen dozdan daha azdı. Bu bitki potansiyel olarak toksiktir. Kanı incelten ve bu nedenle aşırı kanamaya neden olan ve ayrıca derinin güneşe karşı duyarlılığını arttırarak muhtemelen deri kanseri riskini yükselten bileşenler içermektedir.
Valerian root (Kedi otu): Bu bitki, geleneksel olarak, sakinleştirici özellikleri nedeniyle ve uykuya dalmaya yardımcı olması amacıyla kullanılır. Ama ilaç üretim standartlarını belirleyen ABD’deki kuruluş, bu ürünün kullanılmasını onaylamamaktadır. Ayrıca kedi otu kullanımının aniden bırakılması halinde kalp sorunlarına neden olabilir.

Ginseng: Çok sayıdaki Ginseng türünün (Sibirya ginsengi, Kore ginsengi, kırmızı ve beyaz Amerikan ginsengi) birçoğu stresi gidermede ve bağışıklığı arttırmada kullanılır. Lider konumdaki bir Ginseng üreticisi tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada bu ürünün ateş basmalarını gidermediği, ama kadınların kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olduğu bildirilmiştir. Ginseng ürünlerinin analizinde çok önemli kalite kontrol eksikliği olduğu görülmüştür: Bazı ürünler çok az Ginseng içermekte ya da hiç içermemektedir, kafein oranları yüksektir ve içlerine böcek ilacı ya da kurşun karıştırıldığı görülmüştür.

HORMON YERİNE KOYMA TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANMAMALIDIR?
Hormon yerine koyma tedavisi, aşağıdaki rahatsızlıkları olan kadınlarda, çoğunlukla, uygulanmaz:
Bilinmeyen nedenle vajinal kanama;
Meme kanseri kuşkusu ya da meme kanseri öyküsü;
Endometrial (rahim mukozası) kanseri ya da rahim kanseri öyküsü;
Kronik karaciğer hastalığı; ya da
Venöz Tromboz (damarlarda, bacaklarda ya da akciğerlerde kan pıhtısı oluşması) öyküsü. Buna hamilelik sırasında ya da doğum kontrol hapları kullanırken tromboz ya da kan pıhtısı olan kadınlar da dahildir. Kadınlarda kan pıhtısı riski çok düşük olmakla birlikte, hormon yerine koyma tedavisi bu riski arttırır.
ATEŞ KARATEKE YAZI ARŞİVİ
- Hormon yerine koyma tedavisi nedir?
- Fistül hastası Nijerli kadınlara yardım ettik
- Yumurtalık kanseri sinsi seyreder
- Kronik pelvik ağrısı yaşam kalitesini olumsuz etkiler
- İdrarınızı kaçırıyorsanız?..
 
  | İletişim | Reklam | Gizlilik İlkeleri Copyright 2007-2008 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.