Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Genel Konular > Doğum
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar  Aktif Forum Kullanıcıları Aktif Forum Kullanıcıları RSS: SEZERYAN sonrası NORMAL doğum GRUBUMUZ
  Tavsiye Et Tavsiye Et  SSS SSS  Forumu Ara Gelişmiş Arama  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

SEZERYAN sonrası NORMAL doğum GRUBUMUZ

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <1234 22>
Yazar
Mesaj
HaYaL Açılır Kutu Gör
Altın Üye
Altın Üye

Gece Bekçisi

Kayıt Tarihi: 14 Kas 2007
Konum: Denizli
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 3609
Tesekkür: 2980
Puan: 5291
%100
  Alıntı HaYaL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28 Şub 2008 Saat 17:36
Orjinalini yazan: sevalce

kızlar napıcam ben bir türlü olumlu cvp alamadım.riski göze alsammı ne dersiniz?ConfusedConfusedConfused

 
bence ne kendini nede bebeğini riske atma derim. evet sezeryanda toparlanmak biraz uzun sürüyor ama bu riske değmez canım. hakkında hayırlısı olur inşallah.
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
SevaL Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28 Şub 2008
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 136
Tesekkür: 21
Puan: 38
%100
  Alıntı SevaL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Mar 2008 Saat 16:06
sevalce ben hiç duymadım ilk doğumunu normal yapıp ikinci doğumunu sezeryan yapanı ki mantıklı düşünürsek imkansız gibi geliyor normal doğumda o kadar çok ıkınıyoruzki iç karnızım genişliyor bide ilk sezeryan ikincide ıkındığını düşün iç karnın komple yırtılabilir patlayabilirrrr hiç bir doktor bunu gze alamazzzzz.
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
SevaL Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28 Şub 2008
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 136
Tesekkür: 21
Puan: 38
%100
  Alıntı SevaL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Mar 2008 Saat 16:08

ANKARA - Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Mete İtil, belirli şartların oluşması halinde, ilk bebeğini sezaryenle dünyaya getiren kadınların vajinal (normal) doğum yapmasının mümkün olabildiğini söyledi.

Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Türkiye’de son zamanlarda gelişmiş merkezlerde ve seçilmiş vakalarda sezaryen sonrası vajinal doğum yapılabildiğini söyledi. Bunun rutin bir uygulama olmadığını ifade eden İtil, ilk sezaryenin rahim darlığı gibi, diğer doğumların da bu yolla yapılmasını gerektirecek bir nedenden dolayı gerçekleştirilmesi halinde, normal doğumun mümkün olamayacağını bildirdi.

İtil’in verdiği bilgiye göre, sezaryen sonrası vajinal doğum gerçekleştirilebilmesi için hem bebeğin hem de doğumun çok iyi takip edilmesi, kan kaybından ölümlerin engellenmesi, kanama halinde hemen kan verilmesi ve hastanın hemen ameliyata alınması gerekiyor. İtil, bu şartların sağlanamaması halinde sezaryen sonrası normal doğumun riskli olduğunu bildirdi.

SEZARYEN SONRASI VAJİNAL DOĞUMUN RİSKLERİ
Anne adayının sezaryen sonrası vajinal doğum yapmak istemesi halinde, doktorunun durum değerlendirmesi yaparak bunun risklerini hastasına iyi anlatması gerektiğini vurgulayan İtil, şunları söyledi:
“Sezaryen sonrası vajinal doğumda hem anne hem de bebeğin yaşamı tehlikeye girebilir. Çünkü rahimde daha önce yapılmış ameliyata bağlı nedbe dokusu (eski yara) vardır. Burası doğum ağrıları sırasında yırtılabilir. Böyle bir yırtık oluşursa anne ve bebeğin yaşamı tehlikeye girer. Bu riskle karşılaşmamak için, olanaklar da yeterli değilse, sezaryenle gerçekleştirilen ilk doğumdan sonraki doğumların da aynı yöntemle yapılmasında yarar vardır.”

İtil, teknik olanaklar geliştikçe ve hasta yoğunluğu azaldıkça sezaryen sonrası vajinal doğum oranlarının artabileceğini söyledi.

TÜRKİYE’DE SEZARYEN ÇOK YAYGIN
Türkiye’de sezaryenle doğum oranının arttığına işaret eden İtil, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği oranının yüzde 15-25 olmasına rağmen, ülkedeki bazı hastanelerde bu oranın yüzde 60-70’lere kadar çıkabildiğini belirtti.

Sezaryen yapılmasını gerektirecek şartların belli olduğunu anlatan İtil, bunların dışında, hastanın kendi isteği gibi durumların iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

İtil, “Normal doğumun avantajları ve sezaryenin dezavantajları hastalara ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Bugünkü veriler ışığında, herhangi bir endikasyonu olmayan olguda sezaryenin normal doğuma üstün olduğunu savunmak mümkün değildir” diye konuştu.

Kritik verenler: zelos,
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
SevaL Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 28 Şub 2008
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 136
Tesekkür: 21
Puan: 38
%100
  Alıntı SevaL Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Mar 2008 Saat 16:10
Sezeryan Sonrası Vaginal Doğum (SSVD)
Günümüzde sezaryenle doğum yapmış olan anne adayı sayısı, tarihte hiç bir zaman görülmemiş kadar yüksektir. Bunun en önemli nedenleri arasında, bundan yaklaşık 25 yıl önce Amerika'da "sezaryenin en iyi doğum şekli olduğu" konusundaki görüşü benimseyen ve bu görüşü uluslararası platforma taşıyarak diğer ülke doktorlarını da etkileyen (ve dolaylı yoldan anne adaylarını) ikna eden doktorların varlığı yer alır. Bundan tek etkilenmeyen ülkenin Almanya olduğu tahmin edilmektedir.

Amerika'da bu sezaryen "furyası" 1986'da maksimuma ulaşmış olup, o zamanlar %30-40'larda olan sezaryen oranları, son yıllarda düşüş göstermeye başlamıştır. Bu düşüşe en etkili olan olaylardan biri de sezaryen sonrası vajinal doğumun mümkün olduğunun anlaşılması ve klinik durumu uygun olan anne adaylarına bunun uygulanmasıdır.

Ülkemizde de özellikle İstanbul'da sezaryenle doğum oranları bazı hastanelerde dikkat çekecek kadar yüksektir. Tıp Fakülteleri gibi, daha çok yüksek riskli hastaların sevkedildiği merkezler hariç bırakılırsa, özellikle özel hastanelerin bir kısmında sezaryenle doğum oranları, normal doğum oranlarından yüksektir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hem riski düşük hem de riski yüksek anne adayı tedavisi üstlenen bir merkezin ortalama sezaryen oranının %17 olması gerektiği görüşünü savunmaktadır. DSÖ, bir merkezin sezaryen oranının bu oranın üstüne çıkması durumunda, o merkezin "sezaryen yapılma nedenlerini tekrar gözden geçirmesi gerektiği" görüşünü taşımaktadır.

Günümüzde çoğu merkezde oran %15-25 arasında değişmekte ve merkezlerin önemli bir kısmında önde gelen sezaryen nedeni daha önceki doğumun (ya da doğumların) sezaryenle gerçekleşmiş olmasıdır.

Sezaryen kararı verirken en önemli etken elbette kitabi bilgiler ve DSÖ verileri değil, doğuma yardım eden kişinin (yani kadın-doğum uzmanının) o doğum hakkında taşıdığı histir. Anne ve bebek sağlığının sorumluluğunu üstlenecek olan doktor elbette kararı kendisi verecektir. Bu karar da doktorun edindiği tecrübelere, doğumun yapılacağı yerin koşullarına, anne adayının ikna olması gibi faktörlerle yakından ilişkilidir.

Günümüzde hem anne hem de bebek açısından sezaryenin daha iyi olduğunu gösteren bilimsel veriler olduğu gibi, bunların karşısında yer alan, yani normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha iyi olduğunu gösteren çok daha fazla sayıda bilimsel veri bulunmaktadır. Ancak her gebelik farklıdır ve bu yüzden karar verirken teorik bilgilerle, anne adayının ve bebeğinin durumu beraberce ele alınmalıdır.

Sezaryen sonrası neden yine sezaryen?

Sezaryen ne kadar usulüne uygun olarak gerçekleşirse gerçekleşsin her seferinde uterusta bir "yara izi" bırakır. Bu yara izi de ne kadar iyileşirse iyileşsin, yeni bir gebelikte uterus yeniden büyümeye başladığında ve doğum eyleminde ortaya çıkan kasılmaların etkisiyle ortaya çıkan gerginlik nedeniyle açılmaya ve ileri durumlarda yırtılmaya eğilim gösterir. Bu açılma eğilimi özellikle önceki sezaryendeki uterus kesisi (cilt kesisiyle karıştırılmamalıdır) "klasik" yani dikey olanlarda yüksektir. Ancak günümüzde sezaryenlerin önemli bir kısmı "alt segment yatay kesi" adı verilen uterus kesisiyle uygulanmaktadır. Alt segment yatay kesi iyileştiğinde yeni bir gebelik ve doğum eyleminde bu tür kesiler çok daha az gerilir ve açılma ve yırtılma olasılıkları çok daha düşüktür.

Daha önce sezaryenle doğum yapmış bir anne adayında bu neden pelvis ("çatı") darlığı gibi yeni gebelikte de devam eden bir olaysa, zaten aynı neden devam etmektedir. Bu nedenle bariz pelvis darlığı olan bir anne adayı tüm doğumlarını sezaryenle gerçekleştirme durumundadır. Ancak şu da bilinmelidir ki, bariz pelvis darlığı gerçekte çok sık rastlanan bir durum değildir

Bir anne adayının geçirmiş olduğu sezaryen sayısı arttıkça artan riskler nelerdir?

Sezaryen sayısı arttıkça uterusa yapılan kesi sayısı artar ve oluşan nedbe dokusu yeni bir gebelikte gerilerek açılmaya ve yırtılmaya daha da duyarlı hale gelir.

Sayı arttıkça ameliyata bağlı, ameliyatın doğal sonucu olarak karın içinde ortaya çıkan yapışıklıklar artar. Bu yapışıklıklar yeni bir ameliyatta uterusa ulaşılmasını zorlaştırabilir ve/veya uterusa ulaşılmaya çalışılırken mesane gibi komşu organların zedelenmesine neden olabilir.

Sayı arttıkça doğası gereği uterus kesisi yakınlarında yerleşim göstermeyi "seven" plasentanın doğum kanalına yakın ve hatta bu kanalı kapatacak şekilde yerleşme olasılığı artar. Placenta previa adı verilen bu durum, plasenta dokusu uterusun kas liflerinin içinde yerleştiği durumda (accreata-"akreata" okunur) daha da karmaşık bir hal alır ve cerrahi işlemin seyrini zorlaştırabilir ve oldukça komplike hale sokabilir.

Bir kadın maksimum kaç kez sezaryen olabilir?

Yukarıda bahsedilen riskler daha önceden bir kez sezaryenle doğum yapmış bir kadının yeni bir gebelik ve doğum eyleminde nispeten az ortaya çıkarlar. Ancak özellikle ikinci sezaryen sonrasında üçüncü bir sezaryen uygulanan kadınlarda yukarıda bahsedilen risklerin sayısı sezaryen sayısı arttıkça eksponansiyel ("sayı arttıkça her artışta daha da hızlı artan" bir şekilde) artış gösterir. Ortadoğu ülkeleri gibi çocuk sayısının özellikle "önemli" olduğu ülkelerde kadınlara 8 adet sezaryene kadar uygulandığı literatürde görülmektedir. Yine de bir kadın için olan mantıklı olanı ideal olarak iki, maksimum üç sezaryenle ailesini tamamlamasıdır.

Hangi ülkelerde SSVD uygulanıyor?

Amerikada %19.9, Norveçte %5.7, İsveçte %53 anne adayına SSVD önerilmekte ve uygulanmaktadır.

SSVD uygulanması için gerekli koşullar nelerdir?

Anne adayı SSVD konusunda istekli olmalı ve zorlanmamalıdır.

Anne adayının pelvis ("çatı") yapısı normal doğum yapmaya uygun olmalıdır.

Anne adayında uterus şekil bozukluğu, ya da önceki doğumlarında uterusun yırtılması gibi bir durum söz konusu olmamalıdır.

Anne adayı daha önceden yatay kesili bir ya da en fazla iki sezaryen geçirmiş olmalıdır.

Bu açıdan her çiftin sezaryen sonrası hastaneden taburcu olurken kendisine verilen ameliyat notunu muhafaza etmesi (veya bunun verilmesini talep etmesi) çok önemlidir. Zira önceki sezaryende yatay kesi kararı verilerek başlanmış bir sezaryen çeşitli nedenlerle dikey kesiye dönüştürülmüş olabilir ve bu da ameliyat raporunda belirtilir. Böyle bir durumda SSVD'dan vazgeçmek gerekebilir.

SSVD uygulanacak merkezin koşulları çok önemlidir. SSVD uygulandığında tüm eylem boyunca bebeğin kalp atışları ve uterus kasılmaları yakından izlenmeli, acil bir sezaryen için ekip ve ameliyathane hazır bulunmalı, merkezde anne ve bebek yoğun bakım ünitesi bulunmalıdır. Çoğu durumda SSVD uygulanacak anne adayının kan grubuna uygun en az iki ünite taze kan hazır bulundurulur.

Hangi durumlarda SSVD uygulanması sakıncalıdır?

Daha önce dikey klasik insizyonla sezaryen öyküsü

Uterusun doğum eyleminde yırtılması (rüptür) öyküsü

Daha önce çeşitli nedenlerle uterusa yapılmış cerrahi işlemlerde uterusa derin kesiler yapılmış olması (myom operasyonlarında olduğu gibi).

Mevcut gebelikte normal doğumu zorlaştıracak etkenlerin varlığı (iri bebek gibi)

Daha önceki sezaryen nedeninin devam etmesi (dar pelvis gibi)

İkiz gebelik, makat gelişi, miad geçmesi gibi nedenler tam bir engel teşkil etmemekle birlikte SSVD uygulanırken çok daha dikkatli olunması gereken durumlardır.

SSVD karar verildiğinde bunun başarıyla sonuçlanma (vajinal doğumun gerçekleşmesi) olasılığı nedir?

SSVD için ideal şartlar taşıyan bir anne adayının sağlıklı bir şekilde vajinal doğum yapma olasılığı %75 civarındadır.

Geriye kalan %25 anne adayında çeşitli nedenlerle SSVD yarıda kesilir ve sezaryenle doğuma geçilir. SSVD'nin yarıda kesilmesinin en önemli nedenleri arasında doğum eyleminin yeterince hızlı ilerlememesi yer alır. Bunun dışında eski dikiş yerinin açılma ve yırtılma şüphesi varlığında da doğum sezaryenle gerçekleştirilir.

Daha önceden yatay kesi ile sezaryen olmuş bir anne adayında uygun koşullar varlığında eski kesi yerinin açılma ve/veya yırtılma olasılığı yaklaşık binde iki-%1'dir.

Özetle sezaryenle doğum yapmış olmak, takip eden doğumların mutlaka sezaryenle gerçekleşmesi gerektiği anlamına gelmez. SSVD önceki sezaryeni fetal distres veya makat gelişi gibi o gebeliğe özgü bir nedenden uygulanmış anne adaylarının vajinal yoldan doğum deneyimini yaşamaları için iyi bir seçenek teşkil eder. Ancak anne adayının gebeliği SSVD için uygun koşulları taşısa bile, SSVD uygulanacak merkezin koşulları uygun değilse, ekip SSVD konusunda tecrübeli değilse, anne adayı SSVD konusunda istekli değilse ideal olanı sezaryen sonrası doğumun tekrar sezaryenle gerçekleşmesidir.
Kritik verenler: esra2901, elcinim, zelos, meryem, hülya,
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
sevalce Açılır Kutu Gör
Katılımcı Üye
Katılımcı Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 20 Şub 2008
Konum: Manisa
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 731
Tesekkür: 175
Puan: 357
%100
  Alıntı sevalce Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06 Mar 2008 Saat 09:45
sevgili adaşım araştırmalarınla beni bilgilendirdiğin için sana çok teşekkür ederim.ikinci doğumumu ege üniversitesinde yapmayı düşünebilirim.çok sağol canımApproveApproveApprove
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
sevimliyiz Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 05 Nis 2008
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 69
Tesekkür: 5
Puan: 8
%100
  Alıntı sevimliyiz Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Nis 2008 Saat 22:26
Merhaba arkadaşlar , Yeni üye olduğum bu sitede iyi paylaşımlar dileği ile sizlere sez. sonrası vajinal doğum (ssvd) gubundan bahsedeceğim.
 
1 sene önce SAĞLIK BAKANLIĞImızın doktorlara yönelik bir talimatnamesini okudum.Diyordu ki :
 
'' 2 sezeryan yapmış anne eğer isterse normal doğum yapabilir. Bu konuda teşvik edin..''
 
BUNUN ÜZERİNE..
 
yerli ve yabancı siteleri , doktor raporlarını , araştırma yazılarını okudum.
ssvd  konusunda çalışmalar yapan  Kanadalı , Amerikalı , İngiliz kuruluşlarla yazıştım ve ssvd yapmış ( türk ve çoğunluğu yabancı )annelerle  konuştum.
 
SONUÇ ..
 
Ssvd 25 senedir Amerika ve Avrupa da yapılıyor.
 
Sezeryan sonrası sezeryan olmak ssvd  den daha tehlikeli.
 
2-3 ve 4 sez. sonrası normal doğum yapmış onlarca anne var Avrupa da ve Amerika da
 
Hatta Avrupa da evde ssvd oldukça yaygın.
 
Ne yazıkki Türkiye de Dr.lar bu konuda hala çekimser kalıyorlar SAĞLIK BAKANLIĞI mızın talimatnamesine karşın.
 
 
VE...
 
1 sene önce ben de bir grup kurdum. SSVD yapmış anneleri buldum ve grubumuza üye oldular. Bütün belgeleri buraya ekledim.SSVD yapan dr.ları buluyoruz ve eklemeye devam ediyoruz.
 
Ayrıca ssvd aypmış annelerin ( grubumuzdakiler dahil ) hikayelerini de ekledim
 
AMACIM .
 
SSVD  hakkında annelerimizi bilgilendirmekti.
 
GEÇEN HAFTA,
 
Bir arkadaşımız 4.650 gr. bir bebeği dr. eşliğinde  normal ve sağlıklı bir şekilde doğurdu
 
ŞİMDİ,
 
Grubumuzda üye olmadan  önce ssvd yapmış  3 anne ,
 
Üye olduktan sonra doğum yapmış 3 anne ,
 
ve doğumunu bklediğimiz 2 anne var.
 
SİZLERDE
 
Bu konuda bilgi sahibi olmak , dökümanları okumak ve bizlerle paylaşımda bulunmak isterseniz imza kısmımda adresi buluna grubuma üye olabilirsiniz.
 
adres
 
SevgilerleClown
 
 


Düzenleyen fatoş - 05 Nis 2008 Saat 23:47
Kritik verenler: zelos, hülya,
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
fatmabek Açılır Kutu Gör
Altın Üye
Altın Üye
Simge
emir&yusufun annesi

Kayıt Tarihi: 25 Ara 2007
Konum: istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 2889
Tesekkür: 2151
Puan: 4553
%100
  Alıntı fatmabek Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Nis 2008 Saat 22:48
bende sezeryan sonrası normal doğum yapmak isteyenlerden biriyim Big%20smile
"Evrendeki her şey senin içindedir. Her şeyi kendine sor." Mevlana
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
sevimliyiz Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 05 Nis 2008
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 69
Tesekkür: 5
Puan: 8
%100
  Alıntı sevimliyiz Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05 Nis 2008 Saat 23:08
Arkadaşlar,
 
sizin de ssvd yaptığını bildiğiniz kişiler var mı ?
 
ve ssvd yapan doktorlar ?
Arti ver   Eksi ver  Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <1234 22>

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

  | İletişim | Reklam | Gizlilik İlkeleri Copyright 2007-2011 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.