ÖZDEN
DANDUL
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Klinik Psikolog
hodandul@yeditepe.edu.tr
Bebek psikolojisi
İnsan yaşamının en önemli dönemi, hatırlayamadığı yaşamının
ilk 2-3 yıldır. Önemli olmasının nedeni bu yılların kişiliği
ve kişinin davranış repertuarını büyük ölçüde belirlemesidir.
Bu dönemin sonraki yıllardaki etkisi pozitif olabileceği
gibi negatif de olabilir.
Bebekler, ruhsal bozukluk ve hastalıkların klasik semptomlarını
göstermezler. Bebeklerin semptomları; uyku bozuklukları,
beslenme problemleri, huzursuzluk ya da sürekli ağlama
şeklinde dolaylı olarak ortaya çıkar. Bu nedenle de bebek
ruh sağlığı konusu, özellikle de ülkemizde çok iyi anlaşılmadığı
gibi gereken önem de verilmemektedir. Aslında bu semptomlar
bebeğin kaygılı, stresli, gergin, korku dolu olduğunu
gösterir. Bu duyguların, bebeğin hayatta kalabilmek için
kendisine bağımlı olduğu başta annesi tarafından sevgi
dolu bir şekilde, empati kurularak yanıtlanması gerekir.
Hamilelik döneminde folik asit, beslenme, kalsiyum, düzenli
kontrol ve benzeri konuların üzerinde sıklıkla durulur
ve insanlar da bu konularda büyük ölçüde bilinçlenmişlerdir.
Fakat hamileliğin psikolojik boyutu, aile içi ilişkilerde
neden olduğu değişim, hamileliğin doğurduğu yeni duyguların
annenin ruh sağlığı olduğu kadar bebeğin ruh sağlığı açısından
önemi üzerinde durulmamaktadır. İleride yaşanabilecek
ruhsal bozukluk ve hastalıkların önlenebilmesi için anne
babaların bebeklerinin ihtiyacını duyduğu desteği; bebeklerini
daha iyi anlayıp, onların yalnız fiziksel değil, duygusal
ihtiyaçları olduğunu düşünerek mümkün olabilir.
DOĞUM BİR TRAVMADIR!
Hem fiziksel hem de duygusal olarak doğumun kendisi çok
önemlidir. Doğum hem bebek, hem de anne için büyük bir
değişim, travmadır. Bebeklerin psikolojik donanımları
doğumdan sonra uzunca bir süre çaresiz durumda olan bebeklerin
içine doğdukları aile içindeki ilişkilere adapte olabilmelerini
sağlar. Bebekler başta anneleri ile olmak üzere anne babaları
ile ilişki kurmak üzere programlanmış olarak doğarlar.
Elbette, bebekle ilk ilişki kuran annedir. Üstelik de
anne-bebek arasındaki yakın ilişki daha bebek anne karnındayken
başlamıştır. Bebek ilk etapta dünya ile anne aracılığıyla
ilişki kurduğu için annenin ruh sağlığı, anne bebek arasındaki
ilişkinin niteliğini, ardaki ilişki de bebeğin ruh sağlığını
etkiler.
Ülkemizde ne yazık ki bebeğin duygu dünyası, neler hissettiği
ve gerek beden dili gerekse yüz ifadeleri ile neler anlattığı
üzerine çok az düşünülmüştür. Genelde, toplum olarak bebeği
adeta "şey", bebeklikte geçirdiğimiz dönemin
ise yaşamımızın en rahat dönemi olarak görmüşüzdür. Daha
sonraki yazılarımda daha detaylı olarak değineceğim "bebek
ruh sağlığı"nın önemi yalnız bebeklik dönemini değil,
yetişkin ruh sağlığını da doğrudan belirler, ilk öğrenme
modelimizi de yine bu dönemde geliştiririz.
|