Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Çocuk, kızgın tepkiler verdiğinde...

 

Bir öfke krizi yaşanırken çocuğumuza nasıl davranacağımızı ve sinirli yapıya sahip olan çocuğumuza nasıl yardımcı olacağımızı geçen yazımızda  dile getirmiştim. Bu yazıda ise sosyal ortamlarda ve aile içinde gerginlik, kızgınlık yaşayan çocuklarımıza nasıl davranırsak daha olumlu sonuçlara ulaşacağımızdan söz edeceğim.

Çocukların yaşadıkları sorunlar karşısında gereğinden önce vazgeçmemek veya öfkelerini doğru biçimde kanalize edebilmek için deneyime gereksinimleri vardır. Bu tür sorunları yaşadıkça ve anne babaları onlara bu konularda doğru biçimde davrandıkça erişkin yaşamlarında sorunlarla baş etme becerilerini kazanmış, hakkını koruyabilen ve başkalarının hakkına gereken saygıyı gösteren bireyler olacaklar, daha az incinecek ve daha az inciteceklerdir.

Çocuklarınız böylesi sorunlarla karşılaştığında onlara yaklaşmanın en kolay ve işe yarar yolu, oyundur. Olayı değişik açılardan görebilmeleri için ortam hazırlayın, o olayla ilgili yaşadıkları farklı duyguların ayırdına varabilmeleri için duyguları üzerinde konuşun ve sorunu çözmenin en iyi yollarından birinin duyguları fark etmek ve üzerlerinde konuşmak olduğunu çocuklarınıza anlatmaya çalışın. Zaman zaman çocuklarınızın başka çocuklardan daha iyi olma isteklerinden yararlanarak onların daha sosyal olmasını sağlayabilirsiniz. Ancak sürekli rekabeti körüklemek, arkadaşlarıyla karşılaştırmalar yapmak tam tersi sonuçlara da yol açabilir. Çocuğunuzun motive olmak yerine içine kapanabilir, “Benden bir şey olmaz, ben kötüyüm” diyerek mücadeleden vazgeçebilir veya “ Nasıl olsa kötü biliniyorum, o zaman öyle davranayım” düşüncesiyle  daha da saldırganlaşabilir.

NELER YAPABİLİRİZ?
• Çocuklar veya kardeşler kavga etmeye başladığında biz büyükler hemen kavgayı ayırmaya, sesi daha çok çıkan veya daha hareketli olanı azarlamaya, ağlayanı avutmaya başlarız. Veya tüm bunların dışında bir yolla da olsa kavgaya müdahil oluruz. Oysa ki, pek çok kez çocukların kısa süre içinde bir uzlaşma yolu bulduğuna şahit olmuşuzdur. Biri diğerine göre belirgin olarak artı bir konumda değilse, fizik güç kullanılmıyorsa (itişme, çekiştirmeleri dahil etmiyoruz) çocuklara kozlarını paylaşma ve barışma şansı vermek üzere geri durmayı bilmeliyiz. Olaylar karışmadan duramadınız diyelim, o  zaman taraf tutmaya, bir yaptırım uygulayacaksanız her iki tarafa da uygulamaya, çocukları herkesin önünde incitecek tarzda azarlamamaya özen gösterin. Biri ağlıyorsa bu mutlaka diğerinin onu ağlattığı anlamına gelmez, bir kavgada herkesin payı vardır ve payına düşen bedeli de ödemelidir.

• Kavga sırasında nelerin yapılabilir nelerin yapılamaz olduğunu çocuğunuz arkadaşları ve arkadaşlarının aileleriyle birlikte belirleyebilirsiniz. Bu kurallar çerçevesinde hareket etmemenin de elbet bir bedeli olacağını önemle hatırlatmalısınız. 

• Çocuklar arasında yapılan yarışmalarda tek kazanan olması özellikle küçük yaş çocuklarda ama aslında her yaş grubunda kızgınlıklara, kırgınlıklara, hatta kavgalara yol açabilir. Elbette çocuklarımız her yarışmanın bir galibi olduğunu öğrenmek durumundadırlar, ancak yarışma içinde farklı nitelikler açısından değerlendirme yaparak bu niteliklere göre farklı galipler ortaya koymak hem kavgaları önleyecek hem de çocukların bir yönü az gelişmiş bile olsa diğer yönlerinin iyi olduğunu anlamalarına olanak tanıyacaktır. En iyi top oynayan, en centilmen davranan, en çok pas veren gibi farklı alanlardaki ödüller yarışmayı daha renkli ve keyifli bir hale getirir.

• Kağıt savaşı çocukların öfkesini zararsızca boşlatmasını sağlar. Kağıtlardan yapılmış topları birbirlerine atarak rahatlamış olurlar.  Bu topları atmaya ek olarak çocukların içlerindeki öfkeyi ifade eden cümleler kurmaları daha da etkili olur. Çocuklar cümlelerini bitirene kadar topu atmaya devam ederler. Sonrasında bu ifadelerin anlamı üzerine konuşulabilir.

• Kavga etmekte olan çocukları karşılıklı dizip onlardan birinin söylediği komik ve öfke içeren kelimeleri tekrar etmelerini söyleyebilirsiniz. Her çocuk kendi söylediği kelimenin yankılandığını duyar, birbirine cevap verip karşılıklı atışmadan sıranın kendisine gelmesini bekler. Oldukça eğlenceli bir biçimde öfke boşaltılmış olur.

• Birbirine kızgın çocuklarınıza değişik bir teklifte bulunabilirsiniz. Önlerine büyük bir kağıt koyup ortak bir resim çizmelerini isteyin. Çocuklar daha resmi bitirmeden birbirleriyle konuşmaya başlarlar. Resmin konusuyla ilgili herhangi bir öneride bulunmayın, isterlerse duygularını anlatabileceklerini ve herkesin bir alanı olduğunu söyleyebilirsiniz.
• Çocuklar bir halka halinde dizilip sırayla öfke ve kızgınlık içeren ifade tarzlarını tek tek söylerler. Her çocuk kendinden önce söylenenleri tekrar etmek durumundadır. Bir kelime atlanacak olursa diğer çocuklar uyarıda bulunur ve her kelimenin söylenmesine uğraşılır. Öfkeyi ifade etmek için diğerlerinin anlamadığı bir ifade kullanan çocuk ne demek istediğini anlatır. Artık herkes birbirinin öfke dilini anlamıştır.
• Halat çekme oyunu çocukların tercih ettiği eğlenceli ve aynı zamanda kızgınlıkları önlemek açısından etkili bir oyundur. İki gruba ayrılan çocuklar halatı bir ucundan çekerek halat üzerindeki işareti kendi taraflarına çekmeye çalışırlar.
• Çocuklar savaş oyunları oynamayı çok sever. Bizlerin yönlendireceği, eğlenceli ve zarar vermeyen savaş oyunları içlerindeki enerjinin boşalmasına yardımcı olacak, olası öfke ve kızgınlıklar da oyun içinde kaynayıp gidecektir. Çocukları birbirlerine doğru ilerleyerek karşısındakinin dengesini bozmaya çalışırlar. Dengesini yitiren çocuk oyundan ayrılır ve tek çocuk kalana kadar oyun devam eder. Bir başka oyun da; çocuklar iki gruba ayrılır. Her gruptan seçilen bir ebe, karşı gruptan içlerinden birini seçmelerini ister. Seçilen kişi, kendisinin dahil olmadığı gruba doğru koşarak el ele tutuşan arkadaşlarının arasındaki bağı kopararak bir kişiyi kendi grubuna götürmeye çalışır. Bağı koparamazsa kendisi o takımda kalır. Oyuncu sayısı azalan takım yenik düşer.
• Çocuklar sakin bir dönemlerinde iken beraber bir savaş baltası hazırlar. Kavga ederken çocuklardan biri kavgayı sonlandırmak isterse baltayı çıkarıp gösterir. Diğerleri baltayı görünce istemeseler bile kavgayı bırakmak zorundadırlar.

ÖFKE KRİZİ GEÇTİĞİNDE NELER YAPABİLİRİZ?
Çocuğunuz öfke krizi geçiriyorken onunla konuşmaya çalışmak çok anlamlı olmayacaktır. Sizi dinlemediği gibi daha da kızgın ve saldırgan davranışlar gösterebilir. Ancak öfkeyi ve onu yaratan etmenleri de konuşmak çok önemli; peki nasıl ve ne zaman?..

 Çocuklarınızın sakin bir zamanında hayali oyunlar yoluyla öfkeyi, sinirli davranışı etkileyen etmenleri rahatlıkla konuşabilirsiniz. Bu konuşmalar çocuklarınıza pek çok şeyi gösterir. “Anne, babam duygularıma önem veriyor”, “Beni ciddiye alıyorlar”, “ Öfke kötü ve söylenmemesi gereken bir duygu değilmiş”, “Yanlışlarım olsa da ailem beni kabulleniyor ve seviyor”, “Bana kendimi anlatma fırsatı tanıyorlar”... Benzer şekilde çocuklarınız size bir şey anlatmaya çalıştıklarında da onları başınızdan savmamaya gayret edin. O an meşgulseniz veya gerginseniz; “ Şu an konuşmak için uygun değilim. Seninle 10 dakika sonra konuşabilir miyiz?” vb. cümleler çocuğunuzun kendini önemli ve değerli hissetmesini sağlayacaktır.  Çocuklarınızın anlattığı şeyler size saçma sapan, komik gelebilir, ancak onlar için ciddi bir durumdur ve eğer ciddiye almazsanız onları kırmış, kızdırmış ve en önemlisi sizinle iletişim kurma yollarlını kapamış olursunuz.

Aynı zamanda çocuklara model olmanız da büyük önem taşıyor. Nasıl yapıp nasıl yapmayacağını çocuklar size bakarak (dinlemekten daha çok bakarak) öğrenir ve uygularlar. Bazen biz büyüklerin de kendini tutamadığı, sinirlenip fazla tepki verdiği durumlar olabilir elbette. Böyle zamanlarda davranışınızı çocuğunuzla mutlaka tartışın, ona yorumunu sorun ve kendinizi eleştirmekten kaçınmayın, ancak eleştirilerinizde de yapıcı olmaya ve aşırıya kaçmamaya dikkat edin -kendinize veya eşinize karşı bile olsa-.
Çocuklarınıza hakaret etmeden, vurmadan da kavga edilebileceğini göstermeye çalışın. Olumsuz duyguları öfkeden patlayana kadar içinizde tutmayın, yavaş yavaş ve dozunda boşaltın. Böylece çocuğunuz hem öfkenin nasıl doğru ifade edildiğini görür hem de son ana kadar beklememesi gerektiğini. Başkalarının olaylara farklı bakabileceğini, hoşgörülü olmanın önemini çocuklarımız hep bizim ilişkilerimizi, onlara davranış biçimlerimizi inceleyerek öğrenir ve modeller. Anne- baba olmak tam da bu nedenle oldukça zor bir iş.
Her kavganın bir nedeni olduğunu unutmayın ve çocuğunuzla birlikte bu nedeni bulmaya uğraşın. Bir dahaki kavgayı böylelikle önlemiş olabilirsiniz.

Tartışan, birbiriyle kavga eden çocuklarınızı biraz sakinleştikten sonra karşılıklı oturtarak birbirlerine neden kızdıklarını, hangi özelliklerinden hoşlanmadıklarını veya kendilerine nelerin yapılmasını istemediklerini anlatmalarını isteyebilirsiniz. Bu anlatımlar sırasında onları düzeltmeye çalışmayın. Onları dinlerken iyi bir dinleyici olup sözlerini kesmemeyi deneyin, yargılayıcı ve eleştirel olmaktan kaçının. Bu konuşmalar sırasında çocuklarınızı eleştirildiklerini, yargılandıklarını hissederlerse konuşmayacak, duygularını açıkça ifade etmekten kaçınacaklardır.

ÖFKEYİ KONUŞUN!
Son olarak da, sakin zamanlarında çocuklarımızla öfkeyi nasıl konuşacağımızdan kısaca söz edelim:
• Çocuğunuz öfkeliyken verdiği tepkileri hatırlayıp size anlatacak, yani hayali bir öfke durumunu beraber yaratacaksınız. Ve  o anda olduğu yerde sıçrayacak ve zıplayacak; böylece öfkeyi üzerinden silkiP atmış olacak.
• Aile toplantıları en az haftada bir tüm aile üyelerini bir araya gelip yaşadıkları son olayları anlattıkları toplantılardır. Çocuklarla büyüklerin eşit söz hakkı olduğu bu toplantılarda herkes olayı farklı bakış açısıyla görmeye çalışsın ve herkes birbirini sadece dinlesin, zaman zaman kendi yorumlarını yargılamadan katabilmek koşuluyla elbet. Haftada bir yapılan bu toplantılara ek olarak her gece yatma saatlerinde tüm gün neler olduğunu konuşmak, özellikle de çocuğunuzun canını sıkan durumları konuşmak ve mümkünse çözümler üretmek de çok yararlı olacaktır.

 


Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.