Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BEYNİ ANLAMAK
Prof. Dr.  SERAP UYSAL
Çocuk Sağ. ve Has. Uzm. / Çocuk Nörolojisi Uzm.
Yazı Boyutu:
Çocuklarda epilepsi

 

Halk arasında sara olarak bilinen epilepsinin en sık görüldüğü grup çocuklar. Belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen epilepsinin teşhis ve tedavisi çok özen gerektiriyor. Pediatrik EEG ile çocuktaki nöbetler izlenerek doğru teşhise daha kolay ulaşılıyor.

Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doğru teşhis edilmiş ve nedene yönelik araştırması yapılmış bir epilepsi hastasının kullanılacak doğru ilaçlarla tedavisi mümkündür. Epilepsi ya da halk arasında bilinen adıyla sara, insanlık tarihi kadar eski bir rahatsızlık. Pek çok edebiyat öyküsünde, sinema filminde epilepsi hikayeleri kullanılsa da aslında toplum tarafından pek de iyi bilinmiyor. Araştırmalara göre toplumun binde 8-10’unda görülen epilepsi en sık çocuklarda görülüyor. Epilepsi belirli bir yaş grubunda görülmüyor. Bebeklerden başlayarak, çocuklar, ergenler ve yaşlılar dahil her yaşta rastlanabiliyor. Ancak epilepsinin en sık görüldüğü yaş gurubu çocuk grubudur. Epilepsinin yüzde 70’i 17 yaş öncesinde görülüyor. Daha sonra azalma gösteriyor. Yaşlılık döneminde yeniden bir artış oluyor. Özellikle çocukluğun ilk yılları epilepsinin en fazla görüldüğü yıllar.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE DAHA AZ
Epilepsiye rastlama oranı ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre de değişiklik gösteriyor. Bunun nedeni; gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerde akraba evliliklerinin çok olması ve ayrıca bebeklerin bir takım hastalıklarla doğmuş olmaları. Erken doğmuş, doğum travması geçirmiş bebeklerde epilepsinin görülme sıklığını artırıyor. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde bu tip hastalıklar daha az. Gelişmiş ülkelerdeki oran binde 1 ile 5 arasında. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran binde 5-10 arasında değişiyor. Yani her yıl 30-40 bin epilepsi hastası topluma katılmış oluyor. Türkiye’de ise 700 bin civarında hasta olduğu tahmin ediyor.

Her epilepsi hastalığının nedeni kesin olarak bilinmese de bebeklerde en sık görülen nedenin beynin oksijensiz kalması olduğunun altını çizmek gerekir. Doğum öncesi ve sonrasında çeşitli nedenlerle beyin travması yaşamış bebekler riskli grubu oluşturuyor. Ancak daha ileri yaşlarda farklı tablolar ortaya çıkıyor. Örneğin akraba evliliklerinin bazı bölgelerde çok fazla olması ve bunların neden olduğu doğumsal metabolik hastalıklar epilepsiye neden olabiliyor. Yetişkin döneme girildikçe nedenlerin hepsini gösteremeyebiliyoruz. Ancak yetişkinlerde beynin damar yapılarındaki tıkanmalar, epilepsi nöbetleri, felçler şeklinde kendini gösterebilir.

BELİRTİLERİ NELER?
Epilepsinin nedenleri gibi belirtileri de her çocukta farklı olabiliyor. Bebekte pedal çevirme gibi ayak hareketleri, anormal ağız ve dil hareketleri, gözlerdeki dönmeler, çırpınma gibi belirtileri görebiliyoruz. Yaş büyüdükçe daha farklı belirtiler ortaya çıkıyor. Mesela, konuşurken aniden duraklama, halüsinasyonlar, cisimleri olduğundan büyük veya küçük görme, aniden saniyelik kopmalar, farklı koku hissetmek gibi belirtiler olabiliyor.

Epilepsi belirtileri görüldüğü gibi son derece zengindir ve yaşlara göre farklılık gösterir. Nöbetin süresinin uzaması beyine zarar verebilir. Nöbetin süresi genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasındadır. Eğer 10 dakikadan daha uzun sürerse beynin zarar görmesine neden olur. Ani bilinç kaybı da olduğu için kişi düşebilir, fiziksel yaralanmalar söz konusudur.

 

HER NÖBET EPİLEPSİ DEĞİLDİR
Genellikle havale nöbetleri ile epilepsi birbirine karıştırılır. Her nöbet epilepsi değildir. Nöbet dediğimiz şey halk arasında havale olarak bilinir. Beynin herhangi bir bölgesinden çıkan elektriksel boşalımla çocuğun vücudunun bir kısmında ya da tamamında ritmik kasılma şeklinde kendini gösterebiliyor. Bunun nedeni ateşli bir hastalık, travma ya da aniden kan şekerinin düşmesi olabilir. Nöbet tek bir kere olur. Her insan için hayatının herhangi bir döneminde nöbet geçirme riski yüzde 10 civarındadır. Nöbet tekrarı olursa epilepsi söz konusudur. Gerçek nöbet olmaksızın bazı durumlar epileptik nöbeti taklit edebilir. Örneğin, bebek ağlarken nefesini tutar ve kasılır. Biz bunlara soluk tutma nöbeti deriz. Ama bunun epilepsi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Bunun dışında çocuklarda “gece terörü” dediğimiz uykudan çığlıkla uyanma şeklinde bir uyku bozukluğu vardır. Bunlar epilepsi değildir.

PEDİATRİK EEG TEŞHİSİ KOLAYLAŞTIRIYOR
Epilepsinin tedavisine geçebilmek için önce teşhisin doğru konabilmesi gerekiyor. Çocuğu izlemek bu noktada büyük önem taşıyor. Uyguladığımız Pediatrik EEG işlemiyle çocukları uzun gözlemleme imkanımız oluyor. Çocukluk, yeni doğmuş bebekten 18 yaşına kadar olan dönemi kapsıyor. Dolayısı ile çocukluk çağı epilepsisi dediğimizde de yeni doğan bebekten 18 yaşına kadar olan dönemi kastediyoruz. Çocuk, erişkinin küçültülmüş hali değildir. Her şeyi ile farklıdır. Çocuk gelişim sürecindedir. Ve bu hastalar pediatrik nöroloji tarafından izlenmelidir. Biz uzun süreli video EEG çekimleri yapıyoruz. Bu çok önemli bir işlem. Doğru teşhis için ailenin anlattıkları bizi yönlendirir, ancak doktor olarak kesin kanıtlara ihtiyaç duyarız. Örneğin, ailelelerden çocuğun nöbetlerini mümkünse videoya çekip bize göstermelerini istiyoruz. Tanıda eş zamanlı video çekimli EEG çok yardımcı. Böylece nöbet anını yakalayabilirsek, onu videodan görürken aynı anda beyin dalgalarını da izleme imkanına sahip oluyoruz. Tedavi aşamasında ilaç ve cerrahi olmak üzere iki seçenek var. Ama bilinmesi gereken en önemli nokta, hastalarımız doğru tedavi ile yüzde 70-80 oranında ilaçlara yanıt veriyor, tedavi olabiliyor. Kişi ilaç tedavisine cevap vermezse epilepsi cerrahisi uyguluyoruz.

AİLELERE UYARI: ÇOCUKLARI KISITLAMAYIN!
Epilepsili çocukları olan aileler çocuklarına kısıtlama getiriyor. Ancak bu doğru değil. Çünkü bu çocukların da normal bir hayatı olmalı. Ailede aşırı koruyuculuk öne çıkıyor. Bu durum da çocuğun sosyalleşmesini önlüyor. Psiko-sosyal zarar veriyor. Ailelerin tedirginlikleri nedeniyle aşırı koruyucu davranmaları yerine, çocuğu uzaktan izlemeleri çocuğun psikolojisi açısından önem taşıyor. Ayrıca tedavi uzun bir dönemi gerektirdiğinden hasta-doktor-aile işbirliği ve uyumu tedavide başarıyı getirir.

YAPILMAMASI GEREKEN SPORLAR
Skuba dalışı
Paraşütle atlama
Dağcılık
Boks
Karate gibi sporlar


Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.