ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
İĞNE TOZU
Prof. Dr.  BENAL BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı, Hastalıkları-Büyüme ve İştahsız Çocuk Uzmanı
Yazı Boyutu:
İştahsızlık nedir?

 

Çocuğun ağız yoluyla beslenmesinde karşılaşılan-yaşanan isteksizlik ve güçlük iştahsızlık olarak tanımlanır. Biliyoruz ki çocukluk yaş grubunda görülen hemen hemen bütün hastalıkların seyrinde iştahsızlık hastalığa eşlik edebilir. Bu nedenle iştahsızlık şikayetiyle gelen bir hastada, hekim olarak birincil derecedeki sorumluluğumuz bu şikayetin nedeni olabilecek hastalıkların araştırılması ve atlanmamasıdır.


ÇOCUK NEYİ; NE KADAR YİTECEK?
Zaman zaman anne-babalar, çocukları için uygun gördükleri yiyecekleri yemediğinde de çocuğun iştahsız olduğunu düşünmekteler. Ama burada çocuğun tercihi söz konusudur. Çocukların da bazı yiyecekleri tercih etmeme hakları vardır. Pırasayı veya kerevizi yemiyor diye, çocuğa iştahsız dememek gerekir. Yine anne-babalar zaman zaman uygun gördükleri kadar besin tüketmeyen çocukları için iştahsız, diye düşünebiliyorlar.
Bugüne kadar pek çok anne her öğünde bebeğin son lokmayı yedikten sonra kustuğunu ifade etmiştir. Şikayetleri budur. Oysa  son lokma, daha önceden yenmiş ama anne bunu anlamamış veya kabullenmemiştir. Bebeğinden kendisinin belirlediği miktarı tüketmesini beklemiş ve bunu başarmak için de ısrarcı davranmıştır. Çocuk çoktan doymuştur, ama anne için çocuk iştahsızdır, çünkü tabaktaki yemek bitmemiştir. Ama çocuk tabaktaki yemek miktarını kendi belirlememiştir. İşte, bu inceliklere özen göstermek gerekiyor. O halde çocuklara ne ve ne kadar  yiyeceklerine karar verme özgürlüğü tanırsak, sanırım sorunlar oluşmadan önlenir veya daha kolay çözümlenir.  Biz buna “responsive feeding” diyoruz. Burada önemli olan çocuktan gelen tepkileri iyi değerlendirmektir.


HER İKİ TARAF DA KORKAR…
Aslında iştahsızlık pek çok etkenin baş rolü paylaştığı çok sıkıntılı bir durumdur. Çocuk da anne-baba da bu konuda çok ama çok önemli sorunlar yaşarlar. Yemek saatleri kabusa döner. Her iki taraf da yemek saati gelecek diye korkar. Evet korkar... Çocuk yemek hazırlığı yapıldığını görünce hemen “Ben tokum” veya “Yemeyeceğim, daha acıkmadım” demeye başlar. Hatta, kaçar saklanır. Küçük bebeklerde de bu durum kaşığı görünce yaşanır. Kendini dille ifade edemeyen bebek ağlamaya başlar. Veya ağzını kapatır. Başını çevirir. Kaşığı ağzına almak istemez ve bunu başarmak için çok ısrarcı olmak ve vazgeçmemek gerekir. Ama bunları da bebek baskı olarak yaşar. Ve doğal olarak da tepki davranışları onda da şiddetlenerek artar. Çok sıkıntılı bir durumdur. Bu kısır döngüyü kırmak ve etkenlerini bir bir irdeleyerek, doğru tedaviyi uygulamak gerekir. Yani altta yatan nedenlerin sabırla araştırılması gerekir. Hekimin de çok ama çok sabırlı olması gerekir. Zamanını ve sabrını esirgememelidir.


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.