Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
İĞNE TOZU
Prof. Dr.  BENAL BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı, Hastalıkları-Büyüme ve İştahsız Çocuk Uzmanı
Yazı Boyutu:
Emziren annenin beslenmesi

 

Hem gebelik hem de emziklilik, günlük besin ihtiyaçlarını arttıran çok özel dönemlerdir. Bu nedenle “Sen iki canlısın yemelisin” veya “Emziriyorsun yemelisin” gibi tavsiyeler temelde doğru söylemlerdir. Ancak bu tavsiyelere uyulurken, doğru bilgilerle beslenmek gerekir. 

Bilindiği gibi, gebelikte anne karnındaki bebeğin beslenmesi annesi tarafından sürdürülür. Annenin beslenmesi bebeğin anne karnındaki büyüme ve gelişmesini önemli derecede etkiler. Ancak tabii ki tek faktör değildir. Gebelik döneminde yeterli beslenmeyen annenin bebeği düşük doğum ağırlıklı olarak doğar. Bu da bebek için belirli yaşamsal riskleri de beraberinde getirir.

Gebelik kadar önemli olmasa da emziklilik döneminde de beslenme, anne ve bebek için önemlidir. Anne beslenmesi ile ürettiği sütün besin bileşimi arasında belirgin bir ilişki vardır. Ancak, doğanın burada yeni doğan bebeğin yaşamını garantiye almak için önemli bir tedbir aldığını görüyoruz. Anne iyi beslenemese ve annede beslenme yetersizliği gelişmiş olsa bile, ürettiği sütün besin değeri ve bileşimi bebek için oldukça yeterlidir. Çünkü, anne sütünün besin bileşimi annenin besin depolarından karşılanır. Ancak bu da anne sağlığını olumsuz yönde etkiler ve anne için riskler doğurur. Özellikle anne kısa aralıklarla sık doğum yapacak olursa, annedeki olumsuzluklar daha da belirginleşir. İşte bütün bu nedenlerle, anneler emziklilik dönemlerinde hem kendi sağlıkları hem de bebekleri için özenle beslenmelidirler.

ALINAN SIVI MİKTARI ÇOK ÖNEMLİ!
Emziren annenin beslenmesi ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken iki önemli konu vardır. Birincisi, annenin bir günde aldığı sıvı miktarıdır. Bir anne emzirme döneminde ortalama her gün 300-600 cc. süt üretir. Bu sütün sıvı olduğu düşünülecek olursa, annenin her gün bu miktarda sıvı kaybettiğini söyleyebiliriz. Normal şartlarda bir insanın günlük sıvı ihtiyacı 1-1,5 litredir. Emzikli anne ise, buna ürettiği süt kadar sıvıyı da ilave etmelidir. Bu nedenle de, doğal olarak günlük normal sıvı ihtiyacının üstünde sıvı alması gerekir.

Susama, sıvı ihtiyacının yerine konması için çok iyi çalışan bir uyarı mekanizmasıdır. Zaten anneler de emzirdikleri döneminde normalden çok susadıklarını ifade ederler. Hata pek çok anne, bebek emdiği sırada susadığını ifade eder. Bu nedenle, annenin bebeğini emzirirken, yanında bir bardak su bulundurması çok iyi olur. Ancak, anne çok sıvı alınca sütünün de çok olacağı varsayımı doğru değildir. Alınan sıvı, annenin kaybettiğini yerine koyması için gereklidir.

ENERJİ İHTİYACI DA ARTAR!
Emziren annenin beslenmesi ile ilgili olmak üzere üzerinde durulması gereken ikinci önemli  konu ise, annenin günlük enerji ihtiyacındaki artıştır. Genelde emzirme için gereken enerji, annenin yediği besinlerden ve gebelikte biriktirilen yağ depolarından temin edilir. Emziren annenin günde bir litre süt üretebilmesi için, normal ihtiyacından ayrı olarak 800-1000 kalori daha gereklidir. Bunun yarısı yağ depolarından diğer yarısı ise annenin diyetinden gelmelidir. Anne böylece hem haftada  yaklaşık 200-300gr. kilo kaybeder, zayıflar hem de başarı ile emzirmeye devam eder.  Ürettiği sütün besin özellikleri de bebek için son derece sağlıklı ve yeterli olur. Bu nedenle emziren annelerin, normal diyetlerine ilaveten 400-500 kalori fazlasını sağlayacak şekilde beslenmeleri yerinde olur.

EV İŞLERİ VE...

Bebek doğduktan sonra ailenin düzeni önemli ölçüde değişir. Genellikle ilk 4-6 haftalık dönemde doğum yapmış annenin “loğusa” olduğu düşünülerek çeşitli düzenlemeler yapılır. Anneye yardımcı olmak için ailenin büyükleri evde bazı roller üstlenirler. Ama er yada geç bir süre sonra, anne kucağında bir bebek ve sorumluluklarıyla yalnız kalır. Bu özellikle ilk defa anne olanlarda belirgin güvensizlik yaratır.

Doğal olarak bebeğin bakımı en öncelikli olan konudur. Diğer taraftan ev düzeninin devam ettirilmesinde de pek taviz verilmez. Biraz aksasa da bir şekilde sürdürülür. Ama, pek çok anne bu koşullarda beslenmesini ihmal eder. Oysa ki, bu dönemde annenin beslenmesi her zamandan daha  da önemli ve gereklidir. Üstelik besin ihtiyaçları da artmıştır.

AZ AMA SIK BESLENMEK...
Emziklilik döneminde artan besin ihtiyaçlarını  karşılamanın yolu, annenin günde 5-6 öğünde azar azar beslenerek günlük ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Bu amaçla, annenin normal olarak sürdürdüğü 3 ana öğüne devam etmesi, kahvaltıdan vazgeçmemesi,  ayrıca 2-3 ara öğünde süt, meyve suyu ve meyve tüketerek artan ihtiyaçlarına cevap vermesi tavsiye edilebilecek en doğru beslenme düzenidir.

Ara öğünlerin, bebeğin emzirilmesi sırasında gerçekleştirilmesi özellikle iyi olur. Anneler, bebeklerini emzirirken hem biraz dinlenmeli  hem de bu süreyi beslenmeleri için bir fırsat olarak değerlendirmelidirler. Bu nedenle anne bebeğini emzirirken süt veya meyve suyu içebilir, meyve yiyebilir. Bu uygulamayı alışkanlık olarak geliştirebilirse kendisi için çok faydalı olur.

Öğün saatleri ise, bebeğin uyku ve beslenme saatleri ile annenin koşullarına uygun olarak belirlenmelidir. Bu durumda yaşanabilecek ihmaller  azalır...

 


 


Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.