Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YAŞAMAK DİRENMEKTİR
ÖMER BORAN
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Hastane İlköğretim Okulu Müdürü
Yazı Boyutu:
Öyle bir geçer ki zaman!

Kendimi bu kadar bitkin ve yılgın hissettiğim bir dönem olmamıştı yaşamımda... Yılların yorgunluğu, mücadeleler ve sorumluluklar insanı nasıl da bezginliğe itiveriyor. Hiçbir şeyden tat alamamak bu olsa gerek. İçi bomboş bir beden misali rüzgârın savurduğu yerlere anlamsızca hareketlenmek…

Gündüzlerden vazgeçmek; geceleri sevmek… Oysa ne kadar severdim sabahları kalktığımda; camı açıp güneşi selamlamayı… Müthiş bir sabah kahvaltısı ve ardından güzel bir enerjiyle koşarak hastaneye… Beni bekleyen melek yüzlü öğrencilerim… İnşallah akşam ben yokken yanlarında; bir yaprak dökümü olmamıştır temennisiyle…

Sekizinci yılım bu hastanede tümörlü ve lösemili çocuklarla geçen… Dönüp geriye bakamıyorum bile; isimlerini bile hafızamdan sildiğim; ama gül kokan tenlerini ve ışık saçan gözlerini unutamadığım meleklerim…

BAŞIMI ALIP KAÇASIM GELİYOR...
Yaşama küskünlüğüm bundan olsa gerek. Belki de bütün her şeyin boşluğu, gereksizliği…
Önceden küçük de olsa hayallerim, ufak tefek hırslarım vardı. Şimdi başımı alıp kaçasım geliyor, ıssız bucaksız yerlere. Paçalarımı sıvayıp kumsalda yürümek istiyorum yalınayak…
Dert istemiyorum, tasalardan ırak kalmak istiyorum. Yeniden âşık olmak; ellerimin titremesini, karnımın ağrımasını istiyorum… Güneşi selamlamak istiyorum; küllerimden yeniden doğmak…

Her insanın yaşamında böyle dönemler olduğunu düşünerek rahatlamaya çalışıyorum. Elbet geçecek bu süreç diyerek kendimi telkin ediyorum. Bir yandan da “Öyle bir geçer ki zaman” diyerek hayıflanıyorum kendi kendime. Zamanı yakalamak elbette mümkün değil; ama dolu dolu yaşamak ne olacak? Kim getirebilir geri kaçan zamanı? Kim yakalayabilir ki!

Sanırım bugün içim daralmış ve böyle olumsuz bir yazı yazmayı kendime addettim. Bu yazı
Can Yücel abimizin mısralarıyla sonlanır:

“Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin.
Pencereyi aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin.
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin.
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine.
Bak güzelim kahvaltının keyfine...”



Copyright 2007-2012 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.