Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
ÇOCUK SAĞLIĞI
Prof. Dr.  NURAN GÜRSES
Çocuk Sağlığı, Hastalıkları ve Çocuk Enfeksiyon Uzmanı
Yazı Boyutu:
Çocuklarda soğuk algınlığı

Çocuklarda en sık görülen hastalık soğuk algınlığıdır. Bebek ve çocuklar erişkinlere kıyasla soğuk algınlığına (enfeksiyoz nezle, rinit) daha çok yakalanırlar.

Soğuk algınlığı bir enfeksiyon hastalığı olup bu tablonun halk arasında düşünüldüğü gibi ısıya bağlı (sıcak-soğuk) bir hastalık olduğunu düşünmemek gerekir. Soğuk algınlığı tablosuna yol açan nedenler virüslerdir. En sık görülen viral neden “rhinovirüs”lerdir. Sırasıyla koronavirüsler, respiratuvar sinsityal virüs, influenza ve parainfluenza, adeno ve enterovirüsler bu tabloya yol açabilir. Rhinovirüslerin 100’den fazla tipi mevcuttur. Aynı durum diğer virüsler için de söz konusudur. İnsanlar yaşamı boyunca bu virüslerle karşılaşmakta, hastalanmakta ve şahısta geçirdiği tipe özgü bağışıklık geliştirmektedir. Birçok virüsün soğuk algınlığına yol açtığı göz önüne alındığında yaşam boyunca insanlar birçok kez bu tabloyu geçirmektedir.

6 yaşından küçük çocuklar Eylül ve Nisan ayları arasındaki dönemde en az  6 ile 8 kez bu virüslerle hastalanmakta ve belirtiler ortalama 10-14 gün sürmektedir. Özellikle kreşlere giden çocuklarda hastalanma sıklığı daha yüksektir. Hastalığa yakalanma sıklığı yaşla birlikte azalır. Erişkinlerde ise hastalığa yakalanma sıklığı yılda 2-3’e düşer.

SOĞUK ALGINLIĞI SOĞUK HAVA İLE İLGİLİ DEĞİLDİR!
Soğuk algınlığı en sık ilkbahar ve kış aylarında görülürse de, yılın herhangi bir ayında hastalık ortaya çıkabilir. Unutulmaması gereken nokta hastalığın soğuk iklim veya soğuk havaya maruz kalmakla ilişkisi yoktur, nedeni virüslerdir.

Enfeksiyon çocuktan çocuğa direk temas veya solunum yolu damlacıkların bulunduğu ortamdan geçiş gösterir. Bulaşıcılık hastalığın ilk 2 ile 4 günü arasında en yüksek düzeydedir. Özellikle hasta çocukların oynadığı oyuncaklar ve kullandıkları diğer malzemelerin yüzeylerinde virüsler günlerce canlı kalabilirler.

Başlangıç belirtileri burun akıntısı ve ateş olup, bu tabloyu boğaz ağrısı öksürük, iştah azlığı takip eder. Burunda kızarma ve şişme görülebilir, boyundaki lenf bezlerinde büyüme izlenebilir.
      
Tanı klinik olarak konulur. Rutin laboratuvar yöntemleri tanıda yardımcı olamadığı için komplike vakalar dışında inceleme yapılması önerilmez.

Klinik tablo genellikle ilk 10 gün içinde düzelme gösterir.

TEDAVİSİ
Çocuklardaki soğuk algınlığı tedavisi erişkinlerden farklıdır. Çocuklarda ve özellikle 6 yaştan küçüklerde erişkinlerde olduğu gibi semptomatik tedavi önerilmez. Yapılan çalışmalarda bu tür tedavinin başarılı olmadığı görülmüştür.

Antibakteriyel tedavinin de yeri yoktur.

Antiviral tedavi ise fayda/zarar açısından bir netlik kazanmadığı için rutin tedavide kullanılmaz.

6 aydan büyük çocuklar için ateş düşürücüler ilk birkaç gün verilebilir. Bu dönemde ebeveynler çocuklarına fazla miktarda sıvı almasını telkin etmelidir. alternatif tıpla ilgili çalışmalar yeterince yapılmamıştır. Echinacea, çinko ve C vitamini ile ilgili çalışmalar sınırlı sayıda olup sonuçlarda bir fayda görülmediği için soğuk algınlığında bu preparatların kulanılmasının faydası yoktur.

Soğuk algınlığında görülen en sık komplikasyon orta kulak iltahabı, sinüzit ve astımın alevlenmesidir.

Astım alevlenmesi, özellikle soğuk algınlığının ciddi bir komplikasyonudur. Özellikle hastalığın başlangıcında bilinçsizce antibiyotik kullanan astım hastalarında bu komplikasyonlar sık görülür.

HASTALIKTAN KORUNMA ÖNEMLİ
El yıkama vurgulanmalıdır. Özellikle çocuklara hapşırık ve öksürük sonrası el yıkamanın önemi anlatılmalıdır. Hasta çocukların akut döneminde okula gönderilmemesi konusunda ebeveynler bilgilendirilmelidir.

     


 

 


Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.