Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
ÇOCUĞUN DÜNYASI
DUYGU ÇALIŞIR
Pedagog/Psikolojik Danışman
Yazı Boyutu:
Çocuklarda cinsel gelişim

Bundan böyle ben de sizlerleyim. İlk yazımda okul öncesi dönemde çocukların cinsel gelişim özelliklerinden söz edeceğim.

0-1 YAŞ ARASI DÖNEM
Psikoseksüel gelişim aşamalarına göre doğumdan sonraki ilk 1-1,5 yıl “Oral Dönem” olarak adlandırılır. Bu dönemde bebeğin birincil etkileşim kaynağı ağızdır ve emme refleksi önemlidir. Bebekteki doğuştan var olan emme zevki, cinsel içgüdünün ilk aşamasıdır. Bebek tamamen anne ya da kendisine bakan kişiye bağımlı olduğundan ağız yoluyla uyarılma nedeniyle annesine ya da kendisine bakan kişiye güven duyar. Güçlü ağız ve tensel temas ilişkisi, bebeğe sıcaklık ve güven duygusu aşılar. Çevresindeki insanlara inanmaya başlar ve böyle yaşaması için gerekli olan cesareti gelişir. Bebeğin bu evrede anne tarafından aşırı şekilde emzirilmesi veya memeden erken kesilmesi oral evrenin sağlıklı tamamlanmadan geçmesine neden olmaktadır.

Doğumdan sonraki birinci yılda, bebeğin ilk cinsel uyarıları, yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında ortaya çıkar. Alt değiştirmeyle birlikte başlayan dokunmadan alınan haz, bebeğin beden farkındalığını ve sınırlarını da keşfetmesini sağlar. Bebek bezinin cinsel bölgedeki baskı ve hareketi, bebeğin hoşlandığı haz verici duyumsamalardır. Bebek el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek kadar büyüyünce, tesadüfen cinsel organlarına dokunabilir ve haz verici bir duyguyu yeniden yaşamak için tekrar cinsel organlarına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler penislerini çekiştirirler, fakat kız bebekler cinsel organlarının gizli olması sebebiyle dokunmakta daha güçlük çekerler, bu sebeple kız bebeklerde cinsel organlarına dokunma daha az görülür. Bazı ana-babalar, bu cinsel ilgiden rahatsız olur ve bunun anormal olduğundan endişelenirler. Oysa bebeklerin bu davranışı tümüyle sağlıklı, doğal ve normaldir. Cinsel eğitim bu noktada başlar.
Bu dönemde yetişkinlerin özellikle erkek bebeklerin cinsel organını sevme davranışı çocuğun sonradan organıyla oynamasına yol açar ve mastürbasyona zemin hazırlar.

1-3 YAŞ ARASI DÖNEM
Bu dönemin en belirgin özelliği çocuğun istemli hareketleri yapabilme yeteneklerini kazanmasıdır. Bu evrede gelişimin kritik öğesi tuvalet eğitimi ile ilgilidir. Çocuğun ve ailenin odak noktası mesane ve bağırrsak hareketlerindedir. Çocuk, mesane ve bağırsak kasları üzerindeki kontrol yeteneğini kazanarak çevrenin kendisini daha özerk, daha yeterli insan olarak gördüğünü hisseder.
Çocuğun bedensel gereksinimlerini kontrol etmek için mesane ve bağırrsak hareketlerini kontrol edebilmeyi öğrenmesi ve bu denetimi kazanabilmesi çocukta başarı ve bağımsızlık duygusunun oluşumunu sağlar. Bu aşamada başarı ebeveynlerin tuvalet eğitimi sırasındaki tutumlarına bağlıdır. Uygun zamanda tuvalet kullanımını ödüllendiren ve çocuğu öven ebeveynler çocuğun yetenekli ve üretken hissetmesini sağlar. Tuvalet eğitimi sırasındaki olumlu deneyimler insanların yetkili, üretken ve yaratıcı olmalarını sağlar. Ancak tüm ebeveynler çocuklarına tuvalet eğitimi sırasında gerekli desteği ve teşviki sağlamaz. Bazı ebeveynler tuvalet kazaları karşısında cezalandırma, utandırma ya da alay etme davranışlarında bulunurlar. Uygun olmayan anne baba tutumları olumsuz sonuçların oluşmasına neden olabilir. Çok yumuşak bir tutum çocuğun dağınık, savurgan ya da yıkıcı bir kişiliğe sahip olmasına, katı veya erken yaşta verilen tuvalet eğitimi ise çocuğun aşırı düzenli, sert ve takıntılı davranışlar geliştirmesine neden olur.

Anne baba veya bakıcının gergin, hoşgörüsüz bir anlayışa sahip olması halinde çocuk idrarını ve dışkısını kontrol etmekte güçlük çeker çünkü cezalandırıcı ve baskıcı tutumlar çocuğun özgüven duygusunu köreltir. Böylece çocuk sınırsız sevgi ve kabul gördüğü oral döneme geriler veya davranış bozuklukları gösterir. Aslında tuvalet eğitimi bir anlamda ilk sosyalleşme sürecinin çatışmalarını yansıtır. Buna göre çocuk, bu evrede çevrenin kendinden neler beklediğini ve bedensel tepkilerin nasıl denetlendiğini öğrenmektedir. Dolayısıyla zorlayıcı yetişkin tutumları çocuğun bedensel işlevlerine yabancılaşmasıyla sonuçlanabilir.

1,5-3 yaş arasında verilen tuvalet eğitimi, hem çocuğun hem annenin ilgisini yeniden cinsel organlara yöneltir. Çocuk, altının ıslak olmaması gerektiğini öğrenirken, mesanesinin dolu olduğunu ve onun yakınındaki organlarda bir tür cinsel duygular uyanmasına neden olan baskıyı fark etmeye başlar. Bezi çıkarılıp tuvalete ya da oturağa oturtulan çocuk, baskı ve dokunmayı daha iyi hissedecektir.

Çocuk genellikle 24 aylık olduktan sonra tuvalet eğitimi için yeterli olgunluğa ulaşmaktadır. Buna rağmen bu olgunluğa bazı çocuklar 18.ayda, bazıları 30.ayda ulaşabilirler. Bu nedenle çocuğun bir yaş dolaylarında olduğu dönemde tuvalet eğitimine başlamak son derece sakıncalıdır. Tuvalet eğitimine başlamadan önce mesane kontrolünün kazanılmış olması, bedensel olarak hazır olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

Mastürbasyonun da görülebileceği bu evrede çocuklar 3 yaş civarında cinsiyet farkını anlamaya başlarlar.

3-6 YAŞ ARASI DÖNEM
Bu dönemde çocuklar cinsel organlarını fark ederler ve cinsel konulara yoğun ilgi gösterirler. Bu evre kişilik gelişimi açısından özel bir önem taşımaktadır çünkü cinsel kimliğin ve sağlıklı kişilik gelişiminin temelleri bu dönemde atılır. Bu evrede çocuk, cinsel olarak karşı cinsteki ebeveyne yönelir. Kızlar babaya, erkekler anneye ilgi duyar. Bu yaşta çocuklar erkek ve kadınlar arasındaki farklılıkları keşfetmeye başlar. Erkek çocuklarda babalarını rakip olarak görme, anneyi sahiplenme ve babanın yerini alma arzusu oluşur. Ancak çocuk bu arzusu nedeniyle baba tarafından cezalandırılacağından korkar. Aynı arzu kız çocuklarda babaya karşı duyulmaktadır. Sonuçta, çocuk diğer ebeveynin gözüne girmek için kendi cinsiyetinden ebeveynle özdeşim kurar.
Çocuklar cinsel kimliklerini oluşturan rolleri hemcinsleri olan ebeveynlerinden öğrenirler. Dolayısıyla bu evrede çocuklar cinsel kimliklerini oluşturmak için model arayışı içindedirler. Model alınan tek konu anne babanın cinsellikle ilgili davranışları değil, kişiliğin tüm karakteristik özellikleridir. Bu evrede hoşgörülü, sevecen, sıcak anne baba tutumları sağlıklı kimlik geliştirmekle sonuçlanırken baskıcı, sabırsız tutumlar cinsel karmaşa yaşanmasına yol açar.

Dokunma yoluyla cinsel organını keşfeden çocuk zamanla tesadüfen zevk almaya başlar ve bunun sonucunda mastürbasyon yaptığı görülebilir. Küçük çocuğun rastlantı sonucu kendini tatmin etmesi normaldir ve zararlı sayılmaz. Sıkça başvurulan bu cinsel uyarılma türü anne babaların sandığı ölçüde korkulacak bir durum değildir. Bebekliklerinde çok uzun süre kendi başlarına bırakılan çocuklarda bu duruma daha sık rastlanır. Canı sıkılan, sevgi ve ilgi eksikliği duyan, bilişsel açıdan uyarı ve doyumdan yoksun kalan çocuklar, kendilerine haz ve doyum sağlayan tek kaynak mastürbasyon olduğu için devamlı mastürbasyon yapma ihtiyacını hissederler. Çocuğun cinsel organlarını elleyerek tanımaya çalışması çoğu kez büyükleri çok rahatsız eder. Çocuğu devamlı yapmaması konusunda uyarırlar. Oysa, bu uyarma davranışın sönmesinden çok daha fazla görülmesine neden olabilir. Çocuğu korkutmak, utandırmak, endişelenmesine neden olacak yorumlarda son derece sakıncalıdır. Onu korkutmadan ve konuya değinmeden başka bir şeyle oyalayarak dikkatini başka bir yöne çekmek genellikle yeterli olur. Bir saplantı şeklinde olursa, çocuk için evde-okulda nelerin eksik olduğu bulunmalı, bu doyumsuzluk ve çatışmaların nedenlerin aranmalı ve bunların giderilme yolları aranmalıdır. Bu amaçla uzman denetiminde aile yönlendirilerek, olumsuz, yakın çevre ortamı yeniden düzenlenebilir.

3 yaşına doğru, çocuklar kız-erkek ayrımını fark edip karşı tarafı incelemeye koyulurlar. Karşı cinsin fiziksel özellikleri ile ilgilenirler. Bu meraklarını gidermek amacıyla arkadaşıyla soyunma ve “doktorculuk” oyunları oynarlar. Kız çocuk, erkek çocuğun cinsel organı ile daha erken ilgilenmeye başlar. Neden kendisinde olmadığını sorgular ve üzüntü duyar. Bu durumda kadınların çocuk doğurabilmek için yapılarının bu şekilde olduğunu söylemek yeterli olur. Erkek çocuk, kendi cinsel organından gurur duyar. Bu sebeple, kız çocuğununkiyle ilgilenmez, çünkü bunu bir eksiklik olarak görür. Bu olaylara çevre aşırı önem vermezse çocuk da vermez.


 

 


Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.