ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Obesite Kongresi'nden önemli açıklamalar

Obesite dünyanın gündeminde. Biliminsanları çağın salgın hastalığının hem nedenlerini inceliyor, hem de önlemek için çareler arıyorlar. Portekiz-Porto'daki 24. Avrupa Obesite Kongresi yeni bitti. İşte kongrede obesite konusundaki son araştırma sonuçlarından sizin için derlediklerim:

Meyve sebzeden zengin diyet obesite riskini azaltıyor
Pro-vejetaryen diyet şekliyle beslenenler (hayvansal yiyecekler yerine daha çok bitkisel kaynaklı besinleri tercih edenler) şişmanlığa karşı korunabiliyorlar. Araştırmaya göre sebze-meyve tahıl ağırlıklı beslenenlerin, ağırlıklı etle beslenenlere göre şişman olma riskleri neredeyse yarı yarıya azalıyor.

Şu anda elimizdeki bilgilerle pro-vejetaryen beslenme şeklinin kalp–damar hastalıkları, diyabete karşı koruduğunu biliyorduk. Ancak sağlıklı topluluklarda obesite üzerindeki etkisini bilmiyorduk.

Araştırmayı kim yapmış?
İspanya Navarra Üniversitesi. 1999'dan beri üniversitelerinden mezun olan 16 bin kişinin incelendiği rapordan yola çıkmışlar. Bunlar başlangıçta sağlıklı ve şişman olmayan kişilermiş.

Sonuç
Araştırmayı yapan ekip şu sonuca varmış: "Araştırmamız bitkisel kaynaklı beslenmenin obesite riskini çok azalttığını gösteriyor.  Bu da halihazırda sürekli vurgulanan bol bitkisel kaynaklı, daha az hayvansal gıdayla beslenme önerisini kez daha doğrulamış oluyor."

Genç kadınların yıllık kilo artışını 800 gramın altında tutabilirsek şişmanlığı önleyebiliriz.
Bu araştırma ayrıca ayrılmış, boşanmış veya dul kadınların ve sigara tüketen veya doğum kontrol hapı kullananların kilo kontrolü açısından hedef kitle olabileceğini de gösteriyor.

Genç kadınlarda sağlıklı bir kilodan fazla kiloya, oradan da obesiteye geçiş birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. 18-23 yaş arasındayken kilo alım hızları az çok belirleniyor. Bu yaşlarda kilo alım hızını ölçmek 40'lı yaşlara geldiğinde hangi kadınların fazla kilolu veya obez olabileceğini gösterebilir.

Fazla kilolu veya şişman olma riski en yüksek olanlar boşanmış, dul kalmış, ayrılmış ve sigara içenler.

Araştırmayı kim yapmış?
Hareket ve  Beslenme Bilimleri Okulu Queensland Üniversitesi, Brisbane, Avustralya'dan Prof. Wendy Brown ve ekibi. 2000 yılında başlamışlar araştırmalarına ve yaklaşık 5000 kadını incelemişler. Başladıkları yıl bu kadınlar 18-23 yaş arasındaymış.

Sonuç
Araştırdıkları genç kadınların %59.4'ü sağlıklı kategoride kalabilmiş. %29 fazla kilolu, %11.6 ise şişman olmuş. Sağlıklı kiloda kalanlarda yıllık ortalama kilo artışı 190 gram iken, fazla kilolu olanlarda 840 gram şimanlarda ise 1 kilonun üzerindeymiş.

İlerideki şeklimizin sinyali erken yıllarda geliyor
Araştırmacıların görüşü: "
Kilo alım potansiyeli erken erişkinlik döneminde belirleniyor ve kilo alım hızımızla da sinyal veriyor. Bu noktadan yola çıkarak 20'li yaşlarının başında sağlıklı kiloda olan ancak hızlı kilo artışı olan genç kadınlar  için önceden önlem alabiliriz. Böylece toplumda şişmanlığın artmasını da bir derece önlemiş oluruz. Boşanmış, dul kalmış veya ayrılmış kadınlar obesiteyi önleme programlarında hedef kitle olabilirler."

Araştırmadan önemli başlıklar:
* Eğitim düzeyi arttıkça şişman olma riski azalıyor.
Üniversite eğitimi almış kadınların sağlıklı kiloda kalabilme oranlarının %50 daha fazla olduğu görülmüş. Buna karşın eğitim seviyesi düştükçe kadınların daha çok kilo aldığı saptanmış.

* Hareket eden sağlıklı kiloda kalıyor
Orta şiddette veya yoğun egzersiz yapanlar,  hareketsiz kadınlara göre daha sağlıklı kiloda kalabilmişlar.

* Yalnız olmak şişman olma riskini artırıyor
Ayrılmış, dul veya boşanmış kadınların bekarlara göre %23 daha fazla obesite riski olduğu kaydedilmiş.

* Sigara içenin riski yüksek
Günde 10 sigaradan fazla içen  hiç sigara içmeyene göre %36 daha az kilosunu koruyabiliyormuş.

* Ya doğum kontrol hapları?
Doğum kontrol hapı kullananın şişmanlama riski %11 daha fazla bulunmuş.

Babanın D vitamini seviyesi çocuğun boy ve kilosunu etkiliyor
Babalarımızın biz anne karnına düşmeden önceki  D vitamini düzeyinin boyumuzun ve kilomuzun üzerinde etkisi var.

Araştırmayı kim yapmış?
Dublin Üniversitesi Halk Sağlığı, Fziyoterapi ve Spor Bilimleri'nden Dr. Cilia Mejia Lancheros ve ekibi.

Annenin  D vitamini seviyesinin bebeğin kas ve iskelet sistemi üzerindeki etkileri biliniyordu. Ancak şimdiye kadar babanın D vitamini seviyesi ile çocuğun gelişimi arasındaki ilişki incelenmemişti.
 
Araştıramacılar İrlanda'da daha önce yapılan bir aile sağlığı araştırmasından yola çıkmışlar. Burada babanın bir günde yediklerinin ne kadar D vitamini içerdiği gibi veriler, çocuğun 5 ve 9 yaşlarındaki kilosu boyu kayıtlı imiş. Babanın doğum öncesi ilk 3 aydaki  D vitamini alımı ile çocuğun boy ve kilosu arasında ilşki saptamışlar.

İlginç olan şu; annenin hamileliğin ilk 3 ve 6. aylarında D vitamini alımı ile çocuğun boyu ve kilosu arasında bir ilişki bulamamışlar.

Vücudunn D vitamini üretebilmesi için güneşle cildin temas etmesi gerekiyor. Bu yüzden araştırmacılar ayrıca çocukların günde kaç saat dışarıda oynadığına da bakmışlar. Günde 3 saat veya daha fazla dışarıda oynayan çocukların 5 yaşına vardıklarında daha uzun boylu  olduğunu görmüşler.

Sonuç
Babanın D vitamini alımı 5 yaşındaki çocukların boyu ve kilosu üzerinde etkili. Annenin bu konuyla ilgisi yok. Ailenin beslenme alışkanlıkları ve çocugun gelişimi konusunda daha çok araştırma yapmamız gerekiyor.


Bunun bir nedeni de şu olabilir; belki de babanın beslenme ve sağlık durumu, üremede görevli hücrelerin sağlık kalite ve fonksiyonunu etkiliyor. Bu yüzden annenin beslenme şekli çocuğun sağlıkı gelişmesi ve büyümesi için tek etkili faktör değil.


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.