ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Değişim ve dönüşüm kadınların rahminde başlıyor!

"Ağır ağır ilerliyordu, insanlar için kısa ama kendisi için upuzun bir kanalda. Öyle vakur bir duruşu vardı ki, adeta etrafına ışık saçıyordu. Uzun bir bekleyişin ardından kız kardeşlerinin yardımı ve desteği ile hazırlanıp yuvadan ayrılmıştı Ova. Bu, aynı zamanda bilinmeze doğru olan bir yolculuğun da başlangıcı idi. Yolculuğu, ya O’nu hayatının aşkı ile karşılaştıracak ya da unutulup gidenlerden olacaktı."

İşte böyle başlar kahramanımız Ova’nın, yani dişi yumurta hücresinin yolculuğu. Tüm kadınlar olarak kendimizin farkına varmak için belki de yumurta hücremize ve kız kardeşliğin önemini anlamak için de bu hücrelerin birbirleri ile olan ilişkisine bakmak gerekiyor.

OVA İLE BULUŞMA VE TANIŞMA
Bu hücrelerde, spermlerde olduğu gibi bir yarış söz konusu değildir. Çünkü dişi yumurta hücreleri sürekli bir yardım ve işbirliği halindedir. O ay bir tanesi, yıllardır saklandığı yumurtalıktan ayrılmaya hazırlanırken diğerleri de salgıladığı östrojen sayesinde o bir tek hücrenin olgunlaşmasına katkıda bulunurlar. Bu olgun dişi yumurta hücresini mikroskop altında gördüğünüzde ise ona hayran olmamak elde değildir. Çünkü etrafını saran zona pellisuda tabakası, hücre stoplazmasının sınırını oluştururken üzerindeki corona radiata tabakası da ona parlak bir görünüm kazandırmaktadır. Bu görüntüyü net olarak gördükten sonra hiçbir kadının artık hayattan korkması ve kendini kötü hissetmesine gerek yoktur. Ova’nın asil ve vakur duruşu her kadını, yapacağı her iş ve atacağı her adım için daha çok cesaretlendirecektir.

Benim bunu anlamam uzun bir zamanımı aldı. Doktora yıllarımda tüp bebek merkezinde staj yaparken mikroskop incelemem sırasında gördüm ilk kez onu. Adını da hemen Ova koymuştum. Öyle ya Sperm’in herkes tarafından bilinen bir adı vardı. Peki, neden bu harikulade hücrenin adı hiç telaffuz edilmiyordu. “Anne Olunca Anladım” internet sitesinde “Okumuş Ebe” köşesinde siz değerli okuyucularımızla birlikte kahramanımızın yolculuğuna eşlik edeceğiz ve kadın olmayı biraz daha farklı açıdan anlamaya, fark etmeye çalışacağız.

NEDEN OKUMUŞ EBE?..
Neden “Okumuş Ebe” diye sorarsanız henüz 19 yaşımda Batman’ın Gercüş ilçesi Yolağzı köyüne ebe olarak atandığımda tek hayalim üniversite okumaktı. Ebe olduğum halde üniversite sınavına girmeye karar vermiştim. Okuma merakım sadece lisans öğrenimi ile sınırlı kalmadı. Hem öğrenim hayatım boyunca kadınlarla çalışmaya devam ettim; hem de aralıklı olarak yüksek lisans ve doktora öğrenimimi tamamlayıp Türkiye’nin doktoralı ilk ebelerinden biri oldum. Oniki yıllık ebelik hayatımdan sonra yaşam yolculuğuma son sekiz yıldır da akademisyen olarak devam ediyorum. Ayrıca küçük yaşlarımdan beri kitap okumayı çok seviyorum ve tabii ki soyadım da Okumuş.

Bildiğiniz gibi dünya, 2012 yılında farklı bir boyuta geçti ve artık değişime ve dönüşüme ihtiyaç duyulan yepyeni bir dönemde yaşamaktayız. Bu değişim ve dönüşüm ise kadınların rahminde başlıyor. Ben de bu değişim sürecinde “Haydi kadınlar! Özümüzün farkına varalım ve kendimizden doğup yeni yepyeni olalım” diyorum. Belki içinde olduğumuzu zannettiğimiz bu kaos ortamı da bu değişim ve dönüşümün doğum sancılarıdır. Kimbilir?..


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.