<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="https://syndication.webwiz.net/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>AOA ANNELER FORUMU : Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar..</title>
  <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/</link>
  <description><![CDATA[XML içerik linki; AOA ANNELER FORUMU : Bebe&#287;im &amp; &#199;ocu&#287;um Hakk&#305;nda : Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar..]]></description>
  <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:40:24 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2009 07:58:54 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 12.03</generator>
  <ttl>360</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.anneoluncaanladim.com/forum/RSS_post_feed.asp?TID=8445</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title><![CDATA[AOA ANNELER FORUMU]]></title>
   <url>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/forum_images_aoa/forum_ust_logo.gif</url>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/</link>
  </image>
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. :  Empatiyi &#246;&#287;retmek...   &#199;ocukluk &#231;a&#287;&#305;nda...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post511261.html#511261</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1978">meryem</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 23 Tem 2009 Saat 07:58<br /><br /><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><t><tr><td ="#ffffff" width="100%"><font =""><b>Empatiyi öğretmek...</b></font></td></tr><tr><td colspan="2" ="#ffffff"><br><table align="center" border="0" width="98%"><t><tr><td><font ="">Çocuklukçağında yaşanan birçok ruhsal ve davranışsal problem empatik yaklaşımsayesinde erkenden tanınabilir ve müdahale edilmesi kolaylaşabilir.Çünkü çocuklar yaşadıkları sıkıntıları genellikle dolaylı yoldan,davranışları ve tutumları ile ifade edebilirler.<br><br>Eğer anne vebabalar çocukların duygularına duyarlı olurlarsa onlardaki değişimlerinkaynağını ve neden olan temel duyguları fark edebilirlerse hem birçokproblem hafif düzeydeyken çözülebilir hem de ağırlaşma olasılığı olanproblemler fark edilebilir.<br><br><b>Çocuklarda empatik özellikler ne zaman gelişmeye başlar?</b><br>Duyguları anlamak insan doğasına ait en önemli özelliklerden biridir.Duyguların anlaşılması, duyguların referans alınarak iletişim kurulmasıpsikolojik olgunlaşmanın da en önemli kriterlerindendir. Çocuklarbebeklikten çıkıp bireyleşmeye başladıklarında ben ve başkalarınınayırdına vardıklarında başkalarının ne hissettiğini daha net olarakanlamaya ve buna göre hareket edebilmeye başlarlar. Bu da yaklaşık ikibuçuk yaş civarında olur. Elbette çok daha küçük bebekken bileannesinin sesinin tonundan, ona dokunuşunun niteliğinden bile annesininkızgın veya mutlu olduğunu ayırt edebilirler. Ancak iletişim içindeetkin olarak kullanabilmek anlamında empatinin yerleşmesi 3 yaşcivarında gerçekleşmektedir. Empati aynı zamanda öğrenilen-öğretilenbir şeydir. Bu anlamda anne-babaları ve çevrelerindeki yetişkinlertarafından duyguları anlaşılan, ifade edilen çocuklar empatiyi dahakolay öğrenirler. Çünkü empati becerisinin gelişimi için önceliklekişinin kendi duygularının farkında olması, bu duygular arasındakifarkları hissedebilmesi önemlidir. Örneğin yeni doğan kardeşi nedeniyleyuvaya gitmek istemeyen bir çocuğa annesinin bu bir okula uyumproblemiymiş gibi yaklaşması, çocuğun agresif tavırlarını sıradan birdavranış problemiymiş gibi algılaması çocuğun da kendi duygusunu ayırdedememesine neden olacaktır. Böyle bir durumda annenin &#8220;biliyorum, sende bizimle evde kalmak istiyorsun, hep kardeşinle vakit geçirdiğim içinbana kızgınsın&#8221; gibi empatik bir yaklaşımda bulunması çocuğun da hemduygusunu fark etmesine yardımcı olacak hem de olumsuz duyguların dakabul edilir olduğunu anlamasını sağlayacaktır.<br><br><b>Anne-babalar bu özelliklerin gelişmesine nasıl yardımcı olabilirler?</b><br>Anne-babalar bebeğin doğduğu andan itibaren bebeğin duygularınaodaklanmaları önemlidir. Bebekler dikkatle gözlemlendiklerindeağlamalarının bile farklı anlamlar içerdiğini fark etmek mümkündür.Bebekle fazla vakit geçiren bir kişi bu farkı kolayca fark edebilir.2-3 aydan itibaren bebekler sosyal gülümsemeye başlarlar. Yüzünegülerek baktığınızda bebek size gülerek tepki vermeye başlar. Bu dönemkendi duygularınızı ona aktarmanın ve karşılıklı sıcak ve şefkatli biriletişim kurabilmenin mümkün olabildiği bir dönemdir. Güldüğündegülmek, ağlayarak bir ihtiyacını dile getirdiğinde yumuşak bir ses tonueşliğinde ihtiyacını gidermek aslında bebeğin de kendi duygularınıiletişim içinde kullanmayı öğrenmesine yardımcı olur. Ağlamasına biryanıt alamayan ya da her türlü ağlamasına aynı tepkiyi alan bir bebekbir süre sonra her türlü ihtiyacını aynı şekilde ifade etmeyebaşlayacaktır. Çocuklar biraz daha büyüyüp yuva çağına geldiğinde birçok değişik durumda bir çok değişik tepkiler vermeye başlarlar. Bunlararasındaki farkı görmek ve çocuğa fark ettirmek de çok önemlidir.Davranışlar ve bu davranışlar sırasında ortaya çıkan duygulararasındaki ton farkını anne-babanın fark edip çocuğa geri bildirimvermesi empatinin gelişmesinde çok gereklidir. Üstelik duygularıanlayan ve geri bildiren bir yaklaşım bir çok davranış problemininazalmasına, çocukların kendi davranışlarının sorumluluğunualabilmelerine yardımcı olmaktadır. Çünkü anne-baba çocuğun budavranışıyla aslında neyi ifade etmek istediğinin şifresiniçözmektedir. Oyuncağını tekmeleyen bir çocuğa &#8220;bugün yuvada canınısıkan bir şey olmuş&#8221; demek ile &#8220;her zaman oyuncaklarını böylehırpalıyorsun&#8221; demek arasında çocuğun içgörü kazanması açısından dabüyük farklar vardır. Yine önemli bir konu da anne-babaların kendiduygularını ifade etmek konusunda örnek olmalarının önemidir.Duygularını açık ifade eden, kendi aralarındaki ilişkide de hem olumluhem olumsuz duyguları uygun bir şekilde dile getirebilen anne-babalarçocuklarına bu konuda model olmaktadırlar. Kızgınlık ve öfke geneldedaha kolay ifade edilen duygulardır. Ancak doğru bir şekilde ifadeedilmezler. Çocuklara kızgınlığın ifade edilmesi agresyon ve yargılamaiçerdiğinde çocuklar da kızgınlıklarını bu şekilde ifade etmeyiöğrenirler. Oysa bizi kızdıran durumu ve davranışı anlamaya çalışmak vekızgınlığımızın altında yatan temel duyguyu fark etmek önemlidir.Örneğin engellenmek bizi rahatsız ediyorsa ve engellenme karşısındauzun süre sabretmişsek bir süre sonra bu ciddi bir kızgınlığadönüşebilir. Bu durumda çocuğunuzun bir davranışının sizi engellemişolduğunu ve bundan rahatsızlık duyduğunuzu söylemek yerine çocuğunuzaöfkeli bir şekilde bağırabilir ve onun ne &#8220;laf anlamaz, yaramaz vs&#8221; birçocuk olduğunu söyleyip agresif davranabilirsiniz. Bu durumda çocuğunuzda sizi model alacaktır ve kendisini rahatsız eden her durumdasaldırgan davranacak ve duyguları anlama konusunda becerisinigeliştiremeyecektir. Aynı şekilde olumlu duyguların da ifade edilmesiönemlidir. Toplumumuzda genellikle iyi ve memnun edici şeyler pek dilegetirilmez. Çocukların bu tip şeyleri doğal olarak &#8220;zaten&#8221; yapmalarıbeklenir. Çocuğunuzun bir davranışı sizi mutlu ettiğinde bundanduyduğunuz sevinci de dile getirmelisiniz. Bu durumda çocuk hem kendiolumlu yönlerini fark edecek hem de başkalarının hangi durumlardasevinç ve mutluluk hissedeceğini anlama fırsatı bulacaktır. Ayrıcakendi olumlu duygularını gerekli durumlarda kolayca ifade etmeyiöğrenecektir.<br><br><b>Çocuğun Yaşamında Empatik Düşünce Neden Önemlidir?</b><br>Çocuklar sosyal yaşam içinde yer alırken kabul etmeyi, uyum sağlamayı,nerede nasıl davranmaları gerektiğini öğrenirler. Bu aşamalarınardından kabul görmeye de başlarlar. Çocuk ancak sosyal olarak kabulgördüğünde sosyal iletişim içinde yer alabilir. Kabul görmenin enönemli koşullarından biri de empatidir. Kendi ihtiyaçları ve duygularıkadar grup içindeki diğer bireylerin de duygularını ve ihtiyaçlarınıfark etmek önemlidir. Başkalarının davranışlarının altında yatanduyguları fark etmek, bu duyguların hangi tepkilere neden olduğunuanlayabilmek uyum için çok önemlidir. Empatik düşünebilen çocuklarçevrelerinde olup bitenleri daha iyi yorumlayabilirler, başkalarınınproblemlerini daha kolay anlayabilirler ve ilişkileri içindekiproblemleri daha kolay çözebilirler. Bu özellikleri de diğer çocuklartarafından kolayca kabul görmelerini sağlar. Empatik düşünebilençocuklar kendi duygularının farkında oldukları ve duygularını da ifadeedebilmeyi becerdikleri için ilişkilerinde daha az sorun yaşarlar.&nbsp;<br><br><b>Aile Yaşamı düşünüldüğünde empati neden gereklidir? Hangi sorunları ortadan kaldırır?</b><br>Aile içinde zaman zaman sorunlar ve iletişim problemleri yaşanabilir.Karşılıklı memnuniyetsizlikler, mutsuzluklar, başka faktörlere bağlısıkıntılar yaşanabilir. Aile bireylerinin özellikle olumsuz duygularyaşanırken birbirlerini anlamaları çok önemlidir. Kişiler yaşadıklarısıkıntılar ve bu sıkıntıların doğurduğu duygularla baş edebilmektezaman zaman zorlanabilirler. Bu durumda ailenin diğer bireylerininsıkıntı yaşayan kişinin duygularını anlaması ve bu duyguları referansalarak hareket etmesi hem kişinin sıkıntısını hafifletecek hem de olasıbir iletişim çatışmasını ortadan kaldıracaktır. Çünkü empatinin varolmadığı ortamlarda bireylerin tek tek yaşadıkları problemler diğerbireylerin yanlış yorumlamalarına neden olabilmektedir. Kişinin kendiolumsuz duyguları nedeniyle yaşadığı bir problem eğer doğruanlaşılmazsa çatışmalara da neden olmaktadır. Oysa davranışın altındayatan duyguyu anlamak ve kişiye duygusunu anladığımıza dair bir mesajvermek hem olası bir çatışmayı önleyecek hem de kişinin kendiproblemini çözme fırsatı elde etmesine yardımcı olacaktır. Çünküözellikle çok yoğun duygular yaşanırken bazen kişiler kendi temelduygularını fark etmekte zorluk yaşayabilirler. Kendisine empatikyakalaşan ve duygusunu yansıtan biri olduğunda duyguları üzerindedüşünme fırsatı bulmak mümkün olacaktır. Anne-babaların çocuklarıylailişkilerinde de empatinin önemi büyüktür. Özellikle disiplinuygulamalarında çocuktan ne istediğimizi ve ne istemediğimizi dilegetirirken kendi duygularımızı ifade edebilmek çok önemlidir. Hangidavranışın bizi rahatsız ettiğini, bizde hangi duyguyu yarattığınıuygun bir dille ifade ettiğimizde çocuğumuzda istediğimiz davranışlarıgörme olasılığımız artar. Aynı şekilde hoşumuza giden, bizi memnun edendavranışları ifade ettiğimizde çocuğumuzun bu davranışlarıpekişecektir. Çocuklar sıkıntı yaşıyorken onların sıkıntılarınıanlayabilmek, duygularını fark etmek-yansıtmak ve bu durumu sıradan birdisiplin ve davranış problemi gibi ele almamak önemlidir. Anne-babalarıtarafından duyguları anlaşılan çocukların ister istemez davranışproblemleri de azalacaktır. Ayrıca anlaşılmış olma duygusu güvengelişimi için de önemlidir. Çocukluk çağında yaşanan birçok ruhsal vedavranışsal problem empatik yaklaşım sayesinde erkenden tanınabilir vemüdahale edilmesi kolaylaşabilir. Çünkü çocuklar yaşadıklarısıkıntıları genellikle dolaylı yoldan, davranışları ve tutumları ileifade edebilirler. Eğer anne ve babalar çocukların duygularına duyarlıolurlarsa onlardaki değişimlerin kaynağını ve neden olan temelduyguları fark edebilirlerse hem birçok problem hafif düzeydeykençözülebilir hem de ağırlaşma olasılığı olan problemler fark edilebilir.</font><hr size="1"><p><font =""><b><font color="#000080">Hazırlayan : </font></b>Belgin Temur (UzmanPedagog)</font></p></td></tr></t></table></td></tr></t></table>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 23 Jul 2009 07:58:54 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post511261.html#511261</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : meryemci&#287;im hepsini okudum &#231;ook...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509657.html#509657</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1019">sengul</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 17 Tem 2009 Saat 10:51<br /><br /><P>meryemciğim&nbsp; hepsini okudum&nbsp; <img src="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/smileys/smiley1.gif" height="17" width="17" border="0" alt="Smile" title="Smile" />çook&nbsp;&nbsp; faydalı bilgiler&nbsp; teşekürler.. <img src="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/smileys/smiley8.gif" height="39" width="40" border="0" alt="Clown" title="Clown" /></P><DIV>birkaç söz eklemek istiyorum..</DIV><DIV><FONT size=4>Beklentiniz çocuğunuzun mükemmel olması ise hep fazlasını ister çocuğu beğenmezsiniz. Böyle davranılan çocuk normal bile olamaz. </FONT><DIV><FONT size=4>&nbsp;</FONT></DIV><DIV><FONT size=4>Çocuklarımıza yaklaşım biçimimiz onların da bize nasıl yaklaşacağını ifade eder.</FONT></DIV></DIV><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen sengul - 17 Tem 2009 Saat 10:56</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 17 Jul 2009 10:51:13 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509657.html#509657</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : * Anne &#231;ocu&#287;un k&#246;t&#252; yanlar&#305;n&#305;...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509456.html#509456</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1978">meryem</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16 Tem 2009 Saat 17:52<br /><br />* Anne çocuğun kötü yanlarını görmezlikten gelir ve gösterişe olanmerakını sınırlayamazsa çocukta narsizm adı verilen bir kişik özelliğigelişir. Narsist kişiler bencildir ve kendilerine özel bir kişi gibidavranılmasını isterler.<br><br>Bu eğilimde olan bir çocuğun istekleri bitmez. Her durumda ve herilişkide özel olma arayışındadır. Sıradan bir kişi olmaya dayanamaz.Binlerce izleyicinin övgüsü ve alkış olmadan yaşayamayan bir yetişkinolu çıkar. <br><br>Bu dinamik evlilik yaşamında özellikle yıpratıcıdır; çünkü narsist kişieşinden de tıpkı annesi gibi kendisine hayran olmasını bekler. <br><br>* İyi bir anne kusursuzluk aramaz, ama yaptığımız hataları da görmemezlikten gelmez. <br><br>* Kötülük kabul edildiğinde gücünü yitirir. Ve onu cesaretlekarşılayabiliriz. Yaptığınız yanlışlardan biriyle yüzleşirseniz, onuitiraf edin, ama aynı zamanda onu değiştirmeye çalışın. <br><br>* İyi bir anne çocuğunu beslemekten çok daha fazla şeyler yapar. Çocuğageleceğin merceğinden bakar. Yani küçük çocuğundaki potansiyelyetişkini göz ardı etmeden ona yaklaşır. <br><br>* İyi bir anne, yavaş yavaş çocuğunun daha çok sorumluluk yüklenmesineizin verir. &#8220;çünkü ben anneyim&#8221; sözü 2 yaşındakiler için geçerlidir.Ama 14 yaşındakileri yaşama hazırlamada yardımcı olmaz.<br>&nbsp;<br>* Anne çocuğuna hem sorgulamayı hem de otoriteyi kabul etmeyiöğretiyorsa, onun uç noktalarda bir kişilik geliştirmesini önlemişolur. Bu uçlardan biri, sürekli olarak anababasının onayını bekleyen,herkesi mutlu etmeye çalışan ürkek ve uysal bir kiş, öteki de birbaşkasının yönetiminde çalışamayan bir isyankardır.<br><br>* Çocuklar çok meraklıdır ve her şeyi öğrenmek isterler. Bilgiliolduklarında kendilerini güvende hissederler ve kendilerini de bilgininkaynağı olarak görürler. Gözlemci bir anne çocuğuna sanattan bitkilerekadar her şeyi doğrudan öğretebilir. <br><br>* Anne çocuğuna düşünmesini öğretmelidir. Çocuğa bilgiler vermekönemlidir, ama ona düşünmeyi öğretmek daha önemlidir. Çocuğun hersorusuna doğrudan yanıt verme yerine zaman zaman düşünmesine veyeteneğine bağlı olarak bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenmesine yardımcıolmalıdır. Örümcekle karıncaların arasındaki farkı öğrenmek isteyen 9yaşındaki bir çocuğa bilgiyi kitaplardan nasıl edineceği öğretilebilir.<br><br>* Başarılı liderler birlikte çalıştığı kişinin görüşleri kendilerininkinden farklı olduğunda onları öğrenmek isterler. <br><br>* Ana babamızın bir altında olduğumuzu hissettiğimiz an, kendikoyduklarımız da içlerinde olmak üzere tüm kurallara karşı çıkarız.<br><br>* Yeni yetmenin yetişkinlere karşı isyanı onlara zor anlar yaşatmakiçin değil, anne babasının bir altında bulunmaktan kurtulmak içindir.Anneniz ya da başka bir yetişkin sizi yönettiği sürece yetişkin benlikdenetiminizi ele geçiremez ve isyan edersiniz. <br><br>* Anne oğlunu hissettirmeden babasıyla daha yakın bir ilişki kurmayayönlendirebilir. Erkek çocuklar annelerinden farklı olduğunuöğrenmelidir. <br><br><strong>*  Alıntılar 'Anne Faktörü' isimli kitaptan yapılmıştır. Henry Cloud, John Townsend, Sistem Yayıncılık</strong>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 16 Jul 2009 17:52:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509456.html#509456</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : * &#199;ocukla ba&#287;lant&#305; kurduktan sonra...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509455.html#509455</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1978">meryem</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16 Tem 2009 Saat 17:51<br /><br /><div ="detay" id="detay"><p>* Çocukla bağlantı kurduktan sonra anneliğin bir sonraki göreviyle karşılaşırız:  Çocuğun birey olmasına yardımcı olmak.</p><p>İlişkiyi sürdürmek ve ayrı bir birey olmayı sağlamak anneliğin enzor görevlerindendir.Bunu yapabilmesi için annenin bazı önemlibecerilerinin olması gerekir. Anne çocuğun:</p><p>- bağımsız, kararlı, niyetli ve ayrı olma isteğine izin vermeli ve bunları geliştirmelidir.</p><p>- kimliğine ve farklılıklarına izin vermeli ve bunları geliştirmelidir.<br><br>- kötü seçimleri, tutum ve davranışları disiplin altına almalı ve sınırlar koymalıdır.<br><br>- bağımsızlıktan ve ayrı bir birey olmaktan korkup kaçmasını engellemelidir.</p><p>* Anneliğin asıl amacı, çocuğun anneden bağımsız yetişmesidir.</p><p>* Kabul edilme gereksiniminin pek çok nedeni vardır. Olduğumuz gibisevildiğimizi hissedince, yaşadığımız sorunlarla baş etmek için dahadonanımlı oluruz. Çocuklar yaşamdaki acılarla, başarısızlıklarla vekötülüklerle baş etmeye hazır olarak doğmazlar. Bunlarla uğraşacakdonanımdan yoksundurlar. ( Çocuklar oldukları gibi sevildiklerinihissederlerse zorluklarla baş edecek donanıma sahip olmaya başlarlar. )</p><p>Kabul edildiğimiz zaman önemli bir gerçeği öğreniriz. Sevgikötülüğün panzehiridir. Yeryüzünde ve içimizde var olan hatalar biziilişki kurmaktan alıkoymaz.</p><p>* Kabul etme ve onaylama iki ayrı şeydir. Onaylamak &#8220;iyi olduğunudüşünmektir&#8221; Doğru bulmadığımız şeyleri onaylamamalıyız. Anne çocuğununbencilliğini, isteklerini ve başarısızlıklarını kabul eder, onlarıçocuğun bir gerçeği olarak görür. Ne var ki, onları onaylamayabilir.Onaylamak iyi ile kötü, doğru ile yanlış konularında çocukta şaşkınlıkyaratır.</p><p>* Kabul edilmek gereksiniminde olan yönler (çocukta):</p><p>Zayıf yönler<br>Olumsuz yönler<br>Önemsiz yönler<br>Annenin sevmediği yönler<br>Kötü yönler</p><p>* Anne çocuğun her zaman &#8220;olumlu ve sevecen&#8221; olmasında ısrarlıdavranınca, çocukta sevgi ve nefret bütünleşmez. Kendisiyle vebaşkalarıyla ilişkilerinde bu bütünlüğü sağlayamayan çocuk içininsanlar ya &#8220;iyidir&#8221; ya da &#8220;kötü.&#8221; İkisinin arası yoktur.</p><p>* Çocuk annesinden bağışlanma bekler. Çocuklar kendilerinin ve başkalarının kusurlarıyla baş etme yeteneğinden yoksundurlar.</p><p>Anne bağışlamak konusunda iyi bir model oluşturur. Çocuğun olumsuzdavranışı onunla yüzleşir, ama yine de ona yakındır. Çocuk kırdığıcamın bedelini ödemelidir, ama yine de annesinin onu bağışlayansevgisinden yoksun kalmamalıdır.</p><p>* Kayıp kötülük ve başarısızlıkları halletmek ve onlarla başaçıkabilmek için çocukların kederli olmayı ya da acı çekmeyi öğrenmelerigerekir. Acı çekmek elimizde tutamayacağımız şeylerin çekip gitmesineizin vermektir.</p><p>İyi bir anne &#8220;olaylara bir de olumlu yanından bak&#8221; ya da yapılanseçim o kadar da önemli değildi&#8221; gibi sözlerle çocuğuna ağlamayı,teselli edilmeyi ve kaybettikleriyle vedalaşmayı öğretir. Çocuğuylabirlikte ağlar, çocuğuyla birlikte acı çeker. Çocuk acısının ardındanyaşamı sürdürmeyi öğrenir.</p><p>* Annemizin sevgisi, &#8220;iyi bir kişi miyim kötü mü&#8221; sorusunun doğruolmadığını kanıtlamayı başarır. İyi ya da kötü değiliz- seviliyoruz.</p><p>* Doğru şeyler yapmaya özen gösteren kişiler yapıcı utancı tanırlar.Doğru şeyler yapmayı umursamayanlarsa utancı tanımazlar. Bu tür utançzehirleyici ya da yıkıcı denilen utançtan farklıdır. Sevilmeyecek kadarkötü olduğumuzu hissettiğimiz zamanki utancımız zararlıdır. Yapıcıutanç sevilmemizi sağlar. Sorumsuz davranışlarımızı bize bildiren birerken uyarıdır. Kötü davranışlarımıza dikkat edip onlardan kurtulmamıziçin bizi uyarır.</p><p>İyi bir anne, çocuğunun yapıcı utancın etkilerini nasıl yaşayacağınıgörmesine ve kötü utancın zararlarından kurtulmasına yardım eder. &#8230;Yapıcı utanç çocuğun potansiyeline ulaşmasında onu motive eder.</p><p>* Çocuklar hayranlıkla sevgiyi birbirinden ayırt etmeyiöğrenmelidir. Bu iki sözcük aynı gibi görünebilir ama oldukçafarklıdır. Birisine hayran olduğumuz zaman o kişinin iyi yönlerindenetkileniriz. Hayranlık o kişiyi yüksek bir yere oturtur. Ama aynızamanda iki kişi arasında mesafe de koyar. Hayran olduğunuz kişiyeyakınlaşamazsınız.</p><p><strong>*  Alıntılar 'Anne Faktörü' isimli kitaptan yapılmıştır. Henry Cloud, John Townsend, Sistem Yayıncılık</strong></p></div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 16 Jul 2009 17:51:40 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509455.html#509455</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : * Yan&#305;nda kendimiz olabilece&#287;imiz...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509453.html#509453</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1978">meryem</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16 Tem 2009 Saat 17:45<br /><br />* Yanında kendimiz olabileceğimiz bir kişiye gereksinim duyarız.İçimizde barındıracağımız, her hücremize işleyecek anlayış ve kabulegereksinimimiz var. İyi bir anne böyle yapar. Olumsuzu dinler ve kabuleder; çocuğunun acı altında ezilmemesine yardım eder. Çocuğununkusurlarından rahatsız olmaz. Çocuk annesinin rahatlığını kendikişiliğinde yansıtır ve o da kusurlardan rahatsız olmaz. Kabul çocuklabütünleşir. <br><br>* Dürüst kişiler kusursuz değildir, ama söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutar.  <br><br>* Çocuğun duyguları doğaldır ve güçlüdür. Nasıl davranacağı öncedenkestirilemez. Size yakın ve sıcak duygular besleyen çocuk bir dakikasonra gözyaşları içinde bağırıp çağırarak size meydan okuyabilir. Buduyguları daha sakin ifade ettiği anlara pek sık rastlanmaz. Örneğin,bir çocuk <br>-    kaygılanmaz, paniğe kapılır <br>-    yalnızlık hissetmez, yaşama sımsıkı saırlır <br>-    sinirlenmez, öfkeden kudurur <br>-    üzülmez depresyona girer <br><br>* Çocuk büyüdükçe annesinin dışındaki şeylerle de ilgilenmeyebaşlayacaktır. Bunlar başka insanlar, arkadaşlar, çatışmalar, okuldakibaşarı veya başarısızlıklar gibi şeylerdir. Anne bu duyguların merkeziolmayabilir, ama bu duyguları herkesten çok alan kişidir. <br><br>Duyguların eğitimi işte burada sahneye çıkar. Bu ilkel ve yoğunduygular annesini olduğu kadar çocuğu da korkutur; çünkü denetlenemez,o kadar güçlüdür ki, çocuk kendisine zarar vereceğinden veya annesinikıracağından korkar. Çocuğun duyguları yoktur, o baştan ayağa duygudur.<br><br>Burada annenin görevi ne yapması gerektiğini iyi bilerek çocuğun buduygularını olgunlaştırmasına yardımcı olmaktır. Anne çocuğunbaşaramadığını başarmalıdır. Eğitim işte budur. Çocuğun taşıyamadığıduyguları anlayıp kabul eder ve onları değiştirmeye kalkmadan kendindesaklar. Daha sonra çocuğu bunaltmadan onun sindirebileceği biçimde onageri verir. Böylece, çocuk yeteri kadar olgunlaşıp duygularınınsorumluluğunu almaya hazırlanır. <br><br>* Kendi kendine konuşma duyguları eğitmenin önde gelen bir yoludur.  <br><br>* Çocukluğun ilk dönemlerinde ve daha sonra yeniden yeni yetmelikte,çocuk 'irade' dediğimiz şeyi algılamaya başlar. Atılgan çocuklar,'inatçı' olarak etiketlenir. Bazıları daha çekingendir. Ama herkesin'iradesi', kendini ortaya koyma ve ilişki içinde ayrı bir birey olmadürtüsü vardır. <br><br>Bu dürtü bizim kendi kendimizi yönlendirme becerimizdir. Kendimizortaya koyduğumuz zaman, girişimcilik ruhumuzu ve amaçlarımız veisteklerimiz doğrultusundan ilerleme yeteneğimizi yani niyetimizigeliştiririz. <br><br>Bu dürtünün içinde çocuğun kalıtımla getirdiği bir bağımsızlık ve bireyolma isteği bulunur. Kendisini ilişkide olduğu kişilerden ayırır.Önceleri ben diyerek, sonra oyun parkına kendi kendine giderek, dahasonra okulda ve toplum içinde ayrı bir yaşam oluşturarak birey olmakiçin annesinden uzaklaşır. <br><br>Tüm bu serüven boyunca çocuk 'hayır, şimdi seninle olmak istemiyorum.Bunu kendim yapmak istiyorum' demesini öğrenir. Ya da 'şunu istiyorum.Bunu yapacağım.' diye isteklerini ortaya koyar. Anneyle 'biz'ioluşturdukları dünyanın dışındaki bir dünyayı kavramak içinçabalamaktadır. Bu 'biz' değil 'ben' uğraşıdır. <br><br>Çocuktaki bu dürtü bazı anneleri çok şaşırtabilir. Bunu kötü bir şeyolarak görebilirler. 'onların inatlarını kırmalısın' türünde sözleriişittiğimiz olur. <br><br>Hepimizin iradesi vardır. İradesiz yaşamak hiç yaşamamakla eşdeğerdir.Çocuğun amaçlarına ulaşabilmesi ve başkalarının kötü niyetlerindenkurtulabilmesi için iradesi olmalıdır. İradesi yoksa, kişi de olmaz. <br><br>Eğer anne, çocuğunun kendine özgü bir yaşamı olmasına, belirli sınırlariçinde kendisinden ayrılmasına ve uzaklaşmasına izin veremiyorsa, çocukya kırılır ya da annesiyle arasında birinden biri kazanıncaya kadar birçatışma yaşanır. <br><br>* Çocuk belli parametreler içinde giyeceği elbise, birlikte olacağıarkadaş ve yiyecekleriyle ilgili kendi seçimlerini yapmak için özgürolmalıdır. Kendisini ifade etmek için sınırlara gerek duyar, ama busınırlar içinde özgürlük ister. Çıplaklık onaylanmaz, ama elbisesi maviya da pembe olabilir- bu onun seçimidir. Arkadaşının doğum günüpartisine eşofmanıyla gidemez, ama hangi elbiseyi giyeceğine ya dasaçlarını nasıl tarayacağına kendisi karar verebilir. <br><br>Buradaki püf noktası toplumun, yasarların, kendi kültürümüzün,güvenliğimizin, ahlak ve birey olma özgürlüğünün sınırları arasındakidengeyi sürdürmektir. Sınırları koyma görevi verilmiş annenin işi çokzordur. Sınırlar koyduğu gibi özgürlüğe de izin verir. Ne var ki,kendisinden farklı olmasına izin vermeyen sınırlar koymamaya özengöstermelidir. <br><br>* Ana babaların bazıları, çocuklarını onlardan parasal destekleriniçekerek, onları önemsemeyerek ve cesaretlerini kırarak cezalandırırlar.Yöntemler farklı olabilir ama ileti çok açıktır. 'Benim ve istekleriminbir uzantısı olduğun sürece seni severim. Olmazsan sevmem' buyanlıştır. <br><br>* Çocuğun iradesi kırılmamalı, disipline sokulmalıdır. Disiplin,kabahat işleyen kişiyi kızdıran cezadan farklıdır. Disipline sokmakdeğerleri ve sınırları öğretmek, sonra da bunlara karşı gelindiğindegerekeni yapmaktır. <br><br>Bu işlem doğru uygulanırsa, çocuk kaybettiği şey için acı çeker ama,yaşadıklarından da bir şeyler öğrenir. Kurala uymazsa, kayba uğrar.Disiplinin amacı, çocuğa yanlış davrandığı ya da bir değeri çiğnediğizaman üzüleceğini öğretmektir. <br><br>* Bir anne çocuğuna gerektiğinde 'hayır' diyebilirse, çocuk dakendisine hayır demeyi öğrenir ve başkalarının sınırlarına saygıgösterme duygusu gelişir. Böylece, çocuğun 'özdenetim' denilenkişiliğinin çekirdeği biçimlenir. Amaçları ve değerleriyle ilgiliseçimlerini usulüne uygun yapabilir ve denetleyemediği içgüdüleriylebaş edebilir. <br><br>* Bazı anneler çocuklarının gözünde kötü görünmemek için sınırlarkoymada zorlanırlar. Sıkı disiplin yanlısı görünmekten rahatsız olurlarve bu işi babaya bırakırlar. Çocuğun ilişki değerlerini öğrenmesiaçısından annenin çocuğunu disipline etmesi çok önemlidir. Anneçiğnenip geçilecek bir kişiyse, çocuk sevgi duyacağı kişilere hiçbirzaman saygı duymaz. <br><br>* Kim olmadığımızı öğreninceye kadar, kim olduğumuzu bilemeyiz. Bu nedenle çocuklar önce 'hayır' deme sürecinden geçerler.  <br><br>* İyi bir anne çocuğunun zayıflıklarının neler olduğunu bilir.Gereksinimlerini ve zayıflıklarını anlar ve onları hoş karşılar. Zayıfolmasını sorun yapmaz. Çocuklar, annelerinin zayıflıklarını sorunyapmadıklarını gördükçe, daha güçlenir ve olgunlaşırlar. <br><br>* Çocuklar büyüdükçe, yaşamın olumlu ve olumsuzlukları arasındaki farkıgörmeye başlar. Bir şeylerden nefret etmeyi, farklı olmayı, bazen debir şeylere karşı olmayı öğrenirler. Bu, ayırt etmeyi, değerlerinetleştirmeyi, kötünün karşısında ve iyinin yanında olmayı öğrenmeninbir işaretidir. Bunları öğrenirken, kereviz yemekten yatmaya gitmeyekadar her şeye karşı olumsuz olurlar. <br><br>* Çocukların çoğu yalnızca çok başarılı oldukları zaman sevildiklerinihissederler. Başka bir deyişle anne, çocuk başarılı olduğu zamanyaşadığını hisseder. Gözleri parlar, daha canlanır ve çocuğa yakınlaşırve onunla ilgilenir. Çocuk mutluluktan kendinden geçer. Ama sonra,başka bir olayda başarı göstermeyince, annenin dikkatini çekmesizordur. <br><br>Çocuklar özel olmadıkları zamanlarda bile özel olduklarını bilmekihtiyacındadırlar. Her çocuk başarısız olur ya da her şeyi en iyibiçimde yapamaz. Bunun nedeni, çaba göstermemesi, yeteneksizliği veşanssızlığı olduğu gibi hepsinin bir karışımı da olabilir. Başarılıoldukları zaman annelerinin kendileri için mutlu olduğunu bilmekihtiyacındadırlar, ama başarılı olsalar da olmasalar da annelerininsevgisinin sürekli olduğunu da bilmeye gereksinimleri vardır. <br><br><br><strong>*  Alıntılar 'Anne Faktörü' isimli kitaptan yapılmıştır. Henry Cloud, John Townsend, Sistem Yayıncılık  </strong><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen meryem - 16 Tem 2009 Saat 17:49</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 16 Jul 2009 17:45:59 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post509453.html#509453</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : iyi bir anne kusursuzluk aramaz,...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post404407.html#404407</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1019">sengul</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 23 Şub 2009 Saat 13:18<br /><br /><FONT color=#ff0000 size=4>iyi bir anne kusursuzluk aramaz, ama yaptığımız hataları da görmemezlikten gelmez. </FONT><DIV><FONT color=#0000ff size=4></FONT>&nbsp;</DIV><DIV><FONT color=#0000ff size=4>iletişimde dürüst, açık ve net olabilmek gereklidir.</FONT></DIV><DIV><FONT color=#0000ff size=4></FONT>&nbsp;</DIV><DIV><FONT color=#0000ff size=4></FONT>&nbsp;</DIV><DIV><FONT color=#0000ff size=4></FONT>&nbsp;</DIV><DIV><FONT size=4>Çocuk annesinden yeterli şefkati görürse başkalarına şefkat göstermeyi öğrenir.</FONT></DIV><DIV><img src="http://www.israilboykot.com/destek/linkimg.gif" height="163" width="163" border="0" /></DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 23 Feb 2009 13:18:50 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post404407.html#404407</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. :   sengul Yazd&#305;: &#199;ocuklar&#305;n&#305;za...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post351189.html#351189</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=2183">begumfunda</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05 Ara 2008 Saat 00:21<br /><br /><table width="99%"><tr><td class="BBquote"><img src="forum_images/quote_box.png" title="Orjinalini yazan: sengul" alt="Orjinalini yazan: sengul" style="vertical-align: text-bottom;" /> <strong>sengul Yazdı:</strong><br /><br /><DIV ="msg"><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" color=#ff0000 size=3>Çocuklarınıza davranışlarının size neden sorun yarattığını söyleyin, ama sorunu çözmek için ne yapması gerektiğini değil.<BR></FONT><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" color=#0000ff size=3><BR>Mutlu ve pozitif ortamda yetişen çocuklar, özgüvenli ve başarılı olurlar.</FONT><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" size=3><BR><BR></FONT><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" color=#ff00ff size=3>Çocuk eğitimini olumsuz etkileyen faktörlerden en önemlisi aile içi iletişimsizliktir.</FONT><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" size=3><BR><BR></FONT><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif" color=#990033 size=3>Çocuğun sorumluluk sahibi olması için, eksiklerini kapatmak yerine bazen yaptıklarının sonuçlarıyla başbaşa bırakılması gerekir.</FONT> </DIV></td></tr></table> <DIV>&nbsp; ellerine saglik tesekkürler</DIV>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 05 Dec 2008 00:21:26 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post351189.html#351189</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. :     &#199;ocuklar&#305;n&#305;za davran&#305;&#351;lar&#305;n&#305;n...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post351151.html#351151</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=1019">sengul</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04 Ara 2008 Saat 22:30<br /><br /><div ="msg">   <font color="#ff0000" size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif">Çocuklarınıza davranışlarının size neden sorun yarattığını söyleyin, ama sorunu çözmek için ne yapması gerektiğini değil.<br></font><font color="#0000ff" size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif"><br>Mutlu ve pozitif ortamda yetişen çocuklar, özgüvenli ve başarılı olurlar.</font><font size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif"><br><br></font><font color="#ff00ff" size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif">Çocuk eğitimini olumsuz etkileyen faktörlerden en önemlisi aile içi iletişimsizliktir.</font><font size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif"><br><br></font><font color="#990033" size="3" face="Arial, Helvetica, sans-serif">Çocuğun sorumluluk sahibi olması için, eksiklerini kapatmak yerine bazen yaptıklarının sonuçlarıyla başbaşa bırakılması gerekir.</font>   </div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 04 Dec 2008 22:30:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post351151.html#351151</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : Anne ve Babalara ileti&#351;imin anahtarlar&#305;...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post312826.html#312826</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=2118">yeşim</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13 Eki 2008 Saat 14:33<br /><br /><P style="TEXT-ALIGN: center" align=center><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana"><a href="http://annebabacocuk.blogspot.com/2007/11/anne-ve-babalara-iletiimin-anahtarlari.html" target="_blank"><U><FONT color=#336699 size=2>Anne ve Babalara iletişimin anahtarları (2)</FONT></U></A><?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P><H2 style="MARGIN: auto 0cm; TEXT-ALIGN: center" align=center><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana">· Çocuğunuzla birşey konuşurken onun seviyesine inin göz göze gelmeye çalışın. İşbirliği yapmaya daha istekli olacağını göreceksiniz.<BR><BR>· Söyleyeceklerini bilseniz bile onu iyi dinleyin. Çocuğunuzun anlattığını sıkıntıdan patlasanız bile can kulağıyla dinleyin.<BR><BR>· Çocuğunuzu yargılamadan dinleyin. Böylece onun gerçek duygu ve sorunlarını öğrenme şansınız olur. <BR><BR>· Çocuğunuzun duygularına karşı çıkmayın. Düşüncenin doğrusu yanlışı olsa bile duygunun doğrusu yanlışı olmaz.<BR><BR>· &#8220;Korkuyorum&#8221; diyorsa ne var bunda korkacak diyerek karşı çıkmak yerine demek korkuyorsun diyerek yanında olduğunuzu hissettirin.<BR><BR>· Yaşadığı problemden ne sonuç çıkardığını sorarak tercübe kazanmasına yardımcı olun. O sırada onunla asla tartışmayın ders vermeye çalışmayın. Mutlaka gerekiyorsa bunu duyguları yatıştıktan sonra yapın.<BR><BR>· Çocuğunuzu kendinize düşman etmek istemiyorsanız &#8220;ben sana demedim mi&#8221; demeyin<BR>· Çocuğunuza emir vermeyin. Ondan isteyin .<BR>Çocuğunuzla konuşurken fiillerin sonuna &#8220;ebilirsin&#8221; i ekleyin (yapabilirsin, üstesinden gelebilirsin öğrenebilirsin) şeklinde konuşun.<BR>Çocuğunuzla iddalaşmayın, yumuşak sesle ben böyle düşünüyorum deyin ve susun.<BR>Çocugunuza düşünce ve duygularını ifade etme fırsatı verin, cevap veriyorsa kızmayın.<BR><BR>· Çocuğunuza bir satıcıdan istediği indirimi kavga etmeden almayı öğretin. Ona iyi model olun, kız çocuklar anneyi, erkek çocuklar babayı örnek alır.<BR>· Çocuğunuza doğru bilgi verin. Nasılsa anlamaz bunu onun için yapıyorum gibi<BR>gerçeklerin arkasına sığınmayın. Kaybolan güven geri gelmez<BR><BR></SPAN><SPAN style="FONT-WEIGHT: normal; FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana">ÇOCUĞUNUZUN YAPTIĞI BİR ŞEYDEN HOŞLANDIĞINIZDA BUNU SEBEBİYLE BELİRTİN BÖYLELİKLE OTOMATİK TEŞEKKÜR YERİNE İNSANLARI MUTLU EDEN ÖZEL TEŞEKKÜRE GEÇEBİLİRSİNİZ..</SPAN><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana"> <BR>· <BR>Çocuğunuzun ilgilendiği konulardan kitaplardan, müziklerden zevk almaya çalışın.<BR>Özel günlerinde yanında olun.<BR><BR>Buna rağmen çözemediğiniz sorunlarda bir uzmandan yardım alın.<BR><BR>H. Baykallı<BR>NLP Eğitmeni Performans Danışmanı<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break"><o:p></o:p></SPAN></H2>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 13 Oct 2008 14:33:22 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post312826.html#312826</guid>
  </item> 
  <item>
   <title><![CDATA[Çocuk Eğitimi  üzerine  notlar.. : Anne ve Babalara ileti&#351;imin anahtarlar&#305;...]]></title>
   <link>http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post312825.html#312825</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.anneoluncaanladim.com/forum/member_profile.asp?PF=2118">yeşim</a><br /><strong>Konu:</strong> 8445<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13 Eki 2008 Saat 14:32<br /><br /><H3 style="MARGIN: auto 0cm; TEXT-ALIGN: center" align=center><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana"><a href="http://annebabacocuk.blogspot.com/2007/11/anne-ve-babalara-iletiimin-anahtarlari.html" target="_blank"><strong><U><FONT color=#336699 size=2>Anne ve Babalara iletişimin anahtarları (1)</FONT></U></strong></A> <?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></H3><P style="TEXT-ALIGN: center" align=center><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: #333333; FONT-FAMILY: Verdana"><a href="http://bp1.blogger.com/_p5S_atrfeGs/R1B9QuXR5oI/AAAAAAAAABs/bw8xbKFs8ig/s1600-R/sut.jpg" target="_blank"><SPAN style="TEXT-DECORATI&#079;N: n&#111;ne; text-underline: n&#111;ne"><?: prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /><v:shape id=_x0000_t75 coordsize="21600,21600" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f" o:preferrelative="t" o:spt="75"><v:stroke joinstyle="miter"></v:stroke><v:ulas><v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0"></v:f><v:f eqn="sum @0 1 0"></v:f><v:f eqn="sum 0 0 @1"></v:f><v:f eqn="prod @2 1 2"></v:f><v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth"></v:f><v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight"></v:f><v:f eqn="sum @0 0 1"></v:f><v:f eqn="prod @6 1 2"></v:f><v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth"></v:f><v:f eqn="sum @8 21600 0"></v:f><v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight"></v:f><v:f eqn="sum @10 21600 0"></v:f></v:ulas><v:path gradientshapeok="t" o:c&#111;nnect="rect" o:extrusi&#111;nok="f"></v:path><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape></SPAN></A><BR>Bir Profesöre öğrencileri sorar?<BR>-Hocam ,<BR>-Nasıl, böyle anlayışlı, araştımacı, sorumluluk sahibi, duyarlı ve sakinsiniz? Başarılarınızı kime, neye borçlusunuz?<BR>-Profesör; "Bilmiyorum" der. Sonra hatırlamaya çalışır edasıyla,<BR>-Söylediklerinize memnun oldum, teşekkür ederim.<BR>-Fakat, beni iyi anlayan ve dinleyen anne babam vardı. Diyerek bir anısını anlatır.<BR>-Altı yaşlarındaydım, buzdolabını açtım. Süt şişesini alırken düşürdüm. Süt şişesi paramparça oldu, süt etrafa yayıldı, yer bembeyaz olmuştu.<BR>-Neye uğradığımı şaşırdım kafam allak bullak oldu ve korktum . Şişenin sesini duyan annem yanıma geldi.<BR>-Durdu, baktı... yere çömeldi...omzuma elini koydu sakin bir ses tonuyla;<BR>-Sütten bir göl olmuş dedi .<BR>-Bir nefes aldım.Biraz , rahatladım.<BR>-Annem tekrar sakin bir sesle;<BR>-Hadi camlardan kayık yapıp yüzdürelim dedi. Bende çömelmiş vaziyetteydim, onunla birlikte oynamaya başladık..<BR>-Epey oynadıktan sonra ben sakinleşmiştim. Kalbimin çarpması durmuştu.<BR>-Annem, bana<BR>-Burayı temizlemek için, süpürgeyle faraş mı istersin, yoksa havluyu mu dedi? Profesör bunun gibi taktire şayan bir kaç örnek daha anlattı ailesi ile ilgili...<BR>Şimdi , aynı şey bizim başımıza gelseydi ne olurdu sizce? Süt şişesinin sesini duyan annelerin çığlıklarını duyar gibiyim. Kaçımızın annesi, bu kadar sakin olabilirdi. Değil mi?<BR>Bakın Profesörün annesi.<BR>-Çocuğu suçlamadan , azarlamadan, aşağılamadan , &#8220;neden dikkat etmedin&#8221; diyerek sorgulamadan onu yatiştırıyor, "Burayı kirlettin çabuk temizle, mecbursun" demeden; Zaten yapmak zorundasın mesajını vererek;<BR>-Burayı temizlemek için, süpürgeyle faraş mı istiyorsun? Yoksa havluyu mu ?<BR>İşte, sevgili anne ve babalar, çocukla iletişimde ,onları korkutmadan , suçlamadan, hayal kırıklığı yaratmadan kıyaslamadan, sevgiyle iletişim kurmalı. Çocuklara her zaman önemlisin, değerlisin mesajını vermeli. Ufacık çabaları abartılmadan desteklenmeli ve yüreklendirilmelidir.<BR><BR>Hatice Baykallı<BR>NLP Eğitmeni,Perfomans Danışmanı<o:p></o:p></SPAN></P>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 13 Oct 2008 14:32:52 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.anneoluncaanladim.com/forum/cocuk-egitimi-uzerine-notlar_topic8445_post312825.html#312825</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>