Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YAŞAMAK DİRENMEKTİR
ÖMER BORAN
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Hastane İlköğretim Okulu Müdürü
Yazı Boyutu:
Terkedilmiş Asitane

Uzun bir ara yazı yazmak gelmedi içimden. İstanbul yalnızlık kıyafetine bürünmüş, omzunu ver bana yastığım olsun, diyorum ama nafile… “Bırak beni. Nedir sizlerden çektiğim” diyor… “Göğsün var ya göğsün; oraya sığınan bir çocuğum ben” diyorum. “Olmaz. Biraz yalnızlığımın keyfini çıkaracağım” diyor. Ben de başlıyorum yazmaya; melankolik ve ekzantrik tavırlarda…

İçim üşüyor bu kavurucu sıcaklarda. Damarlarım çekilmiş sanki. Alınganlıklarım da kalmadı artık. Ne sana, ne hayata akamıyorum artık. Durduramıyorum kalemimi, kendiliğinden geliyor harfler, kelimeler ve ardı sıra cümleler… Ve kendimle savaşım devam ediyor. Beynim tonlarca yük taşır gibi… “Boşalt be oğlum, boşalt” diyorum, her şeyi bir kenara at. Dağların delisi olmak geliyor içimden; patikalarında dolaşmak; sınırsız ve koşulsuz… Çıplak ayaklarla  toprağa basmak… Zehirsiz mantarlar toplamak… Süzülüp nehirlerinden okyanuslara varmak… Kartal gibi şahikalarına konmak… Haykırmak istiyorum vadilerinde. Ben kaybolmayı seviyorum…

Bir martı kanadında salınmak istiyorum, özgürlüklerine… Dalmak avcı tadında denizinde maviliklerine… Kavuşmak sılasında sırtı lacivert hamsiler kadar seksi… Resmetmek isterim seni ve yalnızlıklarımı…

Vazgeçme ne olur İstanbul, devam et gizlemeye tüm derinliklerinde. Dokunuşlarımı hissettir sevdiklerime ki; kopmasın yüreğimizdeki çelik sevgiler…

Gözyaşlarım tecrübelerim olup akmakta, Kızılırmak tadında salınarak coşarak… Hep katarak hep katarak… Sel olup ortalığı birbirine katarak ve ardından oluşan okyanuslarımda, yüzmemi sağlayacak kadar.

Hapis olmuşsun Kız Kulesi’nin ışıltısında. Karşıdaki banktan bakıp dururum. İçim köpürür dalarım yakamozlar eşliğinde, kocaman yüreğine kulaç atarak…

Karşımda yedi minare, eteğinde yeni rakı, batan güneş dost tadında mırıldanırken… Karaköy, Eminönü, Galata… Tarihi doku eşliğinde bu kadar mı güzel, içten, başıboş ve aslında sıradan... Yalnızlıklar bulutu sarmış sanki İstanbul’u.

Tatilciler dönün siz de artık; yeniden kavuşalım İstanbul’un kalabalığına. Yalnız bırakılmayı hak etmeyen şehir; gizli de olsa bütün cümlelerimin öznesisin. Bu şiir de sana, aşık olduğum şehir…

ASİTANE-İ  ALİYYE
Bir duygu kuşandım Asitane-i Aliyye;
Üstüme gelme ne olur!
Başımda sorgulamalar, yüreğimde yangınlar…
Tarifi imkânsız bir aşk ve salgılanan hormonlar…
İçimde yeşeren filiz misali kopmalardayım!
Akmalardayım serinliklerine okyanusların.
Yanmalarındayım kor ateş gibi cehennemin…
Nasıl bir şehirsin Asitane-i Aliyye;
Sanki gurbette sevdiğim!
Saklama artık; ver bana istediğim her an O’nu…
Yeditepe’den selam et bana,
Sevdalarımıza!
Sana yakışırcasına…




Copyright 2007-2026 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.