Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
RADİKAL GÖRÜŞ
Dr.  KADİR TUĞCU
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı F.A.A.P.
Yazı Boyutu:
Rotavirüs aşıları

 

Rotavirüs ilk olarak 1973’de Avustralya’nın Melbourne şehrindeki bir çocuk hastanesinde genç bir mikrobiyolog olan Ruth Bishop tarafından, elektron mikroskobu ile duodenum ve ince barsak biyopsilerinde gösterilmiştir.

 

Bu virüs son derecede bulaşıcı olup, en fazla ishale neden olan ajandır. 3 aylık ile 5 yaş arasındaki bütün çocuklarda hastalık yapabilir ve bir grip kadar kolay bulaşabilir. Hastalığın ortaya çıkabilmesi için,10 adet virüs yeterlidir. Virüs bulaştıktan 24 saat sonra bütün sindirim sistemini istila eder ve hasta çocuk 1-2 günde şoka girebilir. İlk enfeksiyonu atlatabilen çocuklar nadiren ikinci bir hastalık geçirirler. Kazanılan bağışıklık bütün rotavirüsleri kapsar.

20 sene evvel bazı firmalar aşı geliştirme çalışmalarına başladılar. Bu araştırmacılar en fazla ağızdan alınabilen, zayıflatılmış rotavirüs üzerinde çalıştılar. 1983’de Belçika da Smith- Klein’dan Francis Andre ve Finlandiya’dan Timo Vesikari , ineklerde hastalık yapan rotavirüslerden bir aşı geliştirdiler ve denediler. Aşı Finlandiya’da denendi ve çok parlak sonuçlar elde edildi. Fakat Afrika ve Peru da’ki denemeler hayal kırıklığı yarattı ve aşı uygulaması durduruldu.


Bu arada virüsün yapısı ile ilgili çalışmalar da çok ilerlemişti. Virüs’ün üç tabakalı bir çeperi ve içinde 11 çift sarmallı RNA çekirdeği vardı ve her bir RNA zinciri bir protein şifresi taşıyordu. Bu proteinlerin bir kısmı yapısal proteinler olup virüsün yapı taşlarını oluşturuyordu. İkinci grup, yapısal olmayıp, hücre içinde gerekli proteinleri yapıyordu. Yapısal proteinler veya viral proteinler VP1,VP2,gibi sayısal isimlerle, yapısal olmayanlar NPS (nonstructural protein) olarak gösteriliyorlardı.

En dış tabaka VP7 olup, immun tepkiyi yarattığından, aşı için en çok çalışılan protein olmuştur. Bu tabakanın üzerinde VP4 olarak isimlendirilen çıkıntılar vardır.VP7 altında en kalın tabaka olan VP6 bulunur. Bu tabakanın da altında VP2 tabakası vardır. Yapısal olmayan NSP4, ishale neden olan toksik maddedir. Her ne kadar rotavirüsün şimdiye kadar 42 çeşidi tarif edilmişse de, dünya çapında hastalık yapabilen 4 veya 5 çeşidi vardır. Aşı üzerinde çalışan araştırmacılar, hastalık yapan virüslerle yapmayan virüslerin proteinlerini karıştırarak, aşı olmaya uygun yeni zayıf rotavirüs tipleri geliştirmişlerdir.

1991’de FDA Wyeth Ayerst firmasına böyle bir aşı geliştirme ve deneme izni vermiş, 1998’de geliştirilen aşı, Rota Shild adı ile ruhsat almış ve rutin aşılama şemalarına da konmuştu. Takip eden 9 ayda 600 bin çocukta 1.2 milyon doz aşı kullanıldı.1999’da aşıya bağlı bağırsak düğümlenmesi vakaları (intussusseption) ortaya çıkınca aşı uygulaması durdurulmuş, harcanan 15 sene ve birkaç yüz milyon dolar heba edilmişti. Bu problem daha ziyade büyük çocuklarda görülüyor ve bebeklerde ancak 30 binde bir görülüyordu. Amerika bu riski almak istemedi ve konu gelişmekte olan ülkelere danışıldı. Gelişmekte olan ülkelerde Rotavirüs ishali 200 çocuktan birini öldürüyordu. Yani bir bağırsak düğümlenmesine karşılık, 150 çocuğun hayatı kurtarılıyordu. Konu gelişmekte olan ülke yetkilileri ile tartışıldı. Amerika’nın kullanmadığı bir aşıyı diğer ülkeler kullanır mıydı? Hindistanlı bir  yetkilinin; “Bu aşının benim memleketimde her sene 100 bin çocuğun hayatını kurtaracağını biliyorum. Ama, ilk bağırsak tıkanmasında, bu aşıya müsaade ettiğim için beni sorumlu tutarlar” demesi ile ilim, politikaya boyun eğmiş ve aşı bir daha hiçbir yerde kullanılmamıştır.

Rotavirus  geçiren çocuklarda bağırsak düğümlenmesinin görülmemesi bu özelliğin, aşının  hazırlandığı Rhesus maymun virüsüne has olduğunu göstermiştir.Bunun üzerine aşı çalışmaları diğer hayvan rotavirüsleri üzerinde yoğunlaşmıştır.


Glaxo-Smith Kleine, tek suşlu zayıflatılmış insan rotavirüsü ile ROTARIX aşısını geliştirdi ve 6 hafta ile 13 aylık bebeklerde kullanıldı ve bir aksi tesiri görülmedi.

Merck firması insan- inek rotavirüsü geni karışımı beş suşlu aşı üzerinde çalıştı ve
ROTATEQ aşısını yaptı. Bu aşıdaki beş virüsün çekirdeğinde 10 inek, 1 insan rotavirüs geni vardı.


Her iki çalışma için 60 bin denek kullanıldı.6 yıl sonra Glaxo-Smith Klein ve Merck firmaları  klinik çalışmaları  tamamladılar ve her ikisi de başarılı sonuçlar elde ettiler. Bu aşılarla ağır Rotavirüs ishaline karşı yüzde 85-98 oranında korunma sağlanıyordu ve bağırsak düğümlenmesi de toplumdaki oranları geçmiyordu.
 
Rotavirüs aşısı diğer aşılara oranla hazırlanması nispeten daha kolay bir aşı olduğundan, diğer aşı firmaları da bu aşıların üretimi için ilgilenmeye başladılar. Bugün Çin, Hindistan, Endonezya,Brezilya’da 10 dan fazla aşı üreticisi oral rotavirüs aşısı üretmek için hazırlık yapmaktadırlar.

Rotavirüz aşısı, bebekler 3 aylarını doldurmadan evvel başlanmalı ve 8. aydan önce bitirilmelidir. Ölümlerle yol açabilen ve tedavisi olmayan bu hastalık bebekler için çok önemlidir.


Yorumlar
ebru432 - (31.07.2012 14:02:28)
BUYRUN YAZININ LİNKİ http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/14505016.asp
ebru432 - (31.07.2012 13:59:50)
hocam bir biyolog olarak yazılarınızı oldukça önemsiyor ve görüşlerinize değer veriyorum. daha yeni bir anneyim. dün itibari ile rotarix ticari isimli aşıdan ilk dozunu yaptırdım bebeğime. fakat bu gün nette gezinirken hürriyet gazetesinde yayınlanmış bir yazı dikkatii çekti. yazıya göre Rotarix ile ilgili yapılan araştırmalarda yapısında domuz DNA’sı materyali bulunduğu ancak insan sağlığına zararlı olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı yazıyor. bu konu hakkında bilginiz varmı? çünkü plazmitler bile entegrasyon yeteneğine sahip.bu dna şayet varsa acaba neyi kodluyor diye düşünmeden edemedim
Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.