Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

BEBEĞİM NEDEN KUSUYOR?

BEBEĞİM NEDEN KUSUYOR?

Annelerin ilk gün itibaren endişelenmelerine neden olan kusma bazen olağan bir gelişim süreci bazen de önemli bir rahatsızlığın belirtisi olabiliyor. Bu nedenle annelerin hangi tür kusmanın önemli ve acil müdehale gerektiren bir rahatsızlığın belirtisi olduğunu bilmesinde fayda var. Bebeklik çağında sık görülen kusmanın nedenlerini, çeşitlerini ve yapılması gerekenleri konunun uzmanlarından öğrendik.


Sitemizin yazarlarından, Büyüme ve İştahsız Çocuk Uzmanı Prof. Dr. Benal Büyükgebiz
“Kusma çocukluk yaş grubunda çok sık görülen bir belirtidir. Çok önemli bazı hastalıkların belirtisi olabileceği gibi çok basit bir nedenle de ortaya çıkabilir” diyerek anne babalara şu bilgileri verdi:

NE ZAMAN ENDİŞE EDELİM?
- Eğer çocuk kanlı veya safralı kusuyorsa,
- Eğer kusmaya şiddetli karın ağrısı eşlik ediyorsa (bu durum acildir),
- Eğer çocuk fışkırır gibi kusuyorsa,
- Eğer çocukta karın şişliği ve karında gerginlik varsa,
- Eğer çocukta yüksek ateş varsa,
- Eğer çocukta ense sertliği ve-veya ışığa hassasiyet varsa (çok önemlidir),
- Eğer çocukta büyüme geriliği varsa veya çocuk 6 aydan küçük ise hem hekimin hem de ailenin ihmal etmemesi gerekir.

“Çocuklarda kusma, reflünün de belirtisi olabilir. Reflü 1 yaş altında görülen fizyolojik bir olaydır. Hastalık belirtisi değildir. Ancak reflü, belirli koşullar geliştiğinde hastalık olarak yorumlanır. Bu nedenle hekimin görmesi ve karar vermesi gerekir.

BESİN ALERJİSİ OLABİLİR
İlk yıl içinde sık görülen bir diğer kusma nedeni ise besin alerjileridir. Genellikle yüzde 2 ila 5 oranında görülür. 1 yaş altında sıktır. Besin alınmaya başlandıktan sonraki 4 hafta içinde belirtiler görülmeye başlar. Ani reaksiyonlar da gelişebilir. Anne sütü alan bebeklerde de görülebilir. Uzmana danışılmalıdır.

Kusma sıklıkla regürgitasyonla karıştırılır. 1 yaşın altındaki bu bebekler 3 haftadan uzun süre günde 1-2 defa kusarlar. Bunun dışında çocuk tamamen normaldir. Kusmaya eşlik eden başka bir bulgu da yoktur. Regürgitasyon sıklıkla mide-bağırsak sistemi motilitesinin matürasyonundaki sorunlara bağlıdır. Kısa süreli sorun olarak yaşanır. Beslenmesi düzenlenince geçer. Ancak uzun sürerse, bebeğin besin alımını olumsuz etkilerse ilaç başlanması gerekebilir. Özellikle de bu durum bebeğin besin alımını kısıtlıyor, anne bu durumu iştahsızlık olarak yaşıyorsa tedavi gerekebilir. Ancak buna hekim karar vermelidir.”

Dr. Evrim Kıray (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı):
“KÜÇÜK ÖNLEMLERLE BEBEĞİN KUSMASINI ENGELLEYEBİLİRSİNİZ”
“Bazı önlemlerle bebeğinizin kusmasını engelleyebilirsiniz ya da en aza indirebilirsiniz. Bunun için yapabilecekleriniz şunlar olabilir:
• Bebeğinizi beslerken ya da besledikten sonra hemen yatırmayın, mümkün olduğu kadar dik oturtun.
• Bebeğinizi tıka basa doyurmayın.
• Bebeğinizi besledikten sonra hoplatıp, zıplatmayın.
• Bebeğiniz ağlarken onu doyurmaya çalışmayın. Bu daha çok hava yutmasına neden olur.
• Bebeğinizin gazını, besleme sırasında hatta öncesinde de çıkarabilirsiniz. Bunun için öğün sonrasını beklemenize gerek yok.

Her bebekte görülen kusma, normal bir durumdur. Bu konudaki araştırmalara bakılırsa, bebeklerin yüzde 80’i ilk 3 ayda en az 1 defa kusuyor. Ancak kusma, bazı durumlarda hastalıkların bulgusu olarak değerlendirilebilir. Bunu belirleyen faktör ise, kusmanın şiddeti, zamanı ve miktarıdır.

 

NORMAL KUSMA
Bazı bebekler az miktarda kusarken, bazen de birkaç defa ağız dolusu kusarlar. Bu kusmalar genellikle ilk aylarda, bebek beslendikten kısa bir süre sonra gerçekleşir. Çünkü yeni doğanlarda yemek borusuyla mide arasındaki sfinkter olgunlaşmamıştır ve atılamayan mukus bu yolla çıkabilir. Daha büyük bebeklerde ise, besleme sırasında havayla karışan süt ya da mama yemek borusundan yukarı doğru çıkabilir.

Bebeğinizde buna benzer bir durumla karşılaşıyorsanız, besleme şeklinizi gözden geçirmenizde fayda var. Çünkü yanlış besleme şekli, bebeğinizin kusmasına neden olabilir. Örneğin;  bebeğinizi emzirirken hava yutması, aşırı yavaş ya da hızlı emmesi, gazının çıkartılmaması, kusmasına neden olabilir.

Bebekler aşırı yedirildiğinde de kusabilir. Anneler bebeğinin kilo alması için, bazen ihtiyacından fazlasını verebilir. Bu da bebeğin fazlasını kusma yoluyla çıkarmasıyla son bulacaktır.

Bu tip kusmalarda endişeye düşmeye gerek yok, bebeğiniz büyüdükçe kusma hafifleyerek tamamen ortadan kalkacaktır.

SIZINTIYI KUSMAYLA KARIŞTIRMAYIN
Bebekler bazen beslenme sonrasında, ağızlarından az miktarda besini çıkarabiliyorlar. Bunlar genellikle sızıntı şeklinde oluyor ve kusma olarak değerlendirilmiyor. Bu tip çıkarmalar, bebek 6-12 aylıkken kendiliğinden kayboluyor. Düzelmediği ve giderek arttığı durumlarda ise, bir doktora başvurmanız gerekebilir.

FIŞKIRARAK KUSUYORSA DİKKAT!
Bebeğin bir sağlık sorunu olabileceği ihtimalini düşündürür. Zorlanarak kusan bebekte, mide bulantıları ve öğürtüler görülür ve fışkırırcasına kusar. Bazen kusmuğun burundan geldiği bile görülebilir. Bebeklerde mide bulantısını anlamak zor olduğundan, sıkıntısını, huzursuzluk, ten renginin solması, tedirginlik gibi belirtilerden yakalayabilirsiniz. Özellikle yenidoğan bebeklerde, ilk 24- 36 saat arasında görülen şiddetli kusmalar, sindirim sisteminin herhangi bir yerinde görülen tıkanıklık belirtilerinden biri olarak kabul edilir.

Doğumdan sonraki ilk günlerde görülen kusma vakalarında ise, neden olarak, enfeksiyonlar, doğumsal metabolizma hastalıkları, bebeğin anne karnında amniyos sıvısını fazladan yutması ve bazı alerjiler (örneğin süt alerjisi) sayılabilir.

PSİKOLOJİK KUSMALAR
Kusmanın bir başka nedeni de psikolojik kaynaklı olabilir. Özellikle 0-1 yaş arası bebeklerde görülen uyum sorunu, bu şekilde kendini gösterebilir. Anne- bebek arasındaki ilişkinin bozukluğu, annenin gerginliği ve huzursuzluğu, bebeğe gösterdiği ilgi azlığı, bebekte kusmaya neden olabilir. Gerginliği hisseden bebek, kusarak tepkisini ortaya koyabilir.

BEBEK KUSUYORSA NE YAPMALI?
• Bebeğiniz bazı şeylere dikkat ettiğiniz halde kusuyorsa, kusma anında onu yan çevirin ya da yüzüstü yatar pozisyona getirin.
• Bebeğinizin kusması bitene kadar ona katı gıdalardan vermeyin.
• Bebeğiniz kustuktan sonra ağzının içini yabancı cisimlerden temizleyin. Bu işlemi işaret parmağınız yardımıyla yapabilirsiniz.
• Eğer bebeğiniz şiddetli ve günde 3 defadan fazla kusuyorsa, kusmuk artıklarında kan veya yeşil renkli safra görülüyorsa, kusmayla birlikte ateş, öksürük ve diğer enfeksiyonel bulgular da varsa acilen doktorunuzu arayın.”


Dr. Alper Soysal (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı):
“BEBEKTEKİ KUSMA HASTALIK HABERCİSİ OLABİLİR”

“Bebeğe uygulanacak tedavinin temelinde, direkt olarak kusmaya yönelik değil, kusmaya neden olan hastalığın ne olabileceğinden yola çıkılmalıdır. Kusmanın yol açtığı hastalık bulunduğu zaman, buna uygulanacak tedavi ile kusma da ortadan kalkar.

Kusan bir bebeğe, bir uzmana danışmadan kesinlikle kusmayı önleyici ilaçlar verilmemelidir. Önemli olan, kusmaya neden olan hastalığı tedavi etmektir.

Zorlanarak kusan bebekte mide bulantıları ve öğürtü görülür. Kusulan besinler ağızdan fışkırır tarzda çıkar. Bu tip kusmaların en sık görülen nedenleri şöyledir:
- Bağırsak tıkanıklığı,
- Yemek borusunun mideye bağlandığı kısmın kapalı olması (özofagus atrezisi),
- Bağırsak darlığı,
- Bağırsağın belirli bölümlerinin olmaması,
- Karın organlarının göğüs içinde fıtıklaşması,
- Mide darlığı (pilor stenozu).”


Dr. Feyza Çivici Gümüş (Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı)
“BEBEKLER DE REFLÜ OLUR!”
 
“Reflü hastalığı, sanıldığının aksine sadece yetişkinlerde görülmez; hatta daha sıklıkla bebeklerde ve çocuklarda görülür. Bebeklerde reflünün sık görülmesinin nedeni, gıdaların mideye geçişine izin veren kapakçık mekanizmasının henüz yeterince çalışmıyor olması ve bebeklerin çoğunlukla yatar pozisyonda olup, sıvı gıdalarla beslenmesidir.

Halk arasında ‘mide yanması’ ya da ‘mide reflüsü’ olarak bilinen reflüyü kabaca ‘geri kaçış’ olarak tanımlayabiliriz. Reflü hastalığı da; mide içeriğinin (salgılar, mide asidi ve gıdaların hazmedilmesini sağlayan pepsin maddesi) yemek borusuna geri kaçmasıdır. Normalde gıdaların yemek borusundan mideye geçmesinden sonra, yemek borusuna geri gelmemeleri gerekir. Ama reflü hastalığında bu düzen bozuluyor. Mideden yemek borusuna doğru olan kaçak, sadece yemek borusunun alt kısmında olduğunda buna ‘gastro-özofageal reflü’, gırtlak seviyesine kadar olduğunda ‘larengo-farengeal reflü’ adı verilir.

BEBEKLERDEKİ REFLÜNÜN BELİRTİLERİ
Bebeklerin çoğu mama yedikten veya süt emdikten sonra yediklerini çıkarırlar. Bazı bebeklerde bu daha sık ve yoğun olarak görülür. Bebekler yediklerini çok sık çıkardıklarında, anne ve babalar telaşlanarak doktora başvurur. Reflü; pek çok farklı belirtiyle kendini gösterdiğinden ve diğer organları da etkilediğinden birçok hastalıkla karıştırılabiliyor. O nedenle belirtilerini çok iyi bilmek gerekir. Tekrarlayan üst solunum yolu iltihapları, geçmeyen ses kısıklıkları, hırıltılar, öksürük gibi solunum yolu belirtilerinde, reflü hastalığı ihtimali düşünülmelidir.

NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?
Bebeklerde sıklıkla görülen reflü, ‘fizyolojik’ olarak nitelendirilir ve hastalık olarak kabul edilmez. Bu bebeklerin gelişiminde ve kilo almasında bir sorun olmaz. Sadece sık olarak kusmalar gözlenir. Bebeğin büyümeye başlamasıyla (özellikle yürümeye başladığı 1 yaşına doğru), katı gıdalara geçilmesi ve kendi başına dik şekilde oturmaya başlamasıyla kendiliğinden belirtiler azalarak, reflü ortadan kalkabilir. Böyle bebeklere tedavi gerekmez. Kısacası, sabırlı olur ve zaman tanırsanız bebeğiniz 1 yaşında reflüyü atlatmış olur. Ancak kusmalar şiddetini ve sıklığını arttırıyor, bebek kilo alamıyor, solunum yolu şikayetleri yoğunlukla yaşanmaya başlanıyorsa; bir çocuk doktoruna başvurarak çocuk takip edilmelidir.

BEBEKLERDEKİ REFLÜ BAŞKA HASTALIKLARA DA NEDEN OLUR MU?
Bebeklik çağında yaşanan reflüler çoğunlukla kendiliğinden veya alınacak bazı tedbirlerle düzelmekle beraber birtakım farklı hastalıklara da neden olabilir. Bunlar içinde en sıklıkla rastladıklarımız; yemek borusu deformiteleri, larenjit, solunum yolu enfeksiyonları, zatürree, kansızlık, sinüzit ve orta kulak iltihabı sayılabilir.

NE GİBİ ÖNLEMLER ALINABİLİR?
Bebeğin reflüden az etkilenmesi için duruş pozisyonuna çok dikkat etmek gerekir. En doğru pozisyon; yemek yedikten sonra onları karınları üzerine baş yukarıda olacak şekilde yatırmaktır. Ancak bebeklerin çoğu bu pozisyonda durmak istemez ve ağlarlar; bu durumda bebek sırt üstü, baş ve gövde dik olacak şekilde 45 derecelik açıyla, yukarıda olacak şekilde yatırılabilir. Bu duruş için yatakta kaymayı önleyici ve açı verici yastıklardan yararlanılabilir.
 
BESLENMESİNDE NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Her şeyden önce anne sütüyle beslenen bebeklerde reflüye daha az rastlanır. Bebek mümkün olduğunca anne sütüyle, az ve sık beslenmelidir. Anne sütü almayan bebeklerde mamada değişiklik yapılması, reflünün bir süre azalmasını sağlar ama bir süre sonra şikayetler yeniden başlar. Biberonla beslenme de reflüyü artırıcı etki yapabilir; bebek biberondan mamayı çekemediğinde daha fazla hava yutar ve bu da reflüyü tetikler. Katı yiyeceklerle ve kaşıkla beslenmeye geçildiğinde reflünün azaldığı görülür.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Kusmalar şiddetini ve sıklığını arttırıyor, solunum yolu şikayetleri yoğunlukla yaşanmaya başlanıyor ve alınan tüm önlemlere rağmen şikayetler devam ediyorsa; önce ilaç tedavisine, nadiren de olsa cerrahi tedaviye başvurulabilir. Tedaviye gerek görülen çok az çocukta sıklıkla uygulanan tedavi ise ‘nissen funduplikasyon’ ameliyatıdır. Bu ameliyatta, midenin üst kısmı yemek borusunu çevresine sarılır. Böylece mide kasıldığında, sarılan kısım da kasılarak ve yemek borusunu kapatarak geriye kaçış önlenir.
 
REFLÜYE KARŞI BASİT AMA ETKİLİ ÖNLEMLER
Anne ve babalar aşağıdaki önlemleri alırsa; çoğu bebekte ilaca gerek kalmadan reflü tedavi edilebilir:
• Bebekleri beslenme sonrası başı yukarıya gelecek şekilde karın ya da sırt üstü yatırmak. (Yatakta kaymayı önleyici ve istenilen 45 derecelik açıyı sağlayan yastıklar kullanılabilir).
• Mümkün olabildiğince anne sütü ile sık sık, az az beslemek.
• Bebeğini anne sütü ile besleyen annelerin; kendi beslenmelerinde kafeinli içeceklerden kaçınması ve sigaradan uzak durması.
• Bebeğin beslenme sonrası gazının çıkartılması.
• Mama kullanılıyor ise, koyu kıvamlı özel mamaların kullanılması.
• Beslenme sonrası; bebeğin ağlama ve gülme gibi karın kaslarını harekete geçiren ve hava yutmasına neden olan aktivitelerden uzak tutulması.”


BEBEĞİM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2013 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.