Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Annelik triplerim…

 

Şubat tatili bittiğinden beri her gün en az, 3-5 kere aynı cümleyi duyuyorum. “Anne, ne zaman tatile gideceğiz?” Daha önce AOA bölümünde yazmıştım, “Hepimiz kar tatili yapmaya gidemiyoruz işte” diye… Aslında üç haftalık kış tatilini İstanbul’da tatile falan gitmeden değerlendirmek o sırada sorun yaratmadı. Sinema, tiyatro, aile ziyaretleri derken anne-kız bir güzel takılmıştık… Ne zamanki tatil bitti ve kızım okula döndü, “Sen bana yalan mı söyledin, herkes tatile gitmiş, biz niye gitmedik?” diye karşıma dikildi. Vallahi şok geçirdim… “Anneler yalan söylemez”  diye kararlılıkla söze başlayarak, şartlarımızı anlattım, çalıştığımızı söyledim, hem sonra sen yüzmeyi seviyorsun zaten, diye de ekledim… Hay eklemez olaydım…

Sağolsun Duru anlayışlı bir çocuk, ekonomik, zamana dair vb. durumları yaşına uygun anlattığımda durumu anlıyor. Fakat, kime çektiyse (?) takıntılı… Taktım mı, takıyor… “Yaz tatilinde seni istediğin yere götüreceğim, söz” dediğim o tarihi andan beri, yani en az 3 aydır, her gün tatile ne kadar kaldı, parmakla göster diyor, ben de bozuk plak gibi, sorusunu cevaplamaya çalışıyorum… Hayır, sorusunu cevaplamaktan sıkılmıyorum. Ama serde annelikten kaynaklanan “bir tür delilik” durumu var ya, vicdan yapıyorum, suçluluk duyuyorum. “Yoksa, ben iyi bir anne değil miyim?” triplerine ısrarla giriyorum…

BU KEZ BAKICI BULMAM ŞART!
İtiraf etmek gerekirse, bugüne kadar yani yaklaşık 5 yıldır, yaz ya da kış tatilinde Duru’nun yanında olma fırsatını, işimi ikinci plana atarak yakaladım. Zaten, malum 40 ay yani yaklaşık 3,5 yaşına kadar çalışmadım.1,5 yıldır da sıkı çalışıyorum ama, haftanın 7 günü çalışıp, çalışma saatlerimi onun okul saatlerine göre ayarlıyorum. Zaten yavru sabah 8 akşam 5 arası yok, anaokuluna gidiyor. Eee, yine vicdan yapıyorum işte…

Ama, asıl sorun şu ki, ilk defa bu yıl, okullar kapandığında bir bakıcı bulmuş olmam gerekiyor ve Ağustos ayına kadar da ona söz verdiğim tatili yaptırmam mümkün değil! Gazete yazılarını, sitenin çalışmalarını internet sayesinde dünyanın her yerinden yapabilirim. Fakat, iki aydır Showmax’te hafta içi her gün hazırlayıp sunduğum canlı yayın öyle mi?.. Hayır, şikayet falan etmiyorum!.. Hayatımdan, çok yorulmama rağmen, çok memnunum. Çünkü her gün, canlı yayın bahane şeklinde, (gazeteciliğin en sevdiğim yanı olan) röportaj yapıyorum ve dünyanın dört bir yanından anne ve babalar; “Verdiğiniz bilgileri hiçbir yerde bulamıyoruz, süreniz uzasın istiyoruz” diyorlar… Ben daha ne isterim?

KLASİK ANNEYİM İŞTE!
Fakat, öte yandan ben de klasik bir anneyim işte; kuruyor, takılıyor, doluya koyuyor, boşa alıyorum… Biricik yavrumun sağlıklı ve mutlu büyümesini istiyor ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum… Her şey bir yana, önce anne olmaya çalışıyorum… Dengeleri bulmak kolay olmuyor... Anlayacağınız Duru’nun tatil isteği, bana okullar kapanana kadar bir bakıcı bulmam gerektiğini hatırlatıyor, soğuk terler döküyorum… Yoksa kızım beni her halukarda anlayışla karşılar, biliyorum…

Bu arada, ilk defa 2005 Kasım’ında Akşam Gazetesi Pencere Eki’nde başlayan ve 52 hafta boyunca yayınlanan “Anne Olunca Anladım” sayfası, 21 Nisan Cumartesi günü Akşam Gazetesi Cumartesi Eki’nde yeniden okurlarıyla buluşacak… Bilginize… İlginize…  Ve de kucak dolusu sevgilerimle…



Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.