Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
1 Mayıs işkencesi ve…

 

Açıkçası Mayıs ayına doğduğum günden beri bayılırım, çünkü söylemesi ayıp, Mayıs doğumluyum… Sonra, “Bir gün çocuk doğurursam Mayıs ayında doğar inşallah” diye dualar etmişimdir hep… Ve kızım Duru da Mayıs doğumlu… Tamamen “tesadüf”!.. Ve güzelim bahar, beni her zaman büyüler…

Fakat, 2007’nin Mayıs’ı kelimenin tam manasıyla işkence gibi başladı. Çünkü, sevgili yöneticilerimiz, 1 Mayıs kutlamalarının yaratabileceği zararlardan bizleri korumak için “bir dizi” önlem almışlar?! Yollar kapatılmış, vapur seferleri iptal edilmiş, metro kısıtlanmış, köprü yolları tek şeride indirilmiş, vs. vs. vs… Ve bu alınan önlemlerin hiç birinden, sabah trafiğe çıkana kadar hiç birimizin haberi yok; tamamen sürpriz! Sonuç, cinnet geçiren İstanbul halkı!

Ben de maalesef, trafikte 3 saat geçirip, köprü yolunu göremeyen mağdurlardan sadece birisiydim ve 1 Mayıs günü ilk defa; hafta içi her gün saat 10.30’da Show Max’te yayınlanan programıma “cinnet geçire geçire” yetişemedim. Ve zorunlu olarak, geçmiş programların en ilgi görenlerinden birini bant girdik…

Fakat, bu trafik arbedesinde yolda kalan çoluk çocuk, hasta, ambulans ve itfaiye ne yaptı, onu hiç bilemiyorum… Allah hepimizi, bizi “bu şekilde” korumaya çalışan yöneticilerden korusun!

KIZIMIN OKULDAKİ  İLK SUMUMU!
Evet, yine de Mayıs geldi hoş geldi, diyelim ama size biraz da Nisan ayından bahsetmek istiyorum. Çünkü 20 Nisan günü kızım okuldaki ilk sunumunu gerçekleştirdi! Efendim, taaa ilk yarı yılda; “Her öğrenci velisinin de yardımıyla bir koleksiyon hazırlayacak ve bunu sınıfa sunacak” dendi. Biz de Duru’yla kafa kafaya verip, “Doğa Koleksiyonu” hazırlamaya karar verdik. Zaten, ikimiz de kendimizi bildik bileli, yaprak, taş, deniz minaresi, kozalak vb. ne varsa topladığımızdan; bu fikir bize çok yakın geldi. Aslında önce bütün olasılıkları gözden geçirip, bir türlü kendimizi ikna edemeyip, doğa olayında fikir birliği yaptığımızı da itiraf etmeliyim. Fakat sonuç, hoş oldu. Canım yavrum, “Herkesin annesi sunum yaparken geliyor, sen de geleceksin, değil mi?” diye sordu. “Tabii ki, geleceğim” deyip, yayından sonra fırlayıp gittim. Benimki evde car car car ama, sınıfta süt dökmüş kedi gibi maşallah… Bir de, ben oradayım diye biraz heyecanlandı galiba… Ama ne yalan diyeyim, anneliğin her dakikası insana başka bir şey öğretiyor, içim bir hoş oldu, öyle gurur duydum ki yavrumla ve diğer yavrularla…

Fakat, 23 Nisan gösterisine yetişemedim maalesef, sahneye çıkmış bir güzel dans etmişler, şarkılar söylemişler… Onu da videodan seyrettim… Bu özel günde yanında olamamak içime oturdu ama, buna da şükür demeyi bilmek gerek… Babası, dedesi, anneannesi ve dayısı yanındaydı, bizimki anlayışlı cincik, “Biliyorum sen canlı yayındaydın” deyiverdi…


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.