Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Çocuğun Tanrısı

Çocuklar için anne ve babasının insan olduğunu kabul etmek o kadar zor ki... Özellikle de 0-25 yaş aralığında... Ve en çok da 0-18 yaş aralığında... Ve bazen de -duygusal gelişim sekteye uğradığında- hayat boyu...

Evet yanlış duymadınız, çocuklar anne babanın da sıradan bir insan olduğunu kabul etmekte çok zorlanıyorlar. Çünkü çocuk için anne baba demek "Tanrı" gibi bir şey... O kadar yani... Anne babası çocuğun Tanrısı yani...

Bu yüzden de çocuklar anne babalarıyla ilgili hayal kırıklığına uğramaya öyle açıklar ki... Çünkü kendileri ve hayata olan güvenleri ve diğer bütün bakış açıları anne babalarını izleyerek ve onlardan-onların davranışlarından öğrenerek şekilleniyor... Güvenebilmek istiyorlar kısaca!.. Dünya yansa yıkılsa koşulsuzca güvende olduklarını bilmek istiyorlar... Biz anne babalar ise onlara sürekli; "Dünya güvenli bir yer değildir", "Bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin"mesajları verip duruyoruz...

Oysa, Dünya güvenlidir, Dünya bizim yuvamızdır... Ve kuşkusuz anne-baba da çocuğun yuvasıdır; biricik yuvası; güvenli, sevgi dolu, koşulsuz ve sonsuza dek...

ÜSTAD EVE GELMİŞ...
Çocuklar için anne ve babasının sıradan bir insan olduğunu algılayıp kabul etmek ne kadar zorsa, anne babalar için de çocuğun bağımsız bir birey olduğunu, onun bir uzantı-bir devam olmadığını kabul etmek o kadar zor...

Hani 0-1 yaşta çocuk anneyle kendisini tek insan sanıyor ya, sanırım anne babalar bu illüzyona (bir yolunu bulup) hayat boyu düşmenin derdindeler...

Çocuklar büyürken sınırlara ve hayır'lara ihtiyaç duyarlar... Ama bunlar, yaşlarına ve duygusal gelişimlerine uygun sınırlar olmalıdır... Her şeye hayır derseniz, hayır'ınızın bir anlamı-bir ciddiyeti kalmaz. O halde az hayır, çok sevgi en iyisi...

Ve hatırlayalım lütfen; biz kabul etsek de etmesek de bu çocuklar bizim değil!.. Anne baba, evrenin kutsal emanetini geleceğe taşıyor sadece; o kadar; ve onun adı da çocuk!.. Özgür, özgün, biricik, parmak izi gibi tek; bir birey, bir dünya, bir hediye, bir öğretmen...

O halde, çocuğunuz varsa anlamalısınız ki, Hoca eve gelmiş, Üstad evde kamp kurmuş demektir!..
Anlayın işte!.. Bir Buddha, bir Krishna, bir Osho, bir Ramtha vs... size özel, sizin yolculuğunuza özel; gelmiş ve farkındalık yolculuğunuza ışık tutarak eşlik ediyor demektir... Ne büyük şans, ne büyük onur...

Ve peki; insan Üstad'ı eğip bükmeye çalışır mı?!. Hem çalışsa da nereye kadar bunu başarabilir ki?!. Ayrıca hem hoş olmaz, hem yakışık almaz ve hem de Evren'in sizden istediği bu değil!..

O halde çocuğunuza her baktığınızda hediyeyi görün ve ona şekil verme takıntınızdan artık vazgeçin!.. Her çocuk olduğu haliyle mükemmeldir, onu en yüksek potansiyelini ortaya çıkarması için destekler ve fabrika ayarlarıyla oynamazsanız; ona sağlıklı ve biricikliğine özel aynalık yaparsanız ve onu olduğu haliyle koşulsuz (şartsız) severseniz; su akıp yolunu bulacaktır...

İşte, o su da, akan da, akıp yolunu bulan da çocuktur... Sizden çıkmış olan, ama sizin olmayan; hediye, mucize, yaşam...


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.