Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Güzel Eylül...
Her birimiz ayrı ayrı zor süreçlerden geçiyoruz; dünyamız, ülkemiz... Ve her birimiz, kendi yaşadığımız zorluğun diğerlerinin yaşadığından daha zor olduğu hissine kapılıyoruz zaman zaman... Biraz güç toplamak istediğimizde ise, tam tersi, çevremize şöyle bir bakıyor ve “Aman aman şükretmeliyim benden daha zor durumda olan niceleri var” diyoruz... 

Yaşadığınız zorluklar neler bilmiyorum, fakat bildiğim birşey var hepimiz aynı teknedeyiz! Ve bu bilgi aslında hepimizi bir yapıyor... Biricikliğimiz ve bir’liğimiz aynı potada hayat buluyor...

Eylül ayı ise yaşanan onca zorluğa ve karmaşaya rağmen bana öyle iyi geldi ki... Ortada değişen bir şey yok aslında... Ama içimdekilerin değiştiğini hissettirdi Eylül bana... Eylül; sakin, yavaşça yenilenme arzusu doğuran, hüzünlü, akışa teslim olan, hatta geleni kabullenmeyi göze alan bir ruh haliyle geldi...

Sonra yeni mevsimler, yeni döngüler demek bir anlamda da...

Sonra, okullar açıldı...

Benim güzel yavrum, bu yıl ilkokul 3. sınıf öğrencisi oldu...

OKULDA İLK GÜN KABUSU!
Öyle gergin geldi ki, ilk gün okuldan... Nasıl herşeyden şikayet ediyor. 1. ve 2. sınıfı okulun giriş katında okumuşlardı, şimdi 1. kata terfi etmişler... Bu pek hoşuna gitmemiş, tenefüsler zaten kısaymış, zaman kaybı oluyormuş... Sonra, iki kere 2B’ye gitmiş oturmuş, bakmış dolabında başka bir çocuğun eşyaları var... 2B’den sonra 3B tanımına pek alışamamış benim kuzu... Ayrıca, İngilizce öğretmenlerinin ikisi de değişmiş ve bu hanımlar pek bir asık suratlılarmış... Ah, bir de resim öğretmeni Hafize Hanım’ın yerine başkası gelmiş ki, bu haber beni bile yıktı diyebilirim.

Bitmedi... Artık 3. sınıflar ya, 1. ve 2. sınıftaki gibi, yemek tepsisi önlerine gelmiyormuş, yemekler seçmeli alınabiliyormuş. Yani tavuk ya da et, makarna ya da pilav, meyve ya da tatlı arasından seçmeleri gerekiyormuş... “Ama canım, diğerinden de istedi, ne olacak?” diye soruyor, küçük cadı...

Oysa, çocuklar değişimlere çok yatkındırlar; hele Duru herşeye çok çabuk adapte olur, hatta cool bir çocuktur, herşeyle barışıktır; dün böyle, sinirli sinirli yeniliklere olan tepkilerini anlatınca şaşırdım...

KUZUM BÜYÜDÜ!
Bu yaz tipi öyle değişti ki, büyüdü; ruhu da çok büyümüş bunu farkettim iyice... Ama eminim okulun 2. günü mutlulukla inecek servisinden, benim küçük Boğam 2. okul günü değişimlere alışmış, hatta sevmiş olarak çıkacak okulundan...

DEĞİŞİMLERE DİRENMEK...
Değişimlere direnmek hepimizin en büyük sıkıntısı değil mi aslında?.. Değişim bize eskisinden daha iyisini sunsa da, başta hemen bir reddediyoruz. Deneme fırsatı bile vermiyoruz çoğu zaman yeniye... Belki eskisinden daha iyi gelecek?.. Olsun, biz eski olanı istiyoruz. Ona alıştık bir kere...

Ama hayat değişim üstüne kurulu... Değişmeyeceğiz derken, savruluyoruz bu kez... Hastalanıyoruz, hatta ölüyoruz...

İlkelerimize, değerlerimize, sevdiklerimize sahip çıkmayalım demiyorum elbet, ama hayatın bize sunduğu fırsatları elimizin tersiyle de itmeyelim diyorum... Bunu önce kendime ve yavruma, sonra hepimize diyorum... Aynı teknedeyiz ya...

Hepimize harika bir Eylül, harika bir yeni dönem diliyorum... Döngüler hep hayrımıza olsun...
Sevgilerimle...

Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.