Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ BİLİNÇ
HÜRRİYET KALALI
Yeni Bilinç Yaşam Koçu
Yazı Boyutu:
Seks ruhun niyetiyle yapılmalıdır!

Seks öpüşmeyle başlamalı. Gözler birbiriyle buluşmalı ve ruhlar birbirinin farkına varmalı. Seks ruhların öpüşmesiyle başlamalı.

Bu ilk anda kolay gelebilir. Ama kolay değildir, iki ruhun birbirine dokunması için, iki bedenin birbirine dokunmasını istemek.  Çünkü, bedenin farklı bir ihtiyacı vardır ve ruhun bundan haberi bile yoktur. Ve ruhun da başka bir ihtiyacı vardır ki, bedenin de bundan haberi yoktur.

Bedenler, ruhların birbirine dokunması için değer bulduğunda, var oluş muratlarını yerine getirirler. Var oluş amaçları yalnızca budur desem, abartmış sayılmam.

Bedenin ihtiyacı, haz duymak, hazda kaybolmaktır. Bu yüzden ister istemez partnerini yüceltir ve onu hazzın ve tatmin olmanın simgesine dönüştürür. Aşkını kişiselleştirir ve böylece kendi özüyle bağını koparır.

Ruhun ihtiyacı ise, bire ulaşmaktır. Bedendeki ruhun tek motivasyonu budur ve diğer bir ruhla sevişirken, onu bir haz nesnesine dönüştürmez, çünkü onun bir nesne olmadığını, bedenlenmiş ruh olduğunu bilir. Ve onda eriyerek bire, O’na ulaşmak ister;  yani kendi özüne…

BEDENİN İHTİYACI İLE RUHUN İHTİYACI
Bu neden bu kadar zordur? Çünkü beden kendi hayatiyeti, hazzı ve tatmini peşindedir ve ötelere doğru giden ruhun devinimine uyanamaz. Her deneyimini, bir tamamlanma, bir dengelenme ve bir mutlu son deneyimi gibi algılamak ister. Bulduğunu sandığı zamanlarda ise sıkı sıkıya o nesneye, o insana, o hazza bağlanır. Ruhun amacı ise, O’na merkezlenmiş bir akış içinde var olmaktır. Bir sonraki anın önemli olmadığı, hatta var bile olmadığı bir dünyada, O’na duyduğu sevgiyi ifade etmektir.

Ruhun amacı, bedeni bu farkındalığa yükseltmektir. Ve seks, eğer iyi anlaşılırsa, yolu kısa eden deneyimlerin başında gelir.

Ruh, O’nda merkezlenmiştir ve tüm varlığın O’nda olduğunun mutlak bilincindedir. Ve tüm motivasyonu O’nu bedende ifade etmektir. Ruhun kendi tanrısallığı ile ilgili zerre miktar şüphesi yoktur. O tanrıdır, tanrıçadır. O mutlak sevgi, mutlak şefkat, mutlak saygı ve mutlak kabulleniştir. O mutlağın iradesidir. Bilir ki, ne yaparsa yapsın O’ndandır. Bunda hiçbir şüphesi yoktur. Bu yüzden kontrolü bırakır ve teslim olur. Her an’ın O’nun ifadesi olduğunu ve kendi varlığının da O’nun ifadesinin bir parçası olduğunu bilmektedir. Ve bu parçanın tanrısal ifadeyi yaratmaktaki mutlak değerinin de farkındadır. Bu hal, mutlak bir tevazuya eşlik eden, mutlak bir kendine değer verme halidir. O’nun değeri O’ndan dolayıdır ve O’ndan gayrı varlığının bırakın bir değeri olmayışını, var bile olmadığını bilir.

Beden bu duyuş, hissediş imkanlarından yoksundur. O korkar, o bekler. Önemli hissetmek ister, değer görmek, başka gözlerde değerini bulmak ister. Eylemleri karasızdır ve ikirciklidir. Kendisinden emin değildir, hayatı kontrol etmek ister, güvende hissetmek ister.

Seks, iki varlığın yaratıcı enerjileri harekete geçirmek için bir araya gelişidir. Ve ruhun özlemi, yaratıcı kaynağa bağlanmak ve beden yoluyla onu ifade etmektir. Ruhun amacı, tüm yaratımın O’ndan olduğunun ifade bulması, kutsanmasıdır.


Ve bedenin tutumu ise, değer görmek ve hazzın doruklarında bireysel farkındalığını unutmaktır. Çünkü beden yoğun cinsel hazzın ben bilincini kesintiye uğrattığını ve böylelikle, kısa bir süre için bile olsa, dünyanın cefalarına ara verilebildiğini fark etmiştir.

O yüzden ruh için sevişmek, kutsal bir birleşme ve O’nu ifade etmenin yolunu yaratmak anlamına gelirken, beden için sevişmek, mümkün olduğu kadar sık yapılması beklenen bir kendini unutma faaliyetidir.

Oysa ruhun amacı, O’nu bireysel ruhla bilmektir. O’nda erimek değil. Bedenin sekse verdiği bu tepkinin, benliğin yitimi ve O’nda eriyerek yok olma isteği olduğunun farkına varmıştır. Bu yüzden ruh işleri ağırdan alır ve bedenin yok olma eğilimini kontrol altında tutar.

SEKS, BENLİĞİ UNUTMA TEMELİNDE GELİŞİRSE…
Çünkü cinsel enerjilerin benliği unutma temelinde gelişmesi, daha çok, daha sık ve pornografik temelde gelişen seksin yolunu açar. Hatta daha da ileri giderek sapkınlaşabilir ve kara majinin bir parçası olabilir.

Seksin niyeti her şeyi belirleyecektir. Seksüel paylaşım, ruhun niyetiyle yapılmalıdır. O zaman ne olur? Ruhlar öpüştüğünde bedenin korkuları ortadan kalkar. Koruyacak bir benlik kalmaz. Partnerler tanrısal var oluşlarının bilinci içinde, mutlak bir tevazuyla O’nu ifade etmek için birleşirler.
Bunu deneyimlemek, benliğin korkularının yersiz olduğunu, gerçek bir temele dayanmadığını, tümüyle yanılsama olduğunu deneyimlemektir. İki varlığın sevişmesinde O ifade bulurken, benlik yanılsaması da buna tüm varlığıyla şahit olur ve anlar ki, kendisi hakkındaki tüm fikri, bir dizi anıya yüklediği anlamdan ibaretti. Ve bu anlamlar, gölge idi. Kendini ruhun ışığına doğrudan açamamış beden bilincinin her şeyi yanlış anlamasıydı. Ruhunla sevişirken bütün bunlar olur.

Gelişme ile ilgili yanlış anlama, onun, tuğla üstüne tuğla koyarak binayı üretmek gibi düşünülmesidir. Gelişme, zamana bağlı olarak gelişen bir üretim değildir. Gelişme, deneyimlerin olgunlaştırıcı etkisinin, bir eşik değere geldikten sonra, kendiliğinden gelişen bir kuantum sıçramadır.

Bir öğretiyi, ya da birçok öğretiyi ya da yolu izleyebilir, bir dolu feyz ya da ilhamla dolabilirsiniz. Fakat hiçbir yol kuantum sıçramayı vaadetmez. Vaadettiyse, o yolun gerçekten bir yüreği yok demektir. Yollar, yalnızca kendilerini vaadederler. Kuantum sıçrama ise, nasibe bırakılır, her daim.


SEKS, KUANTUM SIÇRAMAYI TETİKLEYEBİLİR!
Seksüel paylaşım, ruhun niyetiyle yapılırsa, kuantum sıçramayı tetikleyebilir. Ve bedende birikmiş tüm yanlış anlamayı bir an içinde ortadan kaldırabilir. Yani seks bir yol değildir. Çünkü o, doğrudan ruhu, O’nu deneyimleme cesaretidir. Ya da diyebiliriz ki, seks, ruhun niyetiyle yapılırsa, tüm yol an’da geçilir.

Ruhun niyetiyle seks yapmaya niyet etmenin en büyük getirisi, ruhun niyetinde kalmak ve gerisini O’na bırakmaktır. Bu özgüveni hissetmektir. Çünkü, bedenin bu başlangıç özgüvenine sahip olması şarttır. Yani izin verişin özgüvenine.

Buna engel olabilecek tek şey bedende birikmiş ön yargılardır. Bu yargıların ortaya çıkmasına da izin verin. Her şeye izin verin. Sizin vesilenizle ifade bulan O’nu dikkatinizin tam merkezinde tutun ve her şeye izin verin.

HER ŞEYE İZİN VERİN!
Ön yargılar, korkular, güvensizlik, yanlış anlama ya da partnerinizi zevk nesnesine dönüştürme eğiliminiz de ortaya çıkacak elbette. Gözlemlemeye ve izin vermeye devam edin. Ruhun niyetinde kalın ve bedeni kontrol etmeye kalkışmayın. O zaman anlayacaksınız ki, ruh kontrol etmeden kontrol eder ve izin vererek yaratır.

Mutlak şimdi anına teslimiyet için, O’nun tezahürlerine vesile olmaya izin vermek için seksüel paylaşım mükemmeldir. Çünkü doğrudan yaratıcı enerjiyle teması sağlar. Ve insanoğlunu, O’nun ifadesi için gerekli olan mutlak şimdi anına, mutlak teslimiyet anına taşır.

Özetle, seksüel paylaşım, ruhun niyetiyle yapıldığında, sevişen partnerler, kendi değerlerinin bilincine varırlar ve tüm yanılsama güneşi görmüş kar gibi eriyecektir. Ona değerini veren ise, her şeyin O’ndan gelip O’na döndüğü bilincidir.

Her şey, tüm olan, o sonsuz mutlak kudretin tam bir ifadesidir. Kusursuzluk her yere sinmiştir. İnsan bireysel farkındalığıyla bu kusursuzluk alemine giriş yaptığında, kuantum sıçrama yaşamış, aydınlanmış demektir.

Seksüel paylaşım, kendi tamlığını, kusursuzluğunu kabul eden varlıklar arasında, O’nun ifadesine dönüşen bir kutsiyettir.

Seks öpüşmeyle başlamalı. Gözler birbiriyle buluşmalı ve ruhlar birbirinin farkına varmalı. Seks ruhların öpüşmesiyle başlamalı. Gerisi kendiliğinden O’nun ifade bulmasıdır.

O zaman hayretle, tevazuyla ve sevinçle anlarız ki, O ve biz biriz! Ve aslında hiç ayrılmamıştık!

 

 

 

 

 

 


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.