Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
İĞNE TOZU
Prof. Dr.  BENAL BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı, Hastalıkları-Büyüme ve İştahsız Çocuk Uzmanı
Yazı Boyutu:
Gözünüz aydın!..


Uzun bir bekleyişten sonra bebeğinizi kucağınıza aldınız… Belki ilk göz ağrınız…Belki de tanıdık bir heyecan yeniden yüreğinizi kapladı…

Biliyorsunuz, yeni doğmuş bir bebek doğumdan sonra mümkün olan en kısa zamanda, hatta ilk yarım saat içinde sizi emmeye başlamalıdır. İlk emzirmede amaç, bebeğin karnının  doyurulması olmadığı için anne memesinde süt olmaması bu emzirmeye engel değildir. Doğumdan sonra bebeğinizi hemen kucaklayın ve emzirin. Emzirin ki, sütünüz bol ve uzun süreli olsun.  Sezaryenle doğum yapan annelere genel anestezi uygulanmışsa doğumdan sonra ilk yarım saat içinde bebeklerini emzirmeleri 2 saat içinde, bebeklerini kucaklarına almaları ve emzirmeye başlamaları önerilir.   

Tenim tenine değmeli…  Anne ile bebeğin ilk teması anne henüz doğum masasında iken gerçekleşirse, annenin daha bol ve uzun süre süt ürettiği çok iyi  bilinir. Daha doğumhanede bebek çıplak vücudu ile annenin memesi üzerine yatırılmalı ve birlikte bir süre geçirmelidirler.

Süt işleri … Gebelik sürecinde gelişen hormon değişiklikleri ile meme dokusu,  süt üretmeye hazır hale gelir. Doğumdan hemen sonra da meme, süt yapmaya başlar.

SÜT ÜRETİMİ...
Memenin büyüklüğünü memedeki yağ dokusu belirler. Süt üretiminde önemli olan yapılar ise,  memedeki süt bezleridir. Bu nedenle de meme büyüklüğü ile süt üretimi arasında bir ilişki yoktur. Memeleri küçük olan kadınlar da, büyük olanlar gibi başarı ile emzirebilirler.

Doğum yapan her kadının memesinde, çok az miktarda hazır süt bulunur. Bu süte, halk arasında “ağız” adı , tıbbi olarak ise, “ilk süt” “kolostrum” denir.  Miktarı 10-40 ml. kadar,  olgun anne sütünden daha kıvamlıdır. Limoni sarı renklidir. Hem rengini hem de bebek için önemi nedeniyle  “altın sıvı” adı verilir.   

İlk aşı anneden…  Kolostrum, bebeğin doğal ve yüzde yüz güvenli, yan etkisi hiç olmayan ilk aşısı olarak düşünülür. 

KOLOSTRUM ÇOK ÖNEMLİDİR!
- Çünkü ağız, bebeği mikrobik hastalıklardan koruyacak olan, “antikor” adını verdiğimiz maddelerden çok zengindir. Bebeği solunum ve ağız yoluyla alabileceği mikroplara karşı korur.
- Kolostrum ayrıca, bebeğin mide ve bağırsaklarının iç yüzünü bütünüyle kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturur. Anne sütünde bulunabilen veya dışarıdan alınan pek çok allerjik özellikteki maddenin kolayca emilip, kana karışıp bebekte alerjiye neden olmasına engel olur.
- Kolostrum içinde yine bebeği enfeksiyonlardan koruyan “lökosit”ler de bol miktarda bulunur. Lökositler, bebeğin karşılaştığı mikropları yok etmek için görevlendirilmiş özel hücrelerdir. Bütün bu özellikleriyle kolostrum aşı niteliğindedir. 
- Kolostrumun miktarı azdır ama bebeğin ilk günlerde tüm besin ihtiyacını karşılar. Besin bileşimi olgun anne sütünden farklıdır. İçerdiği yağ daha az olup, protein, karbonhidrat, vitamin ve mineralden zengindir. Sindirimi çok kolay olduğu için yeni doğmuş bir bebek için idealdir. Yapılan çalışmalar, kolostrumun dışkıyı yumuşatıcı (“laksatif”) etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu özelliği ile bebeğin ilk günlerde dışkılamasını kolaylaştırır. Yeni doğanın ilk dışkısına mekonyum denir. Yapışkan, koyu yeşil renktedir. Bağırsak epitel hücreleri, lanugo, mukus ve bağırsak salgılarından oluşur. Bebeklerin yüzde 98’i  ilk 48 saat içinde yaparlar. 
- Böylece, “bilirubin” adı verilen sarılık maddesinin de dışkıyla atılmasına yardımcı olarak bebekte sarılık gelişmesine de engel olur. Bebeklerde sık görülen yenidoğan sarılığında da bilirubinin dışkıyla atılmasını kolaylaştırır.
- Doğumdan sonra ilk 3-4 günde üretilen kolostrum daha sonra azalır ve sütün bileşimi değişir. Anne, yaklaşık bir hafta sonra “olgun süt” üretmeye başlar. Aradaki zaman içinde üretilen süte de “geçiş sütü” adı verilir.

- Halk arasında kolostrumun bebeğe yaramadığı düşüncesi giderek azalmaktadır. Ancak çok sık olmasa da anneler hala, ilk sütlerini sağarak atmakta ve bebeklerine vermemektedirler. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Bebek için özel olarak üretilen ve bebeğin ilk aşısı olduğu düşünülen bu altın sıvının (kolostrum) mutlaka bebek tarafından içilmesi  gereklidir.

BAŞKA BİR BESİN VERMEYİN!
Memeye süt gelmeden önceki günlerde, bebeğe bir başka sıvı besin vermek doğru değildir. Bu amaçla ülkemizde sıklıkla şekerli su kullanılır. Hiçbir zaman  tercih edilmemelidir. Anne sütü gelinceye kadar bebeğe verilen diğer besinler arasında inek sütü ve biberon mamaları da yer alır. Bunların kullanılması da doğru ve gerekli değildir.

Anne, sütü gelene kadar bebeğinin aç kalacağını düşünmemeli; ısrarla emzirmeye devam etmelidir. İlk birkaç gün içinde bebeğin beslenme ihtiyacı azdır ve kolostrum (ağız) bu ihtiyaçları karşılayacak özelliktedir. 

Anne memesi  1-2 hafta içinde “olgun süt” üretmeye başlar. Olgun sütün yoğunluğu, besin bileşimi ve görünüşü kolostrumdan çok farklıdır. Bu süt daha akışkan ve daha mavimsidir. İnek sütünden daha açık renkli olduğu için sulu görünür. Pek çok anne bu nedenle, sütlerinin sulu olduğunu, bebeklerini besleyemeyeceğini ve bu durumun kendileri için özel olduğunu düşünürler. Bu inanç yanlıştır. Sütte doğal olarak beklenen değişim gerçekleşmektedir. Bu nedenle endişe etmeye gerek yoktur...

Ayrıca, emzirmenin başında memeden gelen ön süt ile sonunda gelen son sütün renkleri de birbirinden farklıdır. Emzirmenin başında gelen süt, daha sulu ve mavimsidir. Emzirmenin sonunda gelen süt ise, daha beyazdır. Rengindeki bu beyazlık daha fazla yağ içermesi ile ilgilidir. Ön süt de son süt gibi bebek için son derece besleyicidir. Bir annenin süt rengine bakarak sütün besleyici değeri hakkında fikir yürütmek asla doğru değildir.

SÜT MİKTARI
Anneler emzirdikleri dönemde sütlerinin miktarı ile ilgili pek çok tedirginlik yaşarlar. Ancak endişe etmeye hiç gerek yoktur. Bütün sorun, annenin ürettiği sütü görememesi, miktar olarak belirleyememesidir.  Benzer şekilde anneler, zaman zaman sütün rengiyle ilgili endişelerini de dile getirirler. Anne sütünün renginde değişiklikler olması nadir bir durum değildir. Donmuş anne sütü biraz daha sarıdır. Anne sütünün rengi annenin yediği besinlerle yakından ilgilidir. Anne sütünü boyayan pek çok madde ve besin vardır. Süt pembemsi, yeşilimsi  veya sarımsı olabilir. Vitaminler, meşrubat, meyve suyu, jelatinli tatlılar ve spor içecekleri  bunların başında gelir. Ot çayları ve kullanılan ilaçlar da benzer renk değişikliğine neden olabilir. Annelerin bilinmeyen otları kaynatarak çaylarını içmeleri hem kendi sağlıkları hem de bebekleri  için zararlı olabilir,  tercih edilmemelidir.

Yapılan bilimsel çalışmalar, anne sütünün sıcak ve kuru iklimlerde bile yeteri kadar su içerdiğini ve bebeğin su ihtiyacını karşıladığını göstermiştir. Hayatın ilk 4-6 aylık döneminde bebeğin bütün su ihtiyacını anne sütü karşılar. Bu nedenle dışarıdan su, ıhlamur, rezene veya papatya çayı gibi içecekler verilmesi kesinlikle gerekli değildir.

 


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.