Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
Son dönemlerde sıkça karşılaştığımız “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” hem ebeveynleri hem de çocukları birçok alanda etkilemektedir. Çevresi tarafından her yaramaz ya da hareketli çocuk “hiperaktif” olarak adlandırılsa da çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite var diyebilmek için öncelikle çocuğun birçok belirtiyi gösteriyor olması gerekmektedir.

Eğer çocuğunuz evde ve okulda yerinde oturmakta zorlanıyorsa, sürekli elleri ayakları kıpır kıpırsa, sınıf içerisinde yerinden kalkıyorsa ya da sınıfta dolaşıyorsa, evde ödev yaparken sık sık ara veriyorsa, aldığı bir görevi tamamlamakta zorlanıyorsa, dikkatini bir konu üzerinde toplamakta zorlanıyorsa, sırasını beklemekte güçlük çekiyorsa, ders başarısı beklenenden düşükse, arkadaş ilişkileri problemliyse, sınavlarda basit dikkat hataları yapıyorsa, oyunlarda ve zaman zaman toplum kurallarına uymakta zorlanıyorsa ya da kaybetmeye karşı toleransı düşükse o zaman çocuğun bir uzman tarafından değerlendirilip uygun tedavi yöntemiyle yönlendirilmesi gerekmektedir.

Ebeveynler, çocuklarının okula başlamadan önce hiperaktif olup olmadığını daha kolay anlarlarken, çocuklarında dikkat eksikliği olup olmadığını ancak çocuk okula başladıktan sonra anlarlar. Çocukta dikkat eksikliği, genellikle çocuk okul öncesi kuruma ya da ilkokula başladığında öğretmenleri tarafından fark edilir. Öncelikle her yaramaz çocuğa ya da her yerinde duramayan çocuğa “hiperaktif” demek yanlıştır. Zaman zaman ebeveynler bunu zeka belirtisi olduğunu düşündükleri için de yanlış kullanmaktadırlar. Araştırmacı, keşif yapan, zeki çocukların meraklı oluyor olmaları ebeveynlerin hoşuna gittiği için çocuğa kendileri “hiperaktif” tanısı koyarlar. Dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğun hareket seviyesinin yaşıtları ile karşılaştırıldığında aşırı oluyor olması ve her ortamda bunu sergiliyor olmasıdır.

Bir diğer önemli nokta da; genellikle ebeveynlerin sık yanıldığı bir konu olan çocuğun bilgisayar ya da televizyon karşısında yerinden hiç kalkmadan uzun süre oturuyor olmasıdır. Ama çocuk ders çalışmaya başladığında dikkatinin çabuk dağılması, sık sık yerinden kalkması tembellik ya da şımarıklık olarak nitelendirilir. Burada dikkat edilmesi gereken ise; çocuğun kendi ilgisi doğrultusunda dikkatini sürdüyor olmasıdır. Hatta bazen çocuk o kadar odaklanır ki ebeveyn seslendiğinde çocuk oyuna ya da televizyona aşırı daldığı için onu duymaz. Aynı tutumu sınıf içerisinde de gösterir, ilgisini çekmeyen konularda dalıp gider.

Ebeveynlerin, çocuk ders çalışırken uygun ortamı hazırlamaları çok önemlidir. Çocuğun ders çalışacağı ortamda uyaranlar en aza indirilmeli, çalışma masasında ödev yapma alışkanlığı kazandırılmalı, masasının üstünde çalışacağı ders gereçleri dışında hiç bir materyalin olmaması sağlanmalı, televizyon- bilgisayar gibi dikkatini dağıtacak uyaranlar uzakta olmalı, dersin içeriği somut materyallerle desteklenmeli ve çalışmalar zamana bölünerek yapılmalıdır. Çocuğun çalışma esnasında dolaşmasına izin verilerek derse yeniden konsantre olması sağlanmalıdır. Unuttuğu görevleri hatırlatan basit notlarla kendinden istenenleri unutmaması sağlanmalıdır. Hedef ve hedefe ulaşma yöntemleri birden çok olabilir, burada önemli olan çocuğun kolayca öğrenebileceği yöntem öğretilmelidir.

“Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” olan çocukları çok iyi teşhis etmek ve çok iyi tanımak gerekir. Okul-Aile ve Uzman işbirliği içerisinde olursa çocuk bu durumdan en az hasarla kurtulur. Ebeveynlerin çocuğu her konuda desteklemesi, okulun çocuğu koşulsuz kabulü ve uzmanın yönlendirmesi ile sorun en iyi şekilde bertaraf edilmiş olacaktır. Sorunları yok sayarak ya da çocuğun ihtiyaçlarını anlamayarak aslında sorunun daha da büyümesine sebep olunacaktır. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemiyle çocuklar bu sorunları aşabileceklerdir.





Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.