ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
NEFES
Prof. Dr.  FAZİLET KARAKOÇ
Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Grip aşısı

Grip aşısı olalım mı? Olmayalım mı? Papatya falı…

Her yıl kış gelince anne babalar sormaya başlar.

“Acaba çocuğumuza grip aşısı yaptırsak mı?  Yaptırmasak mı?” 

Papatya falı gibi…

Sadece anne babayı da ikna etmeniz yetmez aşı ile ilgili olarak…

Mutlaka bir akraba, komşu ya da bir hoca çıkar bir şeyler söyler ve kafalar iyice karışır.

Çocuklarımızı hastalıklardan korumak isteriz ama diğer taraftan da endişelerimiz vardır. “Acaba aşının zararlı etkileri olabilir mi?”

“Yok yok yaptırmayalım bu aşılardaki civanın çocuğuma zararlı etkisi olabilir.”

Ya da bir arkadaşımız der ki, “Geçen yıl grip aşısı yaptırdık ama bırak hastalıklardan korunmayı benim çocuk bütün kışı hasta geçirdi.”

Öncelikle şunu anlamamız gerekiyor çocuğumuzu bütün enfeksiyonlardan koruyabilecek bir aşı ya da ilaç yok!

Tabii ki çocuklarımız büyürken özellikle kış aylarında enfeksiyonlar geçirecekler. 4 yaşın altındaki bir çocuk yılda 5-8, 10-14 yaşlarındaki bir çocuk ise yılda 2-5 üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Çocukların bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için bu enfeksiyonlar önemli.

Son 40-50 yılda astım benzeri alerjik hastalıkların artmasındaki en önemli sebeplerden biri de çocukların aşırı hijyenik ortamlarda büyümesi olarak gösteriliyor. Böyle ortamlarda bağışıklık sistemimiz asıl işi olan mikroplar ile savaşmak yerine etrafımızdaki alerjenler ile haşır neşir oluyor ve bu durumda alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Ama çocuklarımızın bağışıklık sistemi gelişsin, diye kızamık aşısını ya da boğmaca aşısını yaptırmamazlık etmiyoruz. Bunu düşünmüyoruz bile…

Çünkü bazı enfeksiyonlar çok tehlikeli, hayatı tehdit edebileceği gibi bazen de hayat boyu sürebilecek kalıcı zararlara da yol açabilir.

GRİP HAYATI TEHDİT EDEN BİR ENFEKSİYON
Grip de bu enfeksiyonlardan biri özellikle küçük bebeklerde ve altta yatan kalp, akciğer hastalıkları olan çocuklarda hayatı tehdit eden bir enfeksiyon olarak karşımıza çıkıyor.

Grip virüsü her yıl dünyada 3 ile 5 milyon arasında ciddi hastalığa, 250 bin ile 500 bin arasında ölüme neden olduğu tahmin edilmektedir. Çocukların yüzde 20’si her yıl gripten zarar görmektedir. Grip, çocuklarda sinüzit, orta kulak iltihabı enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Risk grubundaki çocuklarda ise zatürre menenjit, gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.
Şimdi sık sorulan sorular ve cevapları ile grip ve grip aşısına bir göz atalım.

GRİP AŞISI NASIL BİR AŞIDIR?
Grip İnfluenza A ve B viruslerinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Grip aşısı inaktif yani ölü bir aşıdır ve her yıl kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine karşı yeniden hazırlanır.

Bu seneki grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve İnfluenza B bulunuyor.

Grip aşısı kimlere  apılmalıdır? Herkes aşı olmalı mıdır?


Özellikle risk grubunda olanlar için aşılama önemlidir.

TC Sağlık Bakanlığı kimlerin grip aşısı olmasını öneriyor?

-Astım, diyabet, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, nörolojik ya da nöromuskuler hastalıkları olan çocuklar ve bu çocuklar ile aynı evde yaşayan diğer kişiler risk grubunda olmasa bile mutlaka aşılanmalıdır. Örneğin, evde astımlı bir çocuk var ise evdeki herkesin aşılanması önerilmektedir.

-Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar ve bu kişiler ile aynı evde yaşayanlar.

Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlar (koma, karaciğer hasarı ve ölüme neden olan Reye Sendromu gelişebilme riski nedeni ile).

-Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları.

Amerika’da CDC ( Hastalıkların önlenmesi ve kontrol merkezi) ise TC Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği risk gruplarına ek olarak:

-6 ay – 5 yaş arası çocuklar  (Özellikle 6 ay-2 yaş arası çocuklar).

-Hamile kadınlar  (Hamileliğin ilk 3 ayından sonra grip aşısı yapılabilir).

- Emziren anneler (En sık sorulan sorulardan biri de budur, bebeğini emziren bir annenin grip aşısı olmasında bir sakınca YOKTUR!).

- 6 aydan küçük çocukların bulunduğu evlerde yaşayanlar ve özellikle bu çocukların bakımları ile ilgilenenlerin de grip aşısı yaptırmasını öneriyor.

Çocuğunuz risk grubunda değil ise bile grip aşısının yapılması bu yıl içinde grip olması riskini azaltır!

GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPILMALIDIR?
Grip enfeksiyonu her mevsimde ortaya çıkabilir, bununla birlikte grip enfeksiyonlarının çoğu ekim-mayıs ayları arasında oluşur. Son yıllarda grip enfeksiyonlarının önemli bir kısmı ocak ve şubat aylarında ortaya çıkmıştır.

Aşının koruyuculu etkisi 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu neden ile tavsiye edilen yıllık grip aşısının aşı kullanıma sunulur sunulmaz, grip salgını başlamadan önce, eylül-ekim aylarında  yapılması ve hastaların aşılanmalarının Aralık ayından önce  bitirilmesi gerekir. 

Ancak kişi gribe yakalanmamış ise aşılama grip sezonunun sonuna kadar uygulanabilir.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE AŞININ DOZU NEDİR?
Daha önce AŞILANMAMIŞ; 3 yaşın altındaki çocuklarda aşı yarım doz  (0.25 ml)  yapılır  ve 4 hafta sonra ikinci doz yapılır.

Eğer geçen yıl aşı yapıldı ise (tek doz bile olsa)  3 yaşın altındaki çocuklarda tek doz ve yarım doz aşı yeterlidir.

Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 3-8 yaş arası çocuklara 4 hafta ara ile iki TAM DOZ  (0.5 ml)  aşı yapılır.

9 yaşın üzerindeki çocuklarda tek doz ve tam doz aşı yeterlidir.

KİMLER GRİP AŞISI OLMAMALIDIR?
• 6 aydan küçük bebekler.
• Şiddetli yumurta alerjisi olan kişiler.
• Geçmişte grip aşısı ile şiddetli alerjik reaksiyon öyküsü olan kişiler.
• İnfluenza aşısı yapılmasını takiben 6 hafta içinde Gullian-Barre sendromu geçirme öyküsü olan kişiler.
• Ateşli orta-ağır hastalığı olan kişiler.

GRİP AŞISININ YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Ülkemizde uygulanan aşılar inaktif yani canlı olmayan virüslerden oluşuyor. Bu nedenle aşının hastalık yapma riski yok. En sık görülen yan etkisi aşı yerindeki ağrı ve hassasiyet.

Aşı iyi tolere edilmektedir. Aşı sonrası nadiren hafif geçen 1-2 gün içinde kendiliğinden geçene nezle türü bir şikayetler oluşabilir.

Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içerisinde kaybolur.

Yumurtaya şiddetli alerjisi olan kişiler alerji uzmanına danışarak grip aşısı yaptırmalıdır. Hafif alerjisi olan kişiler aşıyı yaptırabilirler.

Hafif üst solunum yolu enfeksiyonunun varlığı aşı yapılmasına engel değildir!

En sık sorulan sorulardan biri de grip aşısının içinde thimerosal  (Civa bazlı koruyucu) olup olmadığı ve bunun olası zararlarına ilişkindir.

Civa bazlı koruyucu bir madde olan thiomersal çok dozlu aşıların içinde başka mikrorganizmaların bulaşmasını engellemek için eklenmektedir.

Tek doz aşılar koruyucu olarak CIVA (Thimerosal) İÇERMEMEKTEDİR.

Ayrıca bilimsel çalışmalar içinde bu koruyucu madde bulunan aşılar ile lokal şişlik kızarıklık dışında önemli bir zararlı etki bildirilmemiştir.

GRİPTEN KORUNMANIN AŞIDAN BAŞKA YOLLARI VAR MIDIR?
Aşı olsanız da olmasanız da aşının koruyuculuğu yüzde 100 olmadığı için çocuklarınızı ve kendinizi gripten korumak için aşağıdaki önlemlere dikkat etmeniz önerilir:
• Ellerinizi sık sık yıkayın. Virusun en önemli bulaşma yolunun virus bulaşmış ellerin göz ve ağız ile teması olduğunu unutmayın!

• Ellerinizi özellikle;
Yemekleri hazırlamadan önce ve sonra,
Yemek yemeden önce,
Tuvaleti kullandıktan sonr,a
Elleriniz kirli olduğunda,
Evde birisi hasta olduğunda daha sık olmak üzere sabun ve su ile yıkayın.

Küçük çocukların ağızlarına götürdüğü oyuncaklar ve objelerin dezenfeksiyonu önemlidir.

Yüzeylerinde yıkanabilen ya da kullanıldıktan sonra atılan kağıt havlular ile temizlenmesi uygun olacaktır.

Çocuğunuzun burnunu kullanıldıktan sonra atılan kağıt mendiller ile temizleyin.

GRİP ENFEKSİYONUNUN SOĞUK ALGINLIĞINDAN (üst solunum yolu enfeksiyonundan ) FARKI NEDİR?
200 ‘den fazla virus soğuk algınlığına yol açar. Grip ise İnfluenza A ve B viruslerinin yol açtığı bir enfeksiyondur.


Soğuk algınlığının gripten ayırımı önemlidir.

Soğuk algınlığında ateş yoktur ya da hafiftir. Gripte yüksek ateş vardır.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında baş ağrısı bazen vardır, gripte ise baş ağrısı  hemen her zaman vardır.


Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hapşırık sıklıkla vardır. Gripte hapşırık daha az sıklıkla rastlanır.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hafif öksürük, gripte ise daha şiddetli öksürük vardır.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hafif halsizlik vardır, çocukların enerji düzeyi çok etkilenmemiştir. Gripte ise halsizlik daha belirgindir ve haftalar sürebilir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında boğaz ağrısı genellikle vardır, gripte boğaz ağrısı daha nadiren rastlanır.

GRİP NASIL BULAŞIR?
Grip olan kişiler hapşırık ve öksürük ile grip mikrobunu yayarlar. Bu kişilerin etrafında bulunduğunuzda grip mikrobu ağız ya da burun yolu ile vücudumuza girer.

Grip olan bir kişinin dokunduğu kapı kolu, telefon ahizesi, musluk gibi yerlere dokunduğunuzda daha sonra ağzınıza ya da burnunuza dokunduğunuzda da virus size bulaşabilir.

Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokabilir.

GRİP NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Grip olan çocuklarda destekleyici tedaviler verilebilir. Çocuğun dinlemesi, bol sıvı alması,ateş, kas ağrılarını gidermek için  parasetamol-ibufen gibi ateş düşürücü ağrı kesicilerin verilmesi  önerilir.
Küçük çocuklarda burunun serum fizyolojik ile temzilenmesi ve sekresyonların aspire edilmesi çocukları rahatlatır.

Antibiyotikler sadece bakteriler üzerinde etkili fakat virusler üzerine etkili olmadıkları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamazlar.

Özellikle risk grubunda olan bazı hastalarda ilk şikayetlerin başlamasından sonraki 24-48 saat içerisinde antiviral bazı ilaçların verilmesi bulguların daha az şiddetli olması ve daha kısa sürmesini sağlar.

 

 




 


Yorumlar
belde - (21.12.2011 11:59:49)
Teşekkür ederim.. Devamını bekliyorum yazılarınızın.
Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.