ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
NEFES
Prof. Dr.  FAZİLET KARAKOÇ
Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Çocuklar çocuk doktoruna gitmeli!

Merhaba, bugünkü yazımda çok önemli olduğunu düşündüğüm bir konudan bahsetmek istiyorum.

İstanbul'da bile bazen şöyle hastalar görüyorum, 5-6 yaşlarında bir çocuk yıllardır bir erişkin doktoru tarafından takip ediliyor. İstanbul'da diyorum, çünkü hepimiz okullardan pratisyen hekimler olarak mezun oluyoruz ve zorunlu durumlarda her türlü hastaya müdahale edebiliriz. Uçakta kalp krizi geçiren bir yaşlı amcaya müdahale edebilirim mesela ya da gemideki tek doktor ben isem doğum yaptırabilirim. Ama bunu ancak zorunlu hallerde yaparım, yan odada bir kadın doğum hastalıkları uzmanı var iken benim doğum yapan bir kadına müdahale etmem kadar komik bir şey olamaz.

Ama eğer Avrupa'daki birçok ülkeden daha büyük bir şehirde yaşıyorsak, her konu ile ilgili ulaşabileceğimiz, ulusal ve uluslararası düzeyde kendi konusunda çok başarılı bir çok çocuk hekimi mevcut ise, neden çocuklar halen erişkin doktorları tarafından takip ediliyorlar sorusu geliyor insanın aklına...

ÇOCUKLAR KÜÇÜK ERİŞKİNLER DEĞİL
Siz anneler, babalar kendiniz hasta olunca çocuk doktoruna gidiyor musunuz? Bizim Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları stajına gelen tıp fakültesi öğrencilerine ilk öğrettiğimiz şudur: "Çocuklar küçük erişkinler değillerdir.  Erişkinlerden çok ama çok önemli farklılıklar gösterirler."

ÇOCUKLARIN HASTALIKLARI ERİŞKİNLERİNKİNDEN FARKLIDIR
Çocuklarda gelişimsel ya da genetik birçok hastalık sıradan hastalıklar gibi bulgu verebilir. Ama bunun altında yatan gerçek hastalığı bulabilmek ve zamanında tedavi edebilmek için çocuk doktoru olmak gerekir. Örneğin; kistik fibrozis diye bir hastalık var; çocuklarda tekrarlayan öksürük, balgam, hırıltı gibi çok sık rastlanan astım benzeri bulgular ile ortaya çıkıyor. Ya da çocuğun akciğerlerinde, nefes borusunda doğuştan itibaren var olan bazı sorunlar, yeni doğan döneminden itibaren var olan şikayetlere yol açıyor. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tüm uzmanlık eğitimleri boyunca benzeri hastalıklar ile ilgili bilgileri öğreniyorlar ve uzman olarak çalışmaya başladıktan sonra da yıllarca bu hastaları takip ve tedavi etmeye devam ediyorlar. Ama bir erişkin doktorunun "ne kadar iyi bir doktor olur ise olsun" bu  hastalıklar ile ilgili yeterli derecede bilgi sahibi olması mümkün değil...

Mesela, göğüs hastalıkları ya da nefroloj uzmanı olmak için 4 yılık bir ihtisas yapılır. Ama çocuk göğüs hastalıkları ya da çocuk nefroloji uzmanı olmak için önce 4-5 yıl  süren çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitimini takiben onun üzerine göğüs hastalıkları ya da nefroloji eğitimi alınır. Fark burada başlar ve sonra devam eder...

Çocuklar küçük erişkinler değil, onlara verdiğiniz her ilacın dozunu ince ince hesaplamanız, bu ilaçlar ile ilgili olarak çocuklarda ortaya çıkabilecek yan etkileri ile ilgili bilgi sahibi olmanız gerekir. En basitinden ilaçların tadının nasıl olduğunu bilmeniz gerekir. Oğlum olmadan önce de bakardım ilaçların tadına. "Bu ilacın tadı ‘kusmuk gibi' ben bunu içmeyeceğim" dediğinde, bir çocuğun ne demek istediğini anlarım böylece...

Çocuk annesi ya da babası ile birlikte kapıdan içeri girdiğinde başlar çocuk hastalıkları uzmanının işi. Bu bir nevi öğretmenlerin okullarda ders verebilmek için pedagojik eğitim almaları gibi bir şey. Çocuğu nasıl muayene edeceğiniz, onunla nasıl iletişime geçeceğiniz, çocuk odanıza girdiği andan itibaren aile ve çocuk arasındaki dinamiklerden çıkarabilecekleriniz... Tüm bunların hepsi, biz çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının işi...

İşte bu ve buna benzer birçok neden ile çocuklar çocuk doktorlarına gitmelidirler. Doğru tanı, doğru tedavi alabilmeleri için bu çok önemli ve gereklidir. Annelere babalara ve çocukları zorunluluk olmadığı halde kabul eden erişkin doktorlarına duyurulur...

ÖNCE ZARAR VERME!
Biz tıp fakültesinden mezun olurken hasta ve toplumun sağlığını baş görev olarak sayacağımıza dair "Hipokrat yemini" ediyoruz. Hipokrat tıbbın babasıdır. Ve ona göre tıbbın ilk kuralı, "Primum non nocere" dir . Önce zarar verme...

Sağlıcakla kalın...


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.