Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
NEFES
Prof. Dr.  FAZİLET KARAKOÇ
Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Sevgili internet doktorum!

Bugün biraz internet doktorluğundan bahsetmek istiyorum…

İlk bilgisayar kullanmaya başladığımız günlerden bu güne ne kadar da çok şey değişti. Ben ilk bilgisayarımı asistanlığımda almıştım. Oğlum ise dört yaşından bu yana bilgisayar kullanıyor.

Artık dünya parmaklarımızın ucunda… İnternet harika… Gerçekten de öyle hayatımız değişti her şeyi google’da araştırabiliyoruz… Geçenlerde bir arkadaşım bahsetti, annesine google kullanmayı öğretmiş. Annesi de; “İstanbul’a geldiğimde kızımla gidebileceğim en güzel 10 mekan neresidir?” yazmış..  Kızı da, “Anne google’a mektup yazmana gerek yok” demiş… Artık 7’den 70’e internet hayatımızda…

Her şey internette artık. Eski-yeni arkadaşlarımız, kek tarifleri, fallar, haberler ve de doktorlar… Artık bizim doktora gitmemize gerek yok. Yazıyoruz derdimizi sonra, sonrası bir enter’a bakıyor. Hop cevap geliyor…

İNTERNETTE YAZAN HER ŞEY DOĞRU DEĞİL!
Ama unutmayın sağlık ile ilgili olarak internette bulduğunuz, okuduğunuz her şey doğru değil. Yurt dışında bu konu ile ilgili yapılmış birçok araştırma var. Bir çok web sitesi araştırdığınız konu ile ilgili doğru bilgiden daha fazla yanlış bilgi içeriyor ne yazık ki… Ülkemizde de benzer çalışmalara ihtiyaç var. Aslında en kısa zamanda bu konu ile ilgili bir araştırma yapmayı planlıyoruz kendi üniversitemizde…

Okuduğunuz her şeye inanmayın lütfen, bu durumlarda ulusal ve uluslararası saygın kurumların önerilerini dikkate almak her zaman en iyisidir. Sizi izleyen hekimlerin önerilerini alırken de bunları tartışabilirsiniz.

Hekimlik bir sanat ve “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var”…

Nasıl bazı aileler, ilaç kullanmayı sevmez bazı doktorlar da öyledir. Bazı hekimler de daha çok alternatif tıp ya da doğal bazı uygulamaları kullanırlar günlük pratiklerinde ve bu da bazı ailelerin pek hoşuna gider…

Bence de öyle keşke hiçbir çocuğun parasetamol dahil hiçbir ilaca ihtiyacı olmasa… Ama bu ne yazık ki mümkün değil! Hekimler olarak bizim görevimiz bize gelen, ya da yüz yüze görüşemesek bile internet ya da televizyon gibi medya araçları bize ulaşan aileleri en doğru şekilde yönlendirmek.

Ben görmediğim, sadece bana internet aracılığı ile ulaşan bir hasta ile ilgili bir soruyu cevaplandırırken özellikle çok düşünüyorum.

GEÇMEYEN ÖKSÜRÜK
“Bitmeyen öksürük” diye başlayan bir e-maile merak etmeyin bir şey olmaz, griptir” demek çok zor… Ya da “bebeğim 6 aylık göğsünden ıslık sesi geliyor” diye yazan bir anneye, “Bal-limon karışımı verin, geçer” demek imkansız benim için. Neden mi? Çünkü önemli, çok önemli bazı hastalıklar benzer şekillerde bulgular verebilir. Çünkü bazen değil günler, saatler içerisinde çok önemli değişiklikler olabilir çocukların durumlarında…

Çocuklar hasta olur ve bu çok normaldir, bağışıklık sistemlerinin mikroplar ile karşılaşması lazım. Tabii ki o küçük güzel burunları tıkanacak, öksürecekler, belki biraz ateşleri çıkacak, ama 7-10 gün içinde önemli bir kısmı bu hastalıkları atlatacaklar. Şunu da unutmayalım bazı mikroplar diğerlerinden daha güçlü, bu neden ile çocukların yüzde 10 kadarında iyileşme 3-4 haftaya kadar uzayabilir.

Ama unutmayın lütfen, eğer çocuğunuz 4 haftadan daha uzun süre ile öksürüyor ise, ya da öksürükleri ile birlikte göğüste hırıltı, nefes darlığı gibi bulgular var ise bu önemli bir bulgudur. Bu durumda çocuğunuzun mutlaka konu ile ilgili bir hekim tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır.

ÇOK SIK KULLANILAN AMA İŞE YARAMAYAN YÖNTEMLER…
Daha önceki yazılarımda da bu konudan bahsettim. Bazı uygulamaların işe yarayıp yaramamasından daha önemlisi şu: Acaba bu arada çok değerli bir vakti kayıp mı ediyoruz? Ya da çocuğumuz sabahlara kadar boşuna mı öksürüyor? Çocuğunuzun şikayetlerini bir an önce ortadan kaldıracak, sizin ve onun yaşam kalitesini arttıracak etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmış onlarca ilaç varken, yastığına ilaç damlatarak ya da ballı limon suyu içirerek kaç gece daha sabahlayacaksınız bunu düşünmek lazım…

Hem dünyada hem de ülkemizde çocukların en sık rastlanan hastalığı özellikle viral üst solunum yolları enfeksiyonlarını takiben ortaya çıkan, balgamlı bazen kusma ile sonlanan öksürük, hırıltı atakları. Bu atakların sıklığına ve şiddetine bağlı olarak kullanılan bazı tedavi önerileri tüm dünyada var. Bunları yapmaz isek iki şey olur; çocuk öksürür, öksürür, düzelir ya da öksürür, öksürür ve balgam ve bronş spazmındaki artış ile birilikte iyice tıkanır nefes darlığı başlar.

ZAMAN KAYBI TEDAVİYİ GECİKTİRİR!
Çocuk ne kadar küçük ise problem o kadar büyüktür. Küçük bir çocukta 2 cm’lik bir nefes borusu düşünün, 1 mm kalınlığında bir balgam ve bronş spazmının varlığı hava yolunun çapını 1 cm’e düşürür.

Özet ile söylemek istediğim şu, çocuğunuzun basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu var ise zaten ne yaparsanız ya da ne yapmazsanız da iyileşecektir.

Ama altta yatan alerjisi olsun, olmasın çocuğunuzun hava yolları hassas ve diğer çocuklardan daha sık ve daha ağır hastalıklar geçirdiğini düşünüyorsanız; lütfen sıcak banyolar, soğuk buharlar, damlalar, piyasada bol miktarda bulunan öksürük şurupları ya da soğuk algınlığı ilaçları ile ya da narenciye-bal karışımları ile vakit kaybetmeyin. 1 yaşın altındaki çocuklara zaten bal ve narenciye zaten kullanmayın. Konu ile ilgili bir uzmana başvurun.

Çocuğunuz öksürmesin, siz de üzülmeyin…

Sevgi ve selamlarımla…


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.