Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
NEFES
Prof. Dr.  FAZİLET KARAKOÇ
Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Astım ve ergenlik

Benim oğlum henüz 13 yaşında, ben de 23 yıllık çocuk doktoruyum ama ergenliği şimdi daha iyi anlıyorum. “Dur oğlum yapma” deyinceye kadar, “Anneee” diye beni havaya kaldırmaya başladı bile. Artık küçük meleklerimiz kocaman birer adam ya da gençkız olma yolunda.

Ergenlik hem güzel, hem de zor bir dönem… Hele de eşlik eden mesela astım gibi kronik bir hastalık var ise farklı bazı zorluklar yaşanabiliyor. Bu yazıda astımı olan çocuklarda ergenlik döneminde sık rastlanılan bazı sorunlardan bahsetmek istiyorum.

BEN FARKLI DEĞİLİM
Bu yaşlarda çocuklar arkadaşlarının kendisinin diğerlerinden daha farklı olduğunu düşünmesini istemezler, bu nedenle de arkadaşlarının yanında ilaçlarını kullanmak istemezler. Bu aslında kolay aşılabilir bir durum. Astım tedavisinde kullanılan birçok ilaç günde bir ya da iki kez kullanıldığı için tedaviyi evde diş fırçalamak, duş almak gibi rutin hayatlarının bir parçası haline getirebilirler.

“Astımlı çocuklar mutlaka tedavileri ile ilgili sorumluluk almalı” diyoruz hep, evet  ama tedavileri ile ilgili karar verilirken biz de onların fikirlerini almalıyız. Sonuçta, bu ilaçları kullanacak ya da kullanmayacak olan onlar…

“BEN HASTA DEĞİLİM…”
Bu yaşlar aslında, “Hayır” kelimesinin muhtemelen en çok kullanıldığı yıllar… Hastalığın reddedilmesi, ilaçların da reddedilmesi anlamına geliyor. Bu durum hem semptomların hem de astım ataklarının artmasına neden olabilir. Uzun süreli ilaç kullanmak çok da kolay değil aslında, bu konu ile ilgili yapılmış çalışmalar var. Mesela bir çalışmada; hastalara, önerilen tedaviye ne kadar uyumlu olduklarının inceleneceği söylenmiş ve ilaç özel bir cihaz ile verilmiş. Hasta ilacını her aldığında aynı zamanda cihaz kayıt yapıyormuş ve 18 ayın sonunda görülmüş ki, özellikle büyük çocuklarda hastaların sadece yüzde 44’ü ilaçlarını kullanıyorlar. Kendinizden pay biçin, doktorunuz size10 gün kullanmak  üzere antibiyotik verdiğinde acaba kaç kişi  bu tedaviyi düzenli olarak  ve kullanması gerektiği kadar kullanıyor? Genelllikle şikayetler azalıp kaybolunca ilaçlar unutulmaya başlanıyor.

ÇOCUĞUNUZ İLAÇLARINI KULLANIYOR MU?
İlaçlarını alması gerektiği şekilde mi alıyor? Yoksa günde iki kez kullanması gereken bir ilacı haftada iki kez mi kullanıyor?

Çocuğun ilaç tedavisine uyumunu arttırmak için tedavide bazı değişiklikler yapılabilir. İnhaler olarak kullanılan birçok ilacın direkt ağıza sıkılmayıp bazı ara parçalar ile kullanılması daha uygundur, bu ara parçaları kullanamak ya da yanında taşımak istemeyen ergenlik dönemindeki hastalara bu ilaçların toz formları verilebilir.

Bu durumda hasta direkt olarak bir ara parça olmadan ilacını kullanabilir, bu da çocuğun uyumunu arttırır. Ya da günde tek doz olarak kullanılabilen ilaçlar tercih edilir.

“BEN İYİYİM ANNE!..”
Çocuğunuz, “Çok iyiyim ben, hiç bir şikayetim yok” diyebilir. Acaba gerçekten öyle mi?

Bazen ne yazık ki bazı şikayetler ile yaşamaya alışıyor çocuklar, pek bir şikayeti yok denilen bir çocuğu muayene ettiğimde nefes borularında çok ciddi daralmalar saptadığım hastalar olabiliyor. Bu duruma genellikle daha ağır astımı olan hastalarda rastlıyoruz. Bu hastalarda solunum fonksiyon testi dediğimiz cihazlar ile akciğer kapasitesinin belli aralıklar ile ölçülmesi ya da evde peak flow metre dediğimiz basit cihazlar ile hava yollarındaki daralmanın takip edilmesi mümkün. Bu ölçümlerin sonuçlarına göre hastalara nefes ölçümleri belli değerlerin altına düştüğünde rahatlatıcı ilaçlarını kullanması, düzelme olmaz ise hekimine başvurması ya da hangi durumlarda acil servise başvurması gerektiği konusunda bilgiler verilebiliyor.

Astımlı hastalar özellikle ergenlik döneminde tedavide asıl olan günlük koruyucu ilaçlarını düzenli kullanmayıp sadece gerektikçe (öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi şikayetleri olduğunda) rahatlatıcı ilaçlarını kullanma eğilimindedir.

HAVA YOLU HASSASİYETİNİ TEDAVİ ETMEK LAZIM!
Ben hastalarıma şu örneği veriyorum. “Bacağınızdaki romatizmayı tedavi etmeden sadece çok ağrınız olduğunda ağrı kesici alıyormuşsunuz gibi düşünün.” Mutlaka altta yatan hava yolu hassasiyetini tedavi etmek lazım.

Çocuğunuzun öksürüğü ya da hırıltısı var ise rahatlatıcı ilacı alınca hemen bir etki ortaya çıkar, ama hastalığı kontrol eden ilaçlardaki  durum farklı bu ilaçları kullanmadığınızda hemen ortaya çıkan bir etki  söz konusu değil, bu neden ile de aslında hastalığın tedavisinde çok önemli olan bu ilaçların yararı ve önemi hem çocuklarımız hem de aileler tarafından gözden kaçabilir. Ailelleri ve çocukları endişelendirmeden bu ilaçların kullanılmamasının çok önemli hatta bazı durumlarda hayatı tehdit edici ataklara yol açabileceği anlatılmalıdır.

Kontrol altında olmayan bir astım; çocuğunuzun okuldaki fiziksel ve akademik performansını, özgüvenini etkileyebilir. Bu nedenle tedavide sorunlar yaşanıyor ise öğretmenler,  okul hemşiresi ya da okul doktoru ile erkenden temasa geçilmesi hastaların ilaca uyumunu arttırabilir.

ERGENİ CESARETLENDİRMEK GEREKİR…
Astımı olan ergen çocuklar normal bir yaşam sürmeleri için cesaretlendirilmelidir.

Bazen çocuklar akut astım atağı yaşayabilecekleri korkusu ile okuldaki spor ya da dans gibi aktivitelerden uzak kalırlar, bazıları da  okuldaki aktivitelere katılmamak için bunu bahane olarak kullanabilirler. Bizim önerimiz şu; çocuğunuz yaşıtlarının yer aldığı her türlü aktivasyonda  yer almalıdır, hastalığı buna bir engel teşkil etmemelidir. Ben şöyle söylüyorum hastalarıma; astımı olup olimpiyat şampiyonu olan insanlar var. İstediğin her türlü aktivasyonu yapacak, koşacak oynayacak eğer bu aktivasyonları takiben öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi şikayetler oluyor ve haftada 2 günden fazla bu neden ile rahatlatıcı ilaç ihtiyacı oluyor ise çocuğunuzun astımı kontrol altında değildir. Bu durumu hekiminiz ile konuşmanız ve tedavinizin gözden geçirilmesi uygun olacaktır.

Çocuklarınız ile birlikte sağlık, mutluluk, huzur dolu günler dileği ile…


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.