Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
DİŞ PERİSİ
PINAR KARATABAN
Çocuk Diş Hekimi
Yazı Boyutu:
Dişlerde asit erozyonu

Günümüzde gelişmiş ülkelerde ve metropollerde değişen hayat şartları ve bu şartlara uygun olarak değişim gösteren beslenme alışkanlıkları dişlerimizde yıllar önce pek de gündemde olmayan problemlerin daha sık karşımıza çıkmasına yol açmakta. Örneğin ülkemizde ve dünyada sosyo-ekonomik düzeyi nispeten düşük popülasyonda diş çürüklerine yoğun bir şekilde rastlanmakta iken bunun aksi grupta diş çürüğü kontrol altına alınmış ancak yine dişlerde harabiyete yol açan “asit erozyonu” görülme sıklığı artmıştır. Peki nedir asit erozyonu ve nasıl ortaya çıkmaktadır?

Asit erozyonu nedir?
Erozyon, iç ya da dış kaynaklı aside maruz kalan dişlerde asidin etkisi ile diş sert dokusunun yumuşayarak aşınması olarak tanımlanabilir. Diş minesi aside maruz kaldığında içerdiği mineralleri kaybetmeye başlar. Bu sırada tükürük salgılanarak hem ağız içi asitli ortamı nötralize etmeye hem de mineden kaybolan mineralleri yerine geri kazandırmaya yani mineyi tekrar tamir ederek sertleştirmeye çalışır. Ancak bu tamir işlemi son derece yavaştır. Dolayısıyla sürekli aside maruz kalan mineyi vücut tamir etmeye yetişemez ve ya minede ya mikroorganizmaların işe katılmasıyla çürük oluşur ya da mineden aşınma şeklinde ağzın geneline yayılmış bir madde kaybı meydana gelir ve erozyon oluşur.
Asit etkisiyle yumuşayan mine eğer çok sert bir şekilde fırçalanırsa dişteki madde kaybı daha fazla olacaktır. Diş fırçası ile de dişlerde aşınma meydana gelebilmektedir. Buna da abrazyon diyoruz. Fırçalama nedeniyle madde kaybına uğramış dişlerde de tıpkı erozyondaki gibi hassasiyet de meydana gelmektedir.

Asit erozyonuna neler sebep olur?
Yüksek asit içerikli gıdaların, özellikle içeceklerin yoğun tüketimi dişlerde asit erozyonuna neden olmaktadır. Kutulanmış gazlı içecekler, enerji içecekleri, bazı meyve çayları, asitli meyvelerin (Özellikle mandalina, portakal, limon yani turunçgillerin) tüketimi erozyon oluşumuna neden olur. Bu gıdaların alımı tamamen kesilemese de alım sıklığına mutlaka dikkat edilmelidir.

Erozyonun oluşumunda asitli yiyeceklerin ağızda tutulduğu süre de önemlidir. Örneğin yapışkan, şekerli gıdalar dişler üzerinde tutunup bakteriler tarafından hızlıca aside dönüştürülüp dişler üzerinde aşındırıcı, eritici etkilerini göstereceklerdir. Örneğin asitli bir içeceğin pipetle tüketilmesi dişlerle teması en aza indirgeyeceğinden daha güvenli bir yol olarak düşünülebilir; bunun tersi durumda, bu içecek ve yiyeceklerin ağızda bekletilmesi zararlı etkiyi kat be kat artıracaktır.

pH ölçeği 1 ile 14 arasında değişiklik gösterir. pH 1 çok asitli, pH=7 nötr , pH 14 ise alkalen yani bazik demektir. Diş minesinin çözünmeye başlaması ise pH 5.5 seviyesinde meydana gelir. Tükettiğimiz gıdaların asitlik düzeyini bilmek bu durumda şüphesiz daha bilinçli bir tüketim sağlayacaktır.

Bunların dışında kronik reflüde ya da sık kusmalarla seyreden blumia gibi hastalıklarda mide asidinin sürekli ağıza gelmesi ve dişler üzerine yayılması nedeniyle yine erozyon meydana gelebilmektedir.

Bir artı bilgi olarak da havuz suyunun içerdiği yoğun klor nedeniyle dişlerde erozyon yaptığı bilinmektedir. Bu nedenle özellikle yüzücüler erozyon riski açısından değerlendirilmeli ve gerekli koruyucu önlemler alınmalıdır.

Asit erozyonunun dişlerdeki belirtileri nelerdir?
Erozyonun dişler üzerindeki etkileri dişlerin şekil, yüzey özellikleri ve renklerinde değişiklik yapması ve hassasiyet olarak sıralanabilir. Erozyonun erken belirtileri;
1. Hassasiyet (Sensitivity): Minenin aşınması ile birlikte mine altında yer alan dentin(fildişi) tabakanın açığa çıkması ile birlikte dişlerde sıcağa, soğuğa karşı hassasiyet meydana gelir.
2. Renklenme (Discoloration): Yine mine tabakasının aşınması ile birlikte sarımtrak bir tabaka olan dentinin gözükmesi ile birlikte dişlerde sarımsı görüntü ortaya çıkar.
3. Yuvarlak görünüm (Rounded teeth): Dişlerin kenarlarının yuvarlanmış görünmesidir.

Erozyonun daha geç belirtileri de vardır. Bunlar:
1. Şeffaflık (Transparency): Özellikle keser dişlerin uç kısımlarında şeffaf görünümle karakterizedir.
2. İleri derecede Renklenme (Advanced Discoloration)
3. Mine yüzeyinde çatlaklar (Cracks): Özellikle dişlerin kenarlarına yakın minik çatlaklar gözlenir.
4. Ciddi Hassasiyet
5. Tümsekleşme (Cupping): Dişlerin çiğneme yüzeylerinde minik dentin çıkıntılarının oluşmasıdır. İlerlemiş erozyonda dişlere yapılmış dolgular da dişlerle birlikte eşzamanlı erimeyeceğinden dolgular dişten yüksekte kalır.

Çocuklarda da asit erozyonu olur mu?
Süt dişleri de asit erozyonuna maruz kalırlar ve bundan daha fazla zarar görürler. Çünkü süt dişleri daimi dişlere göre daha az mineral içerir ve erişkin dişi minesine göre daha yumuşaktır. Bu nedenle özellikle çocuklarda erozyona neden olabilecek bir diyetten kaçınılmalıdır.

Asit erozyonunu önlemek için neler yapılabilir?
Dişlerinizi asit erozyonundan koruyabilmek için elbette yapabilecekleriniz ve yapabileceklerimiz var.
1. Asitli içecek ve yiyeceklerden hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın. Evet doğru gördünüz, fırçalamayın. Asitli yiyecek ve içecekler alındıktan hemen sonra diş minesi yumuşar ve fırçalamayla normalden çok daha fazla zarar görür, aşınır. Bırakın tükürük görevini yapsın ve ağızdaki asitli ortamı nötrlemeye çalışsın. Buna izin vermek için yemekten sonra  en az bir saat beklemek gereklidir.
2. Asitli içecekleri hızlı tüketin. Ağzınızda uzun süre tutarak ya da dişleri çalkalayarak tüketmeyin. Mümkünse bir pipet yardımıyla için.
3. Dişlerinizi yemeklerden en az 1 saat sonra yumuşak ya da orta sert bir diş fırçasıyla çok bastırmadan fırçalayın.
4. Diş macununuz yüksek fluorid (1000-1500 ppm), az abraziv (aşındırıcı) madde içersin.
5. Siz ya da çocuğunuz yüzüyor ise, düzenli olarak fluorid uygulaması yaptırın. Bu reflüsü olan lar için de geçerli.
6. Düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin ki herhangi bir erozyon varlığı başlangıç aşamasında tespit edilebilsin.

Sağlıklı Günler, sevgiler..

Kaynak: British Dental Association Omnibus Survey, October - December 2005


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.