Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BAŞ BAŞA
Prof. Dr.  REHA CENGİZLİER
Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı - Çocuk Alerji Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Dumanın zerresi bile çocuğa zarar veriyor!

Sevgili anneler,

Geçen yazımda alerjiye yol açan dış etkenlerden ev tozu akarlarını ele almış; korunma adına neler yapılması gerektiğini tartışmıştım. Ne eksik kalsın, ne de abartılsın şeklinde bir yaklaşım önermiştim.


Bugün de halen bu konuda konuşmak zorunda kaldığım için utandığım sigara ve diğer tütün ürünlerinden sakınmayı tartışacağım.

Sigara, puro, pipo vb. gibi etrafa zehirli dumanlar salan alışkanlıklardan en yaygın olanı sigara. Bu nedenle kısaca sigara dumanı deyip duruyoruz. Şimdi eminim bir kısım tiryakiler, “Yine mi aynı şeyler? Bıktık artık sakız gibi sigaranın zararları…” diyordur. Dile getirmeyenlerin de pek çoğunun içinden geçen düşünce bu. Fakat korkmayın; ben sizlere sigaranın zararlarından asla bahsetmeyeceğim. Hatta kişisel özgürlükler çerçevesinde ele alınıp, kimsenin başkasının içtiği sigaraya karışma hakkı olmadığını söyleyeceğim. Peki, nereye kadar?

ÇOCUĞUN TAZECİK, PEMBE CİĞERLERİ…
Artık sigaranın dumanında kaç çeşit zehir olduğu, yavaş yavaş öldürdüğü, kansere zemin hazırladığı vb. herkesin duymaktan bıktığı konular haline geldi. “Ben içerim kardeşim” diyene de kimse bir şey diyemez. Tek isteğimiz; içmek istemeyenleri de pasif olarak içmeye zorlamamalarıdır. Hele bu bir çocuğun tazecik pembe ciğerleri ise! Hele bu devamlı sizinle yaşadığı için devamlı yavaş yavaş zehirlenen kendi çocuğunuz ise. Hele bir de bu çocuğun solunum yolu alerjik yapısından dolayı normalden çok daha fazla hassas hale gelmişse; işte ben buna karışıyorum! Ben bu çocukların avukatlığını yapmaya çalışıyorum! Çocuğunu aşırı derecede şımartan anne babalar da dahil, asla taviz vermedikleri, gerektiğinde “Höt! Kes sesini” diye çocuğa çıkışarak devam ettikleri tek konu sigara içilmesidir.

KENDİMİZİ KANDIRIRKEN OLANLAR…
Hiç kimse çocuğuna bilerek ve isteyerek zarar vermek istemez. Bu nedenle de çeşitli savunma mekanizmaları geliştirilmiştir. En çok kullanılan yalanlar; “Evde içmiyorum”, “Çok nadir içiyorum”, “Balkonda içiyorum” gibi yalanlardır. İnsanların kendi kendilerini de kandırdıkları yalanlardır. Çünkü inanmak istedikleri için kendileri de bu yalanlara inanır. Yeter ki sigara içmeye kılıf bulsun; kendi içtiği yöntemin çocuğuna zarar vermediğini savunur.

Balkonda içilen sigaranın dumanı üstünüze sinmiyor mu? Çocuğunuzla konuşurken veya onu kucağınıza aldığınızda, severken ve diğer ne şekilde olursa olsun yakınlaşmalarınızda, nefesinizde ona da nikotin zehirleri gitmiyor mu?

Diğer odada içerken duman sizin yasağınıza uyup kapı altından, anahtar deliğinden sızıp gitmiyor mu? Odanın duvarlarına sinmiyor mu? Çocuk yokken içilen sigaranın odadaki kalıntıları çocuğu zehirlemiyor mu?

KİMSE ÇOCUĞUNA ZARAR VERMEK İSTEMEZ, AMA…
“O kadarcıktan ne olacak sanki” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Çünkü ya açık açık, ya da imalarla gün içerisinde yüz yüze görüştüğüm anne babalardan sık sık duyduğum açıklamalar bunlar.  Hayır efendim! Çok şeyler oluyor! Zerresi bile çocuğa zarar veriyor. Ülkemizde her 4 çocuktan birinin alerjisi var. Her 10 çocuktan 2’si de astımlı. Astımlı çocukların solunum yolları, normale göre zaten zedelenmiş, savunması bozulmuş ve hassas solunum yollarıdır. Gözünüzün önüne yosunlu bir deniz kenarını getirin. Denizin içindeki yosunlar, dalga hareketi ile ileri geri salınıp durur. İşte solunum yolunu temizleyen çok küçük bu yosunlara benzeyen iplikler de devamlı bu hareketi yapar. Böylece nefes yolu ile vücuda giren mikropları, pislikleri ve alerjenleri, üzerindeki sümüksü kaygan tabaka ile birlikte hem burundan sümük olarak dışarı atar, hem de solunum yolundan uzaklaştırılır. Bir kısmı yutulur; mide asiti tarafından etkisiz hale getirilir. Sağlıklı insanlarda iyi çalışan bu mekanizma, astımlılarda zaten sınırda çalışabilmektedir. En küçük miktardaki nikotin kokusu veya duman ise bu azıcık olan savunma mekanizmasını da bozar. Bu iplikçikler felç olup hareket edemez. Üzerindeki mikroplar, alerjenler atılamaz, hop diye içeri girer. Ondan sonra siz çocuğa astım ilaçları vererek, antibiyotikler vererek uğraşıp durun.  Ne de olsa sizin canınız yanmıyor. Sıkıntıyı çocuk çekiyor size ne!.. O çocuk lüzumsuz ilaçlarla yüklenmiş, büyümesi engellenmiş, vücudu sakat kalma yolunda zarar görmüş, uyuyamamış, okula gidemiyor, öksürüp duruyor, ne gam!. Siz keyfinize bakın! Sigaranızı tüttürüyorsunuz ya… Gerisinin ne önemi var…

“ÇOCUĞUN YANINDA İÇMİYORUZ Kİ…”
Günümüzde çalışan anneler, çocuk bakımında aile büyüklerinden de yardım almaktalar. O çocuğa aşırı sevgi gösterilerinde bulunan, “Bu bir şey yemiyor” diye sadece yemek konusunu düşünen anneanneler, dedeler; sıra kendilerine gelince sigaralarından vazgeçmek istemiyorlar. Çocuğun gün boyu zehirlendiği sigara içilen ev ortamlarını görmezden geliyor; aynı bahaneye sığınarak, “Yanında içmiyoruz ki” diyorlar. Çocuğun nakli sırasında veya çocuk yokken dahi otomobillerin içinde içilerek sinmiş sigara kokusunu hiç söylemiyorum artık.

Sevgili anneler, babalar! Kusura bakmayın. Bu kez biraz saldırgan oldum. Ama ne yapayım bu da benim özelliğim. Konu çocukların savunması, ebeveynler tarafından bile bile; ama bilmezlikten gelerek çocuğa zarar verilmesi olduğunda kendimi tutamıyorum. Gelin, o körpecik ciğerleri el birliği ile koruyalım. Çocuklarımızı tütün dumanına maruz bırakmayalım.

Hepinize dumansız günler diliyorum.


Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.