Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
GÜLE OYNAYA BÜYÜMEK
SEDEF TEZER
Fizyoterapist, Nörogelişimsel, Duyu Bütünlemesi DIR/Floortime
Yazı Boyutu:
Otistik çocuklarda duyusal işlemleme yetersizlikleri

Otizm spektrumundaki çocuklarda, duyusal işlemleme (sensory processing) düzensizlikleri ya da yetersizlikleri ile sıklıkla karşılaşılır.

Duyusal işlemleme yetersizliklerini literatürde taradığımızda konu ile ilgili çeşitli açıklamalar bulunmaktadır. İlk çocuk psikiyatristlerinden olan Dr. Kanner, bu bozuklukları çevresel uyaranlara karşı tepkisizlik olarak nitelendirmiştir. Amerikan Otizm Derneğinin (ASA) kurucusu olan psikolog Rimland, bir otistik çocuk babası olarak araştırmalarını otizm, hiperaktivite, öğrenme güçlükleri ve zeka kapasiteleri üzerinde yoğunlaştırmış ve bu tepkisizliğin, alıgısal bozukluklar karşısında ikincil olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Ona göre, algısal kapasite, özellikle sinir sisteminde beynin yapılanmasında olmak üzere beyin sapındaki bozukluklardan dolayı olumsuz etkileniyor ve bunun sonucunda tepki vermeye hazır olmama olarak gözlemlenen algısal yetersizlik olarak izleniyor.

HATALI MODÜLASYON
Gelişimsel biyoloji, moleküler, genetik ve biyokimyasal yaklaşımlar üzerinde araştırmalar yapan Ornitz, konu hakkında daha detaylı bir önerimde bulunmuştur: Bu önerime göre, otistik çocuklarda gözlemlenen duyusal yetersizlikler, hatalı modülasyonun bir sonucudur. Ornitz, duyusal işlemleme bozukluklarını, çocukta eş zamanlı olarak gelişen, uyaran karşısında tepkisizlik veya aşırı tepki olarak tanımlamıştır. Kendisi bu durumu “Hatalı Modülasyon” olarak isimlendirmiştir ve günümüzde bu terim hala kullanılmaktadır. Modülasyonu daha iyi anlayabilmek için, dijital olmayan bir radyoda istediğimiz kanalı net dinleyebilmek için yaptığımız “ayarlama”yı örnekleyebilirim. Zayıf modülasyonun belirtileri; duyusal uyaranlara verilen cevaplarda, dikkat ve uyum eksikliği, algısal tutarsızlıklar ve aşırı duyarlılık (savunmacı davranışlar) olarak gözlemlenir.

1977”li yıllardan başlayarak, duyu bütünleme teorisini kuran ve terapi yöntemlerinin gelişimini başlatan  A. Jean Ayres, otistik çocukların duyusal uyaranlara düşük duyarlılık (hyposensitive) veya duyusal uyaranın zayıf modülasyonunda aşırı duyarlılık (hypersensitive) gösterdiği ve bu düzensizlik ve tutarsızlıkların, kaydetme ve uyum yetersizliklerinden  kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Otistik çocuklar, duyusal uyaranların modülasyonuna ve kaydetme kapasitelerine bağlı olarak düşük veya yüksek tepki gösterirler. Hatalı modüasyon daha belirgin ve yaygın olarak vestibular (yerçekimi, başın hareketleri ve denge), taktil (yüzeysel, derimizden algı), propriyoseptif (pozisyonlama ve hareket), işitsel ve görsel olan duyusal girdilerde söz konusu olur.

Otistik çocuk bazen duyusal uyarana tepkisiz kalabilir veya ona doğru yönelmezken, aynı uyarana daha sonra aşırı tepki gösterebilir. Sinir sistemimiz, duyusal sistemlerden aldığı bilgileri, eşleştirerek, paralel ve içiçe çifte kodlayarak ve hiyerarşik işlemleme sağlayarak bütünler. Bu duyusal işlemleme ile kazanılan deneyimler duygulanımı, yani duyularımızdan aldığımız bilgilere anlam kazandırarak algılama, hafızamıza kaydetme ve yeri geldiğinde kullanmamızı sağlayarak anılarımızı oluşturur ve öğrenme sürecini başlatır.

Zayıf modülasyon ve kaydetme yetersizlikleri birçok alanda çocuğun performansını etkiler. Öğrenme, bilgilerin kaydedilmesi, gereksiz uyaranların elenmesi, verilen görevi ya da ödevi yapabilmek için uygun seviyede odaklanabilmesi ile gerçekleşir. Otistik spektrumdaki çocuklarda, dil, sosyal ilişkiler, bilişsel ve anlamlı etkileşimlerde bulunmada farklı seviyelerde düzensizlikler ve bozukluklarla karşılaşılır. Bunun nedeni duyusal girdilerin yetersiz işlemlenmesidir.

DUYUSAL ALANLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER
Otistik çocuklarda gözlemlenen duyusal girdilerin yetersiz işlemlemlenmesiyle ilişkili duyusal alanlarda görülebilen belirtileri irdelediğimizde;
* Fazlaca hareketlilik ya da hareket deneyimlerinden kaçınma, yerçekimi güvensizliği, amaca yönelik hareket azlığı, zayıf posturel cevaplar, dönen nesneleri seyretme ya da kendi kendine dönme isteği, başını vurma isteği vb. vestibular uyaranların yetersiz işlemlenmesi.
* Hafif dokunuşlardan kaçınma, parmak ucunda yürüme, yumuşak ya da vıcık dokudaki oyuncakları dokunmak istememe, tırnaklarının ve saçının kesilmesine tahammülsüzlük vb. taktil duyusal uyaranların farklı işlemlenmesi.
* Aşırı hareketlilik ya da ağır ve çok az harekete istekli, ellerini çırpma, her şeyi ağzına götürme ya da yiyecek dışındaki nesneleri çiğneme vb. propriyoseptif (harekete bağlı) uyaranlara yetersiz işlemleme.
* Elektrik süpürgesi, kapı zili vb. seslere karşı uyum yetersizliği ya da yönelme, yüksek ve alışılmadık sesler çıkartma, seslere anlam kazandırabilme ve yönünü algılayabilmede zorluklar vb. işitsel sistemlerdeki işlemleme yetersizlikleri.
* Göz teması kurmaktan kaçınma, işaret edilen yöne bakamama, ellerini gözlerinin önderliğinde kullanmada beceriksizlikler, merdiven inerken zorlanma koşmak istememe vb. görsel sistemlerden alınan duyusal bilgilerin işlemlenmesinde yetersizlikler.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.