Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
GÜLE OYNAYA BÜYÜMEK
SEDEF TEZER
Fizyoterapist, Nörogelişimsel, Duyu Bütünlemesi DIR/Floortime
Yazı Boyutu:
Görsel-uzaysal öğrenen çocuklar için eğitim stratejileri

Öğrenmede baskın sistem, çocuktan çocuğa değişebilir. Görsel sistemi baskın olarak kullananlar için ise, görsel uzaysal düşünme ve öğrenme şekli çok güçlüdür. Görsel sistem, gözlerimizi beynimizin dışarıya uzantısı olarak düşündüğümüzde, diğer duyusal sistemlerimize göre en baskın ve en güvenilir olanıdır.

Örneğin, otomatik makinelerde arabamızı yıkatırken eğer arabanın içindeysek, hareket etmediğimizi bilmemize rağmen, otomatik makinenin hareketi, görsel sistemimizde algılandığında sanki hareket ediyormuş gibi hissederiz. Diğer duyusal sistemlerle paralel işleme yapabilme ve duyusal uyaranlardan gelen bilginin eşleşerek doğrulanması yeni durumumuza anlam kazandırır ve davranışlarımızı yönetir. Özellikle, okul öncesi eğitim ve ilkokullarda, sınıflarda ve okul koridorlarında, çocuklara vermek ve yerleştirmek istediğimiz kavramların görsel imajları olan resimlerle doludur. Hedeflenen, renkler, mevsimler vb. gibi temaları, doğal işlevselliği içinde görsel sistem farkındalığında tutabilmek ve çocukların sistemlerinde bu temaların görsel imajlarını oluşturmak içindir.

Bazı çocukların bireysel farklılıkları ve biyolojik yapılanması, sadece görsel sistemlerine dayanarak öğrenmeyi gerçekleştirebildiğinden, bu çocuklarımızın öğrenme kapasitelerini destekleyerek arttırmak ve öğrendikleri bilgiyi ölçmek için, çocuğumuzun farklılıklarına uygun özel eğitim stratejileri geliştirmeliyiz.

Görsel- uzaysal öğrenenler iyi gözlemcilerdir ve öğrenmek için mutlaka görsel imajlar oluşturması gerekir. Görsel uzaysal öğrenciler, öncelikle kelimeleri değil, resimler gibi sabit ya da videolar gibi hareketli imajları düşünürler. Özellikle erken çocukluk döneminde, düşüncelerindeki imajları, kelimelerle eşleştirmede zorluklar yaşayan çocuklar, kelimeleri kullanarak kendilerini ve isteklerini ifade edemeyebilir ve konuşmayabilir. Bu, davranışsal olarak, çocuğun hayal kırıklığıyla birlikte, kendisini ifade etme isteksizliği olarak izlenebilir. Özellikle erken çocukluk dönemlerinde, günlük yaşantımızda, daha çok resimleştirdiğimiz, yaşam akışımızı, yapılan eylemlerle isimlendirerek ve eşleştirerek, çocuğun zihinlerindeki imajları, kelimelere daha kolay çevirmesini destekleyebiliriz. Okul çağında ise, bu görsel imajları kelimelere dökmek için zamana gereksinimleri olduğundan “sorularımızın cevaplarını alabilmek için acele etmemeliyiz”.

Görsel-uzaysal öğrenen çocukların düşüncelerini işlemeleri, kalıpların sıralanmasından çok, farklı imajların bütünleşerek tanımlanması şeklinde olduğundan, sözel olarak sıralanarak sunulan materyalleri takip edebilmede problemleri vardır. Onların düşünebilmeleri için, kelimeleri resimleştirmeye gereksinimleri vardır ve bu işlemi yaparken, devam eden sözel uyaranları kaçırırlar.

Bu da, bilgileri alabilmede gecikmelerin olabileceği anlamına gelir. Bu farkındalık ile çoklu yönergeler verirken, her yönergenin arasına onun sisteminin bu çevirme işlemini yapabilmesi için zaman verebiliriz.  Düşüncelerini-imajlarını kelimelere dönüştürme gereksinimleri nedeniyle, “kısıtlı zamanlı testlerde bilgilerini aktaramazlar”.

Görsel uzaysal yeteneğiyle öğrenenler, bu karmaşıklığa rağmen başarırlarken, sıklıkla basit görevlerde başarısız olurlar. Örneğin, karmaşık matematik problemlerini kolaylıkla çözebilirken, zamanlama, ve planlama becerilerinde zorlanırlar. Karmaşık ve detaylı hikayeler üretebilirler ama bunları yazamazlar. Global ve aykırı düşünmeye yatkındırlar. Çünkü büyük resme odaklanmışlardır ve genellikle sonuca nasıl ulaştıklarını ya da problemi nasıl çözdükleri hakkında farkındalıkları olmayabilir ya da sözel olarak size anlatamayabilir.

Görsel uzaysal öğreniciler için, özellikle, yazı yazarken çok zorlanabilirler; çünkü, düşünebilmeleri için kelimeleri yeniden görsel imajlara çevirmeleri, bu imajları yeniden kelimelere dökmeleri ve bu akışı yazarken akıllarında tutmaları için çok iyi gelişmiş görsel becerilere sahip olmalarını gerektirir. Bu işlemler, hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğu içeren sürekli bir çabayı gerektirir.

Zaman kısıtlamasıyla zorlanırlar ve ortak dikkatlerini kaybetme eğilimindedirler. Bu davranışsal bir mesele değildir ama uygun strateji ve becerilerin geliştirilmesi için desteğe gereksinimleriyle yaşadıkları belirgin zorluklardır. Yapılanmalara, öngörülere, tam belirlenmiş sınırlar ve zaman çerçevesine gereksinimleri vardır. “Burada, onların göreve odaklanmasını yönlendirmek yerine, organize olabilme stratejileri ve becerileri geliştirebilmeleri için zamanın verilmesine çabalamak önemlidir”.

BUNLARA DİKKAT:
Aşağıdaki uyumlama stratejileri, sınıftaki görsel uzaysal öğrenenlerin, yetenekleri seviyesinde uygun eğitimsel önlemlerin alınması için örneklerdir.

* Zayıf yönlerindense, onların gücünü tanımlama ve geliştirmeye odaklanılmalıdır. “Hadi dikkatini topla, yine geç kaldın, hala bitirmedin mi?” vb. uyaranları sürekli tekrarlayarak, çocuğunuzun sisteminden kaynaklanan sebeplerle yapamadıklarını, sanki çocuk istemediği için yapmıyormuş gibi yaklaşmaktansa, çocuğun kendi sistemini tanıması yardımcı olabilecek yöntemleri araştırmamız önemlidir. Böylelikle, karşılıklı pozitif duygusal etkileşim ile bu çok güçlü sistemini kullanma isteği, başaracağına olan özgüveni, ilgi merakı arttıracağı gibi, gelecekte yeni öğrenme deneyimlerine hazırlayacaktır.

* Dikkatlerini kolaylıkla dağıtan uyaranları minimum indirebilmek için, sınıfın ön sıralarına oturtabiliriz. Görsel sistem, diğer duyusal sistemlere göre baskın olduğundan hem de en güvendikleri sistem olduğundan, ortamdaki tüm imajlar ve hareketliliği tanımlamaya yönelik kullanma eğilimiyle, dikkatlerini ders süresinde sürdürebilmede belirgin zorluklar yaşarlar. Gördüğü sınıf alanını kısıtlamak için, ön sıraların oturmaları için seçilmesi ve hatta yukarı alanı kısıtlayan, saçaklı bir şapkasının kullanılması, dikkatini olması gerektiği yerde tutabilmesine yardımcı olur.

* Öğretimde, mümkün olan her durumda, görselliği olan materyaller bulundurun. Bu, kelimelerle, görsel imajların eşleşmesini kolaylaştıracağından, anlama ve öğrenmede hızını arttırır.

* 2-3 aşamadan fazla olan yönergeler tahtaya yazılmalıdır. Evde yapılacakların planlanması, sıralaması ve zamanlaması açısından da bu yöntemin kullanılması, hayat kalitesini arttıracağı gibi pozitif etkileşim deneyimleri olarak öğrenmeyi destekler.

* Görsel öğrenme stratejileri, kelimenin harflerinin doğru görsel imajları oluşturmak için kullanılmalıdır. Bu, temel kelimelerle başlamalı sonra çok harfli kelimelere geçilmelidir. Bu şekilde, kelimeleri görselleştirebilme, görsel hafızada tutabilme ve geri çağırabilme becerileri geliştirilir.

* Okumadaki seviyesi, sessiz okuma ile değerlendirilmelidir ve zorlandıkları yüksek sesle okuma yok sayılmalıdır. Bu çok önemli bir yaklaşımdır ve çocuklarımıza mutlaka bu hakkın tanınması gerekir.

* Zihinsel harita ve grafik düzenleme gibi görsel öğretme ve organizasyon tekniklerini kullanımı, görselleme becerilerinde ustalaşabilmesi ve gelişiminin desteklenmesi için önemlidir.

* Son ürüne odaklanmak yerine, öğrenmeyi işleme konusuna öncelik verilmelidir. Örneğin, renkleri öğrenmesi için uzun süre tekrarlardan çok, nasıl kolay öğrenebilir araştırılması için zaman ayrılması, çocuğumuzun tüm öğrenme sürecini pozitif etkiler.

* Zayıflıkları konuşmak yerine, gösterilen gayreti ödüllendirin. Görsel-uzaysal öğrenen çocuklar, tüm çabalarına rağmen, yaşıtlarına yetişemeyebilirler. Yapamadıklarının ve yetersizliklerinin sürekli gündemde olması, bıkkınlık yaratabilir. Sarf ettikleri çaba gerçekten de yaşıtlarından çok daha fazladır ve çocuğumuzun, bunun farkında olduğumuzu anlaması önemlidir.

* Sözel olarak anlatılanlar, görsellerle birlikte sunulmalıdır.

* Zorlanacakları için tahtadakileri yazması istenmemelidir. Bunun yerine, her dersin başında ders notları hazırlanmalıdır.

* Önemli talimatları ve ödevleri kayıt etmek için, sınıf öğretmenlerinin günlük defter kullanması.

* Sınavlarını tamamlaması için ilave zaman verilmesi ve gerektiğinde desteklenmesi.

* Sınıf içinde ve okuldaki bütün uygulamalar, mümkün olan her yerde bilgisayar ile yapılmalı ve el yazısı minimum kullanılması.

* Okulda yapılacaklarının planlama ve organizasyonunu destekleyen bilgisayar programları kullanılması.

Paylaştığım bilgilerle, görsel uzaysal öğrenen çocukları anlayabilmek ve uygun stratejilerle verilen eğitim ile, öğrenmeyi pozitif deneyimler olarak yaşayabilmelerini sağlayabilmek için farkındalık yaratmak istedim. Çocuklarımızın bireysel farklılıklarına uygun alınacak basit önlemler, hem onların öğrenme kapasitesini arttıracak hem de bize çocuğumuzun öğrendiklerini ölçme ve değerlendirme olanağı kazandıracaktır.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.