Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
KENDİMDEN BİLİYORUM
Uzm. Psk.   DERYA GÜLTERLER
Klinik Psikolog
Yazı Boyutu:
Çocuklarda görülen ilişki sorunları

Çocuklar; eleştirilmemek, yargılanmamak, yakınındakiler tarafından sevilmeye devam edebilmek için onlar tarafından uygun görülmeyeceklerini düşündükleri, duyum, duygu, düşünce ve davranışlarını törpülemeye, yok etmeye ya da dönüştürmeye çalışırlar. Bu onlar için hayatta kalabilmenin bir yoludur. Ancak engelledikleri her şey, yarattığı baskı ile birlikte ifade edilmenin yolunu arayacaktır; çünkü hiçbir duygu yaşanmadan yok olmaz.

Çocukların bu durumlarda, bilinçli olmayarak geliştirdikleri ilişki biçimleri zamanla istemsiz ve kalıcı hale gelir. Çocuğun hayatında kendini ifade etmenin yolu olan ilişki, işlevselliğini kaybetmeye ve sorunları beraberinde getirmeye başlar.

Kabul Görmeyen Duyguları Kendine Yönlendirme
Kendine yönlendirme, aslında başkasına karşı hissettiği ancak ifade bulması, baskılarla bir şekilde engellenen duyguların çocukta; baş ağrısı, mide bulantısı, saç koparma, kendi kendine vurma gibi davranışlarla açığa çıkmasıdır. Çocuk, öfkesini, kıskançlığını, korku ve kaygılarını etrafındakiler onunla alay etmesin, kızmasın, onu eleştirmesin diye ismini koyamadan kendine yönlendirir. Çocuk duygularını bu şekilde yaşarken diğerleri onu anlamaktan daha da uzaklaşabilir. Okula gitmemek için numara yaptığını, dikkatleri üzerine çekmek için kendine zarar verdiğini düşünebilirler. Ancak bu ifadelerin, kaynağını anlamaya çalışmamak durumun daha fazla yerleşmesine sebep olur.

Duyarsızlaşma
Bazı çocuklarsa, hem fiziksel hem de duygusal acılarına karşı duyarsızlaşırlar. Düştüğünde ağlamaz, alay edildiğinde tepki vermez, aşırı heyecanlar göstermezler... Bu onun için, yaşıdığı zorlukları yok sayma ve onlarla bu şekilde baş edebilmenin bir yolu haline gelir. Gün içerisinde sürekli hayal kurduğuna, dikkatinin başka bir yerlerde olduğuna da rastlayabilirsiniz. Hareketini aşırı arttırıp, hiçbir şeyi başından sonuna tamamlayamamak da duyarsızlaşmanın bir biçimi olarak gösterilen bir davranışa dönüşebilir.

İç İçe Geçme
Kendi sınırlarını oluşturmakta zorluk yaşayan çocuk, öncelikle ona temel bakımı veren kişiye yapışabilir. Kendi kendini koruyamacağına, kendini destekleyemeyeceğine inanan çocuk, ona bakım veren kişiden ayrıldığı anda yoğun bir kaygı yaşamaya başlar. Bu sebeple de etrafındakiler tarafından terk edilmemek için, sürekli onay ihtiyacı içerisinde olur. İyi çocuk olma, beğenilme, sürekli ödüller ve davranışıyla ilgili geri bildirimler almaya odaklanan çocuk aslında başkalarına bağımlı bir hayatın içerisinde ayrışma sorunları yaşamaktadır.

Yansıtma
Kendi yaşadıklarını reddeden, yalan söyleyen, yaşadığı olayla ilgili sorumluluk almaktan kaçınan çocuk yoğunlukla yansıtma ilişki biçimini kullanmaktadır. Yaşanan olumsuz şeylerin hep başkaları yüzünden olduğunu söyler.Kendi duygularını kabullenmek öyle zordur ki, hep başkaları kıskanıyordur, başkaları ona kızıyordur, başkaları onu sevmiyordur. “Anne sana çok kızgınım” dediğinde sevilmemekten ya da eleştirilmekten o kadar korkabilir ki, “Anne sen hep bana kızıyorsun!” diye kendini ifade edebilir.

İçe Alma
İçe almalar, çocuğun dünyada nasıl biri olması gerektiği ve ne yapması gerektiği ile ilgili sorgulamaksızın kabul ettikleridir. Kabul ettiği kuralların, ona ya da bulunduğu ortama uygun olup olmadığını, bunu deneyimlediğinde neler hissettiğini önemsemez. Olduğu gibi söylenileni uygulayabilir. Kendisi hakkında etrafındakilerin söylediği her şeye inanabilir. Bu yüzden ona tembel, savruk, akılsız gibi sıfatlar kullandığınızda bunu benliğinin bir parçası haline getirir. Kendisinden beklenilenin bu olduğunu düşünerek, sizi yanıltmayacak davranışlarını arttıracaktır.

NE YAPMALISINIZ?
Çocuk kendisinin bazı yanlarını kısıtlayıp engellemeye çalıştığında, kendilik hissi ve duyguları hasar görür. Böyle durumlarda, çocuğun doğumdan ergenliğe kadar olan süreçte, esas meselesi olarak halletmesi gereken kendi sınırlarını oluşturma ve kendi kendini destekleyebilme yetisi sağlıklı bir şekilde gelişemez. Çocuk tüm bu ilişki biçimlerini kullanarak, ayrışmayı sağlamaya çalışırken “Bu işe yaramıyor, ben yanlış yoldayım.” diyemez; çünkü bu ilişki biçimleri zamanın birinde onu rahatsız eden duygularından bir anlığına da olsa onu kurtarmıştır. Bu yüzden de öğrendiği ilişki biçimini işe yaraması için abartarak daha çok kullanır. Zaman içerisinde hareketliliği, kendine ya da başkalarına zarar verici davranışları, içine kapanması, duyarsızlaşması, başlangıçtakinden daha kuvvetli hale gelir.

Burada bahsettiğim ilişki biçimleri sadece çocuğun geliştirdiği biçimlerden birkaçıdır. Eğer çocuk yaşadığı ortam içerisinde bunları öğrendiyse ve istemsiz bir şekilde, kendini ve ötekileri korumaktan uzak, kendine ya da başkalarına zarar verebilecek şekilde kullanıyorsa mutlaka uzman desteği almanız gerekiyor demektir. Çünkü çocuk bunu öncelikle sizin ilişki kurma biçimlerinizden öğrenir. Sizin ona davranışınız ve onun karşılığında verdiği tepkiler bir kısır döngü oluşturur. Aile olarak, ilişki repertuarınıza yeni ve daha sağlıklı yolları katabilmek için hep birlikte çaba göstermeniz gerekir.


Yorumlar
ezfa - (14.08.2015 09:12:17)
Benim 25.06.2010 doğumlu kızım var. Evde sürekli çatışma halindeyiz çooook yoruldum hocam ne yapacağımı bilmiyorum. Lütfen bana yardım edin.
Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.