Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BRADLEY MUTFAĞI
Dr.  YASEMİN BRADLEY
Beslenme Danışmanı
Yazı Boyutu:
İlk 5 yıl çok önemli!

Türkiye’deki Diyabet ve Obezite oranları konusunda çok kapsamlı bir araştırma var. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi ilkini 1998, ikincisini 2010’da gerçekleştirmişti. Sağlık Bakanlığının desteğiyle (TURDEP1 ve 2) 15 ilde 20 yaş üzerindeki yaklaşık 27 bin kişi üzerinde yapılan çalışmada  Türkiye’de 12 yılda şeker hastalığının yüzde 90, obezitenin ise yüzde 44 arttığı ortaya çıktı.

Bu araştırmadan ilginç maddeler şöyle;

- 40’lı yaşlardan itibaren nüfusumuzun en az %10’u diyabetli.
- Diyabet çok daha erken yaşlarda başlıyor. (1998’deki araştırmaya göre 5 yaş daha erken )
- Bu 12 yılda kadınlar 6 kilo, erkekler 8 kilo fazlalaşmış.
- Kadınların beli 6, erkeklerin beli 7 santim genişlemiş.
- Kadınların kalçası 7 santim, erkeklerin kalçası 2 santim genişlemiş.
- Türk erişkin toplumunda diyabet sıklığı %13.7.
- Diyabet görülme sıklığı Kuzey Anadolu’da % 14.5 ile en az, Doğu Anadolu’da ise %18.2 ile en fazla.
- Diyabet oranları Bursa ve Malatya’da %20’nin üzerinde; Diyarbakır, İstanbul, Antalya, Adana, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Ankara ve Konya’da ise % 15’in üzerinde.
- Bursa’lılar diyabetin en çok farkında olanlar, bilginin en az olduğu yer Diyarbakır.
- Türkiye’de obezite sıklığı % 32 bulunmuş.
- Erkeklerde kilo fazlalığı, kadınlarda ise obezite daha yaygın.
- Genel olarak erişkin yaşlardaki Türk toplumunun 2/3’ü kilolu veya obez.

1 MİLYON ÇOCUĞA SAĞLIKLI BESLENME EĞİTİMİ VERİLECEK!
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (SÜGAV) “Beslenme ve Sağlıklı Yaşam”ı uluslararası bilim çevreleri ile masaya yatırdı. Vakfın düzenlediği “Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi”nde Türkiye’den ve dünyadan bilim insanları, beslenme ve gıda güvenliği, dünyadaki yeni trendler ile bu alandaki yeni politikalar üretilmesi konusundaki temel yaklaşımları tartıştı. Ben de oradaydım. Hemen yanımda da İstanbul’da iki ilkokulun müdürü oturuyordu. Dünyada bu kadar çok konferansa katıldım, ilkokul yöneticilerini böyle bir toplantıda ilk kez görüyorum. Harika! Doğru adım işte budur!

DÜNYADAKİ EN İYİ BESLENME PROGRAMI
SÜGAV, 400 bin çocuğa eğitimle uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarını  çoktan vermiş. Vakfın hedefi önümüzdeki yıl 1 milyon çocuğa sağlıklı ve dengeli beslenme eğitimi vermek. Dünyadaki en iyi beslenme programlarını örnek almışlar. Daha ikinci yılında olmasına rağmen dört şehirde 200 okulda 400 bin öğrenciye dengeli beslenme eğitimi verilmiş. 32 hafta süren eğitimde her hafta bir saatlik bir program var. Öğrencilere beslenme tabağımızın nasıl oluşturulacağını öğretiyorlar. Vakfın hedefi önümüzdeki yıl 1 milyon öğrenciye ulaşmak.

ÇOCUKLUKTA İLK BİN GÜN HER ŞEYİ BELİRLİYOR!
Zirvede özellikle Hohenheim Üniversitesi’nden Prof. Dr. Med. Hans Konrad Biesalski’nin söylediği şu cümle beslenmenin önemini fazlasıyla özetliyor: “Bir çocuk için en önemli şey ilk 1000 gün. Anne rahmine düşmemizden 2 yaş sonuna kadar geçen süre! Bu süreç, çocuğun birey olduğunda karşılayacağı sorunları da daha sonra belirliyor. Her şey embriyonun gelişiminden başlıyor.“

Prof. Dr. Biesalski sözlerine şöyle devam ediyor: "E ve D vitamininin asıl kaynağı balık, Karaciğer çok iyi bir demir ve E vitamini kaynağı. Sağlıklı bir beslenme için karma diyeti öneriyorum. Beslenmenizin % 35’i et, % 50’si sebze ve meyve, geriye kalanı da tahıl ürünlerinden oluşmalı.  Çünkü karma diyette hem makro*, hem mikro** besleyiciler var.
Eğer makro besleyicileri dengeli alamıyorsanız mikro besleyicilerden de yoksunsunuz demektir. Eğer antioksidanlar yeterince alınamazsa kanser oranı artıyor, A ve beta karoten yeterince alınamazsa akciğer sorunları ortaya çıkıyor. C vitamini ve Omega eksikliği bağışıklıkla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor."

Çocuklarda özellikle 5 yaşın altında boy uzunluğunun yeterli olmamasının önemli bir bulgu olduğunun altını çizen Biesalski, “İlk iki yılda boy uzamıyorsa fiziksel ve bilişsel bir sorun olabilir. 30 yaşında sağlıklı beslenmeyi ne yapalım. Esas bunu 5 yaşın altında yapmak lazım” diyerek önemli uyarılarda bulundu.

*Makro besinler: Karbonhidrat, protein, yağ, su
**Mikro besinler: Vitaminler, mineraller, yiyeceklerle aldığımız bileşikler.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.