Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BRADLEY MUTFAĞI
Dr.  YASEMİN BRADLEY
Beslenme Danışmanı
Yazı Boyutu:
Tiroid sorunu ve İyot kullanımı

“Doktor Hanım tiroidim çıkartıldığı için kilo veremiyorum.”

“Tamam da, eksik olanı yerine koyuyor tıp. Tiroid hormonunu hap olarak alıyorsunuz, kan tahlillerinizde tiroid hormon serviyesi normal. Yani diğer insanlardan farkınız yok, kilo almak için bir özrünüz yok. Fazla yiyor olabilir misiniz? Hareketiniz de bu fazla kalorileri yakmak için yeterli değil belki? Ne dersiniz?..


Yıllarca birçok kişiye bu cümleleri tekrar etmem gerekti. Sonuçta artık kapı gibi bir örnek var karşılarında: Ben!

Üniversiteden beri tiroid nodülüm var. Yıllardır kontroldeyim. Bu yıl artık çok büyüdüğü için ameliyat olmam şart oldu. Açıkçası doktor olduğum halde korkarak gittim. Hem ameliyat izinin büyük olacağından korkuyordum, hem de hormon dengesi sağlanamazsa kilomda artış olacağından! 6 ay geçti, kilomda en ufak değişiklik olmadı. Hatta ameliyat sonrası o kadar dikkatliydim ki kilo bile verdim.

Ameliyat izim ince bir jilet izi gibi; sadece 2.5 cm. Bilmeyen anlamaz. Mısır’ı gezerken “Firavun tek kişinin önünde eğilmiş olarak resmedilmiştir: Sağlık Tanrısı’nın” demişlerdi. Bu rölyef beni çok etkilemişti. İki kişinin önünde saygıyla eğiliyorum şimdi: Boynumda yok-iz bırakan cerrahım Prof. Dr. Tarık Terzioğlu ve ultrasonda gözden kaçan minicik bir nodülü eliyle keşfedip, beni ikinci bir ameliyattan kurtaran harika doktorum Prof. Dr. Halil Azizlerli. Hala radyalogların ultrasonda şimdiye dek hiç görmediği minnacık bir yumruyu eliyle nasıl buldu, çözebilmiş değilim. Eline gizli ultrason aleti monte edildiğinden kuşkuluyum!

İŞTE, TROİD İLE İLGİLİ SORULARIN CEVAPLARI:
Karşınızda ülkemizin tiroid denilince akla gelen en ünlü endokrinologu Prof Dr. Halil Azizlerli’nin görüşleri:

*Türkiye’de tiroid hastası çok deniyor, doğru mu? Neden?
Eğer tiroid nodüllerini de hastalık olarak kabul edersek çok denebilir. Ancak 50 yaş civarı tiroid nodülüne rastlanma sıklığı dünyada yüzde 50. Demek ki dünyada her iki insanın birinde tiroid nodülüne rastlanabilir.

*Tiroid nodülü ne zaman ameliyat edilmeli? Ülkemizde bir tartışma var; “Tiroid bezi gereksiz alınıyor” diye…
Nodüllerin yüzde 5’i kanser; önemi burdan kaynaklanıyor. 3 cm.’in üzerindeki nodüllere iri nodül demeye başlıyoruz. Bu iri nodüller mekanik basıya yol açabildikleri için yüzde 100 iyi olsa bile cerrahi çıkarım doğru… Ama  iri olmayan nodüllerde ultrasonda kuşku varsa ve ince iğne biyopsisinde kötü veya kuşkulu olduğu ispatlanırsa yine cerrahi gerekir. Bu da 100 nodüllü hastada aşağı yukarı 10 kişiyi kapsar. Demek ki yüzde 80-90 hastada iri nodül yoksa, iğne biyopsisi iyi ise ameliyatsız izlenebilir. Çünkü, ‘Nodül varsa ameliyat edelim’ dendiğinde orta yaş grubunun yarısını ameliyat etmek gerekir ki, dünyada böyle bir uygulama yok.

*Tiroid kanseri sık görülüyor mu ülkemizde?
Tiroid kanseri özellikle minik tiroid kanserlerinde artış görülüyor gibi… Gibi sözcüğümün nedeni şu: 30 yıl önce kuşkulu 1 cm’in altında nodülü gösterecek yöntem yoktu. Ultrason geliştiğinden beri 4 milimetrelik  nodüller bile yakalanabiliyor. Dolayısıyla vaka sayısında artış var demek; geçmiş dönemde böyle yöntemler olmadığı için zor. Tiroid kanserlerinin yüzde 90’ını papiller tipteki kanserler oluşturuyor. Eğer boyutı 1,5 cm’in altında ise zaten yaşamı tehdit eden bir kanser türü değildir. 

ŞİŞMANLIK YAPAR MI?
*Tiroidi çıkartılan birçok kişi, “Fazla kilolarımın nedeni tiroidimin alınmış olması” diye düşünüyor. Bunda doğruluk payı var mı?
Yok! Tiroidi tamamen alınmış veya kendiliğinden az çalışanlar (Haşimoto) eğer yeterli tiroid hormon dozu almakta ise hiçbir metabolik bozukluk olmaz. Ameliyat sonrası düzenli kan tahlileriyle kandaki tiroid hormon seviyesini kontrol edilmesini istiyoruz zaten. Bu kişiler diyetlerine dikkat etmiyordur. Kiloya özür olarak tiroidi göstermek  doğru değil.

*Bazı kişiler ameliyat olmaktan kaçıyor. Nodüllerin birtakım desteklerle, beslenmeyle kendiliğinden kaybolabileceğini iddia edenler var. Bunlara ne diyorsunuz?
Nodül kendiliğinden kaybolmaz. Beslenmeyle de ilgisi yok. 

İYOTLU TUZ KULLANIN!
*Ülkemizde eskisi kadar çok guatr görülmeyişinde iyotlu tuzun rolü var sanıyorum.
Tuz çok önemli. Ülkemizde bakanlıkça tuzun iyotlanmasına 1999’dan sonra başlandı. Bu çok isabetli bir karar olmuştur. 70-80’li yıllarda gördüğüm iyot eksikliğine bağlı guatrları son 10 yıldır görmüyorum. Çocuklar, hamileler, emzirenler için iyotlu tuz kullanımı çok önemli.

*İyot niçin bu kadar önemli?
Tiroid bezi iyot olmadan tiroid hormonu yapamıyor. Tiroid hormonu da vücutta metabolizmanın ayarlanması, hücrelerin sağlıklı olabilmesi için gerekiyor.

*İhtiyacımız olan iyotu almak için ne kadar iyotlu tuz tüketmeliyiz?
Günde 6-7 gram iyotlu tuz alan insan tiroid hormone yapımı için gerekli iyotu almış olur.

*Ya deniz tuzu? Pek moda…
Deniz tuzunda iyot yok. Deniz yosununda bol.

*Bir de iyotsuz tuz kullanması gerekenler var, değil mi?
Bir; Hipertiroidisi olanlar; yani tiroidi fazla çalışanlar. İki; orta yaş üstü olup da nodülleri olanlar. Bu nodüllerin bir kısmı başına buyruk çalışabiliyor. İyottan zengin diyet tiroid hormon seviyelerini artırabilir. Bu arada suşideki yosuna da dikkat! Önemli bir iyot kaynağı.

* Ya benim gibi tiroidi alınmış olanlar? Nasıl tuz kullanmalıyız?
Bez olmadığı için tuz ayrımı yok. İyot sadece tiroid bezi hücrelerinde, bir de emziren annelerin meme hücrelerinde yoğunlaşır.

*Tiroid bezi nedir ve nerede bulunuyor?
Tiroid bezi bir iç salgı bezi, vücudumuzdaki en büyük endokrin bezlerden biri. Boynumuzda Adem elması dediğimiz yerin hemen altında yer alıyor. Bir papyon veya kelebek şeklinde. Görevi; metabolizma hızımızı ayarlamak,hücrelerimizin sağlıklı kalmasını sağlamak. Tiroid bezi tüm bu işlerin yapılabilmesi için tiroid hormonu üretiyor. Bu hormonun üretimi için de iyot gerekiyor.

*İyot ne işe yarıyor ve nerelerde var?
Tiroid hormonu yapımı için gerekli. Deniz suyu, kayalar, bazı topraklarda bulunuyor. Balık ve kabuklu deniz ürünleri, deniz yosunu da çok iyi kaynaklar. Avrupa’da kahvaltılık gevreklere müslilere de ekleniyor. Bitkinin büyüdüğü toprağa göre içindeki iyot miktarı değişiyor. Sütten de alınabiliyor. Örneğin;İngilizler sütlerini iyi kaynak olak gösteriyorlar. Erişkinlerin günde 0,14 mg iyota ihtiyacı var. Çoğumuz bunu dengeli beslenmeyle alabiliyoruz. İyotlu tuz mutfaklarımızda mutlaka bulunmalı.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.