Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BRADLEY MUTFAĞI
Dr.  YASEMİN BRADLEY
Beslenme Danışmanı
Yazı Boyutu:
Grip salgınından korunmak için nasıl beslenmeli?

Grip olmayan kaldı mı, merak ediyorum. Yıllardır özel bir beslenme şekliyle kışın grip salgınına yakalanmadan paçayı kurtarıyorum. Bu kez olmadı! Ancak ayakta, çalışarak geçirdim ve çevremde yatak-döşek olanlara göre çok daha hafif atlattım. Nasıl mı? İşte, gripten korunma yöntemim:

Bağışıklık mekanizmasını güçlendirmek gerek! Bağışıklık, vücudun yüksek özellikli hücreler, organlar ve lenfatik sistem aracılığıyla doğal mücadele yeteneği... Cildimiz, saçımız, muköz zarlarımız, gözyaşları ve tükürük bezlerimiz hep bu savaşın içinde yer alıyor, bizi zararlı ataklardan  ve maddelerden koruyorlar. Hastalık yapıcı bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin saldırılarını geri püskürtüyorlar. Sağlam bir bağışıklık mekanizması bizi sadece bu tip enfeksiyöz durumlara karşı değil, aynı zamanda alerji, artrit, anormal hücre değişimlerinden ve  kanserden de koruyor. Vücut direncimizi artırmanın, bağışıklığı desteklemenin en iyi yolu doğru beslenmek. Sadece bir besinin bile hafif eksikliği bazen vücudumuzun savaş yeteneğini azaltabiliyor.

BAĞIŞIKLIĞI ARTTIRICI 10 BESİN:
1-Kırmızı et:
Gücünüzü en çok arttıracak yiyeceklerin başında geliyor. Çok güçlü protein, vücut için gerekli olan tüm zorunlu aminoasitleri içeriyor. Ayrıca yüksek ve rahat emilebilen demir içeriği de yüksek; bu da bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olan bir başka yanı. Salgın zamanlarında, gribe yakalandıysam her gün, kırıklığım varsa  gün aşırı el büyüklüğünde bir et parçası yiyorum.

2-Yumurta: Bu salgın günlerinde yumurtasız günüm geçmiyor.  Normalde zaten her gün 1 yumurta yerim. Salgınlarda günde 2 adete çıkıyorum . Yumurta da aynen et de olduğu gibi tüm zorunlu aminoasitler var. Bu aminoaistler (proteinin en küçük birimi) hastalık yapıcı mikroplara karşı vücutta antikor üretiminde kullanılıyor.

3-Ballı süt:
Gribin öncü belirtilerinden biri de boğaz ağrısı, boğazda yangı, yanma  hissi, gıcıklanma. Sabahları boğazımı yumuşatmak için bir bardak ballı sıcak süt içiyorum. Süt proteinden zengin bir besin,  direnci artırmaya yardımcı. Bal ise güne enerjiyle başlamak için ideal, tamamen doğal, direnci artırmaya da yadımcı bir besin. Sıcak ballı süt hem tok tutuyor, hem de öksürük, boğaz yanmasına inanılmaz iyi geliyor.

4-Sarımsak:
Sarmısak dünyanın potansiyeli en yüksek doğal ilaçlarından. Salgın zamanlarında akşamları 2-3 diş sarımsak yiyorum . Aslında sürekli sosyal ortamlarda bulunduğum için sarımsak yemekten genelde kaçarım. Çalışan kişilerde tehlikeli, bu kokuyla dolaşmanız zor. Ama akşam yemeğinde yerseniz sabaha kokusu az kalıyor. Sarmısağın içindeki kükürtlü bileşikler hücreyi harap eden olayları azaltıyor, yangıyı (enfeksiyonun ilk aşaması) önlüyor. Mısırlılar piramitlerde çaışlan işçilere boşuna yedirmemişler!

5-Soğan: Tercihim hep kırmızı soğan. Çünkü antioksidan gücü çok daha yüksek. Kırmızı soğanda aynen böğürtenlende olduğu gibi yüksek bir antioksidan madde olan anthocyanin var. Buzdolabımın sebze gözü kırmızı soğan dolu ve tüm yemeklerime katıyorum. Çiğ yiyebiliyorsanız daha da yararlı.

6-Acı kırmızı biber: Acı biberi yemek, dayanmak zor. Ama inanılmaz işe yarıyor. Çorba ve sebzelerime katıyorum. İçerdiği kapsaisin çok güçlü bir antioksidan, hasatalıklara karşı koruyor. Aynı zamanda terletiyor. Ayrıca kırmızı biber C vitaminini en çok bulunduran sebzelerin başında geliyor.

7-Propolis: Günde 1 yemek kaşığı propolis, arı sütü, polen, bal karışımı yiyorum. Apiterapi konferanslarda öne çıkan bir konu .Özellikle  propolisin üzerinde çok duruluyor. Apiterapi, arı ile tedavi, bal arısı ürünlerinin sağlık amaçlı kullanımı demek. Bal arısı ürünleri; bal, balmumu, polen, propolis, arı sütü. Propolis ise,
bal arılarının ağaçlardan, çiçek saplarından ve diğer bitkisel kaynaklardan topladıkları reçinemsi bir karışım. Arılar bitkilerden topladıkları maddelerle propolis yapıyor ve bununla kovan ve petek gözlerini sterilize ediyor, kovana giren zararlıları öldürdükten sonra mumyalıyor, kovanın açık ve çatlaklarını kapatıyorlar. Nar suyu ile kıyaslandığında 62 kat daha yüksek, domates ile kıyaslandığında ise 120 kat daha yüksek antioksidan içeriğe sahip.

Burada bir uyarım var: Propolisi eczanelerden alın. Birçok markette raflarda açıkta satıldığını görüyorum. Propolis böyle korunmaz, bozulur,içeriği aktifliğini kaybeder. Soğuk zincire uygun saklanmalı , özel dolaplarda korunmalı. Benim eczaneden aldığım propolis, bal, arı sütü, polen karışımı.

8-Zerdeçal: Dünyadaki en güçlü iyileştiricilerden, baharatların süperstarı. İçerdiği kurkumin adlı bileşik yangıyı önlüyor. Yani gribe yakalanmanızı engelliyor, yaklandıysanız da daha çabuk iyileşmeye yardımcı. Salgın dönemlerinde güne 1 tatlı kaşığı çorba ve yemeklerimde veya çaylarıma ekleyerek kullanıyorum.

9-C vitamin: 500 veya 1000 mg C vitamini tableti alın. Nezle veya gribe yakalanacağınızı hissettiğiniz anda önce 1000 mg ile başlayın, sonra her öğünden sonra 500 mg’lık tabletle devam edin. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerde bu doz sorun yaratmaz. Ama her seferinde söylediğim gibi vitamin hapları mutlaka doktorunuza danışarak kullanılmalı.

10-Balık yağı: Yağ direnci artırır mı? Evet balık yağının artırdığı kanıtlandı. Ben de yıllardır her gün 1000 mg kullanıyorum. Burada uyarım var dikkat: Aspirin kullanıyorsanız, balık yağı da aynen aspirin gibi kanı sulandırıyor, ikisi fazla gelebilir. Bir de ameliyatlardan 10-15 gün kadar önce kesmek gerekiyor. Bu tür destekler için doktorunuza da danışmalısınız.

UYKU… BİRAZ UYKU! VÜCUDUN TÜM İSTEĞİ BU…
Mazhar-Fuat-Özkan’ın ünlü şarkısında olduğu gibi bu dönem biraz uyku gerekiyor. Uyku bizim  bağışıklık sistemimizİn onarıldığı, savaşa hazırlandığı dönem. Salgın dönemlerinde 7 saatten az uyumamaya gayret edin, münkünse 8 saate çıkın. “Uyumak için ileride çok vaktimiz olacak! Şimdi erken kalkmalı” diye düşünenlerdenim, ama bu dönemde uyku şart. 


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.