Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BRADLEY MUTFAĞI
Dr.  YASEMİN BRADLEY
Beslenme Danışmanı
Yazı Boyutu:
Gerçek bal kanser hücrelerini engelliyor, sahtesi geliştiriyor!

Bala çocukluğumdan beri düşkünüm. Annem tereyağlı-ballı ekmeklerle büyüttü. 97 yaşına kadar son derece sağlıklı yaşayan anneannem balsız kahvaltıya oturmazdı. Anadolu’da 2 yıldır dolaşıyorum; uzun ve sağlıklı yaşayanlarla konuşuyorum. Hepsinin ortak özelliklerinden biri de balı sofralarından eksik etmemeleri. Dünyada bilimsel kongreler düzenleniyor; arı ürünleriyle (bal-polen, arı sütü, propolis) tedaviler, araştırma sonuçları üzerine… Sonra biri çıkıyor; “Bal sadece şekerdir” diyor!..

Yüzyılllardır insanoğlunun şifa amaçlı kullandığı bir ürün var karşımızda, tamamen doğal üstelik. Kafalar karıştırılıyor. Bu işi en doğru bilecek, kafamızdaki soru işaretlerini giderecek kişi  Yeditepe Üniversitesi  Eczacılık Fakültesi Farmakognozi* ve Fitoterapi* Ana bilim Dalı Başkanı Prof. Erdem Yeşilada. Bakın, balla ilgili neler açıkladı:

-Bala “sadece şeker”diyenler var. Bu işin piri sizsiniz, laboratuvarınızda ekibinizle birlikte didik didik incelemişsiniz arı ürünlerini… Bal sadece şeker mi?
Balın yüzde 80-85’i glikoz, früktoz ve diğer şekerlerden oluşuyor. Yani genel olarak şekerli su gibi görünüyor. Ancak içerisinde bulunan fenolik bileşikler, proteinler, enzimler ve vitamin-mineraller balın farkını ortaya koyuyor. Onu diğer şekerli yiyeceklerden ayırıyor.

-Araştırmanızdan çıkan sonuç bizim gibi çok çay seven bir toplum için önemli: “Bala çay eklemek bitki çaylarının antioksidan kapasitesini artırıyor.”
Gerçekten de siyah çay, yeşil çay dahil demlenen bitki çaylarına bal ilave edilmesi ile çayların antioksidan etkisinin 60 kata kadar arttığını tespit ettik. Bu sonuç bizim için de şaşırtıcı oldu. Çaya bal eklemek zaten yüksek antioksidan etkisi bilinen siyah ve yeşil çayın etkisini 4 misli artırırken, ıhlamur çayının antioksidan etkisini 60 misli arttırdı.

BALIN KANSER ÖNLEYİCİ ETKİSİ…
-Son dönemlerde balın kanseri önleyici etkileri de konuşuluyor. Bal kanser hücrelerinin gelişimini engelleyebilir mi?
Ülkemizde yapılan çalışmalarda gerçek balın meme kanseri hücrelerinin gelişimini deneysel olarak önlediği, buna karşılık sahte balın -tam tersine-kanser hücrelerinin gelişimini sağladığı gözlemlenmiş. Bu gerçekten çok önemli bir bulgu. Arılar nektar toplamak için çiçek çiçek dolaşırken nektarların içinde polenlerden gelen polifenolik bileşikleri de barındırıyor. İşte bu polifenolik maddeler balın kansere karşı etkisini sağlıyor. Halbuki piyasada arılara şekerli su verilerek ya da şekeri karamelize ederek hazırlanan çok sayıda sahte bal var. Doğal olarak sahte ballarda polifenolik bileşikler bulunmadığından kanseri engelleyemiyor.  

-Siz bal tüketiyor musunuz düzenli olarak? İçine karıştırdığınız bir şey var mı?
Ben her sabah kahvaltıda süzme bal tüketirim. Aslında karakovan balını severdim. Ancak bal konusu ile ilgilenmeye başlayınca bu tip kovanların çevredeki tarım ilaçları ve toksinleri emerek risk oluşturabileceğini, bu nedenle mutlaka analizi yapılması gerektiğini öğrendim. Bu nedenle bu tip risklerin analizinin yapıldığı bildiğim güvenilir markaların süzme balını kullanmayı tercih ediyorum. Balın içerisine arısütü, arı poleni ya da propolis katılarak sağlığımız için gerekli bir karışım hazırlamak mümkün. Tabi bu katılan ürünlerin de kalitelerinden emin olmak gerekiyor.

-Bize ballı bir çay tarifi verebilir misiniz?
Beğendiğiniz bir bitki ya da bitki karışımı ile hazırladığınız bitki çayı içerisine şeker yerine kaliteli süzme bal ilave edilerek hazırlayabilirsiniz. İlginç olan çaya bal ilave edilmesi ile çayın tadında aşırı bir artış hissedilmiyor, hoş bir aroma veriyor.

ARI POLENİ…
-“Bir insan sadece arı poleni yiyerek yaşayabilir. Sporcular gereksiz destekler yerine arı poleni kullansın” diyorsunuz… Neden?
Gerçekten çok etkileyici. Yapılan bileşen analizinde arı poleninin içerisinde insan vücudu için gerekli amino asitlerin (esansiyel amino asitler) tümünü taşıdığı, ayrıca zengin vitamin ve mineral içeriğine sahip olduğu tespit edildi. Yani vücut sağlığının korunması, bilhassa sporcular için gerekli tüm elementleri taşıyor. Üstelik tamamen doğal bir içerik. Ayrıca arı poleninin antioksidan etkili fenolik bileşikler bakımından zengin olması önemli bir avantaj sağlıyor.

-Arı poleni alerji yapabilen bir ürün. Kimler kullanmasın? Nasıl anlayacağız hassasiyetimiz var mı-yok mu?
Bilinen aksine arı poleninin alerji oluşturma riski yüksek değildir. Ancak yine de tedbir olarak bir miktar arı polenini bal ile ezip kolun iç yüzeyine sürerek 24 saat beklenmeli. Herhangi bir kızarıklık olup olmadığı kontrol edilmeli. Eğer kızarıklık yoksa arı polenini kullanabilirsiniz. Ancak yine de tedbir olarak ilk birkaç gün azar azar alınmalı. Arı poleninin  bal içerisinde ezilerek kullanılması mümkün. Günde 1-3 gram kadar polen alınması mümkün.

AĞRI KESİCİ ÖZELLİK…
-Arı poleninin ağrı kesici etkisi de varmış, öyle mi?
Evet, deney hayvanları üzerinde yaptığımız araştırmada bal ile karıştırıldığında deney hayvanlarında oldukça kuvvetli ağrı kesici ve iltihap giderici etki gözlemledik.

-Gelelim arı sütünün içindeki şu önemli  gençlik maddesine… 10-HDA. Nedir bu?
10-hidroksi desenoik asit doymamış bir yağ asidi bileşeni. Anti-aging etkisi  var; yaşlanmaya karşı koruyucu. Ayrıca romatoid artrit hastalarında  eklem kaybına yol açan mekanizmayı da baskılıyor.
 
-Arı sütünün içinde antiaging sağlayan  başka maddeler de var, değil mi? 
Japon araştırıcılar tarafından yapılan araştırmalarda arı sütü oda ısısında tutulduğunda bozulan madde olan protein yapısındaki “Royalaktin”in arı sütü içerisindeki yaşlanma önleyici temel bileşen olduğu ortaya konulmuş. Bu maddenin kraliçe arının yaşam süresini uzattığı (normalde 2-3 hafta yaşayan işçi arıların yaşam süresi arı sütü sayesinde 7 yıla kadar uzuyor), beden yapısı 3-4 misli artıyor, günde 2000 yumurtlama gibi müthiş bir kapasiteye çıkabiliyor. 

CİNSEL GÜCÜ ARTTIRIYOR!
-Arı sütünün cinsel gücü de artırdığı söylenir…  Bilimsel açıdan doğru mu?
Evet, tavşanlarda yapılan çalışmada erkeklik hormonu olan testosteron seviyesinde belirgin şekilde artırıyor. Sperm canlılığı ve sayısını arttırdığı gösterilmiş.

-Bu açıklamadan sonra şimdi herkes arı sütüne hücum edecek! (Gülüyor) Ya propolis? Normalde elimize aldığımızda kömür gibi bir madde. Bundan biz neler alıyoruz? Niçin bu kadar önemli?
Propolis bal, arı sütü, arı poleni gibi kovan ürünlerinden daha farklı bir bileşime sahip. Reçineler  (%45-55), balmumu ve yağ asitleri (%25-35), uçucu yağlar (%10), polifenolik bileşikler (%10) taşıyor. Yüksek antibiyotik etkisi ile enfeksiyonlara karşı etkili. Deney ortamında meme kanseri hücrelerini intihara sürükledi, araştırmalar sürüyor. Gelecek için büyük umutlar vadediyor. Belki de kansere ilaç olacak.

SON OLARAK…
Tüm bu şifalı etkilerinden yararlanmak için her gün nasıl ve ne kadar tüketelim? Nereden alınmalı?
Güvenilir olduğuna emin olduğumuz ürünlerin, yani gerekli analizlerin yapıldığı, içerisinde tarım ilaçları, çevre toksinleri gibi sağlığımıza zarar verebilecek ajanların bulunmadığı, mikrobiyolojik bulaşma olmayan, sahtekarlık yapılmamış, doğru koşullarda üretilmiş ve saklanmış kalitesine güvenilir ürünlerin kullanılması gerekir.

Özellikle arı sütü oda ısısında hızla bozulur. Bu bakımdan tüketiciye ulaşana kadar soğuk zincir koşullarında saklanmalıdır. Arı poleni gibi ürünler ise oda ısısında bozulmaz, ama mikropların üremesi için uygun ortam özelliği gösterebilir. Arı sütü pahalı ve kıymetli bir ürün olduğundan sahtekarlığı sık olarak yapılmakta, yoğurt, yumurta akı, nişasta gibi benzer görüntüde materyaller ile katıştırılmaktadır. 

Belirli dönemlerde arı sütü, arı poleni ve propolisin bal içerisinde hazırlanmış karışımları kür halinde tüketilmeli. Çocuk ve yetişkin, herkesin bağışıklık sisteminin desteklenmesi, vücut sağlığının sürdürülmesi bakımından gerekli.

*Farmakognozi: Doğal kaynaklı ilaç bilimi
*Fitoterapi: Bitkilerle tedavi



Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.