Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
BRADLEY MUTFAĞI
Dr.  YASEMİN BRADLEY
Beslenme Danışmanı
Yazı Boyutu:
Kilom tamamen duygusal!

Rahatlamak, stresle başetmek için yemeye veya aç olduğumuzda değil,  ödül olarak yemeye 'duygusal yeme' diyoruz. Duygusal nedenlerle yiyenler yiyecek isteklerinin önüne geçmekte zorlanırlar. Yeme isteği, arzusu uyandığında artık tek düşündükleri o yiyecektir.

Şöyle bir düşünün; kendinizi kötü hissettiğinizde dondurma kabını elinize alıp hiç düşünmeden kaşıkladığınız oldu mu? (Benim oldu!) Veya doymanıza ragmen bir kase daha çikolatalı profiterole ısmarladığınız? İşte bu tip davranışlar içindeyseniz büyük olasılıkla duygusal yemeniz olmuş veya var demektir. Duygusal yiyen kişi yiyeceği kendini daha iyi hissetmek, açlığını gidermek için değil duygusal ihtiyaçlarını doyurmak için, duygusal açlığını bastırmak için kullanır.
 
Arada sırada yiyeceği ödül olarak kullanmakta bir sorun yok. Ama stresle, can sıkıntısıyla baş etmek için yiyeceğe yöneliyorsanız sorun var demektir.

Duygusal açlık yiyecekle giderilemez. Sorunun kaynağı neyse o çözülmeli.

Acaba duygusal yemeniz var mı?
* Stres altındayken daha fazla mı yiyorsunuz?
* Tok olduğunuzda bile yiyor musunuz?
* Kendinizi daha iyi hissetmek için mi yiyorsunuz?
* Yiyecek size kendinizi güvende mi hisettiriyor?
* Yiyecekler karşısında kendiniz güçsüz, kontrolsüz mü  hissediyorsunuz?

Niçin aşırı yiyoruz?
Birçok nedeni var. Aşırı heyecan  beyindeki tatmin olma merkezinin hassasiyetini  azaltabilir ve kişi hiç farkına varmadan çok yiyebilir.

Duygusal nedenlere bağlı da çok yenebilir. Duygular hayatımızın önemli bir parçası. Yalnızlık, alarm durumu, üzüntü hep fazal yedirtebiliyor. Aşırı yeme dönemlerinin %70-95’i duygusal nedenlerden kaynaklanıyor. İnsanların çoğu yeme-içmeyi gerçekten açlık-susuzluk duygusuyla değil, duygusal veya sosyal nedenlerle  gerçekleştiriyor.

Aşırı yemek aynı zamanda travmatik bir durumdan uzaklaşmak için bir savunma mekanizması da olabiliyor. Bazen de can sıkıntısından veya stresten yenebiliyor. Aşırı yemenin bir nedeni de umursanmadığını veya sevilmediğini düşünmek.

Gece yeme sendromu
Birçok kişi geceleri televizyon önünde  atıştırıyor. Bu da obesitenin en büyük nedenlerinden biri. Eğer gece yeme sendromunuz varsa önerim önce sağlıklı atıştırmalıklara geçiş yapmanız. Hemen kesmeniz zor çünkü; cips , kraker yerine havuç dilimleri, kerveiz sapları, çiğ karnabahar parçları, salatalık dilimleri, evde yapılmış sağlıklı yufka cips işe yarayabilir. İkinci adım ise atıştırmayı tamamen kaldırmak olmalı.

Az hareket ediyorsanız, az yeyin
Obesitenin nedenlerinin başını hareketsizlik çekiyor. Hareket etmediğiniz zaman kaloriler yakılmıyor ve yağa çevriliyor. Bu yüzden az hareket ediyorsanız az yemelisiniz. Ne kadar çok hareket ederseniz o kadar fazla yeme şansınız olacaktır. Yani yemeğimizi haketmemiz gerekiyor.

Duygusal yemenin türleri
1- Pozitif duygulara bağlı aşırı yeme (iyi bir haber alınca yemek gibi)
2- Negatif duygulara bağlı yeme (kötü bir haber alınca yeme, irrite olunca yeme, bir sorunu çözemeyince yeme gibi)
3- Nötr duygular nedeniyle aşırı yeme: Bir alışkanlık olarak aşırı yemek, yiyeceği hızlı çabuk ulaşılabilen bir keyif kaynağı olarak görmek, bir şey yapma ihtiyacı.
4- Impulsiv'e aşırı yemek: Ani, bir istekle aşırı yemek. Bu tür psikosomatik bozukluklarla ilişkilendiriliyor. Bu tür aşırı yemede kişi aniden örneğin bir reklamda gördüğü  yiyeceği yer. Aç olup olamaması önemli değildir.

İçgüdüsel beslenme
Tamamen gerçek, fizyolojik olarak açlık duygusu nedeniyle beslenme. Bu tür beslenmenin duygusal,sosyal,psikolojik motifleri yoktur.

Her birimiz vücudumuz için ne kadar yiyeceğe ihtiyaç duyduğumuzu hissedebilir ve böylece aşırı yiyecek tüketmekten uzak durabiliriz. Ancak gerçek yaşamda hep şu iki duygu arasında seçim yapmak zorunda kalıyoruz: Zorunluluk mu? Keyif mi?

İçgüdüsel beslenmenin en önemli göstergesi kolaylıkla yerleşmesi, bir alışkanlık haline gelmesi.

İçgüdüsel beslenme milyonlarca yıllık evrim sürecinde oluşmuş durumda. Bu yüzden içimizdeki gerçek beslenme güdüsüne kulak vermemiz gerekiyor. Vücudumuzu dinlemesini yeniden öğrenmemiz gerekiyor. Doyduğumuzda durmak ancak böyle mümkün olabilecek.

Fazla kilo niçin tehlikeli?
Aşırı kilo esteik bir sorundan çok medikal ve sosyal bir sorun. Bu yüzden artık obesitenin tüm dünyayı sarmış bir salgın hastalık olduğu düşünülüyor.

Aşırı kilolu ve şişmansanız sizi bekleyen riskler neler? 
-    Erken yaşlanma.
-    Yüksek tansiyon
-    Damar tıkanıklığı
-    Tip 2 Diyabet
-    Kalp krizi
-    Felç
-    Kanser
-    Karaciğer yağlanması
-    Safra kesesi hastalıkları

Duygusal yemesi olanlar ne diyor?
•     Neden ve ne yediğimin farkında değilim
Duygusal nedenlerle yiyenler neden yediklerinin ve ne yediklerini farkında olmayabilirler. Buna terapistler 'bilinçsiz yeme' adını veriyor. Bilinçsiz yeme de yemeğiniz bitse bile atıştırmaya devam ediyorsunuz, arta kalanları topluyorsunuz. Gerçekten ne yediğinizin ve neden yediğinizin farkında olmanız gerekiyor.

•    Yiyecek benim tek keyfim
Kişinin hayattan pek beklentisi olmayınca en büyük keyif yiyecek haline gelebiliyor. Özellikle emekli olanları çok uyarmışımdır; hemen arkasından kilo alır çoğu kişi. Sosyal ve aktif olmak duygusal yemenin düşmanları.

•    Görüntümden hoşlanmıyorum
Tuhaf geliyor değil mi; görüntüsünden hoşlanmayan insan neden daha fazla yer ve şişmanlar diye düşünüyorsunuz. Ancak kişinin vücuduyla barışık olmaması aşırı yemeye itebiliyor.

•    Çok yoruluyorum , yemek hakkım
Tabii ki hakkkınız. Ancak  artık çoğumuz masa başında yoruluyoruz.  Fazla kalori harcamıyoruz. Bu yüzden aşırı yediğiniz zaman şişmanlamak kaçınılmaz. Aç olduğumuz zaman yiyecek seçimlerimiz de şaşıyor, çok kalorili yiyeckleri fazla  düşünmeden  atıştırabiliyoruz.

Duygusal yemeyi önlemek için neler yapabilirsiniz?
•    Yiyecek günlüğü tutun. Masamda hep haftanın günlerini gösteren bir takvim tutyorum. Her gün kilomu ve kaçırdıklarımı yazıyorum. Böylece neyi çok yediğimde kilo aldığımı gözleyebiliyorum.

•    Stresinizi yönetin. Demesi kolay! Hiç kolay değil stresi yönetmek biliyorum. Ama yapmak zorundayız. Özellikle İstanbulda yaşayanlar sürekli stres altındalar. Yoga, meditasyon  gibi tekniklerin işe yaradığını okuyorum. Denemekte fayda var.
 
•    Gerçekten aç mısınız, karar verin. Elinizi yiyeceğe uzatmadan önce bir kez daha düşünün. Gerçekten aç mısınız? Yoksa başka bir nedenle mi yiyorsunuz? İçinizden 10’a kadar sayın. İşe yarıyor.

•    Arkadaşlarınızdan destek alın. İnanılmaz işe yarıyor bu yöntem. Çünkü hesap verdiğimiz biri olunca çok daha dikkatli yiyoruz. Hele ortak bir hedefiniz varsa birlikte kilo verebilirsiniz.

•    Kendinize bir uğraş bulun. Çoğu kişi can sıkıntısından yiyor. Eğer bir hobiniz olursa vaktin nasıl geçtiğini anlamazsınız. Sürekli yiyecek düşünmezsiniz.

•    Baştan çıkaran neyse eve sokmayın. Sizi en çok çağıran yiyecek hangisi? Cips mi? Çikolata mı? Kuruyemiş mi? Ya hiç almayın, ya çok az alın. Haftalık hakkınızı belirleyin ve daha fazlasını eve sokmayın.

•    Kendinizi affedin. Kaçırdığınızda, duygusal nedenlerle aşırı yediğinizde 'Her şey bitti artık' duygusuyla hareket edeceğinize 'Tamam oldu, ama şimdi yeni bir gün yeniden başlıyorum' diyebilin. Sağlıklı olma, sağlıklı bir kiloda kalma güdüsünü gündemde tutun.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.