Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
SAĞLIKLI VE MUTLU CİLT DEYİNCE
Dr.  ERÇİN ÖZÜNTÜRK
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı - Dermatolog
Yazı Boyutu:
Güneş hakkında bilmemiz gerekenler

Güneşin deri üzerindeki olumsuz etkilerinden biraz bahseder misiniz?
Güneşin genel sağlığımız üzerindeki olumlu etkilerini hepimiz biliriz ve bu etkilerden olabildiğince fazla yararlanmak isteriz. Ne var ki güneş, gereğinden fazla samimi olunmaması gereken bir dosttur. Eğer güneş ile temasımızın dozunu ayarlayamazsak, olumsuz yüzünü göstermekte gecikmez. Fazla güneşe maruz kalmanın, deride meydana getirdiği değişikliklerin en sık görüleni ‘güneş yanığı’dır. Uzun yıllar güneş ışınlarına maruz kalma sonucu, deride oluşan morfolojik ve fizyolojik değişiklikler sonucu ortaya çıkan foto yaşlanma, ciltte kuruluk ve kırışıklara neden olur. Ayrıca, komedonla birlikte kabarmalara, telenjiektazi dediğimiz damar çatlamalarına, çillere, güneş lekelerine, düzensiz pigmentasyon bozuklukların, gevşemeye, sarkamaya ve döküntülere yol açar. Vücudumuzun güneş gören yerleri ile görmeyen yerleri karşılaştırıldığında bu fark açıkça görülmektedir. Erken yaşlanmanın yüzde 80’i güneş ışınlarına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Güneşin en kötü zararlarından biri de, cilt kanserdir. Güneşin bol olduğu ülkelerde daha fazla görülen hastalık, en fazla orta yaşlarda ortaya çıkar. BCC, SCC ve Melanoma olmak üzere 3 tür cilt kanseri tipi bulunmaktadır ve en tehlikeli olanı Melanoma’dır. Çoğunlukla vücuttaki benlerin neden olduğu bu kanser türü, ne yazık ki cildin altında kolayca yayılabilmektedir.


Güneş koruyucu ne demek? Güneş koruyucu bizi neden, ne kadar koruyor?
Güneş koruyucular, 1920’li yıllardan beri kullanılmaktadırlar. Yaklaşık 50 yıl boyunca UVB’ye karşı koruma sağlamış olan bu kremler, son zamanlarda UVA’ya karşı da koruma sağlamaya başlamıştır. Bu nedenle önceleri kozmetik olarak kabul edilen güneş kremleri, daha sonra cilt fonksiyonlarını, aktinik zararlara karşı koruması yönü ile ilaç olarak tanımlanmaya başlamıştır. UV’nin yüzde 95’inden fazlasını emerek, ışık enerjisini zararsız hale getirirler. Fiziksel güneş koruyucular ise, UV ışınlarını dağıtma ve yansıtma yoluyla zararlarını en az hale getiren ürünlerdir.

Güneşten koruyucular söz konusu olduğunda, sürekli bahsedilen ve ürünün  etkinliğini sayısal olarak değerlendirmeye yarayan rakamı ifade eden SPF (Sun Protect Factor) numarası, sağlanacak korumada önemlidir. Peki nedir SPF?
Genel anlamda, güneş ışınlarının yakma etkisini, koruyucunun ne kadar bloke ettiğini gösteren bir güvenlik faktörüdür. 2 den 60’a kadar koruyucu faktörlü kremler bulunmaktadır. Biz dermatologlar tarafından önerilen SPF ise en az 30’dur.

SPF’nin koruma süresi ve mantığı ise şu şekilde açıklanabilir. Öğlen saatlerinde,  güneşten korunmasız, deniz kenarında bulunan birini ele aldığımızda, bu kişinin cildinin ortalama 3 dakika sonra kızarmaya başladığını görürüz. Buna dermatolojide ‘minimal eritem dozu’ denir ve önemli bir kriterdir. Kullanılacak olan koruyucu kremin SPF numarası ile 3’ü çarptığımızda ise, güneşten ne kadar süre (dakika) korunacağımız ortaya çıkar. Yani, önerdiğimiz 30 SPF bir koruyucu kremi 3 ile çarptığımızda, bu, krem sürüldükten sonraki 90 dakika boyunca güneşten korunabileceğimiz anlamını taşır.

Güneşten özellikle korunması gereken kişiler kimlerdir?
Sarı ve kızıl saça sahip olan, çilli, açık tenli kimseler güneşten daha çok etkilendiği için daha fazla risk altındadırlar. Ayrıca sırtında veya vücudunun diğer bölümlerinde belirgin çillenme, ben oluşumları da tehlike sinyalleri verir. Ailede deri kanseri öyküsü olması da, dikkatli olunmasını, dönem dönem kontrolden geçilmesini gerektirir. Normal benlere göre daha büyük ve daha düzensiz benler ile güneş yanığına maruz kalmış ciltlerde kalıcı şekilde yerleşen cilt lezyonlarına sahip kişiler de dikkatli olmalıdırlar.

Güneş koruyucuyu sadece yaz aylarında kullanmak yeterli mi?
Sadece tatilde değil, normal hayatımızda da güneş koruyucu ürünler kullanmaktır. Öyle ki, güneş ışınlarını, su yüzde 5-7, çimen yüzde 2-3, kum yüzde 20-30, kar ve buz ise yüzde 80-90 oranında cilde yansıtmaktadır. Bu nedenle sadece tatilde korunmak, yeterli değildir.


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.