Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Karanlıktan doğan ışık

30 Ekim - 05 Kasım 2017 haftası

"Nereye gidiyoruz evladım?"
"Hemen şuraya teyzeciğim!"
"Orası neresi?"
"Demin sorduğunuz yer!"
"Nereyi sordum ben?"
"... demediniz mi?"
"Bak yanlış anlamışsın, ben ... demedim ki ... dedim!"
"Çok özür dilerim teyzeciğim, orası..."
"Ne acelen var bu kadar çocuğum, bir dur, anla, adamakıllı anlat. İnsan bir yere geç kalmaz, kendine geç kalır. Bu dalgınlıkla çok üzülürsün sonra..."
"Haklısınız teyzeciğim..."
"Bak bakayım gözlerimin içine... Üzülme hemen! Hep harika olacaksın diye bir şey yok! Kendini hatalarınla, yanlışlarınla da sev; çünkü hayat onlarsız bir halta benzemez. Hah şöyle, gülümse!"
"Ben size gideceğiniz yere kadar eşlik edeyim."
"Yok çocuğum, ben yolu biliyorum. Sadece emin olmak istedim. Günün güzel geçsin çocuğum. Etrafını duyamayacak kadar hiç sessizleşme..."

Nereye doğru ilerliyoruz? Boğa dolunayına doğru... 11 derece Boğa... Ne zaman gerçekleşiyor? 4 Kasım Cumartesi... Ne demektir boğa? "huzur, keyif, sessizlik, doğa, güven, yaşam, tarım, köklenmek, konumlanmak" demektir. Dolunay ne demektir? İki zıt temanın karşılıklı etkileşimi... Hangi zıtlık sınıyor olacak bizi? Akrep! Ne demektir akrep? "kriz, derinlik, dönüşüm, kaos, içsellik, gizem, korku, yeraltı, bırakmak, vageçmek, yıkım, değişim, kabuklarını kırmak, öze ulaşmak" demektir. Toprak ve su... Üzerinde yaşadığımız dünya ile içimizde yaşayan dünya... N’apacağız? Huzurumuzu kaçıranı bulacağız. Keyif aldığımız neleri es geçtiğimizin farkına varacağız. Sessizliğin sesinde kalbimizi bulacağız. Doğanın o kutsal şarkısını duyacağız. Korkunun ötesine geçmemizi sağlayacak olan yolculuğu başlatacağız. Verimliliğimizi artırmanın yollarını arayacağız. Yerimizi bileceğiz. Doğru yerde olmadığımızı söylüyorsa içimiz, o yerin neresi olduğunu bulacağız ve yola çıkacağız. Kalbinin çarptığı yerde özgürdür insan... Kalbin nerede çarpıyor? Bu ses seni nereye çağırıyor? O dokunuşu bul. Onun derinlerine in. Her dokunuş, insanın kendisine dokunuşudur. Bunu bil! Ve bu dokunuşa izin ver. "boğa" dokunmak demektir. Parmaklarının ucundaki gözlerinle bakmak... Kokusunu almak... O kokuda ruhun şarkısını duymak... İşte yaşam! İşte sır! İşte cennet! İşte hendek, işte deve...

Neptün dokunuşu göze çarpıyor bu dolunayda! Hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Nedir Neptün? "düşünce okyanusu" Neptün "almak, var olmak, geçip gitmek" dediğimiz triniteyi anlatıyor olabilir mi? Hayat sizden ondan bir şey istemenizi bekler. İstersiniz. Onu size verir. Mutlu olursunuz. Daim olmasını dilersiniz. Ve işte burada yenilirsiniz; çünkü saat on ikiyi vurduğunda, arabanız balkabağına dönecektir. Çok mu üzüldünüz? İyi de siz balkabağı için burada değildiniz ki! Prens için gelmiştiniz! Ve artık onun kalbindesiniz. Hayata şöyle bir dönüp baktığınızda, ne için yola çıkıp neye takıldığınızı göreceksiniz. Saçlarınızı kaybetmediniz, sadece kırıklarını aldırdınız ve bu onların daha güçlü uzamasını sağlayacak. Ağaç budandığında değil, kesildiğinde mutsuzdur. Sizi kesen yok! Bakım yapılıyor, anlamıyorsunuz!

Jüpiter de bize göz kırpıyor. Jüpiter "akıl" demektir. Kuran’da "akıl sahipleri" olarak geçer. Aklını kullanan, yolu bulur. Tanrı ne olabilir? O "akıl"dır. Sonsuz ve sınırsız idrak, bilinç... Ne diyordu? "Ben ona kendi ruhumdan üfledim." Burada "ben onlara ‘akıl’ verdim, onda ‘ben’ olup bana ulaşsınlar diye!" diyor olabilir mi? Bu ben, bildiğimiz ben değil... Bu ben, hepimizin bir olduğu, hani can kafesten uçup gittiğinde, toprakta "farksız" olduğu ben... Toprak nedir? Toprak "akıl" olabilir mi? Toprağın aklı, yaşamın sırrını taşıyor olabilir mi? "Topraktandır cümle beden, nefsini öldür ölmeden..." (Aşık Veysel) Nefs, aklın önündeki engel mi ki? O engel kalktığında bilinç de boyutları aşıp hakikate ulaşabilir mi? "Mesela dedik."

Akrebin yükseldiğini görüyoruz dolunay haritasında, Ay düğümleri ile partil (güçlü) bir kare yapıyor, demek bu dolunayda "vazgeçtiklerimiz", "dönüştürdüklerimiz" bizi önemli bir eşiğe hazırlıyor olacak ve orada taşan öz, önemli kapılar açacak. Düzenleyicisi Mars on birinci evde, zararda olduğu terazi burcunda, bir depremden bahsediyoruz; ilişkiler, değerler cephesindeki o tartıda... Mars, "hareket" demektir. Veremediğimiz kararlar, yapamadığımız seçimler... Yine aynı evde düzenleyicisi Venüs güçlü bir konumda, yöneticisi olduğu terazide, Satürn dediğimiz "karmanın efendisi, zamanın bekçisi" ile sekstil (uyumlu açı) yapıyor. Bir karar vermemiz gerek! Bu karar "deprem" niteliğinde! Ya depremin yıktığı şehri yeniden inşa edeceğiz ya da vakti gelmiş olan yapıyı kentsel dönüşüm programına alıp süreci biz yöneteceğiz. Sonuç değişmeyecek! Kendi içimizde oluyor her şey, inatçı olduğumuz kadar acıtarak, esneyip kucakladığımız kadar kolaylaşarak... Kolay demiyorum, "kolaylaşarak"...

Haritanın sentez burcu yani yoğunlaşan tema akrep... "ölüm" kokusu var. Bu ölüm bedende mi olur ruhta mı? Ruhta deneyimlenen ölüm, bedeni korur. Bedende deneyimlenen ölüm, ruhun boynunun borcudur. Hangisinde büyümeyi istersiniz? Farkında olmadan neyi seçtiniz? Altı- on iki aksı çalışıyor, yenebileceğimiz bir "düşman" yok! Sadece onun içindeki Tanrısal aklı ve onun bize hatırlatmaya çalıştığını görerek yol alabiliriz. Haritanın gölgesi yay; "yüksek hedefler, inanç, uzak diyarlar, keşif, yolculuk..." İçimizdeki hayvani doğa ile bizi insan kılan gerçeğin bağı... Hassas bir nokta... Daha ileriye bakmalı! Gücü nasıl kullanmalı? Hangi "kutsal" bizi kendimize vardırırdı? Orada bizi kim karşılardı?


Venüs- Uranüs karşıtlığı göze çarpıyor. "özgür" değilsen, "var" da değilsin. Buraya düşmüş bir "yabancı"sın. Bu bizi "biz" yapmaz. Sadece bir "basamak" yapar ve şimdi bir üst basamağa yükselme zamanı! Ta ki artık bir merdivene ihtiyaç duyulmayana kadar; çünkü aslında ne üst ne de alt vardı. Uranüs retro (karmik etki), Kuzey Ay düğümü, Yükselen ve Kiron ile etkileşim içinde, "gizli güneş"tir Uranüs ve "sevgi" dediğimiz boyutta kapılarını açıyor. "Sevgi neydi? Sevgi..." Savaşlar, barışın değerini hatırlamak içindir. Barış, "akıl" gerektirir. "akıl" ile savaşan kırmaz, kırılmaz. Sadece yol alır. İşte dolunayın bize hatırlatmaya çalıştıkları...

Boğa dedik, toprak dedik. Finansal düzenlemeler de önem kazanıyor. Yüksekten atlamamanızı tavsiye ederim. Piyasalar inişli çıkışlı olacak. Gündem sarsıntılara açık. Bir anda büyük bir fırsat kapınızda bitebilir, o an fırsat gibi görünen başka bir pencereden bakıldığında aslında hiç de öyle olmayabilir, en güzeli atlamak zıplamak değil, emin adımlarla yürüyerek yükselmektir. Bunun değerinin farkında olun. "yeteri kadar" keyifli ve bilgedir. Sizi şarşırtacak ve yanıltacak seçeneklere dikkat edin.

30 Ekim Pazartesi (Ay günü)
Ay: Balık (01:46 itibariyle)
Güneş: Akrep

Jüpiter ile üçgen bugünün "akıl" günü olduğundan bahsediyor. Keşfe açık bir enerji! Güneş ile üçgen günün yaratıcı enerjisini artırıyor. Neptün ile kavuşum size kendinizi masal diyarında gibi hissettirebilir. Hızlı kararlar vermeyin. Su enerjisi yüksek, duygular hakim, kişisel bir bakış açısı ön planda! Büyük resmi görmeye çalışırken önemli detayları gözden kaçırmamamız gerekiyor. Genişlerken kaybolmamalı, derin sularda boğulmamalı, çok da sınırları zorlamamalı, her şey vakti geldiğinde oluyor, o vakit geldiğinde insan bundan şüphe duymuyor. Kalbinizi açın...

31 Ekim Salı (Mars günü)
Ay: Balık (23:07 boşlukta)
Güneş: Akrep

Pluto devrede, "dönüşüm" enerjisi aktif! Merkür üçgeni, birçok şeyin çok daha anlaşılır olabileceğini söylüyor. "sezgi" frekansı devrede ve sezgi, soğukkanlılık ve sağduyu bekler. Fırtına çıkaran kendi dalgasında boğulur. "karar" ve "ifade"nin sorumluluğunu almak gerekiyor. "yol"u iyi çizmek lazım! Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. Karmik etkilenimler, tetiklenmeler ve buna açıksak çözülmeler hakim!

1 Kasım Çarşamba (Merkür günü)
Ay: Koç (08:42 itibariyle)
Güneş: Akrep

Ay- Mars karşıtlığı günün enerjisine gerilim getiriyor. Fiziksel enerji yüksek! Bu enerjiyi bir şeylere yönlendirmek gerek! Aksi takdirde agresyon halini alabilir. Bu saklı bir öfke de olabilir; zira Mars zarar gördüğü terazi burcunda, Ay karşıtlığı bu baskıyı artırabilir. Baş ağrısı olarak kendini gösterebilir. Seçenekleri iyi değerlendirmekte fayda var. Keyif aldığınız, alacağınıza inandığınız şeyi yapın! Venüs terazide sürecin düzenleyicisi olarak "hassas bir terazi" ve "orta nokta" diyor.

2 Kasım Perşembe (Jüpiter günü)
Ay: Koç
Güneş: Akrep

3 Kasım Cuma (Venüs günü)
Ay: Boğa (11:46 itibariyle) (05:02 boşlukta)
Güneş: Akrep

Ay boşluktayken uyanıyoruz güne! "Şeytan doldurur." modlar! Enerjinizi ortalığı toparlamak, eksikleri tamamlamak ve kendinize alan açmak için kullanın. Öğleye doğru Ay boğaya geçiyor ve ateş enerjisinin hareketli doğasından toprak enerjisinin ayakları yere basar doğasına geçiyoruz. Verimlilik zamanı! Dünya yaşamından keyif alma! Köklenme! Ne için burada olduğunun farkına varma! Dolunaya doğru ilerliyoruz.


Ay- Venüs karşıtlığı ilişkiler cephesinde gerilim yaratabilir. Bil ki gördüğün her şeyin içinde biraz da sen varsın. Onunla doğru mesafeyi sağladığında bu buluşmanın ardındaki gizli gücün farkına varacaksın. Satürn üçgeni buradaki dersi önemsememizi istiyor. Uranüs ile kavuşum "özgürleşme"nin peşinde! Saklı potansiyel ne olabilir? İç dünyamızda deprem oluyor. Bu savaş bizi yeni bir bilince taşıyacak. Ay’ın boğaya geçmesiyle etkisini gösteren Jüpiter karşıtlığı bizden genişlememizi istiyor. Bilinç boyunda tabii, kendinizi buzdolabının önünde bulmayın, hadi buldunuz, abartmayın, abarttıysanız bari dengeleyecek bir şeyler yapın, olmuyorsa uyuyun, hiçbir şey olmazsa sabah olur.

Enteresan fikirlerle dikkatleri üzerimize çekebiliriz. Boş lafa karın tok tabii! Sizi pratiğe alalım! İlişkiler cephesinde süreci fırsata çevirme şansı doğuyor. Anlamayı seçin, ne kadar anlatabildiğiniz de buna dahil! Belki doğru kelimeler, kullanmakta olduklarınız değil. Tam da söylemek istediğinizi karşılıyor mu ifadeniz? Yaratıcılığın ve hayalgücünün yüksek olduğu bir gün! Mistik pratikler size kendinizi daha iyi hissettirebilir. Böyle bir pratikte buluşmayı seçebilirsiniz. Herkes kendi alanında kalabilir. Kalpte birleşin.   


4 Kasım Cumartesi (Satürn günü)
Ay: Boğa
Güneş: Akrep

Dolunay zamanı! Haftaya başlarken nelerden bahsetmiştik hatırlayalım!

5 Kasım Pazar (Güneş günü)
Ay: İkizler (12:25 itibariyle) (11:28 boşlukta)
Güneş: Akrep

Dolunay etkisi devam ediyor. Üzerimizdeki gerilim biraz daha azalmış gibi gözüküyor. Önemli bir eşikten geçildi. Dolunay bizden objektif bakmamızı, her iki ucu da görmemizi ister. Uçlarda değil, tam ortada durmamızı, griyi sevmemizi, tonların değerinin farkına varabilmemizi... Ay ikizlere geçiyor ve hava enerjisi aktifleşiyor, iletişim, parçaları bir araya getirme zamanı! Merkür enerjisi derinde olanı görmemizi ister. Üzerini örttüğümüz, yüzleşmekten korktuğumuz, kaçtığımız neler var? İşte sevmediğiniz ot burnunuzda bitiyor; çünkü sevginin aslında ne olup ne olmadığı başka türlü öğrenilmiyor.

Yeni bir haftada buluşmak üzere...

Yüreğe selam olsun,

Hüseyin Akdağ

Kaynak: www.anneoluncaanladim.com

Bireysel Doğum Haritası Analiziniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz:

0212 274 08 47 / 0544 798 52 07
www.heraakademi.com

Doğum haritası analizimiz ile kim olduğunuzu, dışarıdaki kişinin sizi nasıl gördüğünü, neyin size iyi geldiğini, bunların bir araya geldiklerinde birbirlerini nasıl etkilediğini, sahip olduğunuz potansiyelleri, yakın çevrenizi, ailenizi, iç dünyanızı, aşkın sizin için ne olduğunu, yaşama nasıl hizmet edebileceğinizi, partnerinizden aslında ne beklediğinizi, onunla olmanın size sağladığı fırsatları ve bu durumun sizi karşı karşıya bıraktığı sınavları, yaşamda sizi neye çağırdığını, neyin sizin ufkunuzu genişletebileceğini, iş ve kariyer hayatınızın önemli sırlarını, arkadaşlık ilişkilerinizi, neye teslim olmanız gerektiğini ve ruhsal olarak nereden nereye ilerlemenin önemini bulabilirsiniz.



Copyright 2007-2021 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.