Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Suç yok, suçlu yok

05 Mart - 11 Mart 2018 haftası

Merkür Koç Burcuna Geçiyor (6 Mart 10:34)
Venüs Koç Burcuna Geçiyor (7 Mart 02:45)
Jüpiter Retrosu Başlıyor (9- 11 Mart 07:45)
Merkür - Satürn Karesi (10- 11- 12 Mart) *
Mars - Uranüs Üçgeni (9- 11- 13 Mart)
Güneş - Pluto Sekstili (10- 11- 12 Mart)
(*) Açının etkisinin başladığı, en yoğun olduğu ve bittiği tarihler

Merkür’ün koç burcuna geçmesiyle (6 Mart) ifadelerimiz savaşçı bir ruh kazanıyor. Mantık ve muhakeme yeteneğimizdir Merkür! Hızlı kararlardan kaçınalım! Mars oğlağa geçene kadar (17 Mart) enerji dağılmaya daha müsait bir hava taşıyor. Rotamızdan emin olmamız, işleri kolaylaştıracaktır. Jüpiter retrosuyla (9- 11 Mart) bizden yeni gündemler açmamız değil, sürüncemede kalmış konulara açıklık getirmemiz isteniyor. Jüpiter retrosunu akrep burcunda yaşıyoruz. Duygular yoğun! Gereksiz güç savaşları sadece vakit kaybettirecektir. Uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bu uzlaşma önce kendi içimizde, kendimizle olmalı. Aksi mümkün değil. Ay sonuna doğru gerçekleşecek Merkür retrosu (23-25 Mart) alametlerini iki hafta önceden göstermeye başlar. Bu retro koç burcunda, ateş elementinde gerçekleşeceği için masaya yatırılan eylemlerimiz olacak. Eylem planımızdan emin olmamız, nerede esneyebileceğimizi, nerede net bir duruş sergilememiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Venüs’ün koç burcuna geçmesiyle (7 Mart) ilişkiler, ortaklıklar, değerler, keyif, neşe, sevinç, iyi hissetme temaları zarar gördüğü bir akışa giriyor. Ateş enerjisi yükseliyor. Ne için ve nasıl savaştığımız önem kazanıyor. Venüs boğaya geçene kadar (31 Mart) bir şeyler yapmamız gerek! Aşk için, sevgi için, keyif için, dengeleri kurmak için! Yolculuğumuzu arzu ettiğimiz o yere ulaştırmak için! Öyle ki Venüs boğaya geçtiğinde her şey yerini bulmuş olsun. Sandalye kapmaca oynar gibi düşünün! Müzik çalarken odağınızı yitirmemelisiniz. Bir yandan oynamalısınız ve hatta eğlenmelisiniz. O kadar açık olmalı ki gözleriniz, müzik durduğu gibi sandalyeye oturabilmelisiniz.

Merkür- Satürn karesi, ciddi kararların eşiğinde olduğumuzu hatırlatıyor. Hiperaktif bir zihinden bahsetmek mümkün! Çok plan, az eylem! Burada dengeyi korumamız gerekiyor. Düşündüklerimizin hepsini hemen gerçekleştiremeyeceğimiz net! Öncelik sıralaması! Önce bir süzgeçten geçirmek hatta! Bunu gerçekten yapmamız gerekiyor mu? Bunu istiyor muyuz? Bu bir katkı mı yoksa sadece vakit kaybı mı? Bu manevra süreci nasıl etkiler? Birilerini memnun etmeye mi çalışıyoruz yoksa bilinçli bir şekilde yol mu alıyoruz? Planlı gitmemiz gerekiyor. Bu açı geldiğimiz ve önümüzdeki süreci masaya yatırmak için ideal! Kapasitenizin farkında olun! Büyük riskler almayın derim! İşi şansa bırakma zamanı değil!

Mars- Uranüs üçgeni, akan enerjiyi sıradışı bir boyuta getiriyor. Sağlam bir deprem, çakan bir şimşek ve gök gürültüsü! Bunlar tamamen içsel! Gün akışı içinde gerçekleşiyor. Çılgın gelişmeler! Patron çıldırdı! Hiç güvenilir bir enerji değil! Değişime direnmenin de anlamı olmayacağı kesin! Sürecin akışına gözlemci kalın ve bu bağlamda iyileştirmelere kendinizi açın! Uranüs, gelecek demektir. Mars, harekettir. Geleceği inşa eden eylemler içindeyiz. İleri görüşlü olmak epey işe yarar. Neyin nerede tıkandığını, neyin nasıl açılabileceğini anlamak! Krizi fırsata çevirmek, esneyerek farklı bir bakış açısı sağlayabilmekle mümkündür, bunu hatırlayın. Herkesin ne düşündüğü değil, sizin ne fark ettiğinizin önem kazandığı bir zaman!

Güneş- Pluto sekstili, önemli bir eşikten geçtiğimizden bahsediyor. Buna yakın bir etkiyi Güneş akrepteyken, ekim- kasım ayında yaşamıştık. O zaman stres daha yoğundu. Bir şeyler yıkılıyor, kırılıyor, değişiyor ve dönüşüyordu. Pluto, etki ettiği yerde geri dönüşü olmayan bir değişimi tetikler. Sekstil, güzel bir açıdır. Asıl zorlanma, eylül- ekim ayında, Güneş terazideyken yaşanmıştı. Oluşan kare açı, bir şeyleri bırakmamızı, değerimizi ya da bir şeyin değerini, birilerinin gözünde değil, kendi içimizde aramamamızı istiyordu. Bu hiç de kolay değildi ve Pluto devreye girerek, alacağını söke söke aldı. Yüzleşmeler sertti. Hepsi daha derindeki bir gücü aktive etmek içindi. Ekim- kasım, Güneş akrepteyken bu süreç, içsel bir değişimi beraberinde getirdi. Kabul etmekten başka bir yol kalmamıştı. Asıl hazırlandığımız yer, aralık- ocak ayındaki eşikti. Güneş oğlaktayken Pluto ile kavuşacak ve en yoğun etki, o zaman alınacaktı. Cehennemi aşıp geçmeden cennete varılmazdı. Hepsi bizim içimizdeydi. Aralık ayındaki Merkür retrosu, daha iyi anlamak için fırsatlar yaratmıştı. Bu fırsatlar, sağ gösterip sol vurabilecek cinstendi. Anlamakta ısrarcı olunca, süreç böyle işliyordu. Tüm bunların ne anlama geldiğinin farkında olanlar, şimdi çok daha bilinçli ilerliyor. Hala şikâyet edip birilerini suçlayanlar, tam da bunu yaptıkları kişiyle yani kendileriyle tekrar kaşılaşıyor. Şeytanından (Pluto oğlak) korkma, onu anla ve kanara koy yalnızca; çünkü onu yok saymak da ona sığınmak da tutsaklıktır. Yok sayanlar, hep iyi oldukları yanılgısında olanlar ve ona sığınanlar, öfkelerine sığınanarak şikâyet halinde, suçlayanlardır. Dünya kutup sevmez! Kimse iyi değil, kimse kötü değil! Herkes kendi deneyiminde, ufkunu genişletecek olanı bulma çabası içinde! Bu çabadan yoksun olan, zaten kendi cehenneminde, bizim onunla bir hesabımız olmamalı; çünkü o hesap bizi, onun olduğu yere götürür. O yüzden hakkını helal etmeyenler ahirette, etmedikleri kişinin gelmesini bekleyecek deniyor olabilir mi? Hesap kapanmadan, cennete varılmaz. Cennet bir bilinç boyutudur. Suç yok, suçlu yok. Yol var ve o yolda anlaşılacaklar... Kapı tam da burada açılıyor, işte hepsi bu!

5 Mart Pazartesi (Ay günü)
Ay: Akrep (16:22 itibariyle) (09:17 boşlukta)
Güneş: Balık

Ay boşluktayken başladık haftaya! Her şey bir yavaş çekimdi sanki! Ay- Mars sekstili ile enerji yüksekti! Bir şey yapmalıydık, bunun farkındaydık, önce bir karar vermeliydik ve bunu Ay boşlukta hareket etmeye başlamadan önce yapsaydık iyi olurdu. Ay- Uranüs karşıtlığı, kendimizi beklenmedik gelişmelerin içinde bulmamızı sebep oluyordu. Gözlemci kalmak ve neyin değişmekte olduğunu anlamaya çalışmak en iyisiydi. Düzenleyici Venüs, balığın son derecelerindeydi. Etraf puslu pusluydu. Derken ay düşük konumda olduğu akrebe geçti. Derin suların içinde bulduk kendimizi! İçimizden çıkmak isteyen bir şey vardı. Duvarları yıkmak istiyorduk sanki! Peki, bu duvarlar neydi?

6 Mart Salı (Mars günü)
Ay: Akrep
Güneş: Balık

Akrebin sulu ateşli enerjisiyle uyandık güne! Ay- Satürn sekstili, bizi yapmamız gerekenleri hatırlamaya çağırıyordu. Ay- Neptün üçgeni, geniş ufuklar açıyor, o genişliğin içinde kaybolmamamız gerekiyor, hayal gücü ve yaratıcılık tetikleniyor, bir şeylerin anlamını bulma ihtiyacı doğuyordu. Ay- Güneş üçgeni, günü mistik bir kapanışa getiriyordu. Dün gece kiminle konuştuysanız, kiminle olduysanız, kime dokundunuz, kim size dokunduysa, bunun bir anlamı vardı. Değişimi kabul etmek, ne için burada olduğumuz hatırlamaya bir adım daha yaklaşmaktır.

7 Mart Çarşamba (Merkür günü)
Ay: Akrep (11:53 boşlukta)
Güneş: Balık

Akrebin yoğun duygularıyla uyandığımız bir gün daha! Ay- Pluto sekstili, önemli bir eşiğe hazırlandığımızı söylüyor. Pazar günü kendimizi içinde bulduğumuz gelgit, şimdi anlamını buluyor. Bu bizi önümüzdeki pazar gerçekleşecek bir eşiğe hazırlıyor. Neyin sorumluluğunu almanın vakti geldi? Bizim yerimize birisinin bu işi üstlenmeyeceği ve zaten böyle bir durumun da taşların yerini bulmuş olması anlamına gelmeyeceği belli! Ay- Jüpiter kavuşumu, daha geniş bakmamız gereken bir gün olduğundan bahsediyor. Yeni ufuklar açılıyor önümüzde! Dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya doğru! Çemberin dışında ne var? Belki de aradığımız şey orada! İçimizde yerini bulan, dışarıda yeni bir sayfanın açılması anlamına gelir. Bir şey bizi buraya çağırıyor.

8 Mart Perşembe (Jüpiter günü)
Ay: Yay (01:02 itibariyle)
Güneş: Balık

Ateş enerjisiyle uyanıyoruz güne! Yay demek keşif demek! Üç günlük içe dönüş, bitiş ve başlangıçlardan sonra, şimdi daha farklı baktığımızı düşünüyorum hayata! Hadi bu bilinçte yol alalım! Ay- Venüs üçgeni bugün sevgi dediğimiz şeyi biraz daha anlamaya çağırıyor bizi! Sevgi ve onun yakıcı bir hal aldığı aşk, bizi yola çıkarır ve yolda tutar. O bizim motivasyon kaynağımızdır ve kendimize duyduğumuz sevgi, kendimize verdiğimiz değerden beslendikçe anlam taşır. Ay- Merkür üçgeni önemli kararlar, görüşmelerden, gözlemlerden bahsediyor. İletişim ağı üzerinde olsun odağınız. Onu karşımıza Allah çıkarmış olabilir. Bazen bir dokunuş, çok şey değiştirir.

9 Mart Cuma (Venüs günü)

Ay: Yay
Güneş: Balık

Ateş enerjisiyle uyandığımız bir güne daha hoşgeldiniz! Ay- Neptün karesi var. Sarhoş gibi uyandınız? Yüzünüzü yıkayın, kahvenizi için, kendinize gelirsiniz. İlginç ilginç rüyalar görmüş olabilirsiniz. Ortak mesajın ne olabileceğini anlamaya çalışın. Neyin etrafında döndü gördükleriniz? Yoğun tema neydi? Belki bu, bugün sizin için önemlidir. Ay- Güneş karesi, içsel çatışmanın güçlü olabileceğinden bahsediyor. Bir yanımız başka telden bir yanımız başka bir telden mi çalıyor? Bir yanımız kalk gidelim öteki otur halt yeme mi? Olur öyle şeyler! Hadi bir şeye odaklanalım ve onun içinde olmanın tadını çıkaralım. Ne yaptığımızdan daha önemlidir bazen onu nasıl bir ruh haliyle yaptığımız. Eylem, cevapların kendiliğinden gelmesini sağlar ve böylelikle epey vakit kazanılır. En keyif alacağınızdan başlayın!  

10 Mart Cumartesi (Satürn günü)
Ay: Oğlak (12:51 itibariyle) (05:26 boşlukta)
Güneş: Balık

Ay boşluktayken uyanıyoruz güne! Soğukkanlılık ve sağduyu ile ilerleyin! Büyük manevralara hiç gerek yok! Ne planladıysak o! Oğlağa hazırlanıyoruz. Sorumluluk ve disiplin! Burada olmamız hiç tesadüf değil! Bu hafta sonu defterler açık! Önemli keşiflerden geçtik. Buraya geldik. Şimdi taşlar yerini buluyor. Yavaş ve emin adımlarla yürüyoruz. Ay- Mars kavuşumu yüksek bir enerjiden bahsediyor. Abartıya hiç gerek yok! Hissede hissede gidelim! Güç savaşına girme değil, gücü içselleştirme zamanı! Ay- Uranüs üçgeni sürpriz gelişmelerden bahsediyor. Atın olmadı planları çöpe! Akışın tadını çıkarın, denenmemişe akın, deneyiminizin içinde daha güçlü köklerle toprağa, yaşama sarılın. Ay- Venüs karesi sevginin ne olup ne olmadığına daha somut bir bakış kazanmamızı istiyor. Size yolculuğunuzu hatırlatan ve o yolculukta olmanızı sağlayan anlamlı, sizi yoldan çıkaran ve kaybolmuşsunuz duygusunu yükselten sınavınızdır. Kimse son nokta değildir. Son nokta sizsiniz. Sizden genişleyense gerçeğiniz! Gerçeğin peşinde olun.

11 Mart Pazar (Güneş günü)
Ay: Oğlak
Güneş: Balık

Toprak enerjisiyle uyanıyoruz güne! Ayaklarımızı yere sağlam basmalı! Ay- Merkür karesi hareketli bir zihin diyor. Kâbuslarla mı uyandınız? Kıyamam! Öyle rüyaların tersi çıkar biliyorsunuz. Testi kırılmadan bir sallamıştır. Sırf testiye sahip çıkın diye! Başka da bir şey değil! Ay- Satürn kavuşumu, yaptığınız hataları tekrarlamamak adına bir yol çizmek için bundan daha güzel bir zaman olamazdı diyor. Satürn, korkudur. Üzerinize gelen şey, onu aşmanız içindir. Ay- Neptün sekstili bugünün mistik bir yolculuğa gebe olduğundan bahsediyor. Ne yaparsanız yapın, nereye giderseniz gidin, neyi seçerseniz seçin, her şey bir tek şeye hizmet eder. İşte onun için buradayız ve iyi ki! Ona sarılın. Hepimiz oradayız.

Yüreğe selam olsun,

Hüseyin Akdağ

Kaynak: www.anneoluncaanladim.com

Bireysel Doğum Haritası Analiziniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz:

0212 274 08 47 / 0544 798 52 07
www.heraakademi.com

Doğum haritası analizimiz ile kim olduğunuzu, dışarıdaki kişinin sizi nasıl gördüğünü, neyin size iyi geldiğini, bunların bir araya geldiklerinde birbirlerini nasıl etkilediğini, sahip olduğunuz potansiyelleri, yakın çevrenizi, ailenizi, iç dünyanızı, aşkın sizin için ne olduğunu, yaşama nasıl hizmet edebileceğinizi, partnerinizden aslında ne beklediğinizi, onunla olmanın size sağladığı fırsatları ve bu durumun sizi karşı karşıya bıraktığı sınavları, yaşamda sizi neye çağırdığını, neyin sizin ufkunuzu genişletebileceğini, iş ve kariyer hayatınızın önemli sırlarını, arkadaşlık ilişkilerinizi, neye teslim olmanız gerektiğini ve ruhsal olarak nereden nereye ilerlemenin önemini bulabilirsiniz.



Copyright 2007-2021 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.